Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/827 E. 2026/4270 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/827
Karar No
2026/4270
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3215 E., 2024/3414 K. SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, olası kastla yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama suçu yönünden verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın niteliği, hükmolunan cezanın tür ve miktarı gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin hükmü "suç vasfına" ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, "suç vasfı ile sınırlı olarak" temyiz edilebilir olduğu, sanık hakkında, katılan ... 'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların ise; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz

sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2024 tarihli ve 2024/150 Esas, 2024/300 Karar sayılı kararı ile; a.Sanık hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a, 35... . maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.Sanık hakkında katılan ...'e yönelik olası kastla yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/1-c-d, 21/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/3215 Esas, 2024/3414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın katılan ...'e yönelik eyleminin kadına karşı öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir.

2.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın katılan ...'e yönelik eyleminin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, eksik incelemeye, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın katılan ...'e yönelik eyleminin olası kastla gerçekleştirmediğine, taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın katılan ...'e yönelik eylemi yönünden kastının yaralamaya yönelik olduğuna, haksız tahrik, takdiri indirim nedenlerinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin olmadığı, katılan ...'e yönelik eylemin sanık tarafından tasarlayarak kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, taksir hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, katılanlardan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve davranışın bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sonuç ceza miktarı yönünden uygulanacak başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, katılanlar vekili, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Dosya kapsamına göre sanığın olay tarihinden 1 hafta önce katılan ...'e yönelik eylemini planladığı ve suçu işlemek için silah düzeneğini hazırladığı, olay tarihinde de sanığın öğle saatlerinde katılanların birlikte araçta geldiklerini gördüğü, katılan ...'in şoför koltuğunda, katılan ...'in de sağ ön yolcu koltuğunda bulunduğu esnada sanığın açık olan şoför tarafına gelerek, yaklaşık bir metre mesafeden katılan ...'i hedef alarak hazırladığı silah ile ateş ettiği, katılan ...'in kafasını eğmesi sonucu, katılan ...'in yüzüne saçma tanelerinin isabet etmesi sonucu, hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek ve yüzünde sabit iz olacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; katılanların bulunduğu konum ile aralarındaki mesafenin 50-60 cm civarında olması, atış mesafesi, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu dikkate alındığında; sanığın ...'e yaptığı atış sırasında yanında bulunan katılan ...'in isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu, sanığın bu durumu bilerek ve isteyerek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında katılan ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f ve 35/2. maddeleri uyarınca kadına karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde olası kastla yaralama suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR 1.Sanığın Katılan ...'e Yönelik Eylemi Yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/3215 Esas, 2024/3414 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2.Sanığın Katılan ...'e Yönelik Eylemi Yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin suç vasfına yönelik temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.11.2024 tarihli ve 2024/3215 Esas, 2024/3414 Karar sayılı kararının, "suç niteliği yönünden'' 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı, bozma ilamının içeriği ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Dairemizin çoğunluk görüşüne göre sanığın olay tarihinden 1 hafta önce katılan ...'e yönelik eylemini planladığı ve suçu işlemek için silah düzeneğini hazırladığı, olay tarihinde de sanığın öğle saatlerinde katılanların birlikte araçta geldiklerini gördüğü, katılan ...'in şoför koltuğunda, katılan ...'in de sağ ön yolcu koltuğunda bulunduğu esnada sanığın açık olan şoför tarafına gelerek, yaklaşık bir metre mesafeden katılan ...'i hedef alarak silah ile ateş ettiği, katılan ...'in kafasını eğmesi sonucu, katılan ...'e saçma tanelerinin isabet etmesi sonucu hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek ve yüzünde sabit iz olacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; katılanların bulunduğu konum ile aralarındaki mesafenin 50-60 cm civarında olması, atış mesafesi, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu dikkate alındığında; sanığın ...'e yaptığı atış sırasında katılan ...'in isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğu, sanığın bu durumu bilerek ve isteyerek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında katılan ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 82/1-f ve 35/2. maddeleri uyarınca kadına karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde olası kastla yaralama suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de; İlk derece mahkemesince belirtilen gerekçeye göre, sanığın eylemi gerçekleştirirken sürücü koltuğunda bulunan katılan ...'in yanına giderek açık bulunan yan kapı camından mekanizmeyi ateşlemiş bulunması, bu esnada katılan ...'in ise sağ ön yolcu koltuğunda bulunması nedeniyle sanığın pozisyonuna göre katılan ...'in arka tarafında kalmış olması, ancak atış sonucunda katılan ...'in başını eğmesi üzerine dağılan saçmaların katılan ...'e isabetle yaralanmanın gerçekleşmiş bulunması, sanığın hazırlamış olduğu düzeneğin tek atışa izin verdiği, bu nedenle hedef aldığı kişinin sadece katılan ... olduğu, ikinci bir atış imkanı olmaması sebebiyle kastının katılan ... olmadığının anlaşıldığı, ancak sanığın, katılan ...'in kafasını öne eğmesiyle veya başka bir hareketle katılan ...'i isabet almaması halinde katılan ...'in yaralanabileceğinin düşünülmesi gerektiği, katılanın kafasını eğmemesi halinde katılan ...'in yaralanmayacağı,

Başka bir anlatımla sanığın ...'e yaptığı atış sırasında katılan ...'in isabet almasının mutlak ve kaçınılmaz olduğundan bahsedilemeyeceği, (katılan kafasını eğmez ise bütün saçmalar katılan ...'e isabet edeceği için katılan ... yaralanmayacaktır. ... kafasını eğerse katılan ... yaralanacaktır. Dolayısıyla böyle ikili olasılık durumunda mutlak ve kaçınılmazlık söz konusu olamaz. ) Ayrıca sanığın katılan ...'e yönelik olarak bu durumu bilerek ve isteyerek eylemini gerçekleştirdiği de netlik kazanmadığı için sanığın katılan ...'e yönelik eyleminin olası kastla yaralama suçunu oluşturduğundan eylemine uyan TCK'nun 86/1, 86/3-e, 87/1-c-d 21/2. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına dair kararın onanması gerektiği görüşündeyim.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/827, K. 2026/4270, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-827-e-2026-4270-k-6bd48c51af39