Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/4663 E. 2026/4641 K. – Kasten Öldürmeye

Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4663
Karar No
2026/4641
Karar Tarihi
Konu
Kasten Öldürmeye Teşebbüs

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3473 E. 2025/13 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2024/98 Esas, 2024/416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1, 53. maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.01.2025 tarihli ve 2024/3473 Esas, 2025/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) maddesi uyarınca teşebbüsün derecesi yönünden eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, suç vasfına, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayda bilinçli taksir hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanığın olay günü alkollü bir şekilde kullandığı aracıyla iki kadının yanında durarak kadınları rahatsız etmesi üzerine devriye görevi yapan polislerin aracın yanında durduğu, sanığın polisleri görünce aracıyla kaçmaya başladığı, sanığın polislerden kaçmak amacıyla hızlandığı, bu sırada katılan polis memurları ... ... ve ...'ın ... Mah. ... Caddesinde trafik uygulaması yaptıkları, katılan ... ve mağdur ...'ün de polis görevlilerinin yanında bulundukları, sanığın devriye görevi yapan polislerden kaçmaya çalıştığı sırada aracıyla ... Caddesine giriş yaptığı ve polis uygulamasının yapıldığı alana doğru aracını sürmesi üzerine uygulama noktasında bulunan katılanlara, mağdura ve polis aracına çarptığı, çarpmanın etkisiyle ... ve ...'nın savruldukları, ... ...'ın ise aracın altında kalarak sürüklenmeye başladığı, buna rağmen sanık ...'nin durmayarak aracı sürmeye devam ettiği, katılanı bu şekilde 17 metre sürüklediği, katılanın aracın altından kendiliğinden kurtulduğu, sanığın olay yerinde durmayarak kaçtığı, daha sonra jandarma görevlileri tarafından zor kullanılarak yakalandığı, olay nedeni ile katılan ...'ın hayati tehlike geçirecek, yüzde sabit iz kalacak, organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde, vücudunda oluşan kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisinin ağır (6) derece olacak şekilde yaralandığı olayda; sanığın polis takibinden kurtulmak için 42 metre uzaklıktan tepe lambaları yanık olan ekip aracı ile olay yerinde trafik uygulaması yapan polis memurlarını ve olay yerinde bulunan kişileri fark etmesine rağmen üzerlerine aracı sürdüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-g, 35/2. maddeleri uyarınca nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Kabule göre de; alınan tıbbi raporlarla katılanın hayati tehlike geçirecek, yüzünde sabit eser oluşacak, hayati fonksiyonlarına etkisi bakımından ağır (6) derecede kemik kırığı ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek makul (orta) ile üst sınır arasında ceza belirlenmesi yerine yazılı şekilde makul (orta) oranda ceza tayin edilmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) nolu paragraflarında açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.01.2025 tarihli ve 2024/3473 Esas, 2025/13 Karar sayılı kararının "suç vasfı" ve "teşebbüsün derecesi" yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/4663, K. 2026/4641, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-4663-e-2026-4641-k-46ba1f6b84c9