İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/314 E. 2024/463 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/314
Karar No
2024/463
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/314 Esas KARAR NO : 2024/463 DAVA : Menfi Tespit (Araç Satım Sözleşmesi Nedeniyle Düzenlenen Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2024 KARAR TARİHİ : 04/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Araç Satım Sözleşmesi Nedeniyle Düzenlenen Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından İzmir ... İcra Dairesi... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibe konu alacakların hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığı gibi davalıyı da tanımadığını, müvekkilinin, kendisini ... Otomotiv.. Şirketinin sahibi ve yetkilisi olarak tanıta... isimli şahıs ile araç alım satımı konusunda anlaştığını ve... isimli şahit huzurunda sözleşme imzaladıklarını, sözleşmede;... plakalı aracın 13/07/2023 tarihinde ödemeli olarak 84.500 Amerikan Doları bedelle davacıya satıldığının, satışa teminat olarak Antalya İli, Manavgat İlçesi,...Mahallesi,...parselde bulunan 2. kat 5 numaralı dairenin üzerine 1.605.000 TL bedelle, ödeme tarihi 13/07/2023 olan ipotek konulacağının, ödemenin 18/05/2023 tarihinde yapılması durumunda aracın bedelinin 80.000 Amerikan Doları olarak ödeneceğinin, satıcı veya alıcının herhangi bir sebeple ticaretten vazgeçmesi durumunda vazgeçen tarafın, karşı tarafa 25.000 Amerikan Doları cezai şart ödemeyi koşulsuz şartsız kabul ettiğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra ipoteğin tesis edilip aracın davacının kullanımına bırakıldığını, 2023 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında dövizin aşırı artış göstermesi üzerine, sözleşme tarihinde 84.500 Amerikan Dolarını ödeme konusunda zorlanabileceğini düşünen müvekkilinin durumu ...a bildirdiğini ve seçenekler sunduğunu, müvekkilin teklifine olumlu veya olumsuz bir yanıt vermeyen ...'ın, yanında bulunan 3 kişi ile birlikte müvekkilinin ikametine gelerek küfür, tehdit ve hakaretler de bulunarak aracın anahtarlarını istediğini, müvekkilinin vermemesi ve polisi arayacağını beyan etmesi üzerine gelenlerin silah göstererek tehditte bulunduklarını, bu kişilerin kendisine zarar vereceğinden korkarak hayatı için endişe ve paniğe kapılan müvekkilinin, aracın anahtarlarını teslim etmek zorunda kaldığını, şahıslardan birisinin boş senet getirdiğini, hayatı için endişeye kapılan müvekkilinin boş senedi imzalamak zorunda kaldığını, müvekkilinin hayatı için endişe içerisinde bulunduğundan herhangi bir ihbarda ve şikayette bulunmadığını, 03/08/2023 günü müvekkiliyle görüşen...n zararları ile ilgili takip başlattıklarını ve teminat yatırdıklarını, yatırdıkları teminatı geri almak için dilekçe vermesi gerektiğini, aksi halde sonuçlarının neler olabileceğinin bildiğini söyleyip, hazırladıkları dilekçeyi müvekkiline imzalattırarak Manavgat ... İcra Müdürlüğü kanalı ile İzmir... İcra Dairesine gönderilmesini sağladığını, Manavgat... Noterliğinin 09/08/2023 tarih,... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile müvekkili tarafından araç alım ve satımı hususunda yetkilendirilen ...ın,... Otomotiv.. Şirketi tarafından ve müvekkili tarafından verilen vekaletleri kullanarak...plakalı aracı 10/08/2023 tarihinde müvekkili adına devraldığını ve aynı gün... isimli kişiye sattığını, müvekkilinin bu işlemlerden haberi olmadığı gibi... tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kendisine boş olarak imzalattırılan senedin doldurularak yeniden 1.605.000 TL borçlandırıldığını, alacaklı kısmına da hiç tanımadığı davalının adının yazıldığını, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... değişik iş ve karar sayılı karar sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararının İzmir... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, taşınmaz kayıtlarına, banka ve posta çeki hesaplarına haciz konulduğunu öğrendiğini, müvekkilinin, davalıyı hayatında hiç görmediğini, davalı ile ticari veya hukuki hiçbir ilişkisinin olmadığını, davalı ile ... ve birlikte hareket ettikleri diğer şüpheliler hakkında yağma, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulduklarını, müvekkilinin taşınmazına konulan ipotek kaldırılmadığı gibi, senet doldurulurken alacak miktarının, ipotek miktarı ile aynı olacak şekilde 1.605.000,00 TL olarak yazıldığını, müvekkilinin aynı gün hem ipotek verip, hemde aynı bedelli senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının soruşturma dosyasında alınan beyanında; müvekkilini tanımadığını, müvekkilinden senet almadığını ve herhangi bir alacağının bulunmadığını kabul ettiğini, müvekkilinin yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirmiş, öncelikle davaya konu icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, aksi halde İİK’nun 72(3). maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin, davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 22/07/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; soruşturma dosyasında davalı ile ...'ın savunmalarının alındığını, davalının savunmasında; müvekkilini tanımadığını, müvekkilinden senet almadığını ve herhangi bir alacağının bulunmadığını, ...'dan olan alacağına istinaden senedi aldığını, senede ciro koymasını istediğini, ancak şirket kaşesi yanında olmadığından başka sefer kaşe ve ciro yapacağını söyleyerek bırakıp gittiğini beyan ettiğini, ...'ın savunmasında; senedi müştekiden araç satış sözleşmesi ve ipotek tesisi ile beraber aldığını, borcu nedeni ile senedi önceden teslim ettiği mobilya işleri yapan ... aracılığı ile icra takibine konu ettiğini beyan ettiğini, ... tarafından delil olarak sunulan senede ilişkin whatsapp görüntüsünden bononun zorunlu unsurlarından lehdar isminin bulunmadığının görüldüğünü, TTK'nun 680(1) maddesi hükmü uyarınca açık bonoda daha geniş istisna yaratıldığını, bunun sebebinin açık bononun devri sırasında devralanın dikkat sarf etmesi ve sorgulaması gereken bir durumun varlığı olduğunu, bazı unsurları eksik bir bonoda devralanın daha dikkatli olması gerektiğini, kanunun, kişisel defilerin devralanlara ileri sürülmemesini dengelemek için devralanın doldurma anlaşmasını, bedelin nasıl doldurulacağını ve benzeri hususları araştırmasını zımnen istediğini, devralanın açık bonoyu sorgulamamasının ağır kusuruna yol açabileceğini, devralanın bu araştırmayı yaparken her şeyi tam ve doğru öğrenmesinin gerekmediğini, doldurma anlaşmasının yazılı olmayabileceğini, ancak devralanın araştırmasının yeterli olduğunu, bu hükümle kanunun üçüncü kişinin sorumluluğunun kapsamını genişlettiğini, davaya konu senedin zorla alınmadığının kabul edilmesinde dahi ...'ın savunmasında, senedi davacıdan araç satış sözleşmesi ve ipotek tesisi ile beraber aldığını kabul ettiğini, müvekkilinin taşınmazına konulan ipoteğin kaldırılmadığı gibi satışı yapılan aracın satış bedelinin müvekkiline ödenmediğini, ...'ın savunmasında satış bedelini ödemediğini, davacının aracın satışından elde edilen paranın uhdesinde kalmasını isteyerek bakiye bedel için kırk beş gün süre istediği şeklinde beyanı ile ikrar ettiğini, tüm deliller ve beyanlar dikkate alındığında davalının senedi alacağına istinaden aldığınını beyan etmişse de, borç ilişkisini gösteren hiçbir belge sunmadığını, lehdar ismi boş olan bir senedi alarak ağır kusurlu davrandığını, senedi alırken senedin dayanağı olan borç ilişkisine dair hiç bir belge talep etmediğini, basiretli bir tacirin lehdar kısmı boş bir senedi almaması, alması gerekiyorsa senedin kaynağını araştırması gerektiğini, davalının, ... hakkında alacak davası veya icra takibi yapması gerekirken yapmadığını, bu nedenle davalının, ... ile birlikte hareket eden paravan bir kişi ve kötü niyetli olduğunu bildirmiş, öncelikle senedin zorla alınması nedeniyle iptaline, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bunun