Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/299 E. 2026/3379 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/299
Karar No
2026/3379
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/189 E., 2024/360 K. SUÇLAR : Olası kastla öldürme, olası kastla yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Bu dosya ile bağlantılı olan Dairemizin 2025/8057 Esas sırasında kayıtlı dosyası ile birlikte temyiz incelemesi yapılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 299/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2018/2225 Esas, 2020/2241 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine kurulan Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2024 tarihli ve 2021/189 Esas, 2024/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Maktullere yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 62... . maddeleri uyarınca 5 kez 16... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Katılan ...ya yönelik olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 87/1.d-son, 21/2, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

3. Katılanlar ..., ..., ... ve ...'ya yönelik olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 21/2, 62, 50/1.a ve 52. maddeleri uyarınca 4 kez 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Suçun işlendiğinin sabit olmadığına, ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dosya kapsamına göre; sanık ...'in alkollü içki ithalatı yapan ... isimli firmanın yetkilisi olduğu, firma tarafından TAPDK'den alkollü içki ithalatı için izin alınıp ithal edilecek içkilerde kullanılmak üzere orijinal bandroller de temin edilmesine rağmen, yasal yollardan içki ithalatı yapılmayıp sahte olarak üretilen alkollü içki şişelerinin üzerine kurumdan alınan bandrollerin yapıştırıldığı, bu şekilde hazırlanan sahte içkilerin Alanya'da sanık... temyiz dışı sanıklar ...ve ...nın işlettiği ...isimli firma tarafından, temyiz dışı diğer sanıklar ...ve ...in işlettiği...isimli firmaya satılıp ...adlı tekneye yüklenerek tekne gezisi sırasında yolculara ikram edildiği, iki farklı tekne turu boyunca sahte içkilerden içen maktullerin metil alkol zehirlenmesi ve gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü, diğer katılanların ise yaralandıkları olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2022 tarihli ve 2020/1-320 Esas, 2022/241 Karar sayılı kararında belirtilen; "...ucuza kaçak rakı sattığı devamlı müşterisi olan maktullerin ölümüne neden olan rakıları maktullere ulaştırdığı, sanığın gerek iş yerinde gerekse ikametinde yapılan aramalarda kaçak rakıyı imal ettiğine veya şişelediğine, sanığın daha önceden de aynı kişilere sattığı kaçak rakıyı nereden sağladığına veya kaçak rakıların içerdiği metil alkol düzeyinin ölüme sebebiyet verecek oranda yüksek olduğunu bildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, maktullerin ölüm neticesi meydana gelmeden önce kendilerine satılan rakıların ne kadarını ne tür bir karışımla içtiklerinin bilinmediği, dolayısıyla sanığın suç tarihinden önce piyasadan bir şekilde temin ettiği kaçak ve üzerinde ... ibaresi bulunan rakıları, normalden daha ucuza daha önceden de satış yaptığı müşterilerin zehirlenme veya ölüm tehlikesini öngörebilecek bilgiye sahip olduğu; ancak geçmişte aynı kişilere defalarca yaptığı bu satışlardan böyle bir sonucun doğması ihtimalinin her gün düşmesiyle ve ölüm neticesinin gerçekleşmeyeceğine dair duyduğu güvenin artmasıyla birlikte, meydana gelecek ölüm neticesini kabullenmekten öte; bu neticenin gerçekleşmeyeceği ümidi ve beklentisi içinde, meydana gelen neticeyi istemeyerek satış eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanığın değişik tarihlerdeki eyleminin bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturduğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı da gözetilerek üst sınıra yakın bir ceza miktarıyla mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği..." tespitleri karşısında, sanık ...'