Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/4969 E. 2026/3378 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4969
- Karar No
- 2026/3378
- Karar Tarihi
T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ YE T A L E P L İ MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1399 E., 2024/1859 K. ... SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Tebliğnamede her ne kadar katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan verilen hapis cezasına ilişkin görüş bildirilmiş ise de; anılan hükme yönelik katılan sanık ... ve vekilinin herhangi bir temyiz talebi bulunmadığından söz konusu hüküm inceleme dışı bırakılmıştır. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2.a-g maddelerine göre temyiz edilemez nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Katılan sanık ... hakkında katılan sanıklar ..., ... ve ... yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin niteliği gözetildiğinde kesin nitelikte olduğu ve temyizlerinin mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kesin nitelikteki hükmün suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yasa yoluna başvurulması halinde temyize konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılanlar vekilinin anılan hükümleri "suç vasfına" ilişkin temyiz ettiği anlaşılmakla, "suç vasfı ile sınırlı olarak" temyiz kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafii ile katılanlar vekillerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2024 tarihli ve 2023/48 Esas, 2024/267 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2.e maddesi uyarınca beraatine,
3. Katılan sanık ... hakkında; a) Katılan ...'a yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3.e, 87/3, 29... . maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3.e, 29... . maddeleri uyarınca 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3.e, 29... . maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/1399 Esas, 2024/1859 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri, Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1.a maddesi uyarınca esastan ve (vekâlet ücretine ilişkin) düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Suçun işlendiğinin sabit olmadığına, suç vasfına, meşru savunma, haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmün gerekçesiz olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
B. Katılan Sanıklar ..., ... ve... Vekillerinin Temyiz Sebepleri Katılan sanık ... ... yönünden kurulan hükümlere ilişkin suç vasfına,
C. Katılanlar Vekili ve Katılan Sanıklar ... ve ...Vekillerinin Temyiz Sebepleri Beraat sanıklar hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan mahkûmiyet kararları verilmesi gerektiğine, hukuka aykırı yöntemlerle elde delilin hükme esas alındığına, ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve
reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bu haliyle hükmün gerekçe ihtiva ettiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık ... tarafından fail sıfatıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunmaya ilişkin yasal unsurların oluşmadığı, maktulden sanık ...'ye yönelen haksız bir söz veya davranışın bulunmadığı, takdîri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, adil yargılanma hakkının ihlaline neden olan bir durumun olmadığı, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş bir delilin bulunmadığı ve hükme esas alınmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan sanık ... hakkında katılan sanıklar ..., ... ve ... yönelik kasten yaralama ve nitelikli kasten yaralama suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılan sanıklar vekilinin suç vasfına ilişkin temyiz istemi yönünden; Dosya kapsamına göre; sanıkların, kız kardeşleri/halaları olan...'in, eşi ... tarafından darp edilmesi nedeniyle, ...'a yönelik husumet besledikleri, bu husumet nedeniyle, ...'ı bulabilmek amacıyla, olayın meydana geldiği ...'ın ağabeyi maktul ...'in iş yerine bir kısmının elinde sopa bir kısmında ise silah bulunur vaziyette iki araba halinde geldikleri, ilk etapta ...'ı sordukları, maktulün ...'ın yerini söylememesi üzerine çıkan tartışma ortamında, sanık ...'nin hamili bulunduğu tabanca ile maktule ateş ederek ölümüne sebebiyet verdiği, bunu gören maktulün oğlu ... ...'ın kargaşa ortamında sanıklardan...'in belinde bulunan tabancayı alarak, sanıklara doğru ateşlediği, ... ...'ın yaptığı atışlar sonucunda, sanık ...'in bacak bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte, sanık ...'ın 11. kotta 2. Derece (orta) fraktüre neden olacak şekilde, sanık ...'in ise diz bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek nitelikte yaralandığı anlaşılan olayda; Sanık ... ...'