Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2377 E. 2026/5175 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2377
- Karar No
- 2026/5175
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2714 E., 2024/2401 K. SUÇLAR : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bölge Adliye Mahkemesi bozması üzerine; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/256 Esas, 2024/399 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'u kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık ... hakkında mağdur ...'u kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca cezasının 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak infazına,
d) Sanık ... hakkında mağdur ...'i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca cezasının 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak infazına, Karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/2714 Esas, 2024/2401 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik lehe istinaf başvuruları üzerine mağdur ... hakkında işlev zayıflama veya yitirme yönünden rapor alınmamış ise de teşebbüs nedeniyle ceza miktarı bakımından aleyhe istinaf başvurusu bulunmaması nedeniyle rapor alınması lüzumunun ortadan kalktığı hususu eleştirilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; müşterek faillik hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suça iştirakinin bulunmadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne, teşdiden cezalandırmayı gerektirir koşulların oluşmadığına, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfında hataya düşüldüğüne, meşru savunma hükümlerinin veya haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Mağdurlar ... Ve ...u Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre belirlenen cezaların isabetli olduğu, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanık ... lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, mağdurlardan sanık ...'e yönelik haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince eleştirilen husus dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ... Hakkında Mağdurlar ... Ve ...u Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden a)Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanık lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b)Sanık ...'in silahla mağdurlara ateş etmediği ancak sanık ... ile birlikte olay yerine geldiği, olayın en başından itibaren içerisinde bulunduğu, eylemin gerçekleştiği sırada diğer sanıkların yanında bulunduğu, ancak olay yerine getirdiği tüfekle ateş etmediği, diğer sanıkların suç işleme kararını kuvvetlendirdiği ve olay sonrasında diğer sanıklarla birlikte kaçması karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, kasten öldürmeye teşebbüs suçlarına yardım eden sıfatıyla cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
c) Mağdur ...'in yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine neden olup olmadığı yönünden rapor aldırılarak teşebbüs derecesinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR 1.Sanıklar ... Ve ... Hakkında Mağdurlar ... Ve ...u Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe başlığı altında (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/2714 Esas, 2024/2401 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ...'in mağdurlara karşı eylemi yönünden oy çokluğuyla, sanık ...'in mağdur ...'e karşı eylemi yönünden oy birliğiyle, sanık ...'in mağdur ...'a karşı eylemi yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2.Sanık ... Hakkında Mağdurlar ... Ve ...u Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe başlığı altında (2-b-c) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2024 tarihli ve 2024/2714 Esas, 2024/2401 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.09.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
K A R Ş I O Y
Olay günü eğlenmek için "...... Bar" isimli mekana ..., ..., ..., ... birlikte; ...'nın ise tek başına gittikleri ve ayrı masalarda oturdukları, barın içerisinde taraflara eğlenirken ...'in mekanın tuvaletinde ...veya grubundaki bir kişi sebebi tam olarak tespit edilmeyen bir sebeple tartıştıkları, tartışmanın ...ın masasındaki kişiler tarafından kavgaya dönüşmeden tarafların ayrıldığı, tarafların masalarına giderek oturdukları, ...'in telefon ederek olay yerine kardeşi ...'i arayarak olay yerine çağırdığı, bir müddet sonra olay yerine ...'in sahibi olduğu ...'in kullandığı araçla ve yeğeni ...'le geldiği, ...'te tabanca, ...'te de tüfek bulunduğu, ... ve ...'in eğlence mekanının önünde beklemeye başladıkları, bir ara ...'in eğlence mekanına girerek ...'in yanına gidip daha sonra dışarı çıktığı, mekandan çıkmak için kalkan ...