İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/96 E. 2025/760 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/96
Karar No
2025/760
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/96 Esas KARAR NO : 2025/760 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 09.04.2024 tarihinde -------- plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, maddi hasarlı trafik kazası sonrası sigorta şirketine yapılan ihbar sonucu hasar dosyası açıldığını, hasar ile ilgili olarak davalı sigorta şirketi tarafından aracın ağır hasarlı olarak işlem görmesi gerektiğinin belirtildiği, aracın rayiç değerinin 1.170.000,00-TL olduğunun belirtildiği, müvekkili tarafından teklif edilen bedelin aracın gerçek rayiç değerini karşılamadığını belirtilse de yapılan görüşmeler neticesinde sigorta şirketi tarafından herhangi bir gelişme sağlanamadığını, Kaza tarihi üzerinden uzun süre geçmesine rağmen müvekkilinin mağduriyetinin büyümesi ve sigorta şirketi tarafından herhangi bir şerh konulması halinde ödeme yapılmayacağının ifade edilmesi sebebiyle sigorta şirketinin teklifini kabul etmek zorunda kaldığını, sigorta şirketinin talebi üzerine müvekkiline ait --------- plakalı aracın 785.663,00-TLsovtaj bedeli ile satılmış olduğu, rayiç bedel üzerinden belirlenen 384.337,00-TL hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından ödendiğini, müvekkilinin deneyimsizliğinden ve zayıf konumda olmasından faydalanılarak esasında gerçek zararın tespit ve tazmin edilmesi gerekirken müvekkilinin uğradığı zarardan daha az miktarda ödeme yapılmış olduğunun görüleceğini, müvekkiline ait aracın rayiç değerinin hesaplanması için --------- Şti’ye müracaat sonucu alınan alınan 07.08.2024 tarihli ekspertiz raporuna göre aracın piyasa rayiç değerinin 1.320.000-TL olduğunun tespit edildiği, belirlenen rayiç değerden sovtaj ve hasar bedeli olarak ödenen toplam 1.170.000-TL’nin tenzili sonrası 150.000-TL eksik ödeme yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından müvekkile eksik ödeme yapıldığından ödenmeyen bakiye tutardan verilen genel şartlar uyarınca sorumluluğunun bulunduğu, Davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilin deneyimsizliğinden ve zor durumda kalmasından faydalanılarak müvekkiline fahiş tutarda eksik ödeme yapıldığını, davalı şirket ile müvekkil arasında tanzim edilen sigorta sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olmasına rağmen, tam eşitler arası bir akit olmadığını, poliçede yer alan klozlar, genel şartlar ve sigortacı tarafından belirlediğinden sigortalı müvekkilinin bu ilişkide zayıf konumda olduğunu, başvurunun dayanağı olan kasko sigorta sözleşmesinin özel yasalarla düzenlendiğini TTK 1409 ve 1459 madde hükümleri, sebepsiz zenginleşme yasağının sigortacılıktaki tezahürleridir. Bu nedenle, davalı sigortacının sorumluluğunun “gerçek zarar” ile sınırlı olacağından davalı sigortacı, sigortalı müvekkilin gerçek zararını tazmin etmesi gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulü ile, davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen kasko sigorta poliçesi gereğince, müvekkiline ait --------- plakalı araçta 09.04.2024 tarihinde meydana gelen tazminat tutarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10-TL'lik kısmının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, uyuşmazlık konusu ile bağlantılı olarak müvekkilinin zararının belirlenmesi kapsamında alınan ekspertiz raporuna ilişkin olarak ödenen yargılama gideri niteliğindeki ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili sigorta şirketi arasında akdedilen kasko sigortası sözleşmesi tüketici işlemi niteliği taşımakta olduğunu davacının ise tüketici sıfatını haiz olduğu, davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davada davacının, Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, müvekkili şirkete Kasko sigortası poliçesi kapsamında husumet yöneltildiğini, dava konusu kaza sebebiyle davacıya tazminat ödemesi yapıldığı ve zararın tamamının karşılandığı, Dava dilekçesinde bahsi geçen 09.04.2024 tarihli kazaya karıştığı belirtilen --------- plaka sayılı aracın müvekkil şirkete Kasko Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğu, dava konusu talebe ilişkin olarak, davacının huzurdaki davadan önce müvekkili şirkete başvurduğu ve hasar başvurusu kapsamında taraflarca aracın rayiç bedelinin, 1.170.000,00 -TL olarak belirlendiğini, bu tutarın 384.337,00-TL'sinin müvekkil şirket tarafından, belirlenen 785.663,00-TL sovtaj bedeli ise dava dışı ---------Ş. Tarafından davacı tarafa ödendiğini, bu ibraname kapsamında müvekkili şirket tarafından davacı yana 1.170.00,00-TL tutarında maddi tazminat ödendiğini, Davacı yanın tüm zararı karşılanmış olduğu, müvekkili şirket aleyhine karşılanmamış zarar olduğu iddiası ile açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, davayı ve tazminatı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkili şirketin davacıya ibraname karşılığında ödeme yaparak kanundan ve genel şartlardan doğan sorumluluğu yerine getirmiş olduğu, temerrüde düşmediği mahkeme tarafından faize hükmedilmesine karar verilmesi halinde faiz başlangıç tarihinin tazminatın davacıya ödenme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, müvekkili şirketin faizden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, müvekkili şirket tarafından 27.05.2024 tarihinde davacı yana 384.337,00 TL tutarında ve dava dışı ----------ş. tarafından 05.06.2024 tarihinde 785.663,00-TL tutarında sovtaj ödemesi yapılarak kanundan ve genel şartlardan kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğini, mahkeme tarafından faize hükmedilecekse bile bunun başlangıç tarihi, ödemenin yapıldığı tarih olan 05.06.2024 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı tarafın avans faizi talebinin reddine karar verilmesinin gerektiği, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacıya ait ve davalı şirket nezdinde kasko sigortalı ---------- plakalı araçla meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır. Aynı Yasa'nın 3/l.maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Somut olayda; UYAP sisteminde yapılan sorgulamada davalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen veya TTK'a sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davalının tüketici olduğu, davanın açıldığı tarih itibari ile davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır.6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. --------- sayılı ilamı da bu yöndedir.Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında kasko sigortasına dayanan sigortacı-sigortalı ilişkisi olduğu, davacı sigortalının gerçek kişi, sigorta edilen aracında hususi nitelikte araç olduğu, bu kapsamda davacı sigortalının tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu, mahkemelerin görevine ilişkin hususun dava şartı olduğu ve kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından davanın görev dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2-Karar kesinleştiğinde dava dosyasının görevli ---------- Tüketici Mahkemelerine gönderilmek üzere, tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine, 3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/96, K. 2025/760, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-96-e-2025-760-k-d637dfd34a05