Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18979 E. 2026/5830 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18979
Karar No
2026/5830
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2409 E., 2023/1293 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk Derece Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/103 Esas, 2021/743 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten erteli 5 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine ilişkin karara yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin istinaf başvuruları üzerine, Adana Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/309 Esas, 2022/1665 Karar sayılı kararı ile "5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, hapis cezasının ertelenmesi sırasında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu şeklinde subjektif değerlendirme yapılan ve mahkemesindeki savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen ... vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken kamu zararının giderilmediği şeklinde yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kabule göre de; 1-Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin ''...üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ...'' öngördüğü gözetilmeden sanık hakkında temel ceza belirlenirken yazılı şekilde eksik ceza tayini, 2-Suça konu 71,1 Lt izinsiz yurt içi üretim boğma rakının bilirkişi raporuna göre tespit edilen 10.446,56 TL'den ibaret gümrüklenmiş değerinin suç tarihi olan 2019 yılı itibarıyla pek hafif değerde olduğu gözetilmeden 1/2'den daha fazla ve neticeten 2/3 arasında bir oran belirlenerek cezada indirim yapılması gerekirken hafif değerde olduğu kabul edilerek 1/2 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmolunması" nedenleriyle bozulmasına karar verilmesinden sonra Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/419 Esas, 2022/574 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

B.İstinaf Adana Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.07.2023 tarihli ve 2022/2409 Esas, 2023/1293 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan 08.11.2022 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Somut olayda sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları gibi hususlar değerlendirildiğinde, sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Dosya kapsamında sanığın boğma rakı ticareti yaptığına dair en ufak bir delil bulunmadığına, ele geçirilen miktarın kişisel kullanım sınırlarında kaldığına ve sanık hakkında verilen cezayı kabul etmediklerine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilâmında da açıkça belirtildiği üzere; "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemelerince hükmün bozulmasına karar verilen hâllerde bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekmekte olup, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması söz konusu olacaktır."

Bu nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, kanuni dayanağı bulunmayan 17.06.2022 tarihli bozma kararı ile anılan bozma kararına istinaden İlk Derece Mahkemesince tesis edilen 08.11.2022 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması da gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 14.07.2023 tarihli ve 2022/2409 Esas, 2023/1293 Karar sayılı kararı, Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 09.12.2021 tarihli ve 2021/103 Esas, 2021/743 Karar sayılı hüküm ile ilgili olarak, gerekiyorsa 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

III.KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 14.07.2023 tarihli ve 2022/2409 Esas, 2023/1293 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18979, K. 2026/5830, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18979-e-2026-5830-k-6566c00ccd26