İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/600 E. 2025/613 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/600
- Karar No
- 2025/613
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/600 KARAR NO : 2025/613 DAVA : Ticari Şirket Ortaklığından Çıkmaya İzin Verilmesi DAVA TARİHİ: 14/10/2022 KARAR TARİHİ: 27/06/2025 Mahkememizde görülen davanın ve birleşen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda; İDDİA ; Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün “84079-Merkez” sicil numarasında kayıtlı olduğunu, faaliyetini "Kazım Dirik Mah., 283 Sok., No:5, Bornova-İzmir" adresinde yürüttüğünü, davalı şirketin binek araç lastiği alımı ve satımı ile lastik söküp takma işini yaptığını; müvekkilinin, davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketteki pay oranının % 3,6 olduğunu, bu payın müvekkiline 26/12/2016 tarihinde vefat eden eşinden miras yoluyla intikal ettiğini, payın devrine 24/02/2017 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında karar verildiğini, müvekkilinin davalı şirkete ortak olmasının kendi istek ve iradesiyle değil, kocasının vefatından sonra mirasçı olması sebebiyle gerçekleştiğini, davalı şirketin 5 ortaklı olduğunu, 25.000,00-Türk Lirası ödenmiş sermayesinin bulunduğunu, davalı şirkette ...Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd. Şti.'nin 138 adet, ... 68 adet, ... 10 adet, ... 25 adet ve müvekkilinin 9 adet esas sermaye payının bulunduğunu; davalı şirketin 2017 yılından bu yana müdürlerinin ... ile ... Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd. Şti.'ni temsilen... olduğunu ancak her iki müdürün de şirketi kötü yönettiğini, görev ve yükümlülüklerini kanuna uygun bir şekilde yerine getirmediklerini, şirketi gereğinden fazla borçlandırdıklarını, sonuç olarak da özvarlığına oranla mevduat faizinden, Devlet tahvili ya da Hazine bonosundan dahi çok daha az kâr elde ettiğini; davalı şirketin finansal verilerinin olması gereken oranların çok altında kaldığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/7728 sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda “şirketin pazarlama satış ve dağıtım giderleri ile finansman giderleri net kârının azalttığı görülmektedir” şeklinde sonuca varıldığını, Türkiye'de son 5 yıldır enflasyon ve döviz kurlarının sürekli yükseldiğini, davalı şirketin de alım ve satımını yaptığı taşıt lastik fiyatlarının enflasyondan ve döviz kurlarının yükselmesinden direkt olarak etkilendiğini, yani lastik fiyatlarının enflasyon ve döviz kurlarına paralel olarak yükseldiğini, davalı şirketin öz sermayesi 31/12/2017 tarihinde 54.053,97 Amerikan Doları olmasına rağmen, 31/12/2021 tarihinde 19.346,11 Amerikan Doları seviyesine düştüğünü, yani sermayenin eridiğini ve yok olmaya doğru ilerlediğini, davalı şirketin böyle kötü yönetilmeye devam etmesi durumunda şirketin borca batık duruma düşmesinin kaçınılmaz olduğunu, böyle bir durumun da hem şirket ortaklarına hem de ülke ekonomisine büyük zarar vereceğini, hem davalı şirkette hem de Pumalas Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd. Şti.'de müdürler için rekabet yasağı olmasına rağmen ...bu yasağa mahkeme kararı da olmasına rağmen aykırı davrandıklarını; müvekkilinin ... Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd. Şti. aleyhine İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açtığı genel kurul kararlarının iptali istemli davada 28/05/2021 tarihli ara karar ile genel kurulda alınan “şirket müdürlerine rekabet yasağının uygulanmamasına dair kararın uygulanmasının tedbiren durdurulmasına” karar verildiğini, kararı istinaf eden dava dışı şirketin isteğinin İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile esastan reddedildiğini, dava dışı şirketin 2020 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında tekrar oy çokluğu ile müdürlere rekabet yasağının uygulanması kararı alması sonrasında müvekkilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında açtığı genel kurul kararının iptali istemli davada 11/05/2022 tarihli ara karar ile genel kurulda alınan “şirket müdürlerine rekabet yasağının uygulanmamasına dair kararın uygulanmasının tedbiren durdurulmasına” karar verildiğini; tedbir kararlarını görmezden gelen ...rekabet yasağına aykırı hareket edip, görev ve yükümlülüklerini kanuna uygun bir biçimde yerine getirmediklerini; dava dışı... Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd. Şti.'nin orta ölçekli bir şirket olup, her türlü taşıt için lastik alım satım işi, lastik söküp takma makineleri ile aletlerinin satışını yaptığını, yani, davalı şirketin faaliyet konusunda olan bir işi yaptığını; davalı şirket ile ... Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd. Şti. arasında son 5 yıl içinde büyük miktarda mal alım satımının gerçekleştirildiğini ancak bu işlemlerin büyük bir kısmının fiktif işlem olduğunu, söz konusu fiktif işlemler ve diğer nedenlerle resmi kayıt ve defterlerin yanıltıcı, bilançoların hileli olduğunu; müdürlerin şirketi zarara sokan, şirketin amacına zarar veren ve yasalardan kaynaklanan rekabet etmeme gibi TTK'nın 613. maddesini ihlal eden eylem ve işlemlerinin davalı şirketin haklı sebeple feshine karar verilmesini gerektirdiğini; davalı şirket müdürü ... yaptığı usulsüz işlemlerle şirketin içini boşalttığını, ... kendi adına yaptığı bir ticari faaliyetin bulunmadığını, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tacir kaydının bulunmadığını, ... hakkında yapılan 09/02/2022 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre; 3.500,00-TL aylık emekli maaşı geliri, çalıştığı şirketlerden aylık 15.000,00-TL geliri, taşınmazlarından yıllık 150.000,00-TL kira gelirinin bulunduğunu ancak ... banka hesap hareketleri incelendiğinde beyan ettiği gelirlerinin 100 katından fazla geliri olduğunun anlaşıldığını, bu durumun da müdürlük görevi yaptığı şirket/şirketlerde usulsüz işlemler yaptığını ve şirketin/şirketlerin içini boşalttığını gösterdiğini; ... Finansbank Toptancılar Şubesi nezdindeki ... numaralı vadesiz Türk Lirası mevduat hesabında 2016 ilâ 2021 yılları arasındaki hesap hareketinin 61.728.635,89 TL olduğunu, bu miktarın 30.876.396,95 TL'sinin hesaba yatan, 30.852.238,94 TL'sinin hesaptan çekilen miktar olduğunu, bu miktarın 09/02/2022 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırmasında belirtilen miktarın 100 katından fazla olduğunu, banka hesabından çekilen miktarların büyük bir bölümünün... şahsi harcamalarından, kredi kartı harcamalarından, bankalardan alınan kredilerin taksit ödemelerinden kaynaklandığının anlaşıldığını, davalı şirketin ticari faaliyetini ...eşi olan... ve müvekkilinin de paydaş olduğu iş yerinde kiracı olarak sürdürdüğünü, Zehra Kurtuluş'un yetkisi olmamasına rağmen taşınmazı dava dışı ...Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd. Şti.'ye kiraladığını, bu şirketin de işyerini davalı şirkete kiraladığını, kira sözleşmesi 01/08/2019 tarihli olup, aylık kira bedelinin 500,00-TL olduğunu, bu kira bedelinin taşınmazın rayiç kira bedelinin fahiş altında olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, gerçek kira bedelini davalı şirketin kayıt dışı yollarla ödemediğini, bu durumda da davalı şirket müdürlerinin olması gereken gerçek kira bedelini davalı şirketten resmi olmayan yollarla tahsil ettiğinin ya da kendilerine davalı şirketten farklı yollarla menfaat sağladığının anlaşıldığını, müvekkilinin davalı şirket aleyhine açmış olduğu kira alacak davasının İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında incelendiğini, söz konusu davada yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinden sonra 01/08/2019 tarihli kira sözleşmesindeki kira bedelinin gerçeği yansıtmadığının anlaşılacağını, bu dava sonucunda verilecek mahkeme kararıyla davalı şirketin geçmişe yönelik olarak kira bedelini gerçek değerinde ödemek zorunda kalacağını ve bu durumda şirketin borca batık duruma düşeceğini; davalı şirketin genel kurul toplantılarını kanunda belirtilen sürelerde