Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/1504 E. 2026/5180 K. – Olası Kastla
Konu: Olası Kastla Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1504
- Karar No
- 2026/5180
- Karar Tarihi
- Konu
- Olası Kastla Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1719 E., 2024/1907 K. SUÇ : Olası kastla öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2024 tarihli ve 2023/468 Esas, 2024/74 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2024/1719 Esas, 2024/1907 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle; usule, eksik araştırmaya, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Tebliğnamede belirtilen hususlarda inceleme yapılmasının sonuca etkili olmayacağı anlaşıldığından bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik araştırmanın bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.09.2024 tarihli ve 2024/1719 Esas, 2024/1907 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, ...'ün sanık lehine tahrik hükümleri uygulamayı gerektiğine dair muhalefeti ve oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.09.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
KARŞI OY
Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın ...'yı olası kastla öldürmesi eyleminden mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine istemin reddine karar verildiği, yapılan temyiz üzerine Dairemiz çoğunluğunca hükmün onanmasına karar verildiği görülmüş ise de sanık lehine tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. Şöyle ki; olay günü ... ve ... isimli kişilerin düğün merasimi yapıldığı, bu esnada gelin ve damat arasında tartışma çıktığı, gelinin iddiasına göre damat tarafından tokatla darb edildiği, bu münakaşa üzerine düğünde kavga çıktığı, olayların büyüdüğü, gelinin akrabalarının bir tarafta damadın akrabalarının bir tarafta olmak üzere kavgaya başladıkları, damadın akrabalarının düğün yerinden ayrılmaları sırasında gelinin akrabalarınca içinde sanığında bulunduğu araca zarar verildiği, 27.04.2023 tarihli tutanağa göre içinde sanık ...’ın bulunduğu 43... plakalı otomobilin ön sol farının ve sol aynasının kırık olduğu, ön camında çatlaklar bulunduğu, yine ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 27.04.2023 tarihinde düzenlenen rapora göre ...’ın boynunda sekiz santim, sol omuzunda sekiz santim, sol ön kolda iki adet 20 santim, sağ kolda altı adet on santim, ayrıca sağ kolda bir adet sekiz santim uzunluğunda çizik izleri bulunduğunun tespit edildiği, eylemlerin iki grubun kavgası şeklinde olduğu ve olayları damadın tokatının başlattığı kabul edilse bile sanığın olayların başlamasına ilişkin herhangi bir katkısı bulunmadığı gözetildiğinde darp edilmesi ve aracına zarar verilmesi karşısında olası kastla öldürme eylemi sırasında sanığın asgari tahrikle eylemi icra ettiği kanaatinde olduğumdan sanık lehine tahrik sebebiyle indirim yapılması gerektiği kanaatiyle karara katılmıyorum.