mümkün olmaması durumunda aracın satışı nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla borcun 900.000,00 TL'lik kısmının ödendiğinin tespitine, öncelikle takibin teminatsız olarak durdurulmasına, aksi halde İİK’nun 72/3. maddesi gereğince icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, davalının alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkilinin,... Otomotiv.. Şirketinden olan alacağına karşılık davaya konu bononun müvekkiline teslim edildiğini, bononun vadesinde ödenmemesi üzerine, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... değişik iş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alınıp, davaya konu icra dosyasında uygulandığını ve icra takibine geçildiğini, takibin kesinleşmesinden sonra davacının Manavgat'ta bulunan taşınmazına haciz uygulanarak satış için gerekli işlemlere başlandığını, davacının İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında açtığı davada görevsizlik kararı verildiğini, dosyanın gönderildiği İzmir...liye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dava dosyasında dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararın kesinleştiğini, mahkemenin adli yardım kararının hatalı olup, davacının düzenli gelirinin bulunduğunu, dava dilekçesinde belirtilen iddiaların soyut ve mesnetsiz olup, müvekkilinin, davacıyı tanımadığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olup, davacı yan tarafından ortaya atılan iddiaların davanın konusu olmadığını, dava dilekçesine ekli sunulan sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, müvekkilinin bonoya dayalı alacağının illetten mücerret olması nedeniyle davacının iddialarının dinlenilmesinin mümkün bulunmadığını, davacı yanın imza itirazı ve bono metninden anlaşılan bir itiraz öne sürmediğini, temel ilişkiye dair itirazların müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını, müvekkilinin senedi beyaz ciro ile... Otomotiv.. Şirketinden teslim alması nedeniyle iddiaların müvekkili yönünden hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını, müvekkilinin, davacı ile arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı gibi temel ilişkiye ilişkin itirazların müvekkiline yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bonoyu iyi niyetle iktisap etmesi nedeniyle... Otomotiv.. Şirketi ile davacı arasında temel ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığının açık olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafında verilen kararların da bu yönde olduğunu, müvekkilin alacağının bono gibi kuvvetli delil olan bir alacağa dayanması nedeniyle, bu durumun aksinin senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, aynı kuvvette bir delil olan senet ile ispatlanması gerektiğini, davacı yanın aynı kuvvette hiçbir delil ibraz etmediğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin kararlarının bu yönde olduğunu bildirmiş, davacının adli yardım talebinin ve davanın reddine, haksız dava açması nedeniyle alacağın %20 oranında tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, icra takibine konu edilen kambiyo senedi niteliğini taşıyan bononun, yağma suretiyle alındığı, aksinin kabulü halinde araç satım sözleşmesinin teminatı olarak alınması nedeniyle kısmi ödemenin yapılmış olmasına bağlı olarak öncelikle; davacının, davalıya borçlu olmadığının, aksi halde bononun 900.000,00 TL'lik bölümünün ödenmesi nedeniyle bu bölüm yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1), Kooperatifler Kanunu'nun 99, İİK'nun 154, Finansal Kiralama Kanunu'nun 31, Ticari İşletme Lehine Kanunu'nun 22. maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Davaya konu senet, davalı tarafça, 28/07/2023 tarihinde, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı davaya konu icra dosyasında kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibine konulmuş ve takip kesinleşmiştir. Davaya konu bononun düzenleme tarihi 19/04/2023, ödeme günü 14/07/2023, keşidecisi davacı, lehtarı davalı olup, bedeli 1.605.000,00 TL'dir. Adi yazılı sözleşme örneğinden 13/04/2023 tarihinde, davacı ile dava dışı... Otomotiv.. Şirketi arasında ... plaka sayılı aracın, 13/07/2023 tarihinde ödemeli olarak 84.500,00 Usd bedelle davacıya satıldığı, ödemenin 18/05/2023 tarihinde yapılması halinde davacının 80.000,00 Usd ödemeyi kabul ettiği ve davacı adına tapuda kayıtlı... parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölüm üzerine satış teminatı olarak 1.605.000,00 TL bedelli ve 13/07/2023 ödeme tarihli ipotek konulacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Tapu kayıt ve ipotek senedi örneğine göre;... parsel sayılı taşınmazda yer alan 5 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olup, araç satış sözleşmesinde sözü edilen nitelikte, bedelde ve ödeme tarihli olarak 17/02/2023 tarihinde dava dışı..... Şirketi lehine ipotek tesis edilmiştir. Davacı, davaya konu bononun yağma yolu ile alındığı iddiası ile suç duyurusunda bulunmuş, Managvat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyasında şüpheliler davalı ile dava dışı..... Şirketi adına, davacı ile araç satım sözleşmesi yapan davacıdan, davaya konu senedi alan ... hakkında davacının müşteki sıfatıyla suçlamalarının soyut iddiadan öteye geçmediği, yeterli şüphe bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş, davacının itirazının sulh ceza hakimliği tarafından reddine karar verilmesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, kesinleşmiştir. Soruşturma dosyasında alınan 19/10/2023 tarihli ifadesinde davalı, davacıyı tanımadığını, kendisi ile görüşmediğini, senedi kendisinden almadığını, yaptığı ticaretten ötürü tanıdığı ...'dan olan alacağı için davaya konu senedi ...'ın kendisine verdiğini, ciro koymasını istediğini, şirket kaşesinin yanında olmadığını söyleyerek senedi bırakıp gittiğini, borcunun vadesi gelip ödeme istediğinde verdiği senedi icraya koyarak tahsil edebileceğini, tahsilat yapamazsa borcunun baki olduğunu kendisine söylediğini, bunun üzerine ihtiyati haciz kararı aldıktan sonra davaya konu icra dosyasında senedi icra takibine koyduğunu, senedin icra takibine girmesinden sonra davacıyla hep ...'ın konuştuğunu, kendisinin, ... ile davacı arasındaki hesap yada alacakla ilgisinin bulunmadığını, senedin hiçbir yerine dokunmadığını, davacının teminatın iadesi için yazı verdiğini hatırladığını, icra işlemleri sırasında davacı ile ...'ın defalarca görüştüğünü bildiğini, ...'ın alacağını peyderpey ödemeye başladığını, yakın zamanda icra dosyasındaki alacağı ...'a temlik edeceğini bildirmiştir. ... soruşturma dosyasındaki ifadesinde;... Otomotiv.. Şirketinin eşi adına kayıtlı ise de, şirketin faaliyetlerini vekaleten kendisinin yürüttüğünü, sözleşmeyi şirket adına vekil sıfatıyla davacı ile akdettiğini,... plaka sayılı aracı 1.605.000,00 TL bedelle davacıya sattığını, satışa karşılık davacının taşınmazına ipotek koyduğunu, satışın yabancı para üzerinden yapılmasına rağmen döviz bazlı ipotek tesisi yasak olduğu için aracın vadeli satışından ötürü paranın ödenmemesi ihtimaline binaen arabayı geri aldığında zarar etmemek adına davaya konu senedi araç satış sözleşmesi ve ipotek tesisi ile beraber aldığını, zorla almadığını, aracı davacıya teslim ettiğini, kararlaştırılan zamanda ve sonrasında ödeme yapmadığını, bunun üzerine mobilya işlerini yapan ve bu sebeple borcunun olduğu davalıya senedi teslim ettiğini, ihtiyati haciz kararı alınıp, senedin davaya konu icra dosyasında takibe konulduğunu, icra dosyası üzerinden davacının taşınmazına haciz koyduklarını, davacının ödeme yapamaması üzerine aracı başkasına satması için kendisine vekaletname verdiğini, aracı önce davacının üzerine devredip, ardından 900.000,00 TL'ye bir başkasına sattığını, davacının satıştan elde edilen paranın kendi uhdesinde kalmasını isteyerek bakiye bedel için kırk beş gün süre istediğini, bunun üzerine icra işlemlerini durdurduklarını, ödemenin yapılmaması ve davacının suç duyurusunda bulunması üzerine takibe devam ettiklerini, davacıdan 1.300.000,00 TL kadar alacağı olduğunu bildirmiştir. Davacı tarafın iddiaları, davalı ile dava dışı..... Şirketi yetkilisi ...'