İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/250 E. 2023/1070 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/250
Karar No
2023/1070
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : *** VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan tazminat (sözleşmeden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili ... arasında ... tarihli daire karşılığı iş yapım sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye göre, Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki B bloktan 11. kat, kuzeybatı-güney cephede 22 nolu dairenin müvekkili ... adına teslim ve tescil edileceğinin taraflarca kayıt altına alındığını, davalı şirketin ... tarihli daire karşılığı iş yapım sözleşmesi ile kayıt altına alınan "teslim ve tescil" borcunu yerine getirmemiş olması nedeni ile Kayseri 7. Noterliği'nden 18/09/2012 tarihli ihtarname gönderildiğini, 18/09/2012 tarihinde gönderilen bu ihtarnamede özetle; dava konusu taşınmaz yönünden teslim ve tescil borcunu yerine getirilmesi istendiğini, davalı şirketin vekilleri aracılığı ile gönderi yapılan ihtarnameye 26/09/2020 tarihinde cevap verdiklerini, cevabi ihtarnamede "tescil ve teslim yükümlülüğüne ilişkin" ihtar olunan talepleri kabul etmediklerini bildirdiklerini, bunun üzerine kendilerince; ... Ticaret Turizm Sanayi A.Ş. adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline yönelik dava açıldığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Karar sayısı ile görülen davada, "Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki B bloktan 11. kat, kuzeybatı-güney cephede bulunan 22 nolu bağımsız bölümün davalı ... Ticaret Turizm Sanai A.Ş. adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Durdu oğlu ... adına tesciline" ilişkin davalı şirket aleyhine karar verildiğini ve 17/11/2020 tarihinde anılan kararın kesinleştiğini, davalı ... Ticaret Turizm Sanayi AŞ.'nin kesinleşme tarihinden itibaren davaya konu Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada6 parsel sayılı sayılı taşınmaz üzerindeki B bloktan 11. kat, kuzeybatı-güney cephede bulunan 22 bağımsız bölümün nolu dairenin anahtarını teslime yanaşmaması üzerine, çilingir marifeti ile daireye girildiğini ve 26/01/2021 tarihli tutanak tutulduğunu, davalı şirketin haksız ve hukuki temelden yoksun davranışı nedeni ile, geç teslimden doğan menfi zararın, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 34.000,00-TL'nın teslim tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline yönelik iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu belirterek, ... tarihli daire karşılığı iş yapım sözleşmesine istinaden Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki B bloktan 11. kat, kuzeybatı-güney cephede bulunan 22 bağımsız bölümün nolu dairenin, davacı müvekkiline sözleşmeye aykırı şekilde geç teslim edilmiş olması nedeni ile 18/09/2012 tarihli ihtarnameden, 26/01/2021 tarihli dilekçelerinin ekinde gösterilen tutanağa kadar geçen süre dahilinde, haksız ve hukuki temelden yoksun ve de güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan "menfi zararlarının" mahkemece tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 34.000,00-TL menfi zararın hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararı ile kesin hüküm bulunduğunu, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının sunmuş olduğu 24/04/2007 tarihli iş yapım sözleşmesi incelendiğinde görüleceği üzere tarafların Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki B bloktan 11. kat, kuzeybatı-güney cephede bulunan dairenin teslimi konusunda anlaştıklarını, davacı tarafın sözleşmede üzerine düşen edimleri eksik ve yarım yapmasına rağmen söz konusu 11. kat, 22 nolu dairenin davacının adına tescil edildiğini, tarafların sözleşmeden dönmediklerini davacının menfi zararının bulunmadığını belirterek dava konusu hakkında zorunlu ticari arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılığından davanın usulden reddine, davacının menfi zararının olmaması sebebiyle davanın esastan reddine, dava yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafça; ... tarihli daire karşılığı iş yapım