İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/866 E. 2024/563 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/866
Karar No
2024/563
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:*** Esas - 2*** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** BAŞKAN : *** ÜYE : *** ÜYE : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. *** DAVALI : *** VEKİLİ : Av. DAVA İHBAR OLUNANLAR : 1- *** Çankaya/ANKARA VEKİLİ : Av. *** : 2- *** 3- *** DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tarımsal faaliyetle iştigal ettiğini, gübre ticareti ile iştigal eden davalı şirketten 04/04/2022 tarihinde toplamda 1.269.000,00-TL tutarında tarımsal gübre satın aldığını, davaya konu faturalara konu gübrelerin bir kısmının müvekkili şirketin Kayseri'de bulunan işletmesine taşınmış iken bir kısmının ise tarımsal üretim yaparak ürünlerini müvekkili şirkete satan 3. kişilere teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından işbu gübre satışına istinaden dava konusu Halkbank Kayseri Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 30/09/2022 vade tarihli 1.269.000,00-TL bedelli çek tanzim edilerek davalı şirkete verildiğini, davalı şirket tarafından satın alınan gübrenin tarımsal üretimde kullanılması üzerine ürünlerde çeşitli hastalıkların zuhur ettiğini ve gübrenin beklenen faydayı vermediğinin görülmesi üzerine Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından tespit işlemi yaptırıldığını, tespit dosyasına sunulan 31/08/2022 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporuna göre; davalı şirketten satın alınan gübrelerin açılmamış çuvallarından mahkeme keşif heyeti huzurunda alınan numuneler üzerinde yapılan kimyasal analizler sonucunda ilgili gübrenin azot, amonyak azot, üre azot, fosfor pentaoksitin, potasyum oksitin, kükürt trioksitin gibi temel bileşenlerinin olması gereken seviyenin oldukça altında olduğu ve beklenen verimi vermeyeceği tespit edildiğini, yine işbu dosya kapsamında Tarım Bakanlığı tarafından yetkilendirilen laboratuvar olan ... Çevre, Gıda ve Veteriner Sağlık Hizmetleri Eğitim Danışmanlık Tic. A.Ş. firmasına düzenlettirilen 20/07/2022 tarihli analiz raporu suretinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirket ile anılan konuda iletişime geçilmişse de sonuç elde edilemediğini, davalı şirketin daha önceki tarihlerde yapmış olduğu gübre satışları hakkında da benzer şikayetler olduğunun anlaşıldığını, davalı şirketin satmış olduğu gübreler üzerinde Tarım Bakanlığı tarafından yapılan incelemeler neticesinde "toplatma kararı" alındığı bilgisinin edinildiğini, mahkemece bu yöndeki kurum kayıtlarının celbi halinde müvekkili şirketin yaşadığı ekonomik mağduriyet in daha iyi anlaşılacağını belirterek öncelikle teminatsız şekilde, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise gösterecekleri teminat karşılığında ivedi olarak davaya konu Halkbank Kayseri Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 30/09/2022 vade tarihli 1.269.000,00-TL bedelli çekin ödenmesini engeller mahiyette ve olası bir icra takibi neticesinde müvekkilin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için davalı şirket ve/veya çeki ibraz eden 3. kişiler aleyhine ödeme yasağı konması ve icra takibine konu edilmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu konuda ilgili icra dairesi ve bankalara müzekkere yazılmasını, davanın kabulü ile davacı şirketin dava konusu çek nedeniyle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa İli, Mustafakemalpaşa İlçesi'nde alınan izinler dahilinde tarımsal ürünlerin satışı faaliyetini yürüttüğü, kendi üretimi olan ürünlerin satışını gerçekleştirmeyip sadece T.C. Tarım Ve Orman Bakanlığı tarafında satışına izin verilen gübre ve destekleyici ürünlerin satışını yaptığını, ülkemizde tarımsal gübre