yapmadığı gibi müvekkilinin şirketin yönetimi hakkındaki bilgi ve belge verilmesi isteğini de yerine getirmediğini, davalı şirketin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısı yapmaması üzerine müvekkilinin İzmir Karşıyaka 5. Noterliği'nden gönderdiği 24/12/2020 tarihli ve 37873 yevmiye sayılı ihtarname ile “bu durumun TTK'nın 617. maddesine aykırı olduğunu, derhal genel kurul toplantısının yapılmasını ve TTK'nın 412. maddesi gereğince isteklerine 7 iş günü içinde cevap verilmesini, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağını” ihtar ettiğini, davalı şirketin 27/01/2021 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmasını kararlaştırdığını, toplantısı öncesinde müvekkilinin TTK'nın 437/1 maddesine uygun şekilde gelir tablosuyla bilançonun bir suretinin verilmesini istediğini ancak şirket yetkilileri tarafından bu isteğin “şirket dışına evrak vermedikleri” gerekçesiyle reddedildiğini, bunun üzerine İzmir Karşıyaka 5. Noterliği'nin 12/01/2021 tarihli ve 00867 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı şirketten bilgi isteğinde bulunulduğunu, ancak davalı şirketin ihtarnameye cevap vermediğini, müvekkilinin bu kez İzmir Karşıyaka 5. Noterliği'nin 22/01/2021 tarihli ve 01940 yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderdiğini, müvekkilinin TTK'nın 614. ve 437. maddeleri gereğince “bilgi edinme ve inceleme” hakkının kullanılmasına karar verilmesi için dava açtığını, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/7728 sayılı dosyasında icra edildiğini, davalı şirketin 2020 yılına ilişkin genel kurul toplantısını yapmaması nedeniyle müvekkilinin toplantının yapılması için noterden ihtarname çekmek zorunda kaldığını, İzmir Karşıyaka 5. Noterliği'nin 09/11/2021 tarihli ve 33500 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile hem 2020 yılına ilişkin genel kurul toplantısının yapılmasını istediğini hem de mali durum hakkında bilgi istediğini, davalı şirket İzmir Karşıyaka 5. Noterliği'nin 16/11/2021 tarihli ve 34305 yevmiye sayılı yazısıyla toplantının 14/12/2021 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığını bildirmişse de sorulan sorulara cevaben verilen bilgilerin özenli ve gerçeğe uygun olmadığını; müvekkili ile hem davalı şirket hem de müdürleri arasındaki anlaşmazlık ve husumetin uzun süredir devam ettiğini, ciddi boyutlara ulaştığını belirterek, TTK'nın 636/3 maddesi gereğince davalı şirketin haklı sebeple feshine; 636/4 maddesi gereğince; müdürlerin yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılması ya da sınırlandırılması ile borçlandırıcı işlem yapma yetkilerinin kaldırılması ya da sınırlandırılması, şirkete kayyım atanması gibi gerekli önlemlerin alınmasına; mahkemenin TTK'nın 636/3 maddesindeki koşulların gerçekleşmediği düşüncesinde olması durumunda müvekkili ile ortaklar/şirket müdürleri arasında uzun süredir devam eden geçimsizlik ve uyumsuzluk nedeniyle TTK'nun 641. maddesi gereğince ayrılma akçesi ödenerek müvekkilinin TTK'nun 638/3 maddesi gereğince şirket ortaklığından çıkmasına, ayrılma akçesine avans faizi ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı temsil kayyımı ...dava dilekçesi ile özetle; İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 22/02/2017 tarihli ... Esas ve... Karar sayılı kararıyla davacı küçük...Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nde ve ... Dış Tic. Otomotiv ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti.’nde temsil etmesi için ... kayyım olarak atandığını, küçük... annesi olan...“kayyımın ... haklarını korumadığını, şirketteki büyük ortakların yararına olacak şekilde işlemler yaptığını” iddia ederek kayyımın azli için 10/03/2021 tarihinde mahkemeye başvurduğunu, mahkemenin 16/12/2021 tarihli ek kararı ile “küçüğün menfaatlerini korumadığı” gerekçesiyle “kayyım ... azline, kayyım olarak kendisinin atanmasına” karar verdiğini, kayyım olarak göreve başlamasından sonra da mahkemenin verdiği 04/10/2022 tarihli yetki belgesi ile huzurdaki bu davanın açıldığını, davalı şirketin kurulup tescil edildiğinin 03/09/1997 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin bugünlerde araç lastiği alım-satımı, değiştirilmesi konusunda faaliyet gösterdiğini, genellikle iki veya üç çalışanının bulunduğunu, davalı şirket, küçük ölçekli bir limited şirketi olup ödenmiş sermayesinin 25.000,00 TL olduğunu, kurucu iki ortağın daha sonra sermaye paylarını devredip ortaklıktan ayrıldığını, şirketin şimdi biri tüzel kişi olmak üzere beş ortaklı olduğunu, ...Dış Tic. Otomotiv ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti.’nin 138 payı (13.800,00 TL.), ... 68 payı (6.800,00 TL), Alper Kökçıkaran'ın 10 payı (1.000,00 TL), davacı küçük Zeynep' in annesi olan Dilek Şerbetçi'nin 9 payı (900,00 TL) ve küçük ... 25 payının (2.500,00 TL) olduğunu, davacı küçük ...babası olan... vefat edince kendisine ve annesi ... şirketteki payların miras yoluyla intikal ettiğini, şirket payının intikali sonucu 24/02/2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında ortaklığın kabulüne karar verildiğini, tescil edilen bu durumun 17/03/2017 tarihli ve hatalı hususların düzeltildiğinin 04/04/2017 tarihli Ticaret Sicili Gazetelerinde ilan edildiğini, davacı küçük ... doğum tarihinin 17/04/2005 olduğunu, İzmir Özel Tevfik Fikret Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi olduğunu, davacının küçük yaşta olması ve eğitim hayatına devam edecek olması, ayrıca şirket ortakları arasındaki huzursuzluk, uyumsuzluk, husumet, güven duygusunun kaybolmuş olması gibi ve ekonomik nedenlerle şirket ortaklığından çıkmak istediğini, küçük Zeynep'in annesi Dilek Şerbetçi'nin 04/07/2022 tarihinde ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine dava açtığını, TTK' nın 636/(3). maddesi gereğince “haklı sebeple şirketin feshine karar verilmesini” veya TTK'nın 638/(2) maddesi gereğince “haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına” karar verilmesini istediğini, davanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında incelendiğini, davalı şirket müdürlerinin bu durumu kendisine haber vermediklerini, ...vekilinin gönderdiği 12/10/2022 tarihli e-posta ile söz konusu davadan haberdar olduğunu, ... dava dilekçesinde belirttiği haklı sebepler küçük ...yönünden de geçerli olduğundan, süresi içinde çıkma davasına katılma isteklerinin olduğunu, davalı şirketin dağıtılabilecek kârı olmasına rağmen, genel kurul toplantılarında çoğunluk paya sahip ortakların kârın dağıtılmaması yönündeki oylarıyla yıllardır ortaklarına kâr payı dağıtmama kararı alındığını, kârın dağıtılmamasına ilişkin geçerli ve kabul edilebilir bir sebep gösterilmediğini, dağıtılmayan kârla şirketin ne yatırım yaptığını ne de büyüdüğünü, davalı şirketin eşit işlem ilkesine aykırı davrandığını, şirket müdürü... (... Ltd. Şti.'ni temsilen müdür olarak atanan) ve ...