ın grubu ile birlikte dışarı çıktığı, ...'in dışardayken içeride yaşanan tartışma nedeniyle tekrar tartışmanın başladığı, ...tarafının olayı yatıştırmaya alttan alma çabalarına rağmen beyanlara göre ... ile ...arasında küfürleşeme olunca tartışmanın kavgaya dönüştüğü, olay yerinin biraz uzağında beklemekte olan ...'in üzerinden çıkardığı tabancayla olay yeri inceleme raporuna 3 el ateş ettiği, açılan ateş sonucu ...ve ...un yere düştükleri, yer düşen ...'i ... ve ...'in tekmelerle yaraladığı daha sonra ...'in olay yerinde ayrılarak görüntü izleme tutanağına göre 32 saniye sonra olay yerine elinde tüfekle geldiği, olay yerinde yerde yatan...ve ...dışında dışındaki kişilerin olay yerinde ayrılmaları üzerine ...'in tüfekle olay yerinde ateş etmeksizin ... ve ... ile birlikte ayrılmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanıklar ... ve ...in, diğer sanık ...’ın öldürme teşebbüs fiiline müşterek fail olarak iştirak etmediği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. Müşterek faillik TCK’nın 37. maddesinin 1. fıkrasında “suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur” şeklinde düzenlenmiştir. Müşterek faillik, suçun icrai hareketlerinin birlikte gerçekleştirilmesini ifade etmektedir. Müşterek faillikte birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail statüsündedir. Buna göre, suçun kanuni tanımında öngörülen fiili gerçekleştirilen kişi fail olup; suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda, bu kişilerin her biri müşterek fail olarak sorumlu tutulacaklardır. Müşterek faillik bakımından failler arasında birlikte suç işleme kararının varlığı zorunlu bir koşuldur. Bu karar belli bir hareketin icrasını ve neticenin meydana gelmesine ilişkin olmalıdır. Öyle ki müşterek failler arasında fiili müştereken işlemekte olduklarına dair, müşterek hareket ettiklerine dair bir bilginin ve iradenin hakim olması gerekir. Müşterek suç işleme kararı, kast içinde mütalaa edilmelidir. Suç failleri arasında müşterek bir karar mevcut değilse, bunların müşterek fail olarak sorumlu tutulması söz konusu değildir. Bu durumda birbirinden habersiz hareket eden kişilerin sorumluluğunu bizzat kendi davranışları göz önünde bulundurulmak suretiyle tayin etmek mümkün olacaktır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra, fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için, her bir suç ortağı fail statüsündedir. Birlikte suç işleme kararına bağlı olarak suçun icrasına iş bölümü çerçevesinde gerçekleştirmeye müşterek hakimiyeti gerekli kılmaktadır. Belli bir neticenin oluşumuna illi etkide bulunan herkes değil ancak kanunda tarif edilen muayyen haksızlığı gerçekleştiren suç ortağı müşterek fail olabilecektir. Diğer bir ifadeyle kanunda tarif edilen haksızlık birden fazla suç ortağı tarafından müştereken gerçekleştiriliyorsa, müşterek faillik bahis konusudur. Ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının saptanmasında suç ortaklarının suçun icrasındaki rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulur. Bu durumda, fiilin icrası veya sonuçsuz kalması ortak faillerden her birinin elinde bulunmaktadır. Her müşterek fail suçun icrasına ilişkin müessir, fonksiyonel katkıda bulunmaktadır. Öyle ki; bu katkı suç planının başarıya ulaşması açısından önem arz etmektedir. Buna göre suçun icrasına bulunulan katkı suçun başarıyla işlenmesi açısından zorunluluk arz ediyorsa bu suç ortağı müşterek faildir. Başka bir ifadeyle, suçun işlenişine bulunulan her bir müşterek katkı fiilin başarıyla tamamlanması açısından gereklilik arz ettiği gibi, bu müşterek katkılardan herhangi birinden vazgeçilmesi fiili gerçekleştirme ve fiili gerçekleştirmeme akim kalma tehlikesine maruz bırakacaktır. Suçun icrası açısından müstakil bir fonksiyonu olmayan bir katkıda bulunulması halinde müşterek hakimiyetten bahsedilemez. Olay gecesi ...ile ... arasında başlayan ve uzun bir süre devam eden tartışma sonunda, anlaşmayan taraflar arasındaki küfürleşme neticesinde ...’in yanında bulundurduğu silahı kullandığı somut olayda, taraflar arasındaki öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmaması, sanık ... olayın büyüyebileceği endişesiyle sanıklar ... ver ...’i olay yerine çağırmış olsa da sanıkların olay öncesinde maktulü öldürme konusunda anlaştıklarına dair bir delil bulunmaması, sanık ...’in taraflar arasındaki tartışmanın küfür ve kavgaya dönüşmesi üzerine yanında bulunan silahı ani bir kastla kullanması ve olayın hemen ardından sanık ... olay yerine tüfek getirmiş olsa da tüfeği kullanmamış olması karşısında, sanıklar arasında mağdurları öldürme konusunda ortak bir kararın varlığına gösteren delil bulunmadığı gibi, sanıklar ... ve ...insanık ...’in fiiline fonksiyonel katkı sağlayan bir davranışlarının da bulunmadığı kanaatiyle, sanıklar ... ve ...in müşterek fail olarak sorumlu olduğuna karar veren sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.