sözleşmesine, Kayseri 7. Noterliği'nin 18/09/2012 tarihli ihtarnamesine, Kayseri 8. Noterliği'nin 26/09/2020 tarihli ihtarnamesine, 26/01/2021 tarihli tutanağa, Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/1613 dosya numaralı ve 2021/96062 arabuluculuk numaralı anlaşmama tutanağına, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar dava dosyasında bulunan tüm delillere ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafça; ... tarihli daire karşılığı iş yapım sözleşmesine, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar dava dosyasına, tanık anlatımlarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyası işbu dosyamız içerisine alınmıştır. Bu dosyanın incelenmesinde; ... tarafından ... Ticaret Turizm Sanayi A.Ş. aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak istemiyle 16/01/2013 tarihinde dava açıldığı, mahkememizce yapılan yargılama sonunda; taraflar arasında düzenlenen 24/04/2007 tarihli ve 19/06/2010 tarihli sözleşmelerin konularının farklı olduğu, 24/04/2007 tarihli sözleşme ile davacının A, B, C bloklarının boya ve badana işini yapması karşılığında 2 adet daire alacağı, 19/06/2010 tarihli sözleşmeye göre ise davacının sadece C bloğun dış yalıtım işini yapması ve karşılığında 7. kat 15 numaralı daireyi alacağı, bu dairenin 60.000,00-Euro değerinde, davacının yaptığı işin ise 26.299,00-Euro tutarında olması nedeniyle davalının daireden dolayı 33.701,00- Euro alacağı olduğu ve bunun davacının 24/04/2007 tarihli sözleşmeden doğan alacağından mahsup edilmesinin kararlaştırıldığı, buna göre 24/04/2007 tarihli sözleşmeden dolayı davacının 2 daire alacağı ve 25.000,00-Euro para alacağı bulunduğu, davalı tarafından delil olarak dayanılan 18/09/2012 tarihli "tutanaktır" başlıklı yazıda B bloktaki inşaatın dış cephe astar ve boyama işinin ... firması tarafından yapıldığı, bu işler karşılığında davalıdan 20.255,08-TL tahsil edildiği belirtilmiş ise de, söz konusu yazının ... tarafından düzenlenmiş olduğu ve işin ... tarafından yapıldığının ispatına yeterli olmadığı ,bunu destekleyen ve ispat edici başka bir delil bulunmadığı, A blok, 6 numaralı dairenin ...'a satışına ilişkin davacının yazılı bir talimatı bulunmadığı, ...'un bankadan aldığı 40.000,00-TL konut kredisinin davalıya ödendiği, tapu kayıtlarında bu dairenin satım bedelinin 3.000,00-TL olduğu, ...'un davalı tanığı sıfatıyla duruşmadaki beyanında bu dairenin alımı konusunda davacıyla anlaşma yaptığını, daire bedeli 40.000,00-TL için bankadan kredi çekerek davalıya ödediğini, 60.000,00-TL'nı davacıya ödediğini belirtmiş ise de, bu paranın davacıya ödendiğine dair herhangi bir delil, belge sunulmadığı, davalı tarafından davacıya teklif edilen yeminin davacı tarafından eda edildiği, bu nedenle 24/04/2007 tarihli sözleşme gereği davacı alacağının 135.000,00-Euro, 19/06/2010 tarihli sözleşme gereğince 26.299,00-Euro olmak üzere toplam 161.299,00-Euro olduğu, C bloktan davacıya verilen daire bedelinin 60.000,00-Euro, 2 adet çek ödemesi 41.188,00-Euro ve 15/05/2017 havale tarihli bilirkişi ek raporunda davacının yaptığı işler nedeniyle icra edilen keşifte saptanan imalat hatalarından dolayı %10 nefaset kesintisi olan 4.500,00-Euro olmak üzere davacının davalıya 105.688,00-Euro toplam borcu bulunduğu, davacının alacaklarından borçları çıkarıldığında (161.299,00-Euro - 105.688,00-Euro = ) 55.611,00-Euro davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle dava konusu taşınmazdaki B blok, 11. kat, 22 bağımsız bölüm sayılı taşınmazın tapu iptali ve tescili isteminde davacının haklı olduğundan söz konusu dairenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, 24/04/2007 tarihli sözleşmeye göre bu dairenin bedeli taraflarca 55.000,00-Euro olarak sabitlendiğinden davacının alacağı olarak yukarıda hesaplanan 55.611,00-Euro'dan adına tesciline karar verilecek olan B blok 22 sayılı daire değeri olan 55.000,00-Euro düşüldüğünde netice olarak davacının bakiye alacağının 661,00-Euro olduğu, dava tarihi itibarıyla alacağının 1.436,94-TL olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin18/10/2017 tarihli, ... Karar sayılı kararı süresi içinde taraf vekillerince istinaf edilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2020 tarihli, ... Karar sayılı karar ilamı ile özetle; "... 