İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/325 E. 2024/652 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/325
- Karar No
- 2024/652
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED Mahkememizde görülmekte bulunan " İtirazın iptali " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 29.07.2015 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında her üye ortağın aidatını 180.000,00-TL'ye tamamlaması ve 30.07.2015 tarihi itibariyle eşit taksitte ödenmesi teklif edildiğini ve yapılan bu teklif oybirliği ile kabul edildiğini, ödemelerin süresi içerisinde yapılmaması üzerine davalı-borçlu ... aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak borçluya ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrini tebliğ alan davalı -borçlu anılan takibe itiraz ettiğini ve icra takibi durduğunu, itirazının iptalini, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibinin devamını. %20 icra inkâr tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davanın usul ve esastan reddine, davacının kötü niyetli olması ve müvekkilimizden hiçbir borcu olmamasına karşın hakkında icra takibi yapılması nedeniyle, davalının %20' den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet ve inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın SMMM bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Davacı ... Yapı Kooperatifi'nin, bu davanın konusunu oluşturan 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin (Yevmiye defteri, Kebir Defteri, Envanter defteri) ; 6102 sayılı yeni TIK. Mad, 64. madde ile aynı maddenin 3.fıkrasındaki elektronik defterler hakkındaki hükmü ve 213 sayılı V.U.K”nun da 220 ve 221. maddeleri uyarınca tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ayrıca incelenen ticari defterlerin 213 sayılı VUK ile 6102 sayılı TTK. nun hükümleri yönünden muhasebe usul) ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu ve incelenen ticari defterlerin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu, 2013 yılına ait kanuni defterlerinde, Davalı ...'ın 21.03.2013 tarihinde Davacı kooperatife 124.300,00-TL ödeme kaydedildiği, ödemenin 331 06-... Ortaklara Borçlar Hesabında takip edildiği, konut yapı kooperatiflerinde, “ Kooperatif Üyeliği” niteliğinde yapılan ödemelerin muhasebe kayıtlarının 331-Ortaklara Borçlar Hesabında takip edilebildiği, bu ödemeden başka 21.03.2013 tarihinden önce ve 2015 yılı sonuna kadar başka bir ödeme kaydına rastlanmadığı, hesabın 2015 yılı kapanış fişinde aynı tutarda devrettiği, 3-) Davalı ile Davacı Kooperatif arasında bir gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin tarafları olarak Emlak Komisyoncusu olarak ... isminin, Taşınmaz Sahibi/Yetkilisi ... Koop Adına ... isminin, Alıcı Adayı bölümünde ... isminin yazılı olduğu, sözleşmenin konusu taşınmazın satış bedeli olarak 150.500,00-TL yazıldığı ve satışa konu taşınmazın adresinin “... Mah. ... Sk. No:... Selçuklu/KONYA” olduğu ve belgenin 13/03/2013 tarihli olarak düzenlendiği, Davalı kooperatifin 331 06-... Ortaklara Borçlar Hesabında takip edilen kayıtlı 124.300,00-TL lik tutar ile satış sözleşmesinde davaya konu taşınmazın satışının karşılığında düzenlendiği beyan edilen sözleşmede yazan 150.500,00-TL lik tutarın birbirini teyit etmediği, Düzenlenen sözleşmede satışın, “Anahtar Teslimi Daire satışı” mı, “kooperatif şartlı üyeliği” şeklinde bir satış mı, yada başka bir şartta yapılan satış mı olduğu husustarında belirleyici bir beyan tespit edilemediği, Davalı ...'ın, Davacı ... Yapı Kooperatifi Başkanlığına hitaben ÜYELİK BAŞVURUSU” niteliğinde bir başvuru dilekçesi sunduğu, dilekçenin Yönetim Kurulu Kararı ile kabul edilip edilmediğinin tespit edilemediği, dilekçe için davalı tarafından yapılan itirazın, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı ... Konut Yapı Kooperatifi'nin 29/07/2015 tarihinde Bakanlık Temsilcisi ... da katılımıyla 2014 yılı Olağan Genel Kurul toplantısını yaptığı, toplantının 5. maddesi ile; 2015-2016 yılı aidatları için, verilen teklif ile 30/07/2015 tarihi itibariyle her ortağın aidatını 180.000,00-TL ye tamamlaması, bunun 6 eşit taksitte ödenmesinin ay birliğiyle kabul edildiği, ... Konut Yapi Kooperatifi'ne ait Üye Kayıt Defteri ve Karar Defterinin incelemeye ibraz edilmediği, Mevcut kanuni defter kayıtlarında yapılan tespitlere ve kooperatif üyelik aidatının 180.000,00-TL ye tamamlanması hususundaki Genel Kurul Kararına göre; davacının 124.300,00-TL ödediği ve asıl alacak olarak kooperatife 55.700,00-TL borçlu olduğu, ancak söz konusu taşınmaz satışının Genel Kurul tarafından verilmiş yetkiyle yapılıp yapılmadığının Karar Defteri incelenemediğinden dolayı- tespit edilemediği, Davacının da Üye