güvenliğinin sağlanabilmesi amacıyla Tarım Ve Orman Bakanlığı İl Müdürlükleri tarafından düzenlenen Gübre Dağıtıcılık Belgesi'ne sahip kişi ve kurumların Bakanlıkça satışına izin verilen gübrelerin ve tarımsal verimi artırıcı, üretimi yapılan bitkileri destekleyici yan ürünlerin satışını yapmakta olduğunu, ayrıca Gübre Takip Sistemi (GTS) aracılığı ile söz konusu gübrelerin takibatının yapılabildiğini, müvekkilinin, T.C. Tarım Ve Orman Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü'nün ... belge numarası ve 04/02/2020 düzenleme tarihli gübre dağıtıcılık belgesi ile bakanlığın izin verdiği gübrelerin satışını yani çiftçiye ulaşımını sağladığını, hal böyle iken müvekkilinin tek sorumluluğunun aracılık faaliyeti olduğunu, aracılık yapılan ürünlerin tamamının içeriğine ilişkin denetimlerinin yanı sıra için verilen izinlerin tamamının Tarım Bakanlığı tarafından verildiğini ve denetlenme zorunluluğu bulunduğunu müvekkili şirketin üretici firma olmaması, gübre üretiminin kendisi tarafından yapılmaması, bakanlıkça izin verilen şirketlerce yapılan ürünlerin sadece ve sadece satışının yapılması yani gübrfelerin içerik, mahiyet ve güvenirliğinin tamamının T.C. Tarım Ve Orman Bakanlığı'na ait olması dikkate alındığında davacı tarafın satışı yapılan ürünlerde verimliklik yönünde bir sorun olduğu iddiasının doğru olması halinde muhatap müvekkil şirket değil, üretici firma olan ... Lojistik San. Ve Tic. A.Ş. ve söz konusu firmanın yapmış olduğu üretimi denetleme yükümlülüğünü yerine getirmeyen T.C. Tarım Ve Orman Bakanlığına da davanın ihbar edilerek davaya dahil edilmesini talep ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; davacı şirket kayıtlarına, davalı şirket kayıtlarından lehe olanlara, dava konusu gübreyi üreten şirket kayıtlarından lehe olanlara, faturalar, ticari defter ve kayıtlara, Tarım Ve Orman Bakanlığı kayıtlarına, Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasına, ... Çevre, Gıda ve Veteriner Sağlık Hizmetleri Eğitim Danışmanlık Tic. A.Ş. kayıtlarına, SMS kayıtlarına, Whatsapp kayıtlarına, e-mail yazışmalarına, tanık beyanlarına, vergi dairesi kayıtlarına, ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarına, bilirkişi incelemesine, keşif, isticvap ve yemine delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafça; Whatsapp kayıtlarına, T.C. Tarım Ve Orman Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü'nün ... belge numarası ve 04/02/2020 düzenleme tarihli gübre dağıtıcılık belgesine, ... Lojistik San. Ve Tic. A.Ş. kayıtlarına, sevk irsaliyelerine, faturalara, davacı şirketin defter ve kayıtlarına, Tarım Ve Orman Bakanlığı kayıtlarına, tanık beyanlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasının ve bu dosyadan alınan tespit raporunun taraflara tebliğine ilişkin tebligat mazbata örneklerinin Uyap sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiştir. dosyanın Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Dava dilekçesi ekindeki ... D. İş delil tespiti dosyasından analiz raporu eklenmek suretiyle, ... Çevre, Gıda ve Veteriner Sağlık Hizmetleri Eğitim Danışmanlık Ticaret A.Ş.'ne müzekkere yazılarak 20/07/2022 rapor tarihli, T-13047 rapor nolu analiz raporuna konu tüm bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. 10/10/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, a-Davalı şirket hakkında ... belge numaralı 04/02/2020 düzenleme tarihli gübre dağıtıcılık belge örneğinin gönderilmesi, b-Mustafa Kemal Paşa İlçe Tarım Orman Müdürlüğü'nün davalı iş yerinden NPK türündeki gübreden numune almak suretiyle aldırılan tahlil, tahkikat evrakları örneğinin gönderilmesi ve tahkikatın neticesinin ne olduğu sorulmuştur. 