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 3-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2017 tarih ve ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 4-Davanın kabulüne, 5-Kayseri İli, Talas İlçesi, Talas Mahallesi'nde kain, 396 ada, 6 no'lu parselde bulunan B blok, 11. kat, 22 no'lu bağımsız bölümün davalı ... Ticaret Turizm ve Sanayi A.Ş. adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Durdu oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 6-50.000,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, ..." ilişkin karar verilmiş, bu istinaf mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2020 tarihli, ... Karar sayılı ilamı ile; "... Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK'nun 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına" karar verilmiş ve onama üzerine hükmün 17/11/2020 tarihinde kesinleştiği izlenmiştir. Talas Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazına tapu kayıtları getirtilmiştir. Yargılama sırasında davalı tarafından gösterilen tanık *** mahkememizde usulünce dinlenmiştir. Davalı tanığı *** duruşmada; "Ben Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi'nde bulunan ... Yağmur Evler Sitesi'nde apartman yöneticiliği yaptım. Benim bildiğim ..., ... Firması'nda boya badana işleri yapmış, bu işleri daire karşılığında almış. Bu dairenin tapusunun verilmesi için de mahkemeye dava açmış ve sonunda bu davayı kazanmış. ..., bu davayı kazandıktan sonra benim apartman yöneticisi olduğum dönemde apartmana avukatı ile beraber geldi. Mahkeme kararı ile kazandığı daireye dairenin teslimi için çıktık. Dairenin içini gezdik. Banyoda ters tavan uygulamasının plastik kısmı yere düşmüştü. Bu ters tavan uygulamasında kullanılan plastik silikonla yapışmadığı işin rüzgar olduğunda sallanıyor. Bizim dairelerde de sallanıyordu. Ama kırılmamıştı. Onun dışında dairede bir eksiklik kusur yoktu. Dosya içerisinden bana gösterdiğiniz 26/01/2021 tarihli tutanakta ismimin altında bana atfen atılı imza benim imzamdır. Ben kapı açıldıktan sonra daireye gittiğim için çilingir mi kapıyı açtı orasını bilmiyorum. Gittiğimde dairede 4-5 kişi vardık. Tutanak içeriğinde yazılı olanlar doğrudur. Tutanakta banyo çökmüş ifadesi banyodaki kaplama plastik malzemeden yapılma ters tavanın düşmesidir. Boyada sıkıntı olmuş o yüzden aralarında ihtliaf çıkmıştı. Benim kendi evimde de gözle görülen hafif boya hataları vardı. Sonra bunları ben yaptırdım. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmalarının tespiti için dava konusu olan Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel, B blok, 11. kat, 22 nolu daire üzerinde keşif icrasına, refakata resen seçilecek bir fen bilirkişisi ve bir gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişinin alınmasına, HMK'nun 273. maddesi uyarınca fen bilirkişisine dava konusu yer üzerinde keşif incelemesi yapılıp yapılmadığı konusunda, gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiye ise 26/09/2012 tarihinden 26/01/2021 tarihine kadar yukarıda sözü edilen 22 nolu dairenin mahalli piyasa rayiç kira bedellerinin 26/01/2021 tarihinden başlamak üzere ay ay tespiti, yine yapılacak hesaplamada alternatifli olarak 26/01/2021 tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık dönemin ayrıca belirtilerek ve raporda gösterilerek 5 yıllık kira bedeli toplamının ayrıca hesaplanması konularında rapor tanzimi için yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Sözü edilen bu ara kararı doğrultusunda 24/02/2023 tarihinde mahkememizce bir gayrimenkul değerleme uzmanı mimar bilirkişi ve fen bilirkişisi refakate alınarak mahallinde usulünce keşif icra edilmiştir. Fen Bilirkişisi *** tarafından düzenlenen 25/02/2023 havale tarihli raporda özetle; "Davaya konu olan taşınmaz, zeminde de 396 ada, 6 parsel, B blok içerisinde, 11. katta, 22 numaralı bağımsız bölüm olarak tespit edilmiş olup B blokta bağımsız bölüm numaralandırma hatasına rastlanmamıştır. Ana taşınmaza ait kat irtifakı kurulduğu 396 ada, 6 parsel, 22 nolu bağımsız 9/8/2007 tarihinde 5088 yevmiye ile ... adına tescil edildiğini, daha sonra taşınmazı 2/7/2010 tarihinde 4104 yevmiye ile ... Ticaret Turizm ve Sanayi Anonim Şirketi mülkiyet edinmiştir. ... Ticaret Turizm ve Sanayi Anonim Şirketi iş bu taşınmazı 26/01/2021 tarihinde 1472 yevmiye ile ...'e sattığı görülmüştür. ...'de bu taşınmazı Ali Küçükalemdar'a 9/6/2021 tarihinde 5663 yevmiye ile Ali Küçükalemdar'a sattığı tapu kütüğünde yapılan incelemelerde tespit edilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Mimar Hatice Bozkurt tarafından düzenlenen 02/03/2023 tarihli raporda özetle; "26/09/2012 tarihinden 26/01/2021 tarihine kadarki kira bedeli alacağının 62.668,37-TL 26/01/2021 tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre için kira bedelinin 43.097,05-TL olduğu" belirtilmiştir. Davacı vekilinin 02/03/2023 tarihli rapora karşı beyan ve itirazları üzerine HMK'nun 281/2. maddesi uyarınca dava dosyasının rapor veren gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiye tevdine, davacı vekilinin 02/03/2023 tarihli rapora karşı beyan ve itirazlarının incelenerek itirazları karşılar şekilde ve kira bedellerinin ay ay belirlenmesi sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı ek rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Gayrımenkul Değerleme Uzmanı Mimar bilirkişi *** tarafından düzenlenen 12/05/2023 tarihli raporda özetle; "26/09/2012 tarihinden 26/01/2021 tarihine kadarki kira bedeli alacağının 62.668,37-TL, 26/01/2021 tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre için kira bedelinin 43.097,05-TL olduğu" belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinde iş bedeli olarak kararlaştırılan dairenin geç teslimi nedeniyle kira alacağı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Tarafların uyuşmazlık noktaları ana başlıklarıyla; iş yapım sözleşmesine aykırılık nedeni ile davacının zararı olup olmadığı, varsa talep edilen zararın menfi zarar mı yoksa müsbet zarar mı olduğu, bu davada zorunlu arabuluculuk dava şartının sağlanıp sağlanmadığı, ayrıca kesin hüküm itirazının ve zaman aşımı def'inin haklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır. Davacı vekili tarafından verilen 19/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde 26/12/2015 tarihi ile yukarıda bahsedilen dairenin fiili tahsil tarihi olan 6/01/2021 tarihi arasındaki dönem için toplam 45.494,22-TL kira kaybı zararı talep edildiği görülmüştür. Davacı tarafça 19/10/2023 tarihli sayman mutemedi alındı belgesi ile 269,85-TL ıslah harcının yatırılmış ve ıslah dilekçesin bir örneği davalı tarafa usulünce tebliğ edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen "eser sözleşmesi" yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde "eser" ve "bedel" olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Öte yandan taraflar arasındaki sözleşmenin edimlerin geç ifası nedeniyle uğranılan zarar iddiasına dayanıldığından bu hususlara ilişkin kavram ve hükümlerin açıklanmasında fayda vardır. Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Borcun ifa edilmemesi hâli, somut olayda sözleşme tarihinde yürürlükte olan TBK'nun 112 ilâ 126 ncı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür" (TBK md.112). Esas itibariyle zarar, mal varlığında meydana gelen eksilmedir; fakat bu eksilme sahibinin iradesi dışında veya hiç olmazsa rızası bulunmaksızın meydana gelmiş olmadıkça zarar sayılmaz (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C. I, s. 1247). Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir. Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Hâluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426-427; Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır. Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, İstanbul 2010, s. 482). Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulu'nun 07/06/2022 tarihli ve ... Karar sayılı kararında da değinilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında 24/04/2007 tarihli daire karşılığı iş yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmede davacı taşeron, davalı ise yüklenici konumundadır. bu sözleşmeye göre, Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki A, B ve C bloktaki 75 daire ve müştemilatlarından ibaret inşaatın tüm boya ve badana işlerinin davacı taşeron tarafından yapılması karşılığında davalı ise yüklenicinin aynı yerden iki adet daireyi davacıya iş bedeli olarak vermeyi taahhüt ettiği görülmektedir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda Kayseri İli, Talas İlçesi, Talas Mahallesi'nde kain, 396 ada, 6 no'lu parselde bulunan B blok, 11. kat, 22 no'lu bağımsız bölümün davalı ... Ticaret Turizm ve Sanayi A.Ş. adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Durdu oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ve bu hüküm 17/11/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Eldeki davada davacı, az yukarıda söz edilen dairenin davalı tarafından kendisine geç teslim edilmesi nedeniyle kira kaybı zararının oluştuğu iddiası ile kira tazminatı istemektedir. Dosya içine sunulan Kayseri 7. Noterliği'nin 18/09/2012 tarihli ihtarnamesi ile davacı taşınmazın tapudan devrinin yapılmasını davalıya ihtar etmiştir. Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun *** arabuluculuk numaralı anlaşmama tutanağında arabuluculuk konusu edilen uyuşmazlığın "... tarihli daire karşılığı iş yapım sözleşmesine göre; Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan B blok, 11. Kat, 22 numaralı bağımsız bölümün, sözleşmeye aykırı olarak, davacıya geç teslim edilmiş olması nedeni ile ihtar tarihi olan 18 Eylül 2012'den başlamak üzere teslim tarihi olan 26/01/2021 tarihine kadar geçen süre dahilinde, sözleşmeye aykırılık nedeni ile geç teslimden doğan ''müspet zararın'' ve ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsili talebimiz hakkında" olduğu belirtilmiştir. Dava dilekçesinin talep sonucunda "... tarihli daire karşılığı iş yapım sözleşmesine istinaden Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel sayılı taşınmazda bulunan B blok, 11. kat, 22 numaralı bağımsız bölümün davacı müvekkilime sözleşmeye aykırı şekilde geç teslim edilmiş olması nedeni ile 18/09/2012 tarihli ihtarnameden, 26/01/2021 tarihli dilekçemizin ekinde gösterilen tutanağa kadar geçen süre dahilinde, haksız ve hukuki temelden yoksun ve de güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan "menfi zararlarımızın" mahkemenizce tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 34.000,00-TL menfi zararın hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalı şirketten tahsiline" yazdığı görülmekle; davacı vekiline HMK'nun 31. maddesi gereği davaya konu ettiği zararın ne veya neler olduğunu açıklaması, birden fazla kalem zararı varsa dava dilekçesinde talep edilen 34.000,00-TL toplam talepten her bir kalem için ne kadar istediklerini açıklaması istenmiştir. Davacı vekili tarafından verilen 27/10/2022 tarihli beyan dilekçesi ile "... Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi, ... pafta, 396 ada, 6 parsel, B blok, 11. kat, 22 numaralı bağımsız bölümün, ihtar tarihi olan 18/09/2012 tarihinden teslim tarihi olan 26/01/2021 tarihine kadar geçen sürede sözleşmeye aykırı olarak geç tesliminden doğan müspet zararın ve faizinin tahsili hakkındadır. ... Sözleşmeye uyulması halinde 22 numaralı bağımsız bölüm eğer kiraya verilmiş olsaydı hasıl olacak kira gelirinin bilirkişi marifeti ile hesaplanarak hüküm altına alınması şeklindedir. ..." ifadeleriyle talebini açıklamıştır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Dava dilekçesi, talep açıklama dilekçesi ile arabuluculuk numaralı anlaşmama tutanağı içeriğine göre eldeki davanın iş bedeli olarak verilmesi kararlaştırılan dairenin geç teslimi nedeniyle kira geliri kaybından kaynaklanan müspet zarar istemine ilişkin olduğu değerlendirilmiştir. Bu yönü ile eldeki davada zorunlu arabuluculuk dava şartının sağlandığı kanaati ile davalının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Davalının zamanaşımı def'inde bulunduğundan buna ilişkin uyuşmazlığın çözümlenmesi için "zamanaşımı" kavramı üzerinde durulmalıdır. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 125-140. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 146-161.) maddelerinde düzenlenmiş bulunan zamanaşımı, alacak hakkının, belli bir süre kullanılmaması yüzünden "dava edilebilme" niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir. Borcun zamanaşımına uğramasıyla, borç (alacak) sona ermez, sadece alacaklının dava yoluyla alacağını elde etme olanağı, "alacağın dava edilebilme niteliği" ortadan kalkar. Zamanaşımına uğramış bir borç, ifa edilebilen, fakat dava edilemeyen eksik bir borçtur. Zamanaşımına uğramış borç ifa edilirse, ifa geçerlidir, bir bağışlama veya alacaklı yönünden bir "sebepsiz zenginleşme" söz konusu değildir. Borçlu, borcun zamanaşımına uğradığını bilmediğini, bu nedenle hataen (yanılarak) ödemede bulunduğunu ileri sürerek verdiğini geri isteyemez (BK m. 62; TBK m. 78/2). Zamanaşımı hukuki açıdan "def'i" (kişisel savunma nedeni) niteliğindedir. Borçlu borcunu ifadan kaçınmak istiyorsa, zamanaşımı def’inde bulunup, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava edilebilme niteliğini kaybettiğini ileri sürebilir (BK m. 140; TBK m. 161). BK m. 140’da açıkça belirtildiği üzere, "zamanaşımı ileri sürülmezse, hakim bunu kendiliğinden gözönüne alamaz". Bir alacağın zamanaşımına uğraması yani alacağın "dava edilebilme" niteliğini kaybetmesi için, "zamanaşımı süresi"nin geçmesi gerekir. TBK'nun 146. maddesi: "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmünü içermektedir. TBK'nun146. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi genel bir süre olup, maddede de ifade edildiği üzere aksine bir hüküm bulunmadığı hallerde bütün alacaklar için geçerlidir. Aksine hükmün bulunduğu hallerden birisi bu maddeyi takip eden TBK'nun 146. maddesinde (BK'nun 126. maddesinde) düzenlenmiştir. Anılan maddede beş yıllık zamanaşımına tabi olan alacaklar altı bent halinde hükme bağlanmıştır. Dava konusu alacak, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup TBK'nun 147/6. ( BK'nun 126/IV.) maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunmaktadır. TBK'nun 149. maddesine (BK m. 128) göre, sözleşmeden doğan alacaklarda "Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar". Borcun yerine getirilmesi bir süreye bağlanmamışsa, borcun doğumu ile birlikte alacak "muaccel" olur (BK m. 74; TBK m. 90) ve borcun doğumu ile birlikte zamanaşımı işlemeye başlar". Sözleşmeden doğan borçlarda zamanaşımının işlenmeye başlaması için alacağın muaccel (istenebilir) olması yeterlidir. Alacaklı, alacağının varlığından haberdar olmasa dahi, alacağın muaccel olmasıyla birlikte, zamanaşımı süresi işler. Borcun ifası bir süreye bağlanmışsa, alacak, sürenin dolması ile, ifa gününün gelmesiyle muaccel olur ve o günden itibaren zamanaşımı işler. Bir borç ilişkisinden (örneğin kira sözleşmesinden) muacceliyet tarihleri farklı, aynı nitelikte birden çok borç doğmuşsa, zamanaşımı her alacak için o alacağın istenebileceği tarihten itibaren işlemeye başlar. Alacağın muacceliyeti, alacaklının bir bildirimine (ihbarına) bağlı ise, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işler (BK m. 128; TBK m. 149/2). Taliki (erteleyici) şarta bağlı borçlarda zamanaşımı, şartın gerçekleştiği, bu suretle alacaklının borcun ifasını isteyebileceği tarihten itibaren işlemeye başlar. Buna karşılık, infisahi (bozucu) şarta bağlı borçlarda, şarta rağmen zamanaşımı işler. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay, sözleşme, taraflar arasındaki noter ihtarları, tanık anlatımları, banka dekontu, delil tespiti dosyası, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyası icra edilen keşif ve bilirkişi rapor ve raporu ile diğer tüm deliller değerlendirildiğinde; Kayseri 8. Noterliği'nin 26/09/2020 tarihli ihtarnamesi ile davacının 24/04/2007 tarihli sözleşme uyarınca yaptığı iş karşılığı verilmesi taahhüt edilen taşınmazların tapu kaydının tebliğ tarihinden itibaren 5 iş günü içinde adına tescilinin yapılmasını davalıya ihtar ettiği, bu ihtarnamenin davalıya 20/09/2012 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 5 iş günü eklendiğinde davalının 29/09/2012 tarihinde temerrüte düştüğü, dosya içine sunulan 