şirketle ilgili her türlü bilgiyi aralarına diğer ortak ... da alarak konuşup görüştüğünü ancak davacı ve... dışlayıp, istenmesine rağmen şirket hakkında bilgiyi gerektiği şekilde vermediklerini, bu nedenle Dilek Şerbetçi “bilgi edinme” istemli dava açmak zorunda kaldığını, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve...Karar sayılı dava dosyasında “Davanın kabulüne” karar verildiğini, kararın icrası için İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/7728 sayılı dosyasında yapılan ilamlı icra takibi ile istenilen bilgilerin şirketten alındığını, bilirkişilerin hem davalı şirketin ticari defterlerini inceleyip hem de stok sayımı yapıp bilirkişi raporu düzenlediklerini, davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda mali müşavirce düzenlenen İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/7728 sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda “şirketin pazarlama satış ve dağıtım giderleri ile finansman giderlerinin net kârı azalttığının görüldüğü” hususunun belirtildiğini, bilirkişi raporu incelendiğinde; “şirket iyi yönetilmediğinden çok düşük oranda net kâr marjı elde ettiği, sonuç olarak da çok düşük miktarda öz kaynak kârı elde ettiği” hususunun anlaşıldığını, şirketin 2017 yılında 204.556,00 TL olan öz sermayesinin dördüncü yılın sonunda yani 31/12/2021 tarihinde ancak % 26,47 oranında artarak 258.717,00 TL olabildiğini, dava dışı... Dış Ticaret Otomotiv ve Lastik Sanayi Pazarlama Ltd. Şti.'nin müdürlerine TTK'nun 626. maddesinde belirtilen rekabet yasağının uygulanması konusunda mahkemelerin verdiği tedbir kararlarının bulunduğunu... davalı şirkette 2017 yılından itibaren müdür olarak görev yaptıklarını, genel kurulda oybirliği ile alınan kararla müdürlere maaş, prim, ikramiye, huzur hakkı gibi ödemelerin yapılmadığını, ancak ... Finans Bank nezdindeki şahsi banka hesabına 2016 yılının başından 2021 yılı sonuna kadar geçen süre içinde toplam 30.876.396-TL miktarında para yatırıldığını, para yatıranların şirket çalışanları, şirket müşterileri ve... Ltd. Şti. olmasının şirkette kayıt dışı ticari faaliyet olduğuna, şirketin içinin boşaltıldığına ilişkin kuvvetli şüphe uyandırdığını, bu konunun açıklığa kavuşturulması ve özel denetim yapılması için dava açıldığını, davanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında incelendiğini, davalı şirketin genel kurul toplantılarını yasal süresi içinde yapmadığını, bu yüzden ...Şirkete noterden ihtarname göndererek genel kurul toplantılarının yapılmasını sağlayabildiğini, davalı şirketin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısını İzmir Karşıyaka 5. Noterliğinin 24/12/2020 tarihli ve 37873 yevmiye sayılı ihtarnamesinden sonra 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantısını İzmir Karşıyaka 5. Noterliği’nin 09/11/2021 tarihli ve 33500 yevmiye sayılı ihtarnamesinden sonra ve 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantısını da İzmir Menderes Noterliği’nin 06/04/2022 tarihli ve 03080 yevmiye sayılı ihtarnamesinden sonra yaptığını, davalı şirket müdürü..., davacı küçük...aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/11289 sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatarak 521.354,00-TL alacak isteğinde bulunduğunu, alacağın sebebini de “küçük ... vefat eden babasına 2011-2017 yılları arasında verilen borç para” olarak gösterdiğini, küçük ... gerçekte böyle bir borç olmadığından ödeme emrine itiraz edip icra takibini durdurduğunu ancak ... itirazın iptali için İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında dava açtığını, davacıya babasından miras yoluyla intikal eden taşınmazların da bulunduğunu, bunlardan İzmir İli, Bornova İlçesi, Kazım Dirik Mah., Mansuroğlu Mevkii’ndeki 358 ada 99 (ek-15) ve 100 (ek-16) parseldeki taşınmazları davalı şirket ve dava dışı şirketin kiraladığını ancak davacıya ve annesine kira bedelinin ödenmediğini, yani kira bedelini ödemeyenlerin bu şirketlerin müdürleri olan ... olduğunu, davacı ve annesinin kira bedellerini alabilmek için dava açmak zorunda kaldığını, davaların İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... Esas ve İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyalarında incelenebildiğini, bu durumun da davacı ile diğer ortaklar arasındaki husumeti, çekişmeyi ve geçimsizliği açıkça gösterdiğini, bu nedenlerle davacının annesi olan... şirket ortaklığından çıkma istemiyle açtığı ve İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında incelenen çıkma davasına TTK'nın 639/(2, b) maddesi gereğince davacının katılmasına, bu isteğin kabul edilmemesi halinde incelemenin TTK'nun 638/(2) maddesi gereğince “haklı sebeple ortaklıktan çıkma davası” olarak yapılmasına, TTK'nın 638/(2), 630/(2) ve (3) maddeleri ile kıyasen uygulanabilecek olan TTK’nın 636/(4) maddesi gereğince müdürlerin borçlandırıcı işlem yapma yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılması konusunda tedbir kararı verilmesine, bu kararın uygulanmasını sağlayacak denetimin yapılması için bir denetçi atanmasına, bildirdikleri delillerin toplanmasından sonra iddiaları yaklaşık olarak ispatlanacağından tedbir isteklerinin delillerin toplanmasından sonra değerlendirilmesine, davacı ile ortaklar/şirket müdürleri arasında uzun süredir devam eden geçimsizlik ve uyumsuzluk olduğu, ayrıca güven duygusunun kaybolduğu da gözetilerek TTK'nın 641. maddesi gereğince ayrılma akçesi ödenerek davacının şirket ortaklığından çıkmasına, ayrılma akçesine avans faizi ödenmesine, yargılama giderinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP ; Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; TTK’nın 636/3 maddesi gereğince şirket feshi koşullarının oluşmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, müvekkili şirketin zarar etmediğini aksine karda olduğunu, bu durumun şirketin iyi yönetildiğini ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin 1996 yılında kurulduğunu, 2006 yılında hisselerin çoğunluğu satın alınarak Pumalas Ltd. Şti.’nin grup şirketi olduğunu, 2006 yılından beri lastik satış ve servis hizmetiyle birlikte her türlü lastik bakım ve servis işinin yapıldığını, müvekkilinin lastik bayiliği yaptığını, ... Ltd. Şti.’nin de müvekkilinin bayilik avantajından yararlanarak davalıdan lastik alarak satış yaptığını, diğer yandan müvekkilinin de Pumalas Ltd. Şti.’nin ürünlerini alıp satarak karşılıklı artı değer oluşturduğunu, müvekkili şirketin fazla borçlandırıldığı iddiasının asılsız olduğunu, kredi kartı, kredili mevduat hesabı ve DBS dışında kullandığı başka hiçbir ticari kredinin olmadığını, bu davada objektif nitelikte fesih şartlarının oluşmadığını, subjektif nitelikteki haklı sebebe kusuruyla sebep olmayan ortaklara dava hakkı tanıyan sebepler olduğunu, davacının bu davayı açma hak ve yetkisinin bulunmadığını, davacının bizzat kendi kusuruyla şirketten daha fazla para koparmak için subjektif nitelikteki fesih şartlarının olgunlaşması için adım adım hamlelerde bulunduğunu, TMK’nın 2. maddesine aykırı davrandığını, davacının tüm harcamalarının müvekkili şirket ortak ve yöneticileri tarafından karşılandığını, kendisinin lüks bir yaşam sürdürdüğünü, ev elektriği faturasının dahi yıllardır müvekkili şirket ortaklarının şahsi hesaplarından ödendiğini, hali hazırda oturdukları ve davacının sahibi olduğu taşınmazın DASK ve konut sigortalarını 2010 Mayıs ayından beri müvekkili şirket ve yönetici ortaklarca karşılandığını, şirket aracının da şahsi kullanımında olduğunu, OGS ve yakıt ödemeleriyle bakım, lastik, servis vs. masrafların şirket hesaplarından karşılandığını, davacıya şirket merkezinde şirket evraklarını inceleme konusunda her türlü kolaylığın gösterildiğini, davacının 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin genel kurullarının yapılması için Karşıyaka 5. Noterliği’nden 24/12/2020 tarihli 37873 yevmiye numaralı ihtarname ile istekte bulunduğunu, müvekkilinin Bornova 6. Noterliği’nden 31/12/2020 tarihli ve 20971 yevmiye numaralı cevabi ihtarnameyi gönderdiğini, 27/01/2021 tarihinde olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, davacı avukatlarının hazır olduğunu, açıklayıcı bilgilendirmeye rağmen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde... Esas ve... Karar sayılı davayı açtıklarını, davacının Karşıyaka 5. Noterliği’nin 12/01/2021 tarihli ve 00867 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile TTK’nın 614 ve 437 maddeleri gereğince müvekkilinin kasa hesabı, ortaklar cari hesabı, sipariş avansları hesabı ve verilen avanslar hesabına ilişkin muavin hesapların dökümünü, gelir tablolarını, bilançoların bir örneğini istediğini, bunun kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın 18/01/2021 tarihinde vekilinin ve muhasebecilerinin şirket merkezine geldiklerini, taraf vekillerince düzenlenen 18/01/2021 tarihli tutanakta “saat 15:00’de şirket merkezine gelindiği, şirketin 2016 yılı faaliyet raporu ve mali tablolarının incelendiği, saatin gecikmesi sebebiyle incelemeye ertesi gün devam edilmek üzere ara verildiği” hususunun yazıldığını, 19/01/2021 tarihinde ise davacının şirkete gelmediğini, incelemeye devam etmediğini, kendisinin