ın öldürmeye elverişli vasıta ile hedef aldığı bölge, sanıklarda meydana gelen yaralanmaların boyutu bir arada değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin kastın bölünemezliği ilkesi de nazara alındığında öldürmeye yönelik olduğu, ancak; katılan sanık ... ...'ın, bu saldırıyı iş yerlerini silahlı ve sopalı şekilde basan ve babası olan maktule yönelik silahlı saldırı üzerine gerçekleştirdiği anlaşılmakla birlikte sanığın eylemlerinin meşru savunmaya ilişkin "gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez" şeklindeki düzenlemeye uygun olduğu, bu sebeple katılan sanıklar..., ... ve ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 25/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/2.d maddeleri uyarınca, sanık hakkında ayrı ayrı beraat kararları verilmesi gerektiği gözetilmeden, gerek suç vasfına, gerekse hukuka uygunluk nedeninin varlığına ilişkin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kasten yaralama suçundan ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden; Yukarıda oluşu anlatılan olayda; hazırlıklı bir şekilde olay yerine geldikleri sabit olan sanıkların ve olayın gerçekleştiği iş yerine ellerinde sopa ve ateşli silah ile girdikleri, çıkan tartışma anında sanık ...'nin maktule yönelik yaptığı atışlar sonucunda maktulün hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; sanıkların maktule yönelik doğrudan husumetleri olmamakla birlikte kendilerinin de dahil taraf oldukları tartışma ortamında çıkan arbede sonrası sanık ...'nin üzerinde silah taşıdığını da bilmeleri karşısında, sanık ...'nin yanında yer alıp ellerindeki silah ve sopalarla hazır bulunup sanık fail ...ye suç işleme iradesinin oluşumu ve eylemin icrasında kolaylaştırıcı davranışta bulunmak suretiyle manevi destekte bulundukları ve bu itibarla sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 81... . maddeleri uyarınca maktulün öldürülmesi fiiline "yardım eden" sıfatıyla iştirak ettikleri nazara alınarak mahkumiyetlerine karar verilmesi yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülecak yazılı şekilde ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Katılan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından verilen hükümler yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2.a-g maddelerindeki düzenlemeler karşısında, anılan hükümlerin temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı anlaşıldığından, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet, hükmü yönünden; Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/1399 Esas, 2024/1859 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Katılan sanık ... hakkında katılan sanıklar ..., ... ve ... yönelik kasten yaralama ve nitelikli kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan sanıklar vekilinin suç vasfına ilişkin temyiz istemi ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan verilen beraat hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılanlar vekillerinin temyiz istemleri suç vasfı, meşru savunma ve suça iştirakin varlığı yönlerinden yerinde görüldüğünden,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/1399 Esas, 2024/1859 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan Vekili ...'in sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin onanması ve Üye ...'ın sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri ve katılan sanık ... ... hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin onanması yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2.a maddesi uyarınca Bakırköy 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y
Oluş ve kabule göre, sanıklar..., ..., ...., ...., ... ... ve ...in; ona zarar vermek amacıyla ...'ın iş yerine gittikleri, maktul ... ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı, ...'in, kalabalık halinde sopalarla gelenlere tepki gösterdiği, taraflar arasında yaşanan tartışmanın kısa bir süre sonra kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanık ...'nin maktule doğru ateş ederek onu öldürdüğü, sanık ...'in belinde silah bulunmasına rağmen kullanmadığı, sanıklar..., ..., ...., ...., ... ... ve ...in, maktul ...'i öldürme eyleminde, sanık ... ile fikir ve eylem birliği içesinde bulunduklarına, iştirak iradesi taşıdıklarına, onun öldürme eylemine iştirak ettiklerine dair,
mahkûmiyetlerini gerektiren delil elde edilemediğinden, sayın çoğunluğun, anılan sanıkların, sanık ...'nin öldürme eyleminden dolayı TCK'nın 31,39. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına dair bozma kararına katılmamaktayım.
K A R Ş I O Y