16/05/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosya akıbeti sorulmuş, Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyaların akıbetlerinin sorulmuş, Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosya akıbeti sorulmuş, Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belgeler dilekçeleri ekinde dosyaya sunulmuştur. Taraf tanıklarının dinlenmesi için ilgili yer mahkemelerine talimatlar yazılmıştır. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce beyanı alınan davacı tanığı ... talimat duruşmasında; "Ben 16/06/2022 tarihinde davacı şirketin talebi üzerine Şarkışla İlçesi Arıklar Köyü ve Kayapınarı Köyü'ne giderek davacının çalışma yaptığı tarlaları gezdim. Davacı bu tarlalarda çerezlik ayçiçeği tarımı yapmaktadır. Döneminde yetiştirilen bitkinin gelişme evresinin yetiştirildiği döneme uygun olup olmadığını tespit etmem istenildi. Bunun üzerine ben bitkiler üzerinden inceleme yaptım ve raporumu hazırladım. Yetiştirilen ürünün olması gerekenin çok altında olacak şekilde geliştiğini gördüm. Bana kullandıklarını söyledikleri gübrenin akredite laboratuvarına gönderilip test edilmesini istedim. Test sonucuna göre de beyan edilen etiketin çok çok dışında besin elementlerini içeren bir gübre olduğu ortaya çıktı. Söz konusu bitkinin gelişme aşaması çok önemlidir. 22 hazirandan sonra gün dönümü gerçekleşir. Bu tarihten sonra bitki gelişmez, tohuma ve ürüne gider. Bu haliyle de ürün veriminde en az %40 oranında azalma meydana gelir. Bu söylediklerim bölgeye has bir durum değildir. Yetiştirilmeye çalışılan ürüne has bir durumdur. Davalı şirketin sattığı diğer gübrelere ilişkin benim bir bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince dinlenen davacı tanığı ... talimat duruşmasında; "Ben davalı şirketten kök gübresi satın aldım. Aldığım gübreler sahte çıktı. Buna ilişkin olarak ben de davalı şirkete karşı dava açtım. Davam devam etmektedir. Bildiğim kadarıyla davacı şirket de davalı şirketten gübre satın almıştır. O da gübrenin sahte olması nedeniyle davalı şirkete dava açmıştır. Davacı da, ben de davalıya çek verdik. Ancak çeklerimizin ödemesini yapmak zorunda kaldık." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... talimat duruşmasında; "Ben Bursa ilinde çiftçilik yapmaktayım davalı şirketten gübre satın aldım ve satın aldığım gübre sahte çıktı. Davacı taraf mağdur olunca onlar da bizimle görüşmek için Yenişehir'e geldiler şirket yetkililerini oradan tanıdım onlar da davalıdan satın aldıkları gübrenin sahte çıktıklarını söylediler" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı Seçkin Atlı talimat duruşmasında; "Ben Yenişehir İlçesi'nde çiftçilik yapmaktayım. Gübreyi ... isimli şahıstan aldım. Sanırım şirketin ismi ... olabilir. Satın aldığım gübre sahte çıktı. Ben Özgür'e dava açtım, bu davada aldırılan raporda da sahte olduğu açığa çıktı." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı Ahmet Aydın talimat duruşmasında; "Ben Sivas İli'nde ortaklı olarak çekirdek üretimi yaptırmaktayım. Yenişehir İlçesi'ndeki arkadaşlarımdan duyduğumdan dolayı davalı şirketten gübre alıp Sivas'taki ortak olduğum arazide ortağıma kullandırttım ancak gerek arkadaşlarımdan gerekse ortağımdan gübrenin toprakta erimediğini toprakta olduğu gibi durduğunu duydum. Davalı şirkete karşı Yenişehir'de onlarca dava açılmıştır bildiğim kadarıyla." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı Selami Erten talimat duruşmasında; "Ben Yenişehir İlçesi'nde çiftçilik yapmaktayım. ...'