TTK’nın 614 ve 437. maddelerindeki haklılığını kullandığını, 27/01/2021 tarihinde yapılan genel kurulda yasal düzenlemelere harfiyen uyulduğunu, davacının bilgi edinmesinin sağlandığını, davacının amacının kendisine daha fazla para verilmesini sağlamak olduğunu, müvekkilinin tüm dünyanın çok zor dönemden geçtiği covit pandemisi döneminde hiçbir hissedarına kar payı vermediği gibi şirketin kredi borçları ve işleyişi için kar payı dağıtılmamasının hayati önem taşıdığını, müvekkilinin davacının hasımani davranışlarından dolayı hazır olan ve sadece ortakların imzaları karşılığı verilecek avantajlı kredileri davacının imza atmaktan imtina etmesi sebebiyle kullanamadığını, davacının müvekkili şirket müdürü Çetin Kurtuluş’tan her türlü şahsi harcamalarını karşılamasını istediğini, müvekkili şirket ile Pumalas Ltd. Şti.’nin birbirinden bağımsız iki ayrı şirket olduğunu, müvekkili ile şirket ortaklarından olan Pumalas Ltd. Şti. arasında yasal ticari işlemler olduğu halde davacının bu işlemlerin fiktif olduğu iddiasında bulunduğunu, bu iddianın gerçekten uzak olduğunu, grup içi borçlanmanın yasal olduğunu ve vergilendirildiğini, müvekkili şirket defterleri incelendiğinde aradaki ticari ilişkinin boyutunun ve gerçekliğinin anlaşılacağını, davacının müvekkili aleyhine açtığı İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasındaki kira alacağı davasının haksız olduğunu, müvekkilinin 01/08/2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince halen ... Ltd. Şti.’ye ait adreste kiracı olarak faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin hiçbir zaman muris ...den kalan taşınmazlarının hiçbirini kiracı sıfatı ile kullanmadığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/7728 sayılı dosyasında aldırıldığı ileri sürülen bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, şirket yetkilisi ... tüm iş ve işlemlerinin müvekkili şirketin menfaatleri doğrultusunda olduğunu, davacının bu davayı açmadan önce ortaklıktan ayrılma iradesini müvekkiline ulaştırmadığını, mahkemece davacı şirket ortağının haklı sebebin ortaya çıkmasında kusurunun olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesi vermemiştir. DELİLLER ; Davalı şirketin İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde sicil kayıtları, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyası, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı dava dosyası, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin...Esas sayılı dava dosyası, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, mirasçılık belgesi, tanık anlatımları, bilirkişi raporu. GEREKÇE ; Dava; davalı şirketin haklı sebeplerle feshi ve tasfiyesi; birleşen dava ise; davacının davalı şirket ortaklığından haklı sebeple çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekilleri; davalı şirketin kötü yönetildiğini ve fiktif işlemlerle borçlandırıldığını, taraflar arasında otuzun üzerinde ceza ve hukuk davalarının bulunduğunu, bu şartlar altında ortaklığın devamının mümkün olmadığını, şirketin bankalara yüklü miktarda borcunun bulunduğunu, genel kurul toplantılarının zamanında yapılmadığını, genel kurul kararı olmamasına rağmen yönetim kurulu üyelerine maaş ve huzur hakkı ödemelerinin yapıldığını, şirketin bankalara yüklü miktarda borcu olmasına rağmen yöneticilere lüks araçlar alınıp tahsis edildiğini belirtmiştir. Asıl davada davalı vekilleri; davacının, müvekkili şirkette miras yoluyla hissedar olduğunu, ileri sürülen tüm davaların karşı tarafça açılan davalar olduğunu ve amacın şirket faaliyetini kilitlemek olduğunu, müvekkili şirket pandemi süreci de dahil olmak üzere kar elde eden bir şirket olduğunu, davacı dışındaki şirket ortaklarının şirket borçları için kendi kişisel mal varlıklarını ipotek olarak verdiklerini ancak davacının kredi kullanımında imza vermediği gibi eski kredi kullanımı sebebiyle verilen ipoteklerin kaldırılması amacıyla bankalara başvurduğunu, asıl şirketi zarara sokanın davacı olduğunu belirtmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; asıl dava yönünden; “davalı şirketin TTK’nın 636. maddesi gereğince haklı sebeple feshi koşullarının bulunup bulunmadığı, feshin uygun görülmemesi durumunda daha uygun bir çözüm olarak davacının davalı şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi isteğinin haklı olup olmadığı ve bu çerçevede kendisine ayrılma payı ödenmesi koşulunun bulunup bulunmadığı, ödenecek ayrılma payı miktarının ne olacağı”; birleşen dava yönünden ise; “davacının, davalı şirket ortaklığından çıkmayı istemekte haklı sebebinin bulunup bulunmadığı, çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı” konularındadır. İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; asıl davada ve birleşen davada davalı şirketin “Merkez 84079” sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin “Kazım Dirik Mahallesi 283 Sokak No:5/0 Bornova/ İZMİR” olduğu, faal olduğu, sermayesinin 25.000,00 TL olduğu, şirketin temsilcilerinin münferiden temsile yetkili olacak şekilde 24/02/2017 tarihinden itibaren... ile... Dış Tic. Oto ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti. temsilcisi ...olduğu, yetkilerinin devam ettiği; şirket ortaklarının 138 pay ile ... Dış Tic. Oto ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti, 10 pay ile ... 68 pay ile.., 25 pay ile ... ve 9 pay ile ... olduğu görülmüştür. Bornova 3. Noterliği’nin 11/01/2017 tarihli 44217 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi incelendiğinde; miras bırakan ... 26/12/2016 tarihinde vefatı sebebiyle terekesinin 4 pay kabul edilerek 3 payının Zeynep Şerbetçi’ye, 1 payının Dilek Şerbetçi’ye aidiyetine karar verildiği görülmüştür. Asıl davada ve birleşen davada davacılar vekilinin mahkememizin 17/03/2023 tarihli duruşmasında "tanık deliline dayanmış iseler de tanık dinletmeyeceklerini" bildirmiş olmaları nedeniyle tanık dinletme isteklerinden vazgeçmiş olduklarından asıl davada ve birleşen davada davacılar vekilinin bu aşamadan sonra tanık dinletme isteğinin reddine karar verilmiştir. Asıl davada ve birleşen davada davalı tanığı... anlatımında; “Davalı şirket sökme, takma ve balans işleri ile uğraşmaktadır. Yani lastik servisi faaliyeti yürütmektedir. Ben halihazırda davalı şirkette lastik ürünlerinin müşteriye pazarlanması işini yapıyorum. Yaklaşık 10 yıldır şirkette bu işi yapmaktayım. Bildiğim kadarıyla şirketin yöneticisi .... Pandemi döneminde dahi davalı şirket faaliyetine her zaman olduğu şekilde devam etmiştir. Şirketin herhangi bir vergi borcu yoktur. Kamu borçlarını düzenli bir şekilde ödemektedir. Resmi yerlere de zaten özellikle ihale işleri ile ilgili olarak borcu yoktur yazısı gerektiği için bu yazı da verilmektedir. Davalı şirkette işler iyidir. Şirket kar etmektedir. Ben davalı şirket yöneticilerinin sadece ...Ltd. Şti.'de de yönetici olduklarını biliyorum. Bunun haricinde başka şirketlerde haksız rekabet oluşturacak şekilde görev alıp almadıkları konusunda bilgim yoktur. Şirket kar eden bir şirket olduğu için yapılan işlemler bizlerin menfaatine olduğu için şirket yöneticilerinin şirket aleyhine işlemleri olması mümkün değildir. Benim bildiğim şirkette herhangi bir uyumsuzluk da bulunmamaktadır”; asıl davada ve birleşen davada davacılar vekilinin sorusu üzerine; “Şirketin ortaklara kar dağıtıp dağıtmadığı konusunda benim bilgim yoktur. Ben orada bir çalışan olduğum için şirketin genel kurul toplantısı yapıp yapmadığı konusunda bilgim yoktur. Şirketin yöneticisi ...bir şirketi bulunmaktadır. Velastik unvanlı bir şirkettir. Bu şirkette davalı şirket ile aynı sokaktadır. Hatta ...oğlunun arabasını sabah ve akşam görüyoruz. Ben ... ile davacı arasında davacının eşinin ölümünden sonra herhangi bir gerginlik olup olmadığına rastlamadım. Zira bunlar bizim önümüzde olan şeyler değildir.”; asıl davada ve birleşen davada davalı vekilinin sorusu üzerine; “Davalı şirket lastik servisi işiyle uğraşır. Dava dışı Pumalas şirketi ise ithalatçıdır. Yani yurt dışından mal getirip satmaktadır. Yani