Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2860 E. 2026/4626 K. – Kasten Öldürme
Konu: Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2860
- Karar No
- 2026/4626
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/347 E., 2025/303 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2024 tarihli ve 2024/50 Esas, 2024/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2025/347 Esas, 2025/303 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ile sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, 2. Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrike, takdiri indirime, ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre; maktulün eşi katılan ...'nın olay zamanı olduğu anlaşılan 23.30 sıralarında eşi maktul ile telefonla konuştuğunu beyan ettiği, bu görüşmenin bilirkişi raporlarındaki tespitlerle doğrulandığı, katılanın maktul ile yaptığı telefon görüşmesi esnasında maktulün başkası ile olan konuşmalarında oradaki kişiye; "ihtiyacın olan şey yok git buradan, sana çakmak da yok" şeklinde sözler sarf ettiğini ve maktulün en son "bana mı söyledin" demesinden sonra muhtemelen telefonun yere düştüğünü ve bundan sonra ses gelmediğini, bundan sonraki aramalarına da cevap alamadığını, ilerleyen saatlerde eşinin öldürüldüğünü polisten öğrendiğine dair ifadeleriyle uyumlu şekilde olay yerinde maktule ait cep telefonunun, kan izlerinin başladığı bankın yanında çimler üzerinde yerde bulunması ve aynı yerde bir adet çakmak ele geçmesi sebebiyle katılan ...'nın anlatımıyla uyumlu olay yeri delillerinin varlığı ile kendisine ait bıçağın ağzı açık çantasından yere düştükten sonra maktul tarafından ele geçirilip kendisine saldırıda kullanıldığına ilişkin sanık savunmalarının oluşa uygun olmaması sebebiyle; ilk haksız hareketin sanıktan gelmesi nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükümleri uygulanmamasına ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, ilk haksız eylemin sanıktan geldiği, maktulden
sanığa yönelen etki-tepki dengesini bozacak nitelikte haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından katılan vekili ile sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.02.2025 tarihli ve 2025/347 Esas, 2025/303 Karar sayılı kararında katılan vekili ile sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.