İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/898 E. 2025/374 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/898
Karar No
2025/374
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 38 ...Plakalı aracın 01.07.2023 günü (Cuma’yı Cumartesi’ne bağlayan gece) evinin önünde park halindeyken yanarak hasar aldığını, Develi İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Grup Amirliği'nce rapor tanzim edildiğini, aracın olay sonrası çekici marifetiyle Kayseri ... Audi Yetkili Servisi’ne götürülmüş olup halen burada bulunduğunu, emniyet raporu çıktıktan sonra davalı ... şirketinin müvekkili ile irtibata geçerek, kendileri tarafından belirlenen rayiç bedel üzerinden, sovtaj bedeli çıkarılarak ödeme yapılacağının bildirildiğini, sigorta şirketinin talebiyle müvekkilinin ibraname ve mutabakatname ile birlikte, araç ile alakalı olarak hurdaya ayırmak, çekme belgesi almak, dilediği kişiye satmak dahil geniş yetkilerin yer aldığı bir vekaletnameyi, 24.10.2023 tarihinde Tomarza Noterliği 2316 yevmiye numarasıyla yazdırarak, ...'ı vekil tayin ettiğini ve kendilerine bu evrakları Yurtiçi Kargo ile gönderdiğini, evrakların ertesi gün (25 Ekim 2023) alıcısına ulaştığını, sigorta şirketinin araç ile alakalı olarak eksper raporunu tamamlamadığını, davalı şirketin kendileri ile iletişime geçtiğini, aracın hurdasının müvekkiline bırakılmak istendiğini ve ihale dışı bir şekilde sigorta şirketince belirlenen sovtaş bedeli, aynı keşilde belirlenen rayiç bedelden mahsup edilerek ödeneceği şeklinde anlaşma tekliğinin sunulduğunu, ancak müvekkilinin aracın hurdasını istemediğini, aracın yetkili servis otoparkında bekletilmesi nedeniyle oluşan otopark ücretinin de kabul etmediğini bildirdiğini, bunun üzerine anlaşma sağlanamadığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve yasal sürecin başlatıldığını, Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş Esas No ile yapılan tespit ile aracın rayiç bedeli 1.425.000 TL, hurda bedeli 655.000 TL, aracın onarımı için ise 09.08.2023 tarihinde yetkili servisçe orijinal parçalar ile yapılacak onarım bedeli 2.697.115,79 TL şeklinde olduğu tespiti yapıldığını, davalı tarafça Kayseri 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş Esas No ve...D.İş Karar No sayılı tevdi mahallinin belirlenmesi kararına istinaden 21.08.2024 tarihinde 770.000 TL'nin müvekkilinin hesabına geçtiğini, ancak müvekkiline kaza tarihi baz alınarak dava konusu alacağın muaccel olduğu 14.08.2023 tarihinden itibaren işletilecek reskont faizin ödenmediğini belirterek aracın sovtajın (hurdasının), yetkili servis otopark ücreti ve diğer yan giderleri ile birlikte sigorta şirketine bırakılmasına, aracın rayiç değerinin yeniden tayin edilerek, bu bedel üzerinden, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları 3.3.4.1. maddesi uyarınca, hasar tarihinden itibaren 45 gün sonra tazminat alacağının muaccel olduğundan hareketle, 14.08.2023 tarihinden itibaren işletilecek reskont avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacı müvekkiline verilmesine, 21.08.2024 tarihinde davalı şirket tarafından ödenen 770.000 TL tutarın, alacağın muaccel olduğu 14.08.2023 tarihinden, ödemenin yapıldığı 21.08.2024 tarihine kadar işleyen reskont faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davasının menfaat yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, aracın piyasa rayiç bedelinin 1,425,000-TL olduğu, sovtaj bedelinin 655,000-TL olduğu tespit edilerek 04/04/2024 tarihinde 770,000.00-TL 'nin davacıya ödendiğini, avans faiz türüne itiraz ettiklerini, istenebilecek faiz türünün sadece yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, yangın nedeni ile meydana gelen bakiye araç rayiç değerinin tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır. Uyuşmazlığın halli için bu husustaki yasal düzenlemelere değinilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmiştir. HMK'nun 1. maddesine göre göreve kuralları, kamu düzenine ilişkindir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı hükme bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3. maddesindeki "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." yönündeki düzenlemeyle Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar "(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a)Bu Kanunda, b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında TTK'nun 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de Ticaret Mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesi ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir" hükmünü içermektedir. 28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanun'un kapsamı "Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un "tanımlar" başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Sonuç olarak; dosyadaki bilgi ve belgelerin yukarıdaki yasal hükümlere ilişkin açıklamalar göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; kasko sigorta poliçesine ve ruhsat örneğine göre davacıya ait aracın hususi araç olduğu, ticari araç olmadığı, davacının ticari işletmesiyle ilgisi bulunmaması nedeniyle taraflar arasında ki uyuşmazlığın TTK kapsamında nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı, yine TTK'nda düzenlenen hususlardan doğmayan uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, hal böyle olunca da, Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakma hususunda görevli olmadığı, taraflar arasında ki ilişkide davacının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici olması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin...Esas ve...Karar sayılı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve...Karar sayılı, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ...Karar sayılı emsal karar ilamları). Mahkemenin görevli olması HMK'nun 114/1-c. maddesi gereğince bir dava şartıdır ve 115. maddesi gereğince mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkememizce açıklanan sebeplerle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Tüketici Mahkemesinde davaya devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-H.M.K'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli KAYSERİ NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK.'nun 20. maddesi gereği kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.... Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/898, K. 2025/374, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-898-e-2025-374-k-b7be81348010