Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/1890 E. 2026/3445 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1890
- Karar No
- 2026/3445
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1780 E., 2024/1465 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kadirli Ağır Ceza Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli ve 2024/121 Esas, 2024/170 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-f, 35/2 ve 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/1780 Esas, 2024/1465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme, araştırma ve tahkikat yapıldığına, sanığın ceza ehliyetinin bulunmadığına, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi ve güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri ve yaralanmanın boyutu nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında düzenlenen ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 24.07.2009 tarihli "Teşhis: Hafif Mental Retardasyon (IQ:57), zihinsel, ruhsal, davranışsal bozukluk engel oranı %50", Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesinin 16.09.2013 tarihli "Teşhis: Tedaviyle İşlevselliği Düzelmeyen Atipik Psikotik Bozukluk engel oranı %80", ...Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 07.05.2014 tarihli "adı geçenin Şizofreni denilen ruhsal rahatsızlığa duçar olduğu, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesinden istifade edeceği, suç tarihinde suçuna karşı cezai ehliyetinin bulunmadığı", aynı Hastanenin 30.01.2019 tarihli "Adı geçenin Bipolar Affektif Bozukluk denilen ruhsal rahatsızlığa duçar olduğu, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesinden istifade edeceği, suç tarihinde suçuna karşı cezai ehliyetinin bulunmadığı" şeklindeki sağlık kurulu raporları ile Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen "suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, bu duruma göre sanığın 23.07.2022 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu" şeklindeki 30.10.2023 tarihli rapor arasında çelişki bulunduğu gözetilerek; çelişkinin giderilmesi amacıyla sanığın önceki raporlar ve tüm tedavi evraklarının getirtilip dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilerek gerekli muayenesinin yaptırılması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında belirtilen cezai ehliyetini ortadan kaldıracak surette akıl hastalığı veya zayıflığı olup olmadığına dair rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi "ceza ehliyeti bakımından eksik araştırma" yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.07.2024 tarihli ve 2024/1780 Esas, 2024/1465 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Kadirli Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2026 tarihinde karar verildi.