ın sahibi olduğu Jotar isimli şirketten gübre satın aldım bu gübreyi kendi arazimde kullandım. Gübreleri analiz yaptırdık olması gereken değer 0 çıktı. Hatta gübreler toprakta erimiyordu, olduğu gibi kalıyordu. Ben dava açmadım, ancak dava açan arkadaşlarıma şahitlik yaptım." şeklinde beyanda bulunmuştur. Şarkışla Asliye Hukuk Mahkemesi'nce dinlenen davacı tanığı Muaz Ceyhun Kalkan talimat duruşmasında; "Ben davacı şirket ... adına Şarkışla İlçesi'nde davacı şirketin kiralamış olduğu tarlaları ücreti karşılığında eker biçerim. Bundan yaklaşık 2 yıl önce yine davacı şirketin icarlamış olduğu Bozkurt Köyü'ndeki tarlalarını sürdüm ve davacı şirket tarafından bana gönderilen gübreleri attım. Yaz ayına doğru yine sürmüş olduğum bu tarlalara çapa yapmak üzere gittiğimde atılan gübrelerin halen tarla üzerinde olduğu ve erimemiş olduğunu gördüm. Bunun üzerine davacı şirket yetkilisi Mehmet Erimli'yi arayarak tarlalara atılan gübrelerde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bunun üzerine davacı şirket gübrelerden numune aldı. Ve sonradan gübrelerin çürük olduğunu bana söylendi. Bana davacı şirket tarafından tarlalara atmam için verilen gübrenin hangi şirketten veya şahıstan alındığını bilmiyorum. Ayrıca bu gübrelerin ne kadar fiyata alındığını da bilmiyorum. Benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizde dinlenen davacı tanığı Mehmet Erimli duruşmada; "Davacı şirket benim çocuklarıma aittir. Zaman zaman kendilerine tarımsal konularda yardım ederim. Davacı şirket tarafından davalı şirketten gübre alındı. Bu gübreyi taban gübresi olarak kullandık. Tarımsal besin konularında uzman bir şirketin yetkilisi bize tarlaya ektiğiniz ayçiçek tohumu çıkmış ama gelişme yok dedi. Kendisine taban gübresini verdiğimizi söyledik, araştırdı. Tarlayı incelediğimizde davalıdan alınan ve tarlaya kazayağı denilen tarım makinası ile ara çapası yaparken verilen gübrelerin toprağın içerisinde olduğu gibi durduğunu gördük. Bunun üzerine gübreyi satın aldığımız davalı şirketi aradık, başta bize olumlu yaklaştı ne zararınız varsa ben karşılarım dedi. Biz daha sonra davalıdan satın alınan kadar 1.300.000,00-TL kadar başka yerden gübre aldık, bunu da tarlaya serptik. Normalde taban gübresi ekim ayında atılır, bahar zamanı sulama sırasında ise azotlu gübreler atılır. Ancak biz tarlaya ektiğimiz mahsulün kurtulması için sonradan aldığımız gübreleri de yani sonradan aldığımız taban gübresini de sulama sırasında diğer gübrelerle beraber atmak zorunda kaldık. Çünkü taban gübresi geç çözülür. Zaman yetmedi, bu nedenle mahsulün kalitesinde ve veriminde zararlar yaşadık. Davalı şirket yetkilisi ile görüşmek istedim, dükkanlarını aradım. Şirket yetkilisinin babası ile görüştüm. Bana Bursa'da da bu gübre nedeni ile sorunlar yaşadıklarını söyledi. Bundan önce davalı taraf bir torba gübreyi bize gönder tahlil yaptıralım dedi ve gübreyi göndermiştik, tahlil yaptırdıktan sonra bize oranlar eksik oranlar tutmuyor ama ben gübre fabrikası ile görüşeceğim dedi. Zaman kazandı. Daha sonra dükkanı kapattılar. Bir daha da kendilerine ulaşamadık. Çocuklarım davalı şirketin yetkilisi ile görüşmek için Bursa'ya kadar gittiler, ancak ulaşamadılar. Davalı şirketin yetkilisinin babası ile görüşüp geri döndüler. Şirket yetkilisinin babası çocuklarıma bizim bu zararı karşılayacak kadar bir mal varlığımız yok, şirket yetkilisi oğlumun nerede olduğunu bende bilmiyorum, dükkanı kapattı gitti, telefonumu açmıyor, şeklinde beyanda bulunmuş. Bu gübreler nedeni ile bizim zararımız vardır. Bursa Yenişehir'de ve hatta davalı şirket sahiplerinin kendi köylerinde dahil bu dava konusu gübreyi alıp kullananlar bu gübreden dolayı zarar görmüşler. En az 15 kişinin ismini verebilirim ama onların aldıkları gübre miktarı en büyüğününki 300.000,00-TL bedelli iken davacı şirketin davalıdan aldığı gübre miktarı çok daha fazladır. Bize kesilen faturada gübre aldığımız şirketin adı ... Ürünleri yazıyor. Dava konusu gübrelerin bitkileri geliştirmemesi ve bu gübre hakkında yapılan analizlerden sonra bu gübreyi üreten ... Lojistik Sanayi A.Ş. tarafından davacı şirkete bitkilerin gelişmesi için bidonlar içinde herhangi bir ürün gönderilmediği, ... nolu telefonla yapılan Whatsapp görüşmeleri sırasında konu edildiği gibi bidonlar içerisinde herhangi bir ürün davacı şirkete verilmedi. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce beyanı alınan davalı tanığı ... talimat duruşmasında; "Ben ziraat mühendisi olarak M. Kemalpaşa İlçesi'nde bulunup davalı firmaya teknik destek vermekteyim. ... Yenişehir'deki çiftçilere gübre satışı yapıyor. Onların aracılığını ben yapmıştım Ayrıca bu çiftçiler ... Şirketi'ni de tanıyorlarmış. Onların aralarındaki ticarete de ben aracı oldum. Aralarında bir ticaret gerçekleşti. Davalı firma davacı firmaya gübre sattı. STM gübre markasıyla ... firmasından alınan gübreler STM'nin Burdur ya da Antalya'da bulunan tesisinden direk davacı firmaya sevk edilmiş. Davacı firma da ürünlerin içeriğinin doğru olmadığını söyleyerek çeklerini ödemekten kaçınmış. Bilgim bundan ibarettir. Ayrıca GTS sistemi diye bir şey vardır. Tüm gübrelerin bomba yapımında kullanılması ile ilgili takip sistemidir. O nedenle her gübre çuvalını bir DNA barkodu konur. Nerede ne şekilde üretildi kontrolünü devlet yapar. Firmalar da buna göre güvenli bir şekilde alımını ve satımını yaparlar. Bu olayda satıcı firmanın ürün içeriğini bilme şansı yoktur. Demek istediğimde budur. Tarım Ve Orman Bakanlığı tarafından benim teknik destek verdiğim ... iş yerinde yine ... firmasından alınan gübreler ile ilgili incelemeler yapıldı. Ürünlerin bozuk olduğuna dair çalıştığım firmaya herhangi bir bildirimde bulunmadılar, siz bu şekilde satışa devam edebilirsiniz dediler. Sonrasında bizim firmamızında dahil olduğu yargı süreci de başladı ve devam ediyor. Bunun ile ilgili teknik bilgiler vekillerdedir. Biz durumu Tarımcılar Kimya firmasına söyledik. Onlar da sıkıntıları gidermek için aminoasit ürünü gönderdi, çiftçilere verin, dediler. Kendileri aminoasit ürünlerini köylülere direk gönderdiler." şeklinde beyanda bulunmuştur. İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir ziraat mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, faturalar, Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin delil tespiti dosyasının tüm kayıtlarının uyap sistemi üzerinden incelenmesi, numune analiz raporu, Bursa İl tarım Müdürlüğünün cevabi yazısı ve ekleri, sunulan ve toplanan tüm deliller incelenmek sureti ile davacının davalıdan satın aldığı gübrelerin ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, ayıp varsa satın alınan gübrelerden beklenilen faydanın gübrelerin mevcut bu hali ile sağlanmasının mümkün olup olmadığı, satın alınan gübrelerin satımı sırasında taahhüt edilen vasıf ve mahiyette olmaması halinde bundan dolayı gübrelerden yararlanma imkanının bulunup bulunmadığının Bursa İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü'nün söz konusu gübre hakkında kesin nitelikte satışı durdurma kararı ve ürünlerin toplatılması kararı verdiği de dikkatı alınarak bu kararların incelenmesi sureti ile satılan gübrelerin ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı varsa ekonomik değerinin ne kadar TL olabileceği hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen Ziraat Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29/01/2024 tarihli raporda özetle; "1-Davacının davalıdan satın aldığı gübrelerle ilgili olarak yapılan gübre analiz sonucunun etiket beyanına uygun olmadığı tespit edilmiş olup, ayıplı mal niteliğindedir. Analiz edilecek madde Etiket üzerindeki % miktar Analizde çıkan % miktarı Toplam Azot 15 2 Fosfor 15 2,2 Potas 15 2,1 Kükürt(çinkolu) 15 3,3 Toplam azot 15 2 Amonyum azotu 6 1,6 Üre azotu 9 0,4 Suda çözünür fosfor pentaoksit 15 2,2 Suda çözünür potasyumoksit 15 2,5 Suda çözünür kükürt Trioksit 15 5,3 Suda çözünür kükürt Çinko 1 0,001 Dava konusu gübrede tespit edilen ayıp analiz sonucunda ulaşılmış olup gizli ayıp niteliği taşıdığı; dava konusu gübrelerin