ın sahte olarak üretilen viskileri, sahte olduğunu bilerek sattığı, uhdesinde bulunan TAPDK bandrollerini sahte içki şişelerine yapıştırdığı hususunda şüphe bulunmamakla birlikte, sanığın sahte olarak üretilen alkollerin üretim aşamasına tanık olduğuna veya iştirak ettiğine, içeriğindeki metil alkol miktarını veya metil alkol miktarının öldürücü niteliği haiz olduğunu bildiğine dair delil bulunmasa da, sanığın sahte olarak üretilen içkilerin satımı sonrasında, bilhassa kamuoyunda sıkça sahte alkol nedeniyle ölüm vakalarının da gündem olması karşısında, içen kişilerin ölebileceğini ya da yaralanabileceğini bilmesine rağmen ölüm sonucunu istemeyerek gerçekleştirdiği eylemden, 5237 sayılı Kanun'un 85/2, 22/3. maddeleri uyarınca zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek üst sınıra yakın ceza tayini yerine, yazılı şekilde her bir maktul için olası kastla öldürme, her bir katılan için olası kastla yaralama suçlarından hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2024 tarihli ve 2021/189 Esas, 2024/360 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan Vekili ...'in ve ...'in hükümlerin onanması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.04.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Dava konusu; 29.05.2011 tarihinde Alanya'da tur teknesinde turistlere satılan alkollü içkilerden dolayı zehirlenerek ölen maktuller ...,... .........'nın ölümüne katılanların hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet vermekten sanık ... ve hükmü daha önce kesinleşmiş diğer sanıklar hakkında olası kastla öldürme, hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanan diğer turistler için de olası kastla nitelikli yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararlarının Dairemizce suç vasfının değişmesi nedeniyle bozulması hakkında; Çoğunluk gerekçesi; Sayın çoğunluk "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2022 tarihli 2020/1-320 Esas, 2022/241 Kararında belirtilen gerekçeleri olan; 1.Sanık ... (-ve hükmü kesinleşen diğer sanıkların) "ölümü meydana geldiği metil alkol düzeyi yüksek rakıların ne karışımla meydana geldiğini bilmediği," 2."Maktullerin rakılarında bulunan yüksel metil alkollerin ölüme sebebiyet verecek düzeyde yüksek olduğuna dair dosya içerisinde delili bulunmadığı," 3."Metil alkol düzeyinin yüksek içeceklerin ucuza satılmasıyla ilgili ölümün gerçekleşmeyeceği ümidiyle satış yaptıkları gerekçelerle eylemin olası kast değil bilinçli taksirle gerçekleştiğine dair" gerekçeyle karar verilmiştir.

Karşı Oy Gerekçesi Özellikle sanık ...'ın savunması ve hükmü kesinleşen diğer sanıkların savunmaları, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde aşağıda gerekçesi açıklandığı üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2022 tarihli 2020/1-320 Esas, 2022/241 Kararında belirtilen gerekçeler somut dosyaya uygun değildir. 1.Sanık ... (-ve hükmü kesinleşen diğer sanıklar) hakkında yaklaşık 1 yıl önce İzmir Selçuk, Muğla Bodrum Cumhuriyet savcılıklarında soruşturma konusu yapılmış yargılamalarda satışa arz ettiği metil alkollü içkilerin ölüm ve yaralanmaya sebebiyet verdiği hakkında soruşturma yapıldığı dosya içine getirtilen diğer soruşturma dosyalarında anlaşılmaktadır. Bu bilgiler ışığında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunda suç vasfıyla ilgili "eylemin sonuçlarını bilmeme" kriterinin somut dosyamızda uyumlu olmadığı, sanığın TCK 21/2. maddesinde tanımlanan "Maktullerin ölümüne sebebiyet veren unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemiş olması" sanığın (-ve hükmü kesinleşen diğer sanıkların) satışa arz ettiği metil alkol düzeyi yüksek içeceklerden hayati tehlike yaratması nedeniyle

