Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5247 E. 2026/3974 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5247
- Karar No
- 2026/3974
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/464 E., 2023/522 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; kasten öldürme suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-(a) maddeleri uyarınca, nitelikli hırsızlık suçunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı tarafından suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 Tarihli ve 2021/100 Esas, 2023/6 Karar Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında Maktule Karşı 1. Kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-(a) ve 53/1 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 Tarihli ve 2023/464 Esas, 2023/522 Karar Sayılı Kararı İle Sanık Hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; sanığın maktule yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 82/1-(a), (h) ve 149/1-(a), (e) maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın eyleminde meşru savunma veya haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın cezasında takdiri indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Sanığın emlak komisyonculuğu işinde çalıştığı, maktulün ise otel kiralama işi yapmak için sanığın çalıştığı işyerine gittiği ve bu vesile ile tanıştıkları, olay tarihi öncesinde zaman zaman bu amaçla görüştükleri, bu süreç içerisinde maktulün kiralamaya karar verdiği gayrimenkul için sanığa 15.000 Amerikan Doları ve 2000 Türk Lirası ödeme yaptığı, sanığın bu ödemelerden 900 Amerikan Doları tutarındaki kısmı çalışmakta olduğu işyerine verip kalan kısmını evine götürüp parçalar halinde sakladığı, olay tarihi olan 29.02.2020 günü ise maktulün kalmakta olduğu otelden çıkıp elinde bir poşet ile yaya olarak sanık ile buluşmak üzere yürüdüğü, sanığın da sevk ve idaresindeki araç ile maktulün yanına geldiği, maktulü de araca alarak beraberce Belgrad Ormanı’na gittikleri, burada sanığın yanında bulundurduğu tabanca ile maktule dört el ateş ettiği, bu suretle yaralanan maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği, sanığın ise maktule ait poşeti de alıp oradan ayrılarak bir otele gittiği, 01.03.2020 günü ormana piknik yapmak amacıyla gelen tanık ... ve arkadaşları tarafında maktule ait cesedin dere yatağında fark edilerek yetkili birimlere ihbarda bulunulduğu olayda; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, somut olayda meşru savunma ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında kanuni, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Maktul ile sanık arasında maktulün otel kiralamak istemesi, sanığın ise emlak komisyonculuğu yapmasından kaynaklanan bir ilişki bulunduğu, sanık ve maktulün olay tarihi öncesinde zaman zaman bu amaçla görüştükleri, bu süreç içerisinde maktulün kiralamaya karar verdiği gayrimenkul için sanığa 15.000 USD ve 2000 TL ödeme yaptığı, bu hususun maktul ile sanık arasındaki mesaj kayıtları ile de sabit olduğu, böylece maktulün maddi durumu hakkında bilgi sahibi olan sanığın önceden tasarladığı üzere maktulü Belgrad Ormanı’na götürüp yanında bulundurduğu silah ile dört el ateş ederek öldürmesi, içerisinde para bulunan maktule ait poşeti de alarak olay yerinden kaçması, maktulü öldürdükten sonra savunmasının doğruluğunu ispatlamak amacıyla maktule mesajlar atması, sanığın keşif amacıyla önceden olay yerine gitmiş olması, suçta kullandığı silahı olay öncesinde temin etmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın maktulün parasını almak amacıyla kasten öldürme eylemini tasarladığı anlaşılmış olup sanığın 5237 sayılı Kanun'un 82/1-(a), (h) ve 149/1-(a) maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasıflarında yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri suç vasıfları yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve 2023/464 Esas, 2023/522 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(a) maddesi uyarınca İstanbul 38. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.