analiz sonucunun olumsuz olması neticesiyle Bursa Tarım Ve Orman Müdürlüğü'nün Tarımda Kullanılan Gübrelerin Piyasa Gözetim ve Denetimi Yönetmeliği kapsamında idari para cezası ve GTS (Gübre Takip Sistemi) üzerinden kesin satış ve durdurma ve toplatılması kararı alındığı tespit edilmiş olup gübrelerin mevcut haliyle beklenilen faydayı sağlamayacağı; satın alınan gübrelerin satımı sırasında taahhüt edilen gübrenin vasıfında ve içeriğinde olmadığı yapılan analizler sonucu ortaya çıkmış olup gübrelerden yararlanma imkanının bulunmadığı; Bursa İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü'nün söz konusu gübre hakkında kesin nitelikte satışı durdurma, ürünlerin toplatılması kararı satılan gübrelerin ekonomik değerinin bulunmadığı, tarımda kullanılanılabilir gübre olmadığına ilişkin kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; ayıplı gübre satışı iddiasına dayalı olarak, davalı tarafa verilen çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağını İİK'nun 72. maddesi oluşturmaktadır. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile mahkememiz heyetince yazılı yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Davacının ihtiyati tedbir istemi mahkememizin 30/09/2022 tarihli ara karar ile değerlendirilmiş; " Davalı hakkındaki ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile; İİK'nun 72/2. maddesi gereğince menfi tespit talebine konu çek bedeli 1.269.000,00-TL'nın takdiren %115'i oranı olan 1.459.350,00-TL miktarında nakdi teminatın veya süresiz ve kesin banka teminat mektubunun ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından verilmesi karşılığında: a- Davacı tarafından davalı emrine keşide edilen dava konusu Halkbank Kayseri Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 30/09/2022 vade tarihli 1.269.000,00-TL bedelli çekin davalı ... Ürünler İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından ibrazı halinde yargılama sonuna kadar ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, b-Davacının dava dışı üçüncü kişiler yönünden ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine, 2)a-Davacı tarafından davaya konu edilen Halkbank Kayseri Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 30/09/2022 vade tarihli 1.269.000,00-TL bedelli çekin davalı ... Ürünler İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından icra takibine konu edilmesi halinde yargılama sonuna kadar icra takibinin durdurulmasına, 2)b-Davacının dava dışı üçüncü kişiler yönünden icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine, 3)Davacı tarafından yukarıda 1. bendinde yazılı tür ve miktarda teminat yatırıldığı taktirde ödeme yasağına ilişkin ihtiyati tedbir kararının infazı için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına, 4)Davacı tarafından yukarıda 1. bendinde yazılı tür ve miktarda teminat yatırıldığı ve dava konusu çekin davalı ... Ürünler İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından icra takibi başlattığını bildirmesi halinde icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının infazı için ilgili icra dairesine müzekkere yazılmasına," şeklinde karar verilmiştir. Karar gereğince davacı tarafça belirtilen teminat yatırıldıktan sonra ilgili banka şubesi ve icra dairesine müzekkereler yazılmıştır. Davalının istemi üzerine Türkiye Cumhuriyeti Tarım Ve Orman Bakanlığı'na, STM Kimya Tarım Ürünleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ve ... Lojistik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne dava ihbar edilmiştir. Dava konusu gübrelerin davalı tarafından davacıya satıldığı ve karşılığında dava konusu Halkbank Kayseri Şubesi'ne ait, ... seri nolu, 30/09/2022 vade tarihli 1.269.000,00-TL bedelli çekin davacı tarafından davalıya verildiği tarafların kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından davacıya satılan gübrelerin ayıplı olup olmadığı, gübre satışı nedeni ile davacının davalıya verdiği çekten dolayı davalıya borcu bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar vardır. