Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/2187 E. 2023/8599 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2187
Karar No
2023/8599
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2014/988 Esas, 2016/414 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 256 ncı ve 37 nci maddeleri delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 256 ncı ve 37 nci maddeleri delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2014/988 Esas, 2016/414 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.02.2021 tarihli ve 2021/1190 Esas, 2021/1822 Karar sayılı kararı ile; "a) Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 16.06.2014 tarihli rapor içeriğine göre, sol omuz tip 1 ac de eklem luksasyon mevcut olduğu, kırığa bağlı arızasının şahsi yaşam fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkiler nitelikte olduğu tespit edildiği, İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 28.03.2016 tarihli rapor içeriğine göre ise katılan adına düzenlenmiş Omuz MR, Toraks BT raporlarında kırık çıkık bulgusunun tarif edilmediğinin belirtildiği, raporlar arasında çelişki olduğu anlaşılmakla, olay tarihi olan 24/05/2014 tarihinde çekilen film, grafilerin ve tüm tıbbi evrakın temini ile birlikte özellikle olay nedeniyle katılanın omuz bölgesinde kırık oluşup oluşmadığının tespiti ile 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları da içerecek şekilde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan rapor aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; b) Polis memuru olan sanıkların, katılana yönelik yaralama eylemlerini kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdikleri sabit olduğu halde, sanıklar hakkında TCK'nin 86/3-d maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, c) 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesindeki, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezanın, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılacağına dair düzenleme karşısında, katılandaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derece olarak belirlendiği halde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2019 tarih, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 sayılı Kararına ve TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen cezada (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini, d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2021/266 Esas, 2022/903 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta, vasfa, lehe hükümlerin hatalı uygulanmadığı'na, vesaire ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta, ceza miktarına, lehe hükümlerin hatalı uygulanmadığı'na, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkındaki karar kesinleşen inceleme dışı Anıl Vidinliler'in, 24.05.2014 günü saat 02.30 sıralarında Selimiye Mahallesi Tıbbiye Caddesi Haydarpaşa Numune Hastanesinin önünde aracıyla tek taraflı bir kazaya karıştığı, çağrı merkezinden gelen anons üzerine, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü C Bölgesi Trafik Denetleme Ekipler Amirliğinde görevli polis memurları olan sanıklar Ümit ve Kenan'ın kaza yerine intikal ettikleri, yapılan kontrolde araç sürücüsü Anıl'ın alkollü olduğu ve ehliyetinin de yanında olmadığının tespit edildiği, polis memurlarınca cezai işlem uygulanmak istendiği, Anıl'ın alkolün de etkisiyle ceza uygulamamaları için direndiği, bunun üzerine polis memurlarının Anıl'ı kelepçelemek suretiyle etkisiz hale getirdikleri, bu sırada olay yerine Anıl'ın amcası mağdur ...'ın geldiği ve polis memurlarıyla tartışmaya başladığı, tartışma sırasında mağdurun sanık ...'e kafa atarak onu vücudunda kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı, sanıklar Ümit ve Kenan’ın da kullanma yetkilerini aşarak mağdur ...'ı Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 20.07.2022 tarihli raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları, mahkemesince kabul edilmiştir. Mağdur ile sanıkların olay günü karşılıklı olarak birbirlerine vurdukları, ancak ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği tespit edilemediğinden Yargıtay içtihatları doğrultusunda sanıklar hakkında haksız tahrik indirimi yapıldığı anlaşılmıştır. 2. Mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca tanzim olunan 21.07.2022 tarihli; "yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının; kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, kemik kırığı tespit edilmediği, yaralanmasının yüzde sabit iz ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda görüş isteniyorsa kişinin muayene olmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiği oy birliği ile mütalaa olunur" görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanıkların savunmaları, mağdur beyanları, tanıkların beyanları, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasındadır. 4. Nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları incelenmiştir. IV. GEREKÇE Katılanda meydana gelen yaralanmalar nedeniyle aşamalarda alınan adli muayene raporlarına göre katılanın yüz bölgesinde nitelikli olarak yaralandığını gösteren bir tespit bulunmaması ve bu yönde bir iddia da olmaması karşısında bozma ilamı uyarınca aldırılan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca tanzim olunan 21.07.2022 tarihli raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından eksik inceleme nedeniyle bozma içeren, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca sanıklar lehine asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2021/266 Esas, 2022/903 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/2187, K. 2023/8599, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2023-2187-e-2023-8599-k-bd3ab88cba52