ın soruşturma kapsamında alınan beyanları ile davaya konu senedin kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerir nitelikte kıymetli evrak niteliğinde düzenlenmediği gerek davacı, gerek davalı, gerekse senedi davacıdan teslim alan dava dışı şirket adına yetkili olarak hareket eden ... arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı tarafın senedin yağma suretiyle alındığı veya davanın ıslah edildiği haliyle araç satışından doğan borcun teminatı olarak verildiği iddiası ile ...'ın aracın satışından doğan davacı borcu için senedin düzenlendiğine ilişkin iddiası davaya konu senedin kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerir nitelikte olmadığı gerçeğini değiştirmediği gibi her halükarda senedin, davacı ile dava dışı..... Şirketi arasında gerçekleşen araç satışına ilişkin olarak düzenlendiği, bunun yanında davaya konu senedin davacı tarafından imzalanarak, açık senet olarak ...'a teslim edildiği, davacının imzası dışındaki senet ön yüzündeki tüm senet kayıtlarının davalıya verilmeden önce ... tarafından şirket veya kendisi adına ciro edilmeksizin lehtar bölümüne davalının adının yazılması suretiyle doldurulduğu, davaya konu ihtiyati haciz kararı işlemleri ve icra takibi davalı adına yapılmış ise de, bu dosyalardaki sürecin asıl olarak ... tarafından yürütüldüğü, buna göre davalı ile ...'ın senedin ve senette yazılı alacağın tahsili konusunda birlikte hareket ettikleri toplanan tüm deliller, özellikle davalı ile ...'ın soruşturmada verdiği ifadeleri ile belirlidir. Kambiyo senetlerinin TTK'da düzelenmiş olmasına bağlı olarak, kayıtsız ve şartsız para borcunu içeren senetler yönünden uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunması nedeni ile görevli mahkeme, asliye ticaret mahkemesi olsa da, kambiyo senedinin düzenlenmesini gerektirir hukuki ilişkinin varlığı ve bu hukuki ilişkinin mutlak ticari dava sayılan nitelikte bulunmaması halinde, ortaya çıkacak uyuşmazlıklar yönünden açılacak davalarda, tarafların sıfatı ile taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi usul kuralları gereğidir. Somut dava yönünden; davanın konusu olan icra takibinin dayanağı sebebi senedin, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerir kıymetli evrak niteliğinde olmayıp, davacı ile dava dışı şirket arasında düzenlenen araç satım sözleşmesi çerçevesinde düzenlendiğinin tüm ilgili tarafların kabulünde olması karşısında, senedin gerçekte lehtarı olması gereken şirketin davada taraf olmaması davaya konu senedin bu niteliğini değiştirmemektedir. Bir başka deyişle senedin gerçekte lehtarı davalı olmamasına rağmen davacı ile davalı arasında senedin düzenlenmesini gerektirir hiçbir hukuki ilişki bulunmaması karşısında bu gerçeği bilerek senedi teslim alıp, tahsili için yasal takip ve dava yollarına başvuran davalının senetten doğan alacağı kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içerir kıymetli evraktan doğan alacak niteliğinde değildir. Davacı böylesi bir durumda TTK'nun 680 ve 687. maddelerinde düzenlenen haklarına ilişkin olarak iddialarda bulunabilecek ve bu iddiaları çerçevesinde yargılama yapılacaktır. Kaldı ki davalı, davacı ile ... arasındaki alacak verecek ilişkisinden haberdar olmadığını iddia etmiş ise de, hiç tanımadığı, görüşmediği, hukuki ve ticari bir ilişkisinin bulunmadığını bildirdiği davacının keşide ettiği senedi kendi adının lehtar olarak yazılmış şekilde teslim alması sırasında senedin hangi sebeple düzenlendiği, senet borçlusunun gerçekte borçlu olup olmadığı, senette yazılı miktar kadar borcunun bulunup bulunmadığı, senedin dayandığı temel hukuki ilişkinin ne olduğu, senedi düzenleyen taraflar arasındaki anlaşamaya uygun