toptancıdır. Üretim, servis gibi bir işi yoktur. Şirket yöneticisi ... hafta içi ve hafta sonları özellikle cumartesi günleri mutlaka şirkete gelip çalışmaktadır. Hatta pazar günleri de gelip çalıştığını biliyorum. Bir pazar günü gelmezse mutlaka diğer pazar günü gelir. Maaşlarımızı günü gününe alıyoruz. Gecikme olmuyor. SGK prim borçlarımız düzenli olarak yatmaktadır. Şirket düzgün işlemektedir. Müşteri artışı söz konusudur. Şirketin yeri sapa olmasına rağmen müşteri kapasitesi iyidir.” demiştir. Davalı tanığı ... anlatımında; “Ben 1996 yılında davalı şirketin ... Otomotiv'in ilk kurucusuyum. O zamandan beri şirketin içindeyim ve halen çalışmaktayım. Davalı şirkette satış, pazarlama ve ön muhasebe bölümünde görev yapmaktayım. Hali hazırda davalı şirkette... imza yetkileri bulunmaktadır. Şirket rutin faaliyetlerine pandemi döneminde dahi devam etti. İzmir Gaz, Çınar Maya, Pak Maya, Gediz Elektrik gibi kurumsal ve büyük firmaların tedarikçisidir. Pandemi döneminde dahi tedarik işini yapmıştır. Büyük firmaların yazlık ve kışlık lastiklerinin değişimi ve depolanması işi de yani otel hizmeti de davalı şirket tarafından yapılmaktadır. Ben uzun yıllardır lastik bölümündeyim. Biz ciroya değil lastik satış adedine bakarız. Fiyatlar değişken olduğu için ciroya bakmak yanıltıcı olabilir. Davalı şirkette biz hep kendimize % 10'luk bir hedef koyar ve onu yakalamaya çalışırız. Dönem dönem aylık bazda düşüşler olsa da biz yıllık olarak bakarız ve lastik satışlarında yıllık bazda artış olmaktadır. Şirket resmi ihalelere girmektedir. Bu işleri ben takip ediyorum. Resmi ihalelerde ise borcu yoktur yazısı gerekmektedir. Her defasında borcu olmadığına ilişkin yazı alınarak ihalelere sunulmaktadır. Şirketin SGK primleri yatırılmaktadır ve maaşları düzenli olarak ödenmektedir. Şirket kar etmektedir ancak ben kar payı dağıtılıp dağıtılmadığını bilmiyorum çünkü benim konum değildir. Ben ... vefatından yaklaşık 4-5 sene önce şirketteki hisselerimi devrettim. En son davacı ... cenazesinde gördüm. Sonrasında görmedim. Şirkette davacı ... ile şirket yöneticileri arasında herhangi bir gerginlik, kavga vs. gibi olaylara rastlamadım. Aile işleri olduğu için benim bu konularda bir bilgim yoktur. Ben hissemi devrettiğim için davalı şirkette genel kurul toplantılarının yapılıp yapılmadığı konusunda bir bilgim yoktur ancak yapıldığını düşünüyorum. Zira şirketin mali müşaviri titiz bir kişidir. Her iki şirket temsilcisi de hafta içi ve hafta sonu sürekli gelirlerdi. Benim bildiğim Velastik adı altında bir şirket bulunmaktadır. Bizim grup şirketimizdir ve internet üzerinden satış yapmaktadır. Sahibinin kim olduğunu bilmiyorum. Bir de Pumalas Ltd. Şti. bulunmaktadır. Bu şirket Çetin Kurtuluş'un şirketidir. Bu şirket bizim direktörümüz gibidir ve ithalat ile ihracat işleri yapmaktadır, şirkette yöneticilerle yıllardır beraberiz. Ben herhangi bir yönetim zafiyetine rastlamadım.”; asıl davada ve birleşen davada davalı vekilinin sorusu üzerine; ... şirketi forklift dolgu lastikleri ve iç lastikleri getirir. Davalı şirket bu malzemeleri ... şirketinden satın alır. Yani Pumalas şirketi bir nevi davalı şirketin tedarikçisidir. Her iki şirket kardeş şirket olduğu için davalı şirketin bu malzemeleri aldığı fiyat piyasa fiyatının altındadır.” demiştir. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının Dilek Şerbetçi, davalısının ... Dış Tic. Oto ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti. olduğu, davada; davalı şirketin 14/12/2021 tarihinde yapılan 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 5, 6 ve 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesinin istendiği, davanın derdest olduğu görülmüştür. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas ve... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının Dilek Şerbetçi, davalısının ... Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti., dava tarihinin 08/02/2021 olduğu, davanın şirketten bilgi alma ve inceleme isteğine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davacının şirkete gönderdiği Karşıyaka 5. Noterliği’nin 22/01/2021 tarihli 01940 yevmiye numaralı ihtarnamesinin 3, 4 ve 5. Maddeleriyle yöneltilen soruların niteliğine göre davalı tarafça verilen cevapların yeterli olduğu ancak ihtarnamenin 1, 2 ve 6. maddelerinde belirtilen hususlarda davalı tarafça verilen cevapların yeterli olmadığı” gerekçesiyle; “davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 27/01/2021 tarihli genel kurul toplantısının 3. maddesinde bildirilen davacının Karşıyaka 5. Noterliği’nin 22/01/2021 tarihli 01940 yevmiye numaralı ihtarnamesinin 1, 2 ve 6. Maddesinde belirtilen konularda davacının TTK’nın 614/3 maddesi kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkının bir uzman aracılığıyla kullandırılmasına” ilişkin 27/05/2021 tarihli kararın kesin olarak verildiği görülmüştür. İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılarının ..., davalısının...Dış Tic. Oto ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti., dava tarihinin 30/09/2021 olduğu, söz konusu davada “Kazım Dirik Mahallesi Mansuroğlu Mevkiinde 358 ada 100 parselde bulunan iş yeri niteliğindeki taşınmazda davalı ... Dış Tic. Oto ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti’nin 204 yılından bu yana kiracı olarak faaliyetlerini yürüttüğü, kira bedelini ödemediği” hususlarının ileri sürülerek toplam 108.000,00 TL kira alacağının tahsiline karar verilmesinin istendiği görülmüştür. İzmir 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının... davalısının ... dava tarihinin 21/08/2021 olduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu, İzmir... İcra Müdürlüğü’nün 2021/4237 sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin istendiği ve dava dilekçesinde “davacının, davalının tüm harcamalarını ona borç vermek şeklinde karşıladığını, davalının hiçbir işte çalışmadığı halde lüks bir yaşam sürdürdüğünü, ev elektrik faturasının dahi davalıya davacının şahsi hesaplarından borç verilmek suretiyle ödendiğini, toplamda 103.432,86 TL alacağın bulunduğunu” ileri sürdüğü, davanın derdest olduğu görülmüştür. İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ... davalılarının... mirasçıları olarak ... ile ...olduğu, dava tarihinin 12/11/2021 olduğu, davanın itirazın iptali davası olduğu, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün 2021/11289 sayılı dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın iptalinin istendiği ve dava dilekçesinde “davacının, kendi hesabından müteveffa ... 2011-2016 yılları arasında toplam 521.354,21 TL borç gönderdiği, ... 26/12/2016 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçıları aleyhine icra takibi başlatılmak mecburiyetinde kalındığını, bugüne kadar alacağının ödenmediğini” ileri sürdüğü, davanın derdest olduğu görülmüştür. İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılarının ... davalısının...Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti., dava tarihinin 30/09/2021 olduğu, dava dilekçesi ile; “muris ... terekesinin henüz tasfiye edilmediği, terekeye ait olan iştirak halindeki taşınmazlardan İzmir ili Bornova ilçesi Kazım Dirik Mahallesi Mansuroğlu Mevkiinde 358 ada 99 parsel numarada yer alan Kazım Dirik Mahallesi 283 Sokak No:5 Bornova/ İZMİR adresindeki iş yerinde davalı... Şirketinin 2014 yılından bu yana kiracı olarak ticari faaliyetini sürdürdüğü, kira sözleşmesinin akrabalık ilişkileri ve güven sebebiyle sözlü olarak yapıldığı, davalının Ocak 2017 ile Aralık 2017 tarihleri arasında aylık 6.000,00 TL olan ve 12 aylık toplam 72.000,00 TL kira bedelini ödemediği” hususlarının ileri sürülerek toplam 72.000,00 TL kira alacağının davalıdan ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesinin istendiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “her ne kadar davacı tarafça davanın kiralananla ilgisi olmayan davalıya karşı açıldığı belirtilerek ve bu nedenle 21/11/2022 tarihli dilekçeyle taraf değişikliği yapılarak davanın kiralananı kullanan... Dış Tic. Oto ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti.'ne yöneltilmesini istemiş ise de davalı ... Otomotiv vekilinin 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine ilişkin 07/02/2023 tarihli kararın verildiği görülmüştür. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının ... davalısının ...Dış Tic. Oto. ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti. olduğu, dava tarihinin 01/04/2024 olduğu, davada; davalı şirketin şirket müdürlerine rekabet yasağı uygulanmamasına ilişkin kararın verildiği 27/01/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5, 6 ve 7 numaralı kararların iptaline karar verilmesinin istendiği, mahkemece 28/05/2021 tarihli ara kararı ile davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü tedbir isteğinin kabulü ile 27/01/2021 tarihli genel kurul toplantısının 7 numaralı gündem maddesiyle alınan şirket müdürlerine rekabet yasağı uygulanmamasına dair kararın uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verildiği, davanın derdest olduğu görülmüştür. Mahkememizce asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyası üzerinde uyuşmazlık konularında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali müşavir, makine mühendisi ve bankacı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyeti hazırlayıp sundukları 20/11/2023 tarihli raporlarında özetle; davalı şirkete ait 2020, 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, yasal tasdiklerinin bulunduğunu, defterlerin delil niteliğinin olduğunu; dava dışı... Dış Tic. Oto. ve Lastik San. Paz. Ltd. Şti.’ye ait ticari defterlerin de usulüne uygun tutulduğunu, yasal tasdiklerinin ve delil niteliğinin bulunduğunu; davalı şirketin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait genel kurul toplantısının 27/01/2021 tarihinde yapıldığını; 2020 yılına ait genel kurul toplantısının 14/12/2021 tarihinde ve 2021 yılına ait genel kurul toplantısının 15/06/2022 tarihinde yapıldığını; davalı şirketin olağan ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirketin ödenmemiş sermayesinin bulunmadığını, şirketin 30/09/2023 tarihi itibariyle özvarlık tutarının kayıtlı değerinin 448.503,89 TL olduğunu, şirket sermayesinin erimesi gibi bir durumun belirlenmediğini, davalı şirkette 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında oy çokluğu ile dönem karının dağıtılmayarak şirket bünyesinde bekletilmesine karar verildiğini, gerekçe olarak genel ekonomik piyasanın olumsuz koşullarının gösterildiğini, şirketlerin her yıl sonunda elde ettikleri karın ortaklara dağıtılmaması yönünde aldıkları kararlar sonucunda şirket aktiflerinden dağıtılmayan kar tutarı kadar olumlu kaynak oluşturulacağını, şirketin büyümesi ve kredi kullanımının azaltılmasını sağlayacağını, diğer bir deyişle finansal yönden olumlu katkı sağlayacağı düşünüldüğünden kar dağıtılmaması yönünde kararlar alınabildiğini; davalı şirketin finansal verilerinin incelendiğini, geçmiş yıllara ait mali veriler ile özellikle 2023 yılına ait son üç dönem bilanço mali verileri değerlendirildiğinde şirketin yavaş da olsa büyüme trendi içinde olduğunun söylenebileceğini, dönen varlık tutarlarının kısa vadeli yabancı kaynakları karşıladığını, stokların stabil olması karşısında dönem satış cirolarının olumlu şekilde artış kaydettiğini, buna bağlı olarak da şirket karının 2023 yılında olumlu seyrettiğinin gözlemlendiğini, ülke genelinde mevcut ekonomik koşullar ile davalı şirketin bulunduğu sektörün yaşadığı sorunlar göz önüne alındığında davalı şirketin finansal verilerinin olması gereken oranların altında kaldığının söylenemeyeceğini, resmi kayıt ve defterlerde gerçeği yansıtmadığına yönelik herhangi bir tespit yapılmadığını ve bilançolarda herhangi bir hileli işleme rastlanmadığını; 27/01/2021, 14/12/2021 ve 15/06/2022 tarihli genel kurul toplantılarında müdürler hakkında rekabet yasağı uygulanmamasına oy çokluğu ile karar verildiğini, davalı şirketin müdürleri olan ... ile ...şirketle rekabet yasağına aykırı davrandıkları yönünde herhangi bir tespitlerinin bulunmadığını; davalı şirketin ve dava dışı ... Dış Tic. Oto. ve Lastik Paz. Ltd. Şti.’nin aynı sektörde faaliyette bulunduklarını ancak davalı şirketin yurtiçinde almış olduğu lastik marka bayilikleri ile ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, dava dışı şirketin ise ağırlıklı olarak lastik sektöründe ithalat ve ihracat faaliyetlerinde bulunduğunu, davacıların davalı şirkette ortaklığı olduğu gibi dava dışı şirkette de sermaye ortaklığının olduğunu, incelemesi yapılan şirketlerin usulüne uygun olarak işlem ve fiyatlandırmaları gerçekleştirdiklerini, fiktif işlem tespitinin yapılmadığını, davalı şirketin dava dışı şirket ile arasındaki ticari ilişkide zarara uğratıldığına yönelik herhangi bir tespitlerinin bulunmadığını, davalı şirketin faaliyetini yürüttüğü taşınmazın rapor ekindeki kira sözleşmesinden görüleceği üzere kiraya veren... Dış Tic. Oto. ve Lastik Paz. Ltd. Şti.’ne ait olduğunu, 01/08/2019 tarihinden itibaren aylık 500,00 TL + KDV kira bedelinin belirlendiğini, defter kayıtlarında kira bedellerinin gider olarak kaydedildiğini, kira bedelinin rayiç kira bedellerinin altında kalıp kalmadığı konusunun uzmanlık alanlarına girmemesi sebebiyle değerlendirme yapılmadığını; mali verileri ile finansal varlıkları raporda değerlendirilen davalı şirketin İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine karar verilmesi ve geçmişe yönelik olarak kira bedelini gerçek değerinde ödemek zorunda kalması ihtimalinde bu durumun davalı şirketi borca batık duruma düşürmeyeceği yönünde kanaate varıldığını; davalı şirkete ait olağan genel kurul toplantılarında davacıların veya vekillerinin imzalarının bulunduğunu, 6102 sayılı TTK’nın 614. maddesinde belirtildiği şekilde şirket müdürleri tarafından davacılara şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebileceklerini ve belirli konularda inceleme yapabileceklerini, bu hakların kullandırıldığına yönelik herhangi bir tutanak ya da belge sunulmamış ise de davalı şirketin bu konuda bir zafiyetinin bulunup bulunmadığı yönünden takdirin mahkemeye ait olduğunu; davalı şirkette müdürlere maaş, prim, ikramiye ve huzur hakkı gibi ödemelerin yapılmadığının defter kayıtlarından belirlendiğini ayrıca şirketin 27/01/2021, 14/12/2021 ve 15/06/2021 tarihlerinde gerçekleştirilen genel kurul toplantılarında bu hususta alınmış herhangi bir kararın bulunmadığını, davacıların murisi Hakan Şerbetçi’ye şirket kasasından borç para verilip verilmediği hususuyla ilgili olarak ticari defter ve kayıt incelemelerinin 2019-2023 yıllarına ait dönemleri kapsaması nedeniyle bu konuda herhangi bir tespitlerinin bulunmadığını, ortaklar cari hesabında bu isim ile önceki yıllardan devrederek gelen böyle bir hesap bakiyesinin görülmediğini, genel kurul toplantılarında da bu konuda alınmış herhangi bir kararın bulunmadığını,... tarafından sunulan 22/11/2021 tarihli raporun 3. sayfasındaki 31/12/2016 tarihli bilançonun incelendiğini, davalı şirketin bilançosunda ortaklara borçlar hesabının “0” bakiye verdiğini, ortaklardan alacaklar hesabında ise 31/12/2015 tarihinde 5.109,31 TL, 31/12/2016 tarihinde 4.945,99 TL yıl sonu hesap bakiyesi kaydının bulunduğunu, anılan bilirkişinin değerlendirmesinde...ile ilgili 4.670,27 TL borç, faturadan kaynaklı işlem ile 163,32 TL alacak kaydının bulunduğunu, sonuçta 31/12/2016 tarihi itibariyle 4.506,95 TL borç bakiyesinin kaldığını; davalı şirketin 636/3 maddesi kapsamında fesih koşullarının bulunmadığını; davalı şirketin ödenmiş esas sermayesinin 25.000,00 TL tutarında olduğunu, dava dışı ... Dış Tic. Oto. ve Lastik Paz. Ltd. Şti.’nin 138,...10,... 9 ve ... 