Kayıt Defterine kaydının yapılıp yapılmadığının — Üye Kayıt Defteri incelenemediğinden dolayı- tespit edilemediği, bu konudaki takdir yetkisinin Sayın Mahkemede olduğu, Sayın Mahkemenin; “Davalırım kooperatife yaptığı 124.300,00-TL nin kooperatif kayıtlarında tespiti, kooperatifin bu ödemeyi üye kaydı niteliğinde 331-Ortaklara Borçlar Hesabında takip etmiş olması, incelenen yıllara ait kayıtlarda bu ödemenin öncesinde ve sonrasında davalı adına başka bir ödeme tespit edilmemiş olduğu, davalı adına davacı kooperatif üyeliği için bir başvuru dilekçesinin varlığının tespit edildiği ancak bu dilekçenin itiraza konu olduğu, Davacı kooperatifin 29/07/2015 tarihli 2014 yılı Olağan Genel Kurul kararıyla üyelik aidatlarının 180.000,00-TL ye tamamlanması kararı aldığı, bu genel kurulda davalının hazirun cetvelinde isminin olmadığı,” hususlarındaki bu raporda yapılan tespitleri, bu davada yeterli görmesinin kendi takdirinde ve yetkisinde olduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı tarafa İtirazın İptali davası açtığı görülmüştür. Davacı vekilinin, Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi 29.07.2015 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında her üye ortağın aidatını 180.000,00-TL'ye tamamlaması ve 30.07.2015 tarihi itibariyle eşit taksitte ödenmesi teklif edildiğini ve yapılan bu teklif oybirliği ile kabul edildiğini, ödemelerin süresi içerisinde yapılmaması üzerine davalı-borçlu ... aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak borçluya ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrini tebliğ alan davalı -borçlu anılan takibe itiraz ettiğini ve icra takibi durduğunu, itirazının iptalini, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibinin devamını. %20 icra inkâr tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği, Mahkememiz dosyasına SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Davacı T.H.S.S. ... Yapı Kooperatifi'nin, bu davanın konusunu oluşturan 2013, 2014 ve 2015 yıllarına ait ticari defterlerinin (Yevmiye defteri, Kebir Defteri, Envanter defteri) ; 6102 sayılı yeni TIK. Mad, 64. madde ile aynı maddenin 3.fıkrasındaki elektronik defterler hakkındaki hükmü ve 213 sayılı V.U.K”nun da 220 ve 221. maddeleri uyarınca tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ayrıca incelenen ticari defterlerin 213 sayılı VUK ile 6102 sayılı TTK. nun hükümleri yönünden muhasebe usul) ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu ve incelenen ticari defterlerin kendi içerisinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu, 2013 yılına ait kanuni defterlerinde, Davalı ...'ın 21.03.2013 tarihinde Davacı kooperatife 124.300,00-TL ödeme kaydedildiği, ödemenin 331 06-... Ortaklara Borçlar Hesabında takip edildiği, konut yapı kooperatiflerinde, “ Kooperatif Üyeliği” niteliğinde yapılan ödemelerin muhasebe kayıtlarının 331-Ortaklara Borçlar Hesabında takip edilebildiği, bu ödemeden başka 21.03.2013 tarihinden önce ve 2015 yılı sonuna kadar başka bir ödeme kaydına rastlanmadığı, hesabın 2015 yılı kapanış fişinde aynı tutarda devrettiği, 3-) Davalı ile Davacı Kooperatif arasında bir gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin tarafları olarak Emlak Komisyoncusu olarak ... isminin, Taşınmaz Sahibi/Yetkilisi ... Koop Adına ... isminin, Alıcı Adayı bölümünde ... isminin yazılı olduğu, sözleşmenin konusu taşınmazın satış bedeli olarak 150.500,00-TL yazıldığı ve satışa konu taşınmazın adresinin “... Mah. ... Sk. No:... Selçuklu/KONYA” olduğu ve belgenin 13/03/2013 tarihli olarak düzenlendiği, Davalı kooperatifin ... -... Ortaklara Borçlar Hesabında takip edilen kayıtlı 124.300,00-TL lik tutar ile satış sözleşmesinde davaya konu taşınmazın satışının karşılığında düzenlendiği beyan edilen sözleşmede yazan 150.500,00-TL lik tutarın birbirini teyit etmediği, Düzenlenen sözleşmede satışın, “Anahtar Teslimi Daire satışı” mı, “kooperatif şartlı üyeliği” şeklinde bir satış mı, yada başka bir şartta yapılan satış mı olduğu husustarında belirleyici bir beyan tespit edilemediği, Davalı ...'ın, Davacı ... Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığına hitaben ÜYELİK BAŞVURUSU” niteliğinde bir başvuru dilekçesi sunduğu, dilekçenin Yönetim Kurulu Kararı ile kabul edilip edilmediğinin tespit edilemediği, dilekçe için davalı tarafından yapılan itirazın, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı ... Konut Yapı Kooperatifi'nin 29/07/2015 tarihinde Bakanlık Temsilcisi ... da katılımıyla 2014 yılı Olağan Genel Kurul toplantısını yaptığı, toplantının 5. maddesi ile; 2015-2016 yılı aidatları için, verilen teklif ile 30/07/2015 tarihi itibariyle her ortağın aidatını 180.000,00-TL ye tamamlaması, bunun 6 eşit taksitte ödenmesinin ay birliğiyle kabul edildiği, T.H.S.S. ... Yapi Kooperatifi'ne ait Üye Kayıt Defteri ve Karar Defterinin incelemeye ibraz edilmediği, Mevcut kanuni defter kayıtlarında yapılan tespitlere ve kooperatif üyelik aidatının 180.000,00-TL ye tamamlanması hususundaki Genel Kurul Kararına göre; davacının 124.300,00-TL ödediği ve asıl alacak olarak kooperatife 55.700,00-TL borçlu olduğu, ancak söz konusu taşınmaz satışının Genel Kurul tarafından verilmiş yetkiyle yapılıp yapılmadığının Karar Defteri incelenemediğinden dolayı- tespit edilemediği, Davacının da Üye Kayıt Defterine kaydının yapılıp yapılmadığının — Üye Kayıt Defteri incelenemediğinden dolayı- tespit edilemediği, bu konudaki takdir yetkisinin Sayın Mahkemede olduğu, Sayın Mahkemenin; “Davalırım kooperatife yaptığı 124.300,00-TL nin kooperatif kayıtlarında tespiti, kooperatifin bu ödemeyi üye kaydı niteliğinde 331-Ortaklara Borçlar Hesabında takip etmiş olması, incelenen yıllara ait kayıtlarda bu ödemenin öncesinde ve sonrasında davalı adına başka bir ödeme tespit edilmemiş olduğu, davalı adına davacı kooperatif üyeliği için bir başvuru dilekçesinin varlığının tespit edildiği ancak bu dilekçenin itiraza konu olduğu, Davacı kooperatifin 29/07/2015 tarihli 2014 yılı Olağan Genel Kurul kararıyla üyelik aidatlarının 180.000,00-TL ye tamamlanması kararı aldığı, bu genel kurulda davalının hazirun cetvelinde isminin olmadığı,” hususlarındaki bu raporda yapılan tespitleri, bu davada yeterli görmesinin kendi takdirinde ve yetkisinde olduğunu bildirir rapor da dikkate alınarak, TMK'nın 6. Maddesinde "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. " hükmü bulunmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 190. Maddesinde ise " Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış Sayılmaz." hükmü ile 6100 Sayılı HMK'nın 216. Maddesinde; "(1) Belgenin sadece örneğinin mahkemeye verildiği durumlarda, mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine belgenin aslının verilmesini de isteyebilir. (2) Belgenin aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmî makamlar, istenmesi hâlinde bunu mahkemeye vermek zorundadır. (3) Mahkeme, belge aslının verilmesi durumunda, belgenin saklanması için gerekli tedbirleri alır veya istendiğinde tekrar verilmek üzere belgeyi ibraz edene geri verebilir. (4) Taraflardan biri elindeki belgenin aslını mahkemeye verirse, bu belgenin geri verilmesini talep edebilir. Bu takdirde hâkim, belgenin aslının verilip verilmeyeceğine karar verir. Geri verilmesine karar verildiğinde, aslına uygun olduğu mahkeme mührü ve yazı işleri müdürünün imzasıyla onanmış örneği dosyaya konur." hükmü ile 6100 Sayılı HMK'nın 219. maddesinde; "(1) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. (2) Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir." hükmü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 222. Maddesinde ise " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmü bulunmaktadır. Mahkememizin 15/05/2024 tarihli duruşmasında davacı vekili; "Müvekkile TK' nun 35. Maddesine göre tebligat yapılmasını talep ederiz" şeklinde beyanda bulunduğu, Aynı duruşmanın 2 nolu ara kararı ile " Davacı yana bilirkişi ön raporunda belirttiği genel kurul kurallarının asılları, genel kurul tutunak asılları, üye kayıt defteri ve davalı ile ilgili tüm ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için 6100 Sayılı HMK'nın 216/1-2'inci ve 219/1 ve 3'üncü maddeleri gereği belge aslını sunmak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde belge aslının sunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına,(tebliği ile birlikte ihtar edilmiş sayılmasına), davacı yana TK' nun 35. Maddesine göre tebligat yapılmasına" karar verilmiş olup, Mahkememizce çıkarılan tebligatın davacı yana 21/05/2024 tarihinde TK'nun 35. Maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür. Somut olayda; davacı yan, kendi ticari defterlerini tüm ara karar ve ihtaratlı ara karar ve tebliğe rağmen ibraz edememiştir. Dolayısıyla iddia ettiği alacağını da ispat edememiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine, davalı yanın tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının REDDİNE, 2-Davalı yanın tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın dava başında yatırılan 714,35TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan alınan 286,75-TL'nin davacı tarafa İADESİNE, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davalı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan 138,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı bulunması halinde ilgilisine İADESİNE, 8- 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Katip ... Hakim ...