Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/5662 E. 2026/8496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5662
- Karar No
- 2026/8496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/316 Esas, 2019/427 Karar SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, Hazine'nin sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediğinden kamu davasına katılma hakkının olmadığı anlaşılmakla, vekili aracılığıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre edimin ifasına fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde bu suç yönünden müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, incelemenin katılanlardan Milli Savunma Bakanlığı vekilinin sanık hakkında edimin ifasına fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik, Hazine vekilinin ise edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1) Sanık hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2) Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını son kesen işlem olan 13.11.2012 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.