Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/6722 E. 2026/4452 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6722
Karar No
2026/4452
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/65 E., 2025/104 K. SUÇLAR : Kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2025 tarihli ve 2025/65 Esas, 2025/104 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.01.2025 tarihli ve 2023/3904 Esas, 2025/395 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;

Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2021/379 Esas, 2022/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Maktul ...'yi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Mağdur ...'ü nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2022/2279 Esas, 2023/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.01.2025 tarihli ve 2023/3904 Esas, 2025/395 Karar sayılı kararı ile "maktul ...'ye yönelik haksız tahrik bulunmadığı, mağdur ...'e yönelik eylemde suç vasfında yanılgılı değerlendirme" yönlerinden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine verilen Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2025/65 Esas, 2025/104 Karar sayılı kararı ile 15.09.2022 tarihli ve 2021/379 Esas, 2022/252 Karar sayılı kararda direnilerek, sanık hakkında; a. Maktul ...'yi kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Mağdur ...'ü nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında maktul ...'yi kasten öldürme suçundan kurulan hükümde haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine, 2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında maktul ...'yi kasten öldürme suçundan kurulan hükümde haksız tahrik hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrike, ...'e yönelik eylemin kasten yaralama kapsamında kaldığına, ilişkindir.

III. GEREKÇE Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktul ...'nin sanığın yakın bir arkadaşı, inceleme dışı maktul ...'ın ise sanığın kuzeni olduğu, sanığın yaklaşık dört aydır maktul ... ile eşi olan mağdur ...'ün arasında gönül ilişkisi olduğunu zannettiği, olaydan dört ay kadar önce maktul ... ile bu konuyu konuştuğu, maktulün ... ile ilişkisinin olmadığını söylediği, aynı konuyu eşi ...'le konuştuğunda eşinin "Sen alkol ve uyuşturucu kullanıyorsun, kafandan uyduruyorsun" şeklinde cevap verdiği, bunun üzerine psikoloğa gittiği ancak mesnetsiz olduğu anlaşılan şüphelerinden kurtulamadığı, suç tarihinde bu nedenle konuşmak için maktul ...'nin iş yerine gittiği, ardından sanık ile maktul ...'nin, maktulün idaresindeki araçla dolaşmaya başladıkları, bir süre sonra maktul ...'ın da araca bindiği, araç içindeyken sanığın her iki maktulü, kafalarına ateş ederek öldürdükten sonra araçtan inerek yaklaşık 500 metre mesafedeki evine gittiği ve mağduru çağırdığı, dışarı çıkan mağduru iterek yere düşürdükten sonra tekme ve yumruklarla darbettiği, ardından üzerinden silahı çıkararak ...'e doğrulttuğu ancak bu sırada ateş etmeyip sonrasında hedef gözetmeden ateş ettiği, olay yerine gelen tanık ...'in müdahale ederek sanığı sakinleştirdiği anlaşılan olayda; sanık hakkında maktul ...'yi kasten öldürme suçundan kurulan hükümde, maktul ...'den kaynaklanan haksız tahrik oluşturabilecek herhangi bir eylem söz konusu olmadığı halde haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ve sanık hakkında mağdur ...'ü nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde, sanığın silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a ile 106/3. maddesi delaletiyle 86/2,3-a maddesi uyarınca cezalandırılması yerine, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmakla, direnme kararı yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2025 tarihli ve 2025/65 Esas, 2025/104 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.01.2025 tarihli ve 2023/3904 Esas, 2025/395 Karar sayılı bozma kararının, Başkan Vekili ... ve üye ...'ün direnme hükmünün onanması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,08.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Dosya kapsamına göre; 1-Maktul ...'nin, sanığın yakın bir arkadaşı, maktul ...'ın ise sanığın kuzeni olduğu, sanığın yaklaşık dört aydır maktul ... ile kendisinin eşi olan mağdur ... arasında gönül ilişkisi olduğunu sandığı, yaklaşık dört ay önce bu durumu maktul ... ile ...'e sorduğunda ikisinin de böyle bir ilişkinin olmadığını söyledikleri, bunun üzerine sanığın psikoloğa gittiği, ancak sanığın şüphelerinden kurtulamadığı, olay günü bu konuyu konuşmak için maktul ...'nin iş yerine gittiği, aracına aldığı maktul ... ile dolaşmaya başladıkları, sanığın aldatma konusunu yeniden açtığında maktulün "Habire bana gelip soruyorsun, sıra bana gelince mi böyle oldu? Kendi ortamlarına baksana, senin kuzenin bile (maktul ...) ... ile görüştü, senin haberin yok mu sanki?" dediği, bunun üzerine yüzleştirmek için maktul ...'ı çağırarak arabalarına aldıkları, sanığın, maktul ...'a ilişkiyi kastederek "Sen ... ile görüşmedin mi?" dediği, aksi sabit olmayan savunmaya göre, maktul ...'ın değişik bir hale girdiği, "Sen ne diyorsun?" şeklinde bir tepki gösterdiği,

