Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/1325 E. 2026/3282 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1325
Karar No
2026/3282
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2025/61 Değişik İş SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara yönelik itirazın reddine dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.05.2024 tarihli ve 2022/36975 Soruşturma numaralı evrakı ile şüpheliler hakkında şikâyetçilere yönelik kasten yaralama suçundan, kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği, anılan karara yönelik şikâyetçiler vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair merci Kayseri 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 07.01.2025 tarihli ve 2025/61 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin olmakla 07.01.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 28.01.2026 tarihli ve 2025/7698 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/17962 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2026 tarihli ve KYB - 2026/17962 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının, diğer şüpheliler yönünden açılan kamu davasının Kayseri 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/185 esasına kayden derdest bulunduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, şüpheliler ile müştekiler ......ve...in 27.05.2022 günü aralarında yaşanan kavga nedeniyle müştekilerin yaralanması neticesinde yürütülen soruşturma sonucunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2024 tarihli ve 2022/36975 soruşturma sayılı kararı ile, şüphelilerin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 25/1. maddesi çerçevesinde meşru müdafaa kapsamında kaldığı, bu sebeple hukuka uygunluk nedeni bulunduğundan eylemin suç teşkil etmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, dosyada mevcut delillerin dava açılması için yeterli olduğu, meşru müdafaa şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin kovuşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE A. Şüpheli ... Yönünden İnceleme konusu soruşturması dosyasında şüpheli sıfatını haiz ...'ın Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre kanun yararına bozma talebinden önce 13.11.2024 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, adı geçen hakkında kovuşturma imkânı bulunmadığı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Şüpheliler ... ve ... Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un, Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi başlıklı 160. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür."

Kamu davasını açma görevi başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan; "1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler."

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar başlıklı 172/1. maddesinde yer alan; "(1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir.

Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." ve Cumhuriyet savcısının kararına itiraz başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümlerinde yer alan; "(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. " şeklindeki düzenlemeler uyarınca Cumhuriyet savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikâyet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm kanunî yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaşıldığında iddianame düzenleyerek kamu davası açılması, aksi hâlde ise 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmektedir.

2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde; Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheliler Adnan ve Murat yönünden eylemlerinin meşru savunma halinde olduklarından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiği, anılan ek karara itirazın da merci tarafından reddedildiği anlaşılmıştır.

Oysa, dosya kapsamında taraflar arasında çıkan karşılıklı kavga olayında şikâyetçiler hakkında kamu davası açılıp şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiş ise de; Mahkemece delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmek üzere şüpheliler hakkında kamu davası açılması gerektiği hâlde kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara yönelik itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR A. Şüpheli ... Yönünden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. Şüpheliler ... ve ... Yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Şüpheliler Adnan ve Murat hakkındaki Kayseri 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 07.01.2025 tarihli ve 2025/61 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/1325, K. 2026/3282, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2026-1325-e-2026-3282-k-4e5ca248dbba