İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/833 E. 2024/630 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/833
Karar No
2024/630
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/833 Esas KARAR NO :2024/630 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/12/2017 KARAR TARİHİ:18/09/2024 Mahkememizden verilen 11/03/2020 tarihli, ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2022 tarihli, 2020/1202 Esas, 2022/1678 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı şirket yöneticilerinden ... arasında 15/01/2009 tarihinde yapılan görüşme neticesinde davalı şirket tarafından üretilen ... isimli ilacın alım satımı hususunda şifai olarak anlaşıldığındı, davalı şirket yöneticisi ... ile davacı ...'ın mail üzerinden irtibata geçtiğini, davacı yapılan ödemelerin bilgisini mail üzerinden davalı şirket yöneticisine bildirdiğini, davacının defaten davalı şirket ile sözleşme yapma hususunda talepte bulunduğunu, ancak davalı şirketin ödeme yapıldıktan sonra sözleşme yapacaklarını bildirmiş olmasına rağmen sözleşme yapmayarak ticari basiret ilkesini ihlal ettiğini, davacılardan ...'in 25/02/2009 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 235.000 Euro, davacı ...'in 12/02/2009 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 38.775 Euro, davacı ...'ın 01/02/2009 tarihinde ... Bankası aracılığı ile 50.000 USD davalı şirket hesabına ödeme yaptıklarını, davalı şirketin ödemeleri aldıktan sonra kararlaştırılan ilacın davacılara tesliminden imtina ettiğini ve edimini ifa etmediğini, anılan nedenlerle davalı şirkete ödenen 1.428.337 TL'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ve ... San ve Tic.Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava dilekçesinde davalı tarafın net olarak anlaşılamadığını, her ne kadar davalı tarafın İmmün İlaç ve ... San.ve Tic.Ltd.Şti olarak gösterilmiş ise de parantez içinde ... AŞ olarak yazıldığını, ... AŞ'nin davalı şirketin eski ünvanıymış gibi bir intiba uyandırılmaya çalışıldığını, ancak sicil kayıtlarına bakıldığında böyle bir hususun gerçek olmadığının anlaşıldığını, her iki şirketin ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, adreslerinin de farklı olduğunu, davacı tarafın ibraz etmiş olduğu eklerde de görüldüğü üzere davacı ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının ... AŞ'ye yapmış olduğu ödemelerin iadesini davalı şirketten haksız olarak tahsil etmeye çalıştığını, davacı ile akdedilmiş herhangi bir sözleşme, doğrudan yada dolaylı bir şekilde para alışverişi bulunmadığını, davalının hasım olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, anılan nedenlerle davacının davasının husumet yokluğu nedeni ile reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava 6098 sayılı TBK'nın 212. Maddesine göre satıcının temerrüdüne iddiasına dayalı avans parasının iadesi talebidir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 11/03/2020 tarihli, ... sayılı kararı karar ile davalı ... ... Limited Şirketi ile ... İlaç ... ... A.Ş arasında organik bağ ilişkisinin bulunduğunun tespiti ile, davacı ... Zakaria tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.063.727,50 TL'nin davalı ... Koz. LTD. ŞTİ'den dava tarafından itibaren işleyecek reeskont faiz oranıyla birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile, 175.515,03 TL'nin davalı ... Koz. LTD. ŞTİ'den dava tarafından itibaren işleyecek reeskont faiz oranıyla birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın AKTİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE karar verilmiş, davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2022 tarihli, 2020/1202 Esas, 2022/1678 Karar sayılı ilamı ile; " öncelikle havale tutarlarının davalı ... Şirketi'ne ilaç satışına yönelik ticari ilişki kapsamında avans olarak gönderildiğini ispat edip edemedikleri üzerinde durulması, alacağın varlığının ispat edilmesi halinde diğer davalı İmmun Şirketi yönünden organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin aralanması değerlendirmesi yapılması gerekirken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi, yine gerekçeli karar ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması hatalı olmuş ..."denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile davalılardan ... ... Hiz. A.Ş.'nin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya bozma öncesi rapor sunan bilirkişi heyetine İlaç İhracı Sektöründe Uzman bir bilirkişide eklenmek suretiyle tevdi edilmiş, düzenlenen 19/01/2024 tarihli raporda; ...’nin İstanbul Ticaret Odasına ... Ticaret sicil numarası ile 23.12.2004 tarihinde tescil edildiği ve şirketin ortaklık yapısının sermaye tutarlarının ortaklardan ... 5.700,00 TL %57, ... 800,00 TL %8, ... 