25 payının bulunduğunu, davacıların şirket ortaklığından çıkmayı isteyebilmeleri için haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı konusunda serbest iradeleri dışında miras yoluyla davalı şirket sermaye payı kalmış olması ve diğer nedenler gözetilerek şirket ortaklığından çıkmayı isteyebilecekleri kanaati oluşmakta ise de hukuki yorumun mahkemeye ait olduğunu; davalı şirketin mali müşavir tarafından onaylanmış olan davalı şirkete ait 30/09/2023 tarihli ayrıntılı bilançonun öz varlık tespiti bakımından raporda sunulduğunu, davalı şirkete ait ...plakalı aracın rapor tarihi itibariyle güncel rayiç değerinin 370.000,00 TL civarında olduğunu, ... plakalı aracın rapor tarihi itibariyle güncel rayiç değerinin 440.000,00 TL civarında olduğunu, araçların toplam bedelinin 810.000,00 TL olduğunu, araçlarla birlikte davalı şirketin öz kaynakları toplamının 1.219.063,39 TL olduğunu, davalı şirketin 01/01/1996 tarihinde kurulduğu ve bu tarihte tescil edildiği belirlendiğinden 27 yıl öncesinde kurulan şirketin aktiflerinde mevcut gözüken 253 tesis ve makineler, 255 demirbaşlar gibi varlıklarının amortisman sürelerini tamamen ve çoktan doldurdukları dikkate alındığından dolayı...kaynakların hesabında sadece şirket taşıtlarının piyasa değerlerinin dahil edildiğini, davalı şirketin SGK’ya ve vergi dairesine vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığını; 30/09/2023 tarihi itibariyle davacı... için 118.526,13 TL ve davacı... için 42.759,54 TL ayrılma payı ödenmesi gerektiğini bildirmişlerdir. Bilirkişi heyetine bir gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi de eklenmek suretiyle ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişiler itirazlar üzerine hazırlayıp sundukları 28/05/2024 tarihli ek raporlarında özetle; dava dosyasında adı geçen işyerine ait 01/08/2019 tarihli kira sözleşmesinin bulunduğunu, taşınmazın dava dışı ... Dış Tic. Oto. ve Lastik Paz. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete aylık 500,00 TL üzerinden kiraya verildiğini, 08/01/2022 tarihinde boş haliyle kira bedelinin aylık 9.600,00 TL olarak sulh hukuk mahkemesi tarafından belirlendiğini, taşınmazın toplam 240 m² zemin alanlı olduğunu, birim bedelinin 40,00 TL/m² olduğunu, bu emsale göre dava konusu taşınmazın 2022 dava tarihi itibariyle aylık kira bedelinin 5.680,00 TL/m² olarak hesaplandığını, ortalamasının 5.500,00 TL/ay olarak belirlendiğini, kök raporda yaptıkları tespit ve değerlendirmenin geçerliliğini koruduğunu, daha uygun bir çözüm olarak asıl davada ve birleşen davada davacıların şirket ortaklığından çıkmayı isteyebilmeleri için haklı sebeplerinin bulunduğu kanaati oluşmakta ise de yorum ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalı şirkete 2024 yılı ilk üç aylık dönem içerisinde 1 adet yeni araç satın alındığının belirtildiğini, 2 adet araçla ilgili tespit edilen rayiç değerler toplamının 390.000+ 457.000 = 847.000,00 TL olduğunu, davalı şirketin toplam reel öz kaynaklarının 1.421.089,18 TL olduğunu, ... 1.126,74 TL ve ... 3.380,21 TL davalı şirket alacağının olduğunu, bu miktarlar düşüldükten sonra davacı ...Ayrılma payı alacağının 138.728,71 TL ve ... ayrılma payı alacağının 50.032,50 TL olacağını bildirmişlerdir. Bilirkişiler hazırlayıp sundukları 20/12/2024 havale tarihli ek raporlarında özetle; ... plakalı kamyonetin karar tarihine en yakın tarih olan ek rapor tarihi itibariyle güncel rayiç değerinin 395.000,00 TL civarında olduğunu,... plakalı kamyonetin karar tarihine en yakın tarih olan ek rapor tarihi itibariyle güncel rayiç değerinin 460.000,00 TL olduğunu, ... plakalı kamyonetin karar tarihine en yakın tarih olan ek rapor tarihi itibariyle güncel rayiç değerinin 1.200.000,00 TL olduğunu, araçların toplam değerinin 2.055.000,00 TL olduğunu, emsal taşınmazın daha büyük cepheli ve daha büyük alanlı olması sebebiyle birim değerinin dava konusu taşınmaza göre 9,23 TL/m² daha fazla olduğunu, dolayısıyla kök raporda bulunan 40,00 TL/m² birim değerin kira rayiçlerine uygun olduğunu, diğer yılların ise 2022 yılı kira değerinin 5.500,00 TL/ay, 2023 yılı kira değerinin 11.250,00 TL/ay, 2024 yılı kira değerinin 25.000,00 TL/ay olarak belirlendiğini, kira bedelinin hesaplanmasında kiracılık ilişkileri ve eski- yeni kiracılık durumunun önemli olduğunu, bu hususun da dikkate alınmasının gerektiğini, taşınmazın boş olarak kiraya verilmesinin daha avantajlı olduğunu, dava konusu içeriğinde kiracılık ilişkilerinin dikkate alındığını, kaldı ki şirketin 30/09/2024 tarihli hesaplanan reel öz varlık tutarının 1.673.640,93 TL olduğu göz önüne alındığında, kira ödemeleri yönünden davacılar vekilinin belirttiği “davalı şirketin iş yeri kira bedelinin 2024 yılı için aylık en az 35.000,00 TL, yıllık ise 420.000,00 TL olarak hesaplanacağı” tutarın hesaba alınması halinde dahi davalı şirketin borca batık durumda olmadığı sonucuna varıldığını; dosyaya davacılar vekili tarafından sunulan ... tarafından düzenlenmiş 15/10/2024 tarihli uzman görüş raporunun incelendiğini, hesaplamalarda Yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde payın gerçek değerinin hesaplanmasına dikkate edildiğini, şirketin öz varlık değeri hesaplanırken kar eden- sürdürülebilir ticari faaliyetleri bulunan- yaşayan işletme olarak öz varlık değerlendirme hesaplarında gereken özenin gösterildiğini, davalı şirkete ait 30/09/2024 tarihli geçici vergi döneminde hazırlanarak vergi dairesinde tahakkuku yapılmış bulunan geçici vergi beyannamesi ve tahakkuk fişi rapor ekinde sunulmuş olup bilanço tablolarında yer alan aktifler toplamının yani şirketin mal varlığı ve alacaklarının heyetlerince incelenerek duruşma tarihine en yakın tarih olarak davalıların ayrılma paylarının ne olabileceği hususunun hesaplandığını, davalı şirkete 2024 yılı ilk 9 aylık dönem içerisinde bir adet yeni araç satın alındığının belirlendiğini, şirket aktifinde kayıtlı bulunan araçların 2.055.000,00 TL toplam tutarda olabileceğinin hesaplandığını, davalı şirketin 30/09/2024 tarihli reel öz kaynakları toplamının 1.673.640,93 TL olduğunu, mahkemece davacıların şirket ortaklığından çıkmalarına karar verilmesi ihtimalinde ...ödenmesi gereken ayrılma payı net tutarının 163.983,89 TL olduğunu, ... ödenmesi gereken ayrılma payı net tutarının 59.124,30 TL olduğunu bildirmişlerdir. Asıl davada ve birleşen davada davalı vekili 14/03/2025 tarihli duruşmada; 20/12/2024 tarihli ek raporda belirtilen rakamı karşı tarafa ödemeye hazır olduklarını belirtmiştir. Bilirkişiler 24/06/2025 tarihli ek raporlarında özetle; şirkete sıfır alınan yani ilk piyasaya aracın çıkış değeri ile alınan aktife dahil edilen aracın ikinci el değerinin ya aynı ya da bir miktar düşük olacağını, dolayısıyla yıl içerisinde alınan araç sıfır yani fabrika çıkış değeri ile alındığından öz varlık yönünden ayrıca bir artı değer oluşturmayacağını, davacılar vekilinin dosyaya sunduğu 15/10/2024 tarihli uzman görüşünün incelendiğini, heyetlerince yapılan tespit ve hesaplamalarda Yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde mahkemenin davacı ortakların şirket ortaklığından çıkarılmalarına yönelik karar vermesi durumunda payın gerçek değerinin hesaplanmasına dikkat edildiğini, şirketin öz varlık değeri hesaplanırken kar eden-sürdürülebilir ticari faaliyetleri bulunan-yaşayan işletme olarak öz varlık değerlendirme hesaplamalarında gereken özenin gösterildiğini, önceki raporlarda davalı şirketin borca batık durumda olmadığı, düşük de olsa kar eden bir şirket olduğu hususlarının belirtildiğini, şirketin feshi ve tasfiye memuru atanması gibi hususların mahkemenin takdirinde olduğunu; şirketin aktiflerinde kayıtlı bulunan ... plakalı üç adet aracın rayiç değerleri toplamının 2.175.000,00 TL olacağını, davalı şirketin 2024 yılı kira değerinin 25.000,00 TL/ay olarak belirlendiğini, 12 aylık kira bedelinin 300.000,00 TL olarak hesaplandığını, bu hesaplamalara göre şirketin kaydi öz varlığı 680.962,11 TL olduğundan kaydi değerler ile şirketin borca batık olmadığını, davalı şirketin 31/03/2025 tarihli reel öz kaynaklar tutarı toplamının 2.035.080,45 TL olduğunu, dolayısıyla şirket müdürüne ödenecek ücretle dahi borca batık olmayacağı sonucuna varıldığını; davacıların şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi durumunda 25 pay sahibi ortak küçük ... için ayrılma payı tutarının 203.508,00 TL, 9 pay sahibi ortak Dilek Şerbetçi için ayrılma payı tutarının 73.263,00 TL olacağını bildirmişlerdir. 