Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/7084 E. 2026/4087 K. – Kasten Öldürmeye

Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7084
Karar No
2026/4087
Karar Tarihi
Konu
Kasten Öldürmeye Teşebbüs

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/449 E., 2024/474 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/449 Esas, 2024/474 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.05.2024 tarihli ve 2023/7725 Esas, 2024/3478 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36. maddesiyle değişik 307. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10. maddesi uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 298. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.06.2023 tarihli ve 2023/1926 Esas, 2023/1810 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.05.2024 tarihli ve 2023/7725 Esas, 2024/3478 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin suçun vasıflandırılmasında hataya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

2. ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/449 Esas, 2024/474 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki kararda direnilmesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 29/1, 31/3. maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hakkı gözetilerek 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle, suça sürüklenen çocuğun eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına ilişkindir. III. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğun katılanı göğüs bölgesine yönelik tek bıçak darbesiyle yaraladığı ve ciddi bir engel neden olmadan eyleme kendiliğinden son verdiği hususu nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun aksi kanıtlanamayan savunması da değerlendirildiğinde önceden tanıdığı, husumetli olmadığı ve araçla birlikte gezdiği katılana karşı öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, bu bağlamda kastının yaralamaya yönelik olduğu ve hakkında silahla kasten yaralama suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşüldüğü anlaşıldığından, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/449 Esas, 2024/474 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.05.2024 tarihli ve 2023/7725 Esas, 2024/3478 Karar sayılı bozma kararının, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y Tüm dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre; Katılan ..... ile suça sürüklenen çocuğun daha öncesinden birbirlerini tanıdıkları, olay günü saat 00:30 sıralarında katılanın telefonla suça sürüklenen çocuğu aradığı ve yerini öğrenince aracı ile birlikte suça sürüklenen çocuğun yanına gittiği, yola çıkmadan önce bira aldıkları, bir süre araçla birlikte gezdikleri ve biraları içtikleri, ... Mahallesinde pastahane önüne geldikleri sırada aralarına yaşanan tartışma neticesinde suça sürüklenen çocuğun üzerinde bulunan bıçağı çıkartarak doğrudan katılan .....'in sağ meme başının alt kısmına gelecek şekilde saplayarak katılanı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralayarak olay yerinden kaçtığı, kaçtığı istikamette karşılaştığı ve ilk olayla ilgisi olmayan katılan .....'i de, kendisine baktığından bahisle suçlayarak elindeki bıçakla bacağından adli muayene raporuna göre BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı olayda; Olay sırasında katılan .....'in aracın şoför mahallinde olduğu, suça sürüklenen çocuğun ise hemen yan tarafındaki yolcu koltuğunda oturduğu, tartışma sırasında sap kısmı 9 cm, kesici kısmı 12 cm uzunluğundaki bıçağı doğrudan katılan .....'in göğüs kısmına sapladığı, akabinde olay yerinden kaçtığı, katılan .....'in kendi imkanları ile yakındaki bir karakola sığındığı ve akabinde ambulans ile hastaneye kaldırıldığı, hakkında tanzim olunan rapora göre katılanın sağ meme başının 2 cm altından yaralanmış olduğu, bu noktada 2 cm'lik giriş deliği olarak tarif edilen 6. interkostal aralıktan göğüs boşluğuna nafiz biçimde diyafragma laserasyonuna ve sağ hemotoraksa, bu trase ile uyumlu devamı niteliğinde batın boşluğuna nafiz olup karaciğer laserasyonuna, safra kesesi hasarına, safra kaçağına ve batın içinde 1000 cc hemoraji (kanama) oluşmasına neden olacak şekilde yaralandığı, yaklaşık 17 gün kadar hastanede kalan ve pek çok operasyon ve müdahale geçiren katılanın bu yaralanmasının hayati tehlikeye yol açtığı, olayda kullanılan bıçağın özelliği, kullanım şekli, suça sürüklenen çocuğun , hedef seçme, süre ve imkanı bulunduğu bir zaman diliminde şoför mahallinde oturan katılanın doğrudan hayati öneme haiz göğüs bölgesine bıçağı saplaması, darbenin şiddeti, birden fazla iç organa zarar vermiş olması, tanık ......'ın anlatımları ve katılan .....'le olan mesaj içeriklerine göre suça sürüklenen çocuğun bir süredir katılan .....'i bıçaklayacağını söylemesi hususları nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından

katılana yönelik eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu yönündeki mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.09.2020 tarihli raporunda katılandaki delici kesici alet yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının belirtildiği, suça sürüklenen çocuğun olay günü tartıştığı katılanın göğsüne bıçak saplayarak hayati tehlike geçirecek şekilde yaralayarak katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs ettiği olayda, kasten öldürmeye teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nin 35. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönünde tutularak makul düzeyde bir ceza tayini yerine, suçun vahim işleniş hallerinde veya hayati tehlike ile birlikte kemik kırığı, çehrede sabit eser veya duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde bir yaralanmanın söz konusu olduğu zarar ve tehlikenin ağır olduğu daha vahim hallerde uygulanması öngörülen üst sınıra yakın bir ceza belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASI gerektiği düşüncesinde olduğumdan, suç vasfının nitelikli kasten yaralama olduğuna ilişkin Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşüne katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/7084, K. 2026/4087, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-7084-e-2026-4087-k-18585294975b