İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/94 E. 2025/408 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/94
Karar No
2025/408
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/94 Esas KARAR NO :2025/408 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/02/2025 KARAR TARİHİ:03/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın 18.10.2024 tarihinde ... Şubesi, 07.02.2025 keşide tarihli, 500.000 TL Bedelli, Keşidecisi ... Gıda San Ve Tic A.Ş olan, ... seri numaralı çek ve peşi sıra iki adet çeki... adına yazdığını, bu işlemin ardından ilgili çekleri alacaklının adresine göndermek için çalışanlarından birine teslim ettiğini, firma çalışanının ilgili çekleri ... Şubesi’ne teslim ettiğini, bu teslimin ardından 22.10.2024 günü müvekkili firma ve çek lehtarı aranak çek bilgileri teyit edilmeye çalışılması ile ilgili çekin çalındığını fark ettiklerini, ... Şubesi ile iletişime geçen müvekkilinin kendisine ulaşan kamera kaydından anlaşılacağı üzere barkod okutularak konulması gereken pusete barkodlar okutulmadan konulduğunu ilgili çeklerin kaybolduğu bilgisi verildiğini, iş bu çeklere ilişkin olarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas dosyası ile çek yaprağının iptali talepli olarak... tarafından dava açıldığını, bununla birlikte yine müvekkili tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2024/... Soruşturma numarası ile çeklerin teslim edildiği kargo firmasından ve çekler kimin eline geçtiyse o kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili firmanın 07.02.2025 günü ilgili bankadan ekte sureti sunulan şekilde çekin takas yolu ile bankaya sorulduğunu öğrendiğini, bu noktada alınmış olan gerek ödeme yasağı kararı gerekse savcılık nezdinde yazılmış olan yazı sebebi ile ilgili çeke herhangi bir işlem yapılmadığı şuan için bilinmediğini, şekil şartları bakımından tam ve geçerli olan ve fakat önemli bir kısmı, yukarıda açıklamaya çalıştıkları nedenlerle bedelsiz kalmış olan söz konusu çekin, karşı tarafça takibe konması konusunda haklı endişelerinin olduğunu, bu nedenle, haklarında herhangi bir takip açılmadan önce, işbu menfi tespit davasını açmak zorunluluğu doğduğunu, gösterecekleri teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı tarafların eline geçmiş olan söz konusu çekin, bedelsiz kaldığının tespiti ile karşı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı ... Şirketler Grubu İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile firmaları arasında doğrudan bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, taraflarına ulaştırılan kıymetli evrak niteliğindeki çekin, ciosal silsile yoluyla taraflarına ... İnşaat LTD. ŞTİ.firmasından intikal ettiğini, söz konusu çekin, firmaları mal teslim ettiği bu firma tarafından, teslim edilen ürünlerin karşılığı olarak alındığını, şirketin 22.01.2025 tarihinde ... firmasına iç dekorasyon, parke, banyo dolayı vb.inşaat malzemeleri satış yaptığını, bu satışlara ilişkin toplam bedeli 1.704.228,00 TL olan iki adet fatura düzenlendiğini, ürün teslim tutanakları ve fatura suretlerinin dosya ekinde sunulduğunu, davacı tarafça 500.000 TL bedelli, 07.02.2025 keşide tarihli, ... seri numaralı çekin çalındığı ve MNG Kargo aracılığıyla gönderim sırasında kaybolduğu iddia edildiğini, ancak bu iddiaların soyut olduğunu, herhangi bir somut dayanağa bağlanmadığını, değerli evrakların kargo gibi özen gösterilmesi gereken bir sistemle usulüne aykırı şeklide gönderilmesi, ticari hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, davacı tarafın iddialarının soyut, çelişkili ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, çekin firmalarına yasal yollarla, ciro silsilesi ile ulaşmış olduğu, taraflarına mal teslim ve fatura düzenlenmesi suretiyle karşılıklı ticaret ilişkinin oluşması nedenleriyle davacının menfi tespit davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Soruşturma sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları celp edilerek dosya arasına alındı. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Dava, sıralı iki çek nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" kenar başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesinin yer aldığı, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31.maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresinin “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği bilinmektedir. Dava konusu uyuşmazlığın menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından Mahkememizce düzenlenen 11/02/2025 tarihli tensip tutanağının 18.ara kararı ile "Davacı vekiline; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulup başvurulmadığının bildirilmesi, başvurulduysa arabuluculuk son tutanağı aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dosyaya sunmak üzere 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi ve HMK 115/2 maddeleri gereği 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin sürede sunulmazsa davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, (ihtaratın iş bu tensip tutanağının tebliği ile yapılmış sayılmasına,) " şeklinde karar verildiği, tensip tutanağının davacılar vekiline 16/02/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından arabuluculuk tutanağının sunulmadığı, ancak anılan düzenleme ile 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31.maddesiyle menfi tespit davalarının da arabuluculuk kapsamına dahil edildiği anlaşılmaktadır. Davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa başvurulmamış durumdadır. Bu dava şartının yasanın emredici düzenlemesi karşısında sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olarak kabulü de mümkün değildir. Bu nedenle dava öncesi dava öncesi arabuluculuk nihai tutanağı mevcut olmadığından dava şartı eksikliğinin bu aşamada giderilmesi mümkün değildir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2021/3187 Esas 2021/762 Karar). Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde de belirtilmiş olduğu üzere belirtilen eksiklik, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddini gerektirmektedir. Bu nedenle yapılan açıklamalar karşısında, davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-6102 sayılı TTK m.5/A, 6325 sayılı HUAK m.18/A-f.2, HMK m.114/f.2, HMK m.115/f.2 hükümleri karşısında davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 8.538,75-TL peşin harçtan mahsubu ile, fazla olan 7.923,35-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.287,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/94, K. 2025/408, T. 03.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-94-e-2025-408-k-b770760ac736