şekilde senedin düzenlenip düzenlenmediği gibi senedin varlığına, geçerliliğine ve unsurlarına ilişkin bilgi ve belgeleri öğrenmemesi ve kendisine teslim edenden talep etmemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. TTK'nun 680(1).maddesinde tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçenin aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulması halinde bu anlaşmalara uyulmadığı iddiasını hamile karşı ileri sürülemeyeceği, ancak hamilin poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadının mümkün olması halinde senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının hamile karşı da ileri sürülebileceği, TTK'nun 687.maddesinde ise poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişinin düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri, başvuran hamile karşı ileri süremeyeceği, ancak hamilin poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde ileri sürebileceği düzenlenmiştir. Dosyada toplanan tüm deliller ile özellikle davalı ile ...'ın soruşturmada alınan savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, TTK'nun 680 ve 687.maddelerinde düzenlenen defi ve iddiaların davacı tarafça, davalıya karşı ileri sürülmesi mümkün olup, yukarıda açıklandığı üzere davaya konu senedin kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerir bono niteliğinde olmadığı, davacı ve davalının kabulünde bulunması nedeniyle davanın mutlak ticari dava niteliğinde görülmesi mümkün olmayıp, tarafların iddiaları ve toplanan delillere göre uyuşmazlığın, araç satım sözleşmesinden kaynaklanan temel hukuki ilişkiye göre çözümlenmesi zorunludur. Belirlenen temel hukuki ilişkiye göre davaya konu bononun, kayıtsız ve şartsız para borcu ikrarını içerir nitelikte olmaması nedeni ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın, mutlak ticari dava niteliği yoktur. Davanın, mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle, yalnız nispi ticari dava niteliğinde olması halinde asliye ticaret mahkemesinde, ticari dava olarak görülmesi mümkündür. Uyuşmazlığın, nispi ticari dava olarak görülebilmesi için, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunması zorunludur. Davacı ve davalı taraflar, gerçek kişilerdir. Dava dışı..... Şirketi ise tüzel kişi, tacirdir. Davalının tacir olup olmadığı bir yana, davacı tacir değildir. 13/04/2023 tarihli satış sözleşmesine konu araç otomobil niteliğinde olup, satıcı şirkettir. Her ne kadar satıcı şirket karşısında davacı, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tüketici sıfatında ise de, aracın satıcısı şirket davalı sıfatıyla davada yer almadığından tüketici mahkemesinin uyuşmazlığı çözmede görevli olamamasına göre davacının tacir olmaması ve bir ticari işletmesinin bulunmaması karşısında davanın, nispi ticari dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığı çözme görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile; davanın, mutlak ve nispi ticari dava niteliğinin bulunmadığı, ticari dava niteliği bulunmayan uyuşmazlığın, kanun ve usul kuralları gereği asliye ticaret mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözme görevinin, HMK'nun 2.maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olup, mahkememizin görevsiz olduğu, mahkemelerin görevinin dava şartlarından olması nedeniyle HMK'nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak; mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın ve/veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, 5-Davacı tarafça ıslah dilekçesi ile talep edilen ihtiyati tedbir istemi hakkında mahkememizin görevsiz olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, İstemin görevli Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/09/2024 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip... e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/314, K. 2024/463, T. 04.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-314-e-2024-463-k-0e0747d11730