Maktul ...'nin, sanığa "Sıra bana gelince mi böyle oldu, yakınlarına bak, kuzenin ... bile eşinle görüştü." sözünü söylemiş olacak ki, ...'ı yanlarına çağırdıkları, bu durumun maktul ...'nin anılan sözleri söylediğini kuvvetlendirdiği gibi, sanığın da bu yöndeki savunmasının aksi sabit olmadığı, sanığın maktul ...'nin "Sıra bana gelince mi böyle oldu? ... başkalarıyla da görüşüyor." sözlerinden, maktul ...'nin sanığın eşiyle ilişkisini kabul ettiği sonucunu çıkardığı bu itibarla, maktul ...'nin sanığın resmi nikahlı eşi ... ile ilişkisi olduğu kanaatini oluşturacak beyanı üzerine sanığın maktul ...'yi öldürdüğünün kabulünde zorunluluk bulunduğundan, sanığın maktul ...'yi öldürmesinde haksız tahrik bulunmadığına dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız. 2-a) Sanığın mağdur ...'e karşı eyleminin TCK 86/2-3-a maddesine uyduğuna ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne de katılmamaktayız. Sanığın, ... ile ...'a ateş ettikten sonra hızla evine gittiği, eşi ...'ün sanığın sesi üzerine dışarı çıktığı, sanığın onu yere fırlatarak sırtına tekme ve yumruklarla vurduğu, ardından tabancasını çıkardığı, bu sırada sanığın amcası tanık ...'ın koşarak geldiği, sanığa arkadan sarılarak ve kollarını tutarak ateş etmesine engel olmaya çalıştığı, buna rağmen sanığın iki kez tetiğe bastığı, birinde tabancanın patlamadığı, tanığın mağdureye kaçmasını söylediği, mağdurenin olay yerinden kaçtığı, Bu nedenle, sanığın eşi mağdure ...'ün kendisini aldattığı düşüncesiyle ... ve ...'ı öldürdüğü, mağdureyi yakaladığında önce darp ettiği, ancak bununla yetinmeyip öldürmeye karar verdiği, tabancasını çıkardığı, bunu gören amcası ...'in engellemesi üzerine sanığın mağdureye karşı eylemini tamamlayamadığı sonuç ve kanaatine varıldığından bu eylemin yaralama olduğuna dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız. b) Bununla birlikte sayın çoğunluğun sanığın mağdur ...'e karşı eyleminin TCK 106/2-a, 106/3 maddesi aracılığıyla aynı Yasa'nın 86/2-3-a maddesi gereğince cezalandırılması düşüncesine de katılmamaktayız. TCK 106/3 maddesi aracılığı kabul edildiğine göre olayımızda önce yaralama sonra silahlı tehdit eylemleri gerçekleşmiştir. Bu iki eylemin birbirinden bağımsız önce yaralama sonra silahlı tehdit kabul ederek hüküm kurulması istenmeliydi, bu yönden de sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmamaktayız.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/6722, K. 2026/4452, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-6722-e-2026-4452-k-e369f7b4f394