Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2613 E. 2026/4273 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2613
- Karar No
- 2026/4273
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1599 E., 2025/328 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanık hakkında, katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan ve doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1 ve 286/2-a maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz
sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/140 Esas, 2024/538 Karar sayılı kararı ile, a.Sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 62... . maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; b.Sanık hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35, 62... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2024/1599 Esas, 2025/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından ilk derece mahkemesince kurulan kasten öldürme suçundan da resen istinaf yoluna tabi olan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, kastın yokluğuna, taksir, fikri içtima, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, taksir, fikri içtima, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılan ve maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranışın bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR A.Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kasten Öldürme ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.03.2025 tarihli ve 2024/1599 Esas, 2025/328 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, maktul ...'a yönelik hüküm yönünden oy birliğiyle, katılan ...'e yönelik hüküm yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y Dosya kapsamından; Sanık ile katılan ...' in evli oldukları, olay tarihinden daha öncesinde de taraflar arası taratışmaların yaşandığı ve sanığın, katılan ...' i darp ettiği, olay tarihinde yine sanık ile katılan ... arasında tam tespit olunamayan nedenden tartışmanın yaşandığı, sanık ...'ın, ...'i darp ettiği , bunun üzerine ...'in, annesi ...'yi arayarak durumu ailesine bildirdiği ve "gelin beni alın" dediği, sanığın bu duruma daha çok sinirlendiği, bir süre sonra ...'in ailesi, müştekiler, maktul ve bir kısım tanıkların
olay yerine geldikleri bahçede; tarafları tanık ...'in karşıladığı, tarafları yatıştırmaya çalıştığı, bu esnada ...'in koşarak aşağıya indiği, sanığın da mutfaktan bıçağı alıp merdivenden inerek doğrudan katılan ...'e hamle yaptığı ancak katılan ...'in oğulları olan maktul ... ve katılan ...' ın, ...'i geriye çekmesi ile ...'in yaralanmadığı, sanığın ...'e yönelik eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, maktul ...'ın, ...'in önüne geçtiği sırada sanık ...'ın elindeki bıçakla bu seferde ...'ı öldürücü bölge sayılan batın bölgesinden yaralayarak ölümüne neden olduğunun tespit edildiği kabul edilen olayda, sanığın Katılan ...'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun çeşitli içtihatlarında sonuçlarını bilerek ve isteyerek fiili işleme iradesi olan failin iç dünyasını ilgilendiren kastın failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak değerlendirilmesi gerektiği, Öldürme kastının ise; Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı, olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı, mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti, darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alınmak suretiyle belirleneceği ve 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesinde düzenlenen teşebbüs kurumunun uygulanabilmesi için ise, işlenmesi kast edilen suç açısından elverişli bulunan hareketlerle doğrudan doğruya icra hareketlerine başlanması, ancak elde olmayan nedenlerle haraketlerin tamamlanamamış veya neticeye ulaşılamamış olmasına göre değerlendirilebileceği, Otopsi raporuna göre maktulün batın orta kadranda umblikusun 0,5 cm altında insizyon hattı ile çaprazlaşan 1,5 cm'lik kesici delici alet yarası ile ölmüş olduğu, katılan ...'in olayda yaralanmadığı, sanığın katılan ...'e yönelik olarak bıçakla vurma mesafesinde iken arada bir engel olmaksızın ona karşı bıçak sallayıp sallamadığının beyanlardan net bir şekilde anlaşılamadığı, zira sanığın katılan ...'e karşı bıçak sallaması halinde onu yaralamasının muhtemel olduğu halde katılan ...'in hiçbir yara almaması sebebiyle sanığın bu katılana karşı bıçakla öldürmeye teşebbüs niteliğinde eylemler yapıp yapmadığının net bir şekilde ortaya konulamayacağı, beyanların birbirleriyle çeliştiği, sanığın maktulden önce katılana karşı bıçakla hamle yaptığı halde onu neden yaralayamadığının anlaşılamadığı, maktulün daha sonra gelmesi ve araya girmesi sırasında kendisine sanığın bıçağının isabet ettiği şeklindeki anlatımlarda dikkat alındığında sanığın katılana karşı yaralamak kastıyla mı yoksa öldürmek kastıyla mı hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, oluşan bu şüpheden sanığın yararlandırılması gerektiği, sanığın olay sırasında maktulü öldürmüş olmasının katılanı da öldürmeye teşebbüs ettiğinin delili olarak ifade edilemeyeceği, bu itibarla sanığın katılana karşı eyleminin silahla yaralamaya teşebbüs yani TCKnın 86 /2 ve 35. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşündeyim.