İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/939 E. 2024/746 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/939
- Karar No
- 2024/746
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/939 Esas KARAR NO : 2024/746 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu... İcra Dairesi... Esas sayılı dosyasında alacaklı görünen (davalı )...Döküm Malzemeleri A.Ş.'nin talebi ile, müvekkili şirkete, İİK madde 89 gereği, 3. Haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini, icra dosyasında daha önce gönderilen 1. ve 2. Haciz ihbarnamelerinin, e-tebligat marifetiyle gelmesi, muhasebe çalışanının haber vermemesi, müvekkil şirket yöneticisinin bunlardan zamanında haberdar olamaması sebebiyle, süresinde ilk iki ihbarnameye itiraz edilemediğini, tebliğ edilen 3. Haciz ihbarnamesine karşı işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, İcra dosyasında borçlu görünen... A/S isimli firmaya, haciz ihbarnamesi tebliğ edildiği tarihte, bir borçlarının olmadığını ve adı geçen firmanın müvekkilinde alacağı veya malı da bulunmadığını, bu nedenlerle haciz ihbarnamelerini kesinlikle kabul etmediklerini, 3. Haciz ihbarnamesi tebliğ edildikten sonra müvekkiline yaptığı araştırmada, icra dosyasında borçlu görünen yurt dışı (... A/S) firmasının, alacaklı görünen (davalı) ... Döküm Malzemeleri Anonim Şirketinde herhangi bir borcu olmadığını, takip konusu edilmiş alacak iddiasının gerçek olmadığını, yurt dışında bulunmalarından faydalanılmak istenildiğini ve hatta bu icra dosyası nedeniyle kendilerinin de dava haklarını kullanacaklarını öğrendiklerini, bu sebeplerle, borçlu görünen yurt dışı firmasının dosya numarası bildirilecek olan menfi tespit davasının sonucu işbu davayı etkileyeceğinden, neticesinin beklenilmesi ve değerledirilmesini talep ettiklerini, dava dışı olan takip borçlusunun, takip alacaklısı aleyhine İcra ve İflâs Kanunu 72. maddesine dayalı bir menfi tespit davası açmasına yasal engel olmadığını, borçlunun, takip alacaklısına açtığı/açacağı bu nitelikteki bir menfi tespit davasını kazanması halinde, üçüncü kişide mevcut olduğu iddia edilen para üzerinde haciz kalkar. Bu halde, üçüncü kişinin, takip alacaklısına karşı İcra ve İflâs Kanunu 89/3’e dayalı açmış olduğu menfi tespit davası konusuz kalır. [ Ahmet Cahit İYİLİKLİ, “Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Mal, Hak ve Alacaklarının Haczi”. Ankara 2011, s.65; Kuru, (Alacakların Haczi), s.77.]Üçüncü kişinin açacağı menfi tespit davasında yetkili mahkeme İİK 89/3 gereği takibin yapıldığı ya da üçüncü kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğundan, müvekkilin ticari faaliyet adresi İzmir ilinde olup; adı geçen İcra dosyasında borçlu görünen... A/S isimli firmaya müvekkilin borçlu olmadığının tespiti için sayın mahkemeye başvuru zorunluluğu doğan ve açıklanan hukuki ve maddi gerekçeler ile resen gözetilecek nedenlerle fazlaya dair her türlü dava, şikayet, talep ve diğer tüm yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu görünen... A/S Firmasının, alacaklı görünen... Döküm Malzemeleri A.Ş.'ne söz konusu icra dosyasından ötürü borçlu olmadığının tespitine ilişkin dava dosyasının yasal sonucuna göre, huzurdaki davanın esasına girilmesini ve neticeten 3. kişi müvekkilin, dava dışı ...A/S isimli firmaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, verilecek kararın adı geçen icra dosyasına bildirilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : 1-İstanbul Anadolu... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, 2-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasında borçlu görünen... A/S firmasının ... Döküm Malzemeleri Anonim Şirketinin alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasında davacı aleyhinde başlatılan icra takibinde davacının dava dışı... A/S isimli firmaya borçlu olmadığının tespiti taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yeterli görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir. Dosya incelendiğinde; İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının dosyamız davalısı ... Döküm Malzemeleri Anonim Şirketi, borçlunun ... A/S olduğu 30.731,53 EURO , takip tarihi fatura ile 934,58 EURO işlemiş faiz ile 31.666,11 EURO olmak üzere toplam 31.666,11 EURO toplam alacak alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, üçüncü şahıs olarak ... Metalürji Makina Kimya Sanayi ve Ticaret Şirketine 'a ihbarname gönderildiği görülmektedir. İİK'nın 89. maddesi ; "Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir...." şeklindedir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından somut olayda davanın tarafları konusu ve davacı talebinin değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından İİK 89/3 maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürede haciz ihbarnamesine konu böyle bir alacağının bulunmadığını ispatlamak, üçüncü haciz ihbarnamesi ile zimmetinde sayılan borcu ödemekten kurtulmak için eldeki dava açılmıştır. İİK 89/3 maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında TTK 4. maddesinde belirtilen ticari dava mevcut değildir. Bu durumda görev genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'nindir. Söz konusu tespitler İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/1417 Esas 2019/1334 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtilmiş ve görevin Asliye Hukuk Mahkemesi'nde olduğu teyit edilmiştir. Davaya bakma görevinin genel mahkeme olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması, HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2- Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3- 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE, 4- Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE, 5- Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan incelemede karar verildi. . 22/11/2024 Katip... ¸e-imza Hakim ... E imza