İnceleme konusu yapılan davada hukuki uyuşmazlık konusu olan hususlar, sanık ... hakkında TCK’nin 29 madde hükümlerinin uygulanıp uygulanmaması gerektiği ve ilk derece mahkemesinin diğer sanıklar haklarında kurduğu hükümlere dair istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olması sebebiyle onanması yolundadır. Mevcut davada ... ile maktul ... arasında olay öncesine ilişkin bir husumetin gerginliğin bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Olayın, sanık ...’ın dava dışı kardeşi ... ile maktul ...’ın kardeşi katılan ...’ın dini nikahla uzun yıllardır karı koca hayatı yaşadıkları, bu çift arasında meydana gelen bir tartışma sebebiyle...’in evden ayrılarak, abisi olan sanık ...’nin evine gittiği, maktul ...’in çifti barıştırmak için sanık ...’nin evine görüşmeye gittiği, bu buluşmada ikili arasında herhangi bir tartışmanın yaşanmadığı, görüşmeden sonra sanık ...’nin kardeşi... ile konuşurken, katılan ... tarafından kardeşinin dövülüp hakarete uğradığını ve bu nedenle evden ayrıldığını öğrendiği, olay günü ise sanık ...’nin diğer sanık ... ailesi fertleriyle birlikte, hakaret ve dövme olayları nedeniyle katılan ...'ı bulmak amacıyla katılan ...’ın işyerine gittikleri ve devamında yargılama konusu olayın meydana geldiği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla sanık ... ile maktul ... arasında olay öncesine dair bir husumet ve gerginlik mevcut değildir. Her ne kadar sanık ... ve aile fertleri, katılan ...’ın işyerine gittiklerinde silahlı ve sopalı olduğu kamera görüntülerine yansımış ise de, haksız eylem niteliğinde kabul edilecek bu davranışın maktule karşı olmadığı sabittir. Zira katılan ...’a ait işyerinde katılan ...’ın olmaması, o an için maktul ...’in orada olması tesadüfidir. Bu noktada ilk derece mahkemesinin olay öncesine ait silahlı ve sopalı gelinme nedenini ilk haksız eylem olarak kabul etmesi hukuken hatalı olmuştur. Burada haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesinde, işyeri içinde olayların nasıl cereyan ettiği önem kazanmaktadır. Dosya kapsamına bakıldığında taraflar yani ...ve ... aile fertleri işyerinde yaşanan vakıayı kendi lehlerine olacak şekilde farklı biçimde anlatmaktadırlar. Aynı zamanda dosya arasına kovuşturma aşamasında kazandırılan ve olay anında tarafların konuşma ve tepkilerini ortaya koyan bir ses kaydı mevcuttur. Bu itibarla hangi beyana üstünlük tanınacağı tespiti yapılırken, bu ses kaydıyla birlikte ifadelerin ele alınması gerekmektedir.
Çözümü yaptırılan ses k...a göre, sanık ... ve yanındakilerinin, işyerindekilere, katılan ...'ın nerede olduğunu sordukları, işyerindekilerin cevaben ''Ha ... Ha Biz'' şeklinde dedikleri, sanık ...'nin de ''bizim sizinle işimiz yok'' dediği, taraflar arasında arbedenin başladığı, çözüme göre akabinde ''...amcama vurma...'', ''...hooop,...hooop,....bırak'', ''laan...,lan sizi sikecem, laan..., laan'' şeklinde ani tepki ifadelerinin olduğu, devamında silah patlama sesinin olduğu, silahın patlamasından hemen sonra "...AH..." şeklindeki yaralanma tepki sözünün tespit edildiği, anlaşılmakla, bu ses kaydı ile sanık ... ve ...soy isimli diğer sanık ve tanıkların savunma ve beyanlarının örtüştüğü dikkate alınmalıdır. Ses kaydı ile birlikte işyeri içinde cereyan eden olayın, işyerinde bulunan maktul ve yanındakilerin Ha ... Ha Biz demesi üzerine sanık ...’nin bizim sizinle işimiz yok diyerek tartışmadan kaçınma isteği gösterdiği aşamada başladığı nazara alındığında, sanık ... ... ...’ın sanık ...’tan ele geçirdiği tabancayla sanık ... ve yanındakilere doğru ateş ettiği ve..., ... ve ...’ı yaraladığı, sanık ...’nin de silahına başvurarak maktul ...’i yaraladığı ve bu yaralanma sebebiyle maktulün vefat ettiği maddi vakıa olarak kabul edilip, bu oluş şekline göre haksız tahrik hükümlerinin sanık ... yönünden uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekmektedir. Sanık ... ile maktul ... aralarında olay öncesine ait husumetin bulunmaması, katılan ...’ın işyerine maktul için gidilmemesi, sanık ...’nin konuşmasında bizim sizinle işimiz yok diyerek işyerindekileri hedef almadığını ortaya koymasına rağmen, bu esnada sanık ... ...’ın sanık ...’den ele geçirdiği tabanca ile ateş etmesi ilk haksız eylem, sanık ...’nin eyleminin ise tepki eylemi olarak kabul edilip, sanık ... hakkında asgari düzeyde TCK’nin 29 madde hükümleri uygulanması gerekirken, kararın onanması yönünde görüş bildiren Sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum. Yukarıdaki karşı oy gerekçemdeki kabul doğrultusunda, ses k...a göre aniden geliştiği anlaşılan olayda, sanık ...’nin maktul ...’e karşı olan eylemine diğer ...soy isimli sanıkların fikir birlikteliği olmadığı gibi, eylemin icrası sırasında yardımda bulunarak kolaylaştırdıklarına dair fiillerinin bulunmadığından ilk derece mahkemesinin beraate dair hükümlere ilişkin bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle, beraat kararlarının TCK’nin 39 madde hükümleri tatbik edilerek mahkûmiyetlerine karar verilmesi yönünde görüş bildiren Sayın çoğunluğa iştirak etmiyorum.