3.000,00 TL %30, ...500,00 TL %5 olmak üzere toplam 10.000,00 100,00% şeklinde olduğunun tespit edildiği, diğer davalı ... Şirketinin kurucu ortaklarından olan ...’nın davalı İmmüm şirketine 20.05.2015 hisse devir sözleşmesi ile ortak olduğu söz konusu ortaklığın 27.05.2015 tarihinde tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 02.06.2015 tarih ve 8832 sayısı ile ilan edildiği tespit edildiği, ... İlaç ... ... Anonim Şirketi’nin davalı ... ... ... A.Ş İstanbul Ticaret Odasına ...-... Ticaret sicil numarası ile 13.12.2006 tarihinde ... ... İlaç ... ... Anonim Şirketi adıyla tescil edildiği tespit edilmiş olup, davalı ... Şirketinin kurucu ortakları ve sermaye yapısının ortaklardan ... 470.000,00 TL %47, ... 30.000,00 TL %3, ... 400.000,00 TL %40, ... Bildirici 40.000,00 TL %4 , ... 50.000,00 TL %5, ... 10.000,00 TL %1 olmak üzere toplam 1.000.000,00 100,00% şeklinde olduğu, davalı şirket ortakları incelendiğinde davalılardan İmmüm şirketinin ortaklarından ... ile diğer davalı ... şirket ortağı ...’ın soyadlarının aynı olduğu görülmüş bu şahısların birbirleriyle ilişikli olup olmadığı hususunun Mahkememiz taktirinde olduğu, yine davalı ... kurucu ortağı olan ...’nın 20.05.2015 hisse devir sözleşmesi ile diğer davalı İmmüm Şirketinin hisselerini devralarak şirkete ortak olduğu, diğer yandan bilirkişi kök raporumuzda taraflarca incelemeye ibraz edilen bilgi ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve tespitlerde; davalı şirketlerin 2008-2010 yıllarında karşılıklı olarak birbirlerine para/çek transferi gerçekleştirdiği ve davalı ... şirketinin davalı İmmum şirketine göre daha fazla para transferi gerçekleştirdiği ve 2009 ve 2010 yılları sonu itibariyle yüksek tutarlı alacaklı olduğu hususları tespit edilmiş olup davalılar arasında karşılıklı finansman desteği sağlandığının görüldüğü, Yargıtay’ın belirlemiş olduğu kriterler çerçevesinde yapmış olduğumuz inceleme ve değerlendirmeler neticesinde takdiri ve nitelendirmesi tamamen Mahkememize ait olmak üzere davalı şirketler arasında organik bağın olabilceğinin değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Davacı taraf, davalılardan ... firması ile ilaç satımı noktasında şifahi anlaştıklarını, ilaçların teslim edilmediğini ifade ederek, ödenen avansların davacılara iadesini talep etmiştir. Davalılardan sadece ... davaya cevap vermiş, verdiği cevap ise sözleşmeye müteallik olmayıp, organik bağın olmadığına dairdir. Davacının sözleşmenin tarafı olduğunu iddia ettiği ... ise davaya cevap vermeyerek, HMK 128. Maddesine göre davacının dayandığı tüm vakıaları inkar etmiştir. Bu durumda davacının satış sözleşmesinin varlığına dair iddiaları da davalı ... tarafından inkar edilmiştir. O halde BAM kaldırma kararında da işaret edildiği üzere, öncelikli olarak davacıların, davalı ... firması ile bir satım sözleşmesi olduğunu ispat etmeleri gerekir. Zira gerek TMK'nın 6. maddesi ve gerekse de HMK'nın 190. maddesine göre, iddia edilen vakıadan lehine sonuç çıkaran kimse ispat yükü altındadır. Bilindiği üzere ilaç satım sözleşmeleri mevzuatımızda herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Yani taraflar sözlü olarak dahi bu sözleşmeyi yapabilirler. Ne var ki ispat yükü altındaki davacının, miktar itibari ile böyle bir sözleşme olduğunu HMK 200. maddesine göre yazılı delil ile ispat etmesi gerekir. Yani davalı ... yetkilisinin imzasını içeren bir borç doğurucu belge ile ispat etmesi gerekir. Davacı dava dilekçesinde, zaten sözleşmenin şifahi olduğunu belirterek, böyle bir belge olmadığını ikrar etmiş durumdadır. Bununla beraber, davacı taraf 13 sayfa e-posta yazışmasına dayanmış olup, incelenmesinde, davalı ... firmasının yetkililerinden olduğu anlaşılan ... ile yazışmalar yapıldığı gözlemlenmiştir. Ne var ki bu yazışmaların içeriğinde de bir satım sözleşmesinden bahsedilmemiş, hangi miktar, tür ve bedelde, hangi ilaçların sipariş edildiğine dair bir sözleşmeye vücut verecek herhangi bir ibareye rastlanmamıştır. Bu sebeple bu yazışmalar HMK 202.m bağlamında yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilememiştir. Tanık dinlenilmesine davalı taraf muvafakat etmediğinden, senetle ispat mecburiyeti olan bu hususta tanık da dinlenememiştir. Ayrıca davacı taraf ödeme makbuzları sunmuş ise de, makbuzların üzerinde yine ilaç alımına dair bir sözleşmenin avansı olduklarına yönelik herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. O halde yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, açıklama bulunmayan havale ve ödemeler, ödeyenin daha evvelden tahakkuk etmiş bir borcunu ifa ettiği manasına geldiğinden, bunların iadesi lazım gelen avans olduğu da kabul edilememiştir. Bu sebeple davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 23.964,83-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı ... ve ... San ve Tic Ltd Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 186.267,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak bu davalıya verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/833, K. 2024/630, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-833-e-2024-630-k-906cb067dd38