Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3319 E. 2026/5141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3319
- Karar No
- 2026/5141
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1637 E., 2025/386 K. SUÇLAR : Kasten öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2024 tarihli ve 2023/248 Esas, 2024/307 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 53, 58. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, b) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.03.2025 tarihli ve 2024/1637 Esas, 2025/386 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ve müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığına, suç vasfına, haksız tahrik hükümleri, takdiri indirim nedenleri ve sanık lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, kasta, sanığın suça iştirak etmediğine, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Dosya içeriğine göre; maktulün sanıklar ile tanıştığı, olay tarihinde maktulün, sanıkların ikamet ettikleri dükkanın önüne geldiği, dükkan camına vurarak sanıklara seslendiği, sanıkların cevap vermediği, maktulün dükkanın önünden ayrılmadığı ve cama vurmaya devam ettiği, maktul ve sanıklar arasından tartışma çıktığı, sanık ...'ın dükkanın içerisinden tabanca ile dükkanın önünde duran maktule doğru ateş ettiği ve maktulü göğsünden yaraladığı, sanık ...'ın, sanık ...'ın elindeki silahı alıp dükkandan dışarı çıkarak maktulü kovalamaya başladığı, sanık ...'ın kovalamaca sırasında hedef gözeterek maktule birkaç el ateş ettiği, bu atışların maktule isabet etmediği, maktulün bir süre kaçtıktan sonra yere yığıldığı ve hastanede hayatını kaybettiği, sanıkların olay yerinden kaçtıkları anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanıklar tarafından kasten ve iştirak halinde öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, suçta kullanılan tabancanın nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Dosya kapsamına göre; sanıkların ve tanıkların, olay günü maktulün sanıklara küfür ettiğini ve yumrukla dükkanın camını kırdığını beyan ettikleri, olay yeri inceleme raporunda kırık cam parçalarının sokak üzerinde ve dükkan iç kısmında dağılmış vaziyette bulunduğunun tespit edildiği, bu tespitin sanıkların savunmaları ve tanık beyanları ile örtüştüğü anlaşıldığından, maktulün eyleminin haksız olması ve sanıklara yönelmesi dikkate alınarak sanıkların cezalarından 5237 sayılı Kanun’un 12 yıldan 18 yıla kadar ceza verilmesini öngören 29/1. maddesi uyarınca asgari bir haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ... ve sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri "haksız tahrik" yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.03.2025 tarihli ve 2024/1637 Esas, 2025/386 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Hükmolunan netice ceza miktarı ve sanıkların tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanıklar müdafiilerinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.09.2026 tarihinde karar verildi.