Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/6079 E. 2026/4587 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6079
- Karar No
- 2026/4587
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/799 E., 2025/1794 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2025 tarihli ve 2024/45 Esas, 2025/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35, 53... . maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.05.2025 tarihli ve 2025/799 Esas, 2025/1794 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ve cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçe ile uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık müdafinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu Menemen 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 10.10.2025 tarihli ve 2025/320 Esas, 2025/655 Karar sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinde sanık hakkında düzenlenen ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 09.02.2026 tarihli ''atipik psikoz'' adlı psikiyatrik rahatsızlığının bulunduğuna dair sağlık kurulu raporu gözetilerek; sanığın önceki tıbbi raporları ve tüm tedavi belgeleri de celp edilip dosyaya eklenerek tüm tahkikat dosyası ile birlikte sanığın suç tarihi itibarıyla ve halen 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini haiz olup olmadığının, ... ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu alındıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken cezai ehliyete ilişkin rapor aldırılmaksızın hüküm kurulması,
3.Dosya kapsamına göre; sanığın alacak verecek meselesi nedeniyle mağduru otomobiliyle insanların bulunmadığı bir alana götürerek beyzbol sopasıyla göğüs bölgesinden akciğer kontüzyonu ve akciğer plevrasına bası yapan hematom oluşturması nedeniyle hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı olayda; aralarında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmaması, hedef alınan vücut bölgesi ile eyleme ciddi bir engel bulunmadan kendiliğinden son vermesi nazara alındığında sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığından sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan temel ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek oluşa uygun olmayan kabulle yazılı şekilde kasten öldürme suçuna teşebbüsten cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Kabule göre de; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile aynı Kanun'un 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek makulden asgari uzaklaşılarak bir ceza tayini yerine yazılı şekilde makul düzeyin de altında 11 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2), (3) ve (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri "cezai ehliyeti, teşebbüsün derecesi ve suç vasfı" yönlerinden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.05.2025 tarihli ve 2025/799 Esas, 2025/1794 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı yönünden KAZANILMIŞ HAKLARININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.