Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/1716 E. 2026/4580 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1716
- Karar No
- 2026/4580
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/590 E., 2025/448 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli ve 2022/254 Esas, 2023/398 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/3010 Esas, 2024/6938 Karar sayılı kararı ile özetle; yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2025 tarihli ve 2024/590 Esas, 2025/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; suç vasfında hataya düşüldüğüne, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğine, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi, aksi kanaatte ise meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, aksi kanaatte suç vasfının kasten yaralama olarak kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, kabul edilmemesi halinde haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanması gerektiğine, İlişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının düzeltme nedeni dışında yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık lehine meşru savunma hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı ve ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında verilen hükme ilişkin aşamalarda aleyhe istinaf ve temyiz istemlerinin bulunmadığı ve bozma öncesi hükmedilen 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası miktarının sanık lehine 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma üzerine verilen kararda sanık hakkında neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2025 tarihli ve 2024/590 Esas, 2025/448 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği, hükmün 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafından sonra gelmek üzere "5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek hapis cezasının 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazına" şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.