26/01/2021 tarihli tutanakta Kayseri İli, Talas İlçesi, Talas Mahallesi'nde kain, 396 ada, 6 no'lu parselde bulunan B blok, 11. kat, 22 no'lu bağımsız bölümü davacının aynı tarihte fiilen teslim aldığı, görülen davada davalının zamanaşımı def'inin bulunduğu, dava konusu alacağın, eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle TBK'nun 147/6. (eski BK'nun 126/IV.) maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu nedenle dava tarihinden geriye doğru ilk 5 yıldan öncesine ait alacak bakımından davalının zamanaşımı def'inin haklı olduğu, davacı tarafından 19/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde 26/12/2015 tarihi ile yukarıda bahsedilen dairenin fiili tahsil tarihi olan 6/01/2021 tarihi arasındaki dönem için toplam 45.494,22-TL kira kaybı zararı talep edildiği, bunun 100,03-TL'lık kısmının zaman aşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle istenemeyeceği, basit hesap hatası mahkememizce düzeltilmek suretiyle benimsenen ve hükme esas alınan Gayrımenkul Değerleme Uzmanı Mimar bilirkişi Hatice Bozkurt tarafından düzenlenen 12/05/2023 tarihli raporuna göre bakiye 45.394,19-TL'lık kısım yönünden davacının haklı olduğu değerlendirilerek, açılan davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. İzah edilen tüm nedenlerle aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 523,98-TL'nın 26/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 523,98-TL'nın 26/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 523,98-TL'nın 26/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 523,98-TL'nın 26/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 523,98-TL'nın 26/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 523,98-TL'nın 26/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 523,98-TL'nın 26/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 523,98-TL'nın 26/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 533,31-TL'nın 26/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 620,13-TL'nın 26/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 906,32-TL'nın 26/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 928,53-TL'nın 26/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 1.068,58-TL'nın 26/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 1.068,58-TL'nın 26/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 1.068,58-TL'nın 26/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 1.068,58-TL'nın 26/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, 1.068,58-TL'nın 26/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte olmak üzere toplam 45.394,19-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 3.100,87-TL nisbi karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 580,64-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 269,85-TL sının mahsubu ile bakiye 2.250,38-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) 1.317,10-TL'nın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bakiye 2,90-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 580,64-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve 269,85-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 931,19-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 95,50-TL e-tebligat gideri, 34,00-TL tebligat gideri, 0,75-TL KEP masrafı, 500,00-TL keşif araç ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi bilirkişi olmak üzere toplam 3.630,25-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap edilen 3.622,26-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 5 adet e-tebligat gideri 50,00-TL'dan oluşan yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap edilen 0,11-TL'nın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince davanın reddedilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 100,03-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2023 Katip *** E-imzalıdır Hakim *** E-imzalıdır

Atıf: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/250, K. 2023/1070, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/kayseri-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-250-e-2023-1070-k-c9da4f599cca