yaklaşık 1 yıl önce soruşturma açılmış olmasından sonra sanığın aynı eylemlerde bulunması sonucu maktul ... mağdurlara yönelik eylemlerini öngörerek üzerine atılı suçu işlediği, inceleme konusu dosyada bozma kararı ile Ceza Genel Kurulunun gerekçelerine uyumlu olmadığı, 1.Maktullere ilişkin otopsi raporlarında ve yaralanan diğer turistlerin doktor raporlarında açıkça belirtildiği, Adli Tıp tarafından da kesin olarak raporlandığı üzere turistlerin ölümlerine ve yaralanmalarına sebebiyet veren metil alkollü içecekleri ithal etmediği, tabela şirketi kurulduğu, şirkete ait bandrollerin elinde bulunduğu buna dair savunmasının yanında diğer sanıklar ........., ... ...ve ...'nın Cumhuriyet savcısı ve duruşmalarda verdiği beyanlardan anlaşılacağı üzere ve mahallinde yapılan araştırmada gramaj farklı olan etiketlerin kullanıldığı, bazılarında ise etiket ve marka bulundurulmadan büyük bidonlar içerisinde metil alkoller ile satışa ve sunuma arz edildiği, boş şişelerin doldurulduğuna dair dosyamız eklerinde ve daha önceden soruşturması yapılan Bodrum, Selçuk soruşturmalarında da benzer bulgu ve delillerin ele geçtiği, 2.Yukarıda belirtilen sanık savunmaları sanık ... (-ve hükmü kesinleşen diğer sanıkların) benzer suçlardan soruşturmaları olan sanıkların, maktullere sunulan metil alkollü içeceklerin ölüme ve yaralanmaya sebebiyet verebileceğini bilmemesinin dosya gerçekleriyle uyumlu olmadığı, Dosya içerisine getirtilen İzmir Selçuk ve Muğla Bodrum Cumhuriyet savcılıklarının sanığın benzer suçlarda gerçekleştiğine dair dosya bilgileri, sanığın duruşmadaki savunması, hükmü kesinleşen diğer sanıkların savunmaları, olay mahallinde ele geçen deliller birlikte değerlendirildiğinde Sayın çoğunluğun bozma kararına gerekçe yaptığı dosya ile inceleme konusu dosyamızın benzer nitelikte olmadığı, yukarıda açıklanan gerekçelerde görüleceği üzere sanık ... (-ve hükmü kesinleşen diğer sanıklar) hakkında yapılan Muğla Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında sanık ... (-ve hükmü kesinleşen diğer sanıklar) hakkında daha önceden bilinçli taksirle ölümlerine ve yaralanmalara sebebiyet veren hükmün Dairemizce sanıkların eylemlerinin TCK'nın 21/2. maddesinde belirtilen olası kastla gerçekleştiğinden bozulduğu, bu şekilde kurulan hükmün bu kez de tekrar eylemlerin bilinçli taksirle gerçekleştiği yönünde yukarıdaki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2022 tarihli 2020/1-320 Esas, 2022/241 Kararıyla değişen içtihat gereği yeniden hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de dosya gerçekleriyle uyumlu olmayan Ceza Genel Kurulu kararının belirtilen anık ... (-ve hükmü kesinleşen diğer sanıkların) metil alkol düzeyinin ölüme neden olacak düzeyde olduğunu bildiğine dair dosya içerisinde delil bulunduğundan; sanıkların neticenin gerçekleşmeyeceği ümidiyle hareket ettiği yönündeki çoğunluk kararının Ceza Genel Kurul kararıyla uyumlu olmadığı dosya içerisinde ve eklerinde açıkça görüldüğü üzere sanık ... (-ve hükmü kesinleşen diğer sanıkların) TCK'nın 21/2. maddesinde tanımlanan olası kasıtla maktullerin ölümünü, katılanların hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralanmasına rağmen eylemlerini gerçekleştirmiş olduğu kanaatiyle Sayın çoğunluk kararına katılmamaktayız.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/299, K. 2026/3379, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-299-e-2026-3379-k-70be4ef787fd