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre; “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nun 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/09/2021 tarihli ve*** K. sayılı emsal ilamında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır (Yargıtay HGK'nun *** K. sayılı emsal ilamı). Ayrıca satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir. TBK'nun 219/1. maddesine göre; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." hükmü cari olup, satılan emtiada herhangi bir anlaşmaya veyahut ek taahhüde gerek olmaksızın dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken standart vasıflar bulunmalıdır. Bunların bulunmaması lüzumlu vasıflarda ayıp olarak karşımıza çıkar. Bu nitelikler, bir şeyi normal olarak kullanmaya ve yararlanmaya elverişli kılan niteliklerdir. Aynı zamanda bu ayıbın önemli nitelikte bir ayıp olması gerekir. Bir malın fiziki ya da kimyasal veyahut teknik niteliklerindeki eksiklikler maddi ayıp, malın verimlilik ve gelir getirme kapasitesindeki eksiklikler ekonomik ayıp ve malın mevzuata uymayan nitelikleri nedeniyle ondan yararlanmayı tamamen veya kısmen etkileyen eksiklikler ise hukuki ayıp olarak değerlendirilebilir. (Burak Adıgüzel, Tacirler Arası Ticari Satış, 1. Bası, Adalet Yayınevi, Ankara, Aralık 2020, s. 72, Gaziantep Bölge Adliye mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2023 tarihli, *** Karar sayılı emsal karar ilamı). TBK'nun 219. maddesinde sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır. Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar; a) Ortada bir ayıp bulunmalıdır. Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir. b) Satılandaki ayıp önemli olmalıdır. Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz. c) Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır. Bu konu,TBK'nun 222. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, "Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur." Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir. Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz. d) Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır, e) Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır, f) Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır. Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır. Bu zorunluluklar TBK'nun 223. maddesinde düzenlenmiştir. TBK'nun 223. maddesine göre, "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır." Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür. Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK. m. 23/1.c’ye göre, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü .maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." Bu durumda, TBK. m. 223 burada da uygulama alanı bulacaktır. TBK. m. 225’e göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK'nun 227. maddesinde kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar; -Sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- Yavuz, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9. Baskı, İstanbul, 2011) Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönecek olursak; eldeki davada, taraflar tacirdirler ve dava satıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak açılmıştır. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıdan satın aldığı gübrelerin üzerinde yaptırılan gübre analiz sonucunun etiket beyanına uygun olmadığı, yaptırılan analiz sonuçlarında; Analiz edilecek madde Etiket üzerindeki % miktar Analizde çıkan % miktarı Toplam Azot 15 2 Fosfor 15 2,2 Potas 15 2,1 Kükürt(çinkolu) 15 3,3 Toplam azot 15 2 Amonyum azotu 6 1,6 Üre azotu 9 0,4 Suda çözünür fosfor pentaoksit 15 2,2 Sudaçözünürpotasyumoksit 15 2,5 Suda çözünür kükürt Trioksit 15 5,3 Suda çözünür kükürt Çinko 1 0,001 olduğunun tespit edildiği, bu haliyle gübrelerin ayıplı mal niteliğinde olduğu ve dava konusu gübrelerde tespit edilen ayıbın analiz sonucunda tespit edilmiş olması nedeniyle gizli ayıp niteliği taşıdığı; dava konusu gübrelerin analiz sonucunun olumsuz olması neticesiyle Bursa Tarım Ve Orman Müdürlüğü'nce Tarımda Kullanılan Gübrelerin Piyasa Gözetim ve Denetimi Yönetmeliği kapsamında idari para cezası ve GTS (Gübre Takip Sistemi) üzerinden kesin satış ve durdurma ve toplatılması kararı alındığı, bu gübrelerin mevcut haliyle beklenilen faydayı sağlamayacağı; satın alınan gübrelerin satımı sırasında taahhüt edilen gübrenin vasıfında ve içeriğinde olmadığı yapılan analizler sonucu ortaya çıktığı, bu haliyle gübrelerden yararlanma imkanının bulunmadığı, davacı tarafından davalıya yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulduğu, Bursa İl Tarım Ve Orman Müdürlüğü'nün söz konusu gübreler hakkında kesin nitelikte satışı durdurma, ürünlerin toplatılması kararı verildiği, yine mahkememizce alınan dosya içeriğindeki delillerle uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli Ziraat Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 29/01/2024 tarihli rapor dikkate alındığında davalı tarafından davacıya satılan gübrelerin ekonomik değerinin bulunmadığı, tarımda kullanılanılabilir gübre olmadığı, gizli ayıplı olan bu gübrelerin ekonomik değerinin bulunmadığı, tarlaya atıldığı için iadesinin de mümkün olmadığı, davalının satıcı olarak bu ayıptan sorumlu olduğu, gübrenin üreticisi olmamasının sorumluluğunu bertaraf edemeyeceği, bu gübrelerin satışı karşılığında davacı tarafından davalıya verilen çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile Halkbank Kayseri Şubesi'nden verilme keşidecisi davacı ... Hububat, Bakliyat. Gıda, Enerji, Sanayi, İthalat İhracat Ltd. Şti. olan, davalı ... ürünler İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. emrine keşide edilen, keşide yeri Kayseri, keşide tarihi 30/09/2022 olan, ... çek seri numaralı, 1.269.000,00-TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile Halkbank Kayseri Şubesi'nden verilme keşidecisi davacı ... Hububat, Bakliyat. Gıda, Enerji, Sanayi, İthalat İhracat Ltd. Şti. olan, davalı ... ürünler İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. emrine keşide edilen, keşide yeri Kayseri, keşide tarihi 30/09/2022 olan, ... çek seri numaralı, 1.269.000,00-TL bedelli çek nedeni ile davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 86.685,39-TL harçtan peşin alınan 21.671,35-TL harcın mahsubu ile bakiye 65.014,34-TL harcın davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 21.671,35-TL peşin harç olmak üzere toplam 21.752,05-TL'nın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan 1.073,00-TL tebligat gideri, 109,00-TL e-tebligat gideri, 658,50-TL posta masrafı, 5,00-TL dosya masrafı, 6,75-TL Kep masrafı, 3.070,25-TL talimat posta masrafı ve 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.422,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına, 6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 169.590,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-Davacı tarafça yatırılan teminat bedelinin işbu hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili Av. Sema Terkeşli ihbar olunan vekili Av. Mürsel Tekin'in yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/05/2024 Başkan 37160 E-imzalıdır Üye 153613 E-imzalıdır Üye 216079 E-imzalıdır Katip 102279 E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/866, K. 2024/563, T. 20.05.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-866-e-2024-563-k-9db4a85c94a2