6102 sayılı TTK’nın “Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları” başlıklı 636. maddesinde; “(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.” düzenlemesine; aynı kanunun 638. maddesinde; "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." düzenlemesine ve "Çıkmaya katılma" başlıklı 639. maddesinde; "(1) Ortaklardan biri şirket sözleşmesindeki hükme dayanarak çıkma istediği veya haklı sebeplerden dolayı çıkma davası açtığı takdirde, müdür veya müdürler gecikmeksizin diğer ortakları bundan haberdar ederler. (2) Diğer ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde; a) Şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebep kendisi yönünden de geçerliyse, kendisinin de çıkmaya katılacağını müdürlere bildirmek, b) Açacağı bir dava ile haklı sebepler dolayısıyla çıkma davasına katılmak, hakkına sahiptir. (3) Çıkan tüm ortaklar, esas sermaye payları ile orantılı olarak, eşit işleme tabi tutulurlar. (4) Şirket sözleşmesindeki hüküm sebebiyle veya haklı bir sebebin varlığı dolayısıyla bir ortağın şirketten çıkarılması hâlinde bu hüküm uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiştir. Yasal mevzuat ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, limited şirket ortağı, haklı bir sebebin bulunması durumunda, şirketin feshini mahkemeden isteyebilir. Haklı sebebin belirlenmesi hususunda hakimin geniş bir takdir hakkı bulunmaktadır. Hakim, haklı sebebin bulunduğuna kanaat getirse bile, şirketin yaşatılması ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru ise, fesih kararı yerine, fesih isteğinde bulunan ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Bu maddede haklı sebeple ilgili bir tanımlama yapılmadığı gibi haklı sebebin kapsamı da belirtilmemiştir. Bu durumda haklı sebep her olayın özelliğine göre farklılık gösterebilecektir. Haklı sebebin var olup olmadığı belirlenirken kollektif şirketlere ilişkin düzenlemeden yararlanmak mümkündür. Zira; Türk Ticaret Kanunu'nun kollektif şirketlerle ilgili 245. maddesinde haklı sebebin tanımı yapılmış ve hangi olayların haklı sebep sayılacağı örnekleme yolu ile belirtilmiştir. Bu maddenin I. fıkrasında; “...a. Bir ortağın, şirketin yönetim ve işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, b. Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, c. Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, d. Bir ortağın, uğradığı sürekli hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi gibi haller haklı sebeplerdendir.” düzenlemesine; II. fıkrasında ise; “a, b, c bentleri gereğince kendisinde fesih sebebi doğmuş olan ortağın dava hakkı yoktur.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddede haklı sebebe verilen örnekler her ne kadar ortağa ilişkin olsa da maddenin örnek verici niteliği gereği ortak dışı sebepler de haklı sebep olarak kabul edilebilecektir. Dolayısıyla haklı sebep, ortak dışı haklı sebepler ve ortağa ilişkin haklı sebepler olarak, kusurlu ve kusursuz haklı sebep olarak karşımıza çıkabilecektir. Ortak dışı haklı sebepler, ortakların kişilik alanı dışında, şirkete ilişkin veya şirketin de tamamen dışında objektif nedenlerdir. Doktrinde de haklı sebeple fesih için "şirketin kötü yönetilmesi, pay sahipleri arasında anlaşma ve uzlaşma imkanının kalmaması, pay sahiplerinin haksız ve keyfi olarak farklı muameleye tabi tutulmaları, şirketin amacına hizmet etmemesi, kar dağıtmayarak ortakları açlığa mahkum etmek, şirket imkanlarının çoğunluk pay sahiplerine tahsisi, çoğunluğun hakim olduğu diğer şirketlere şirket imkanlarının kaydırılması, şirket imkanlarının yanlış kullanılması ve israfı, genel kurul ve yönetim kurulunun kilitlenmesi, sürekli olarak gereksiz yere toplantıya çağrılması, azlığa karşı manevi güç ve baskı uygulamak, azlığın meşru taleplerinin sürekli ret edilmesi, pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetlerinin ortadan kalması, uzun süre kar payı dağıtımı yapılmaması, toplantı gerçekleştirilmemesi" şeklinde örneklemeler yapılmıştır. Özetle; tarafların şahıslarını ilgilendiren ya da kendilerinin dışında gerçekleşen olayların ortaklık ilişkisini zedelemesi ya da devamını imkansız kılması durumunda haklı sebebin var olduğundan söz edilebilecektir. Bu davanın açılabilmesi için haklı sebeplerin ortaya çıkmasında davacı ortağın kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı sebeplerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekecektir. Bu davayı açma hakkı, haklı sebepte kusuru bulunmayan ortağa aittir. Bu düzenleme çerçevesinde mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Asıl dava davalı şirketin feshi, birleşen dava ise çıkmaya katılma davasıdır. Her iki davada da gerekçe olarak "davalı şirketin kötü yönetildiği, şirketin gereğinden fazla borçlandırıldığı, az kâr elde ettiği, finansal verilerinin olması gerekenin altında kaldığı, şirketin sermayesinin düştüğü, şirket müdürlerinin rekabet yasağına aykırı davrandıkları, davalı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı PUMALAS şirketi arasında son 5 yıl içinde büyük miktarda mal alım satımının gerçekleştirildiği ancak bu işlemlerin büyük bir kısmının fiktif işlem olduğu, 01/08/2019 tarihli kira sözleşmesindeki kira bedelinin gerçeği yansıtmadığı, şirketin geçmişe yönelik olarak kira bedelini gerçek değerinde ödemek zorunda kalması durumunda borca batık duruma düşeceği, genel kurul toplantılarının kanunda belirtilen sürelerde yapmadığı, şirketin yönetimi hakkındaki bilgi ve belge verilmesi isteğinin yerine getirilmediği, aradaki anlaşmazlık ve husumetin uzun süredir devam ettiği" gibi sebeplere dayanılmıştır. Bilirkişi raporu ile birlikte davalı şirketin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait genel kurul toplantısının 27/01/2021 tarihinde yapıldığı; 2020 yılına ait genel kurul toplantısının 14/12/2021 tarihinde ve 2021 yılına ait genel kurul toplantısının 15/06/2022 tarihinde yapıldığı, davalı şirketin olağan ticari faaliyetlerine devam ettiği, ödenmemiş sermayesinin bulunmadığı; 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında oy çokluğu ile dönem karının dağıtılmayarak şirket bünyesinde bekletilmesine karar verildiği belirlenmiştir. Bir sermaye şirketi olan limited şirketler “ekonomik amaçla” kurulurlar. Bunun doğal bir sonucu olarak bir limited şirkette ortak (pay sahibi) olan kişinin en temel amacı kar elde etmektir. Kar payı alma hakkı kazanılmış ve vazgeçilmez haklardandır. Bu hakkın niteliği gözetildiğinde, uzun yıllar kâr payı dağıtımı yapılmaması ya da uzun yıllar boyunca kar dağıtımı yapılmaması konusunda karar alınması hükümsüzlük yaptırımı ile karşılaşılması sonucunu doğuracaktır. TTK’da her yıl asgari kar payı dağıtımını zorunlu kılan açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte bu durum uzun yıllara dayanan bir kar payı dağıtmama durumuna izin verildiği sonucunu doğurmayacaktır. Her ne kadar 6102 sayılı TTK, limited şirkette pay dağıtma yetkisini şirket genel kuruluna vermiş ise de; ortağın kar payı alma hakkının genel kurul tarafından haklı gerekçeler olmaksızın, keyfî şekilde engellenmesi hukuka uygun düşmeyecektir. Davalı şirkette 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarında toplamda 7 yıl boyunca karın dağıtılmamasına karar verilmiştir. Doktrinde “kronikleşen bir hak ihlali” boyutuna ulaşan “uzun süre kar dağıtımı yapılmaması” durumu, haklı sebeplerin tipik örnekleri arasında sayılmıştır. Davalı şirkette 7 yıl üst üste kar payı dağıtılmayarak davacı tarafın (asıl dava ve birleşen davada) kar payı alma haklarının özüne dokunularak kar payı alma hakkına ulaşmaları engellenmiştir. Her ne kadar kar payı dağıtılmamasının gerekçesi olarak piyasanın olumsuz koşulları gösterilmiş ise de; 7 yıl boyunca kar payının dağıtılmamasının şirket menfaatlerinin gözetilmesinde aşırıya gidilerek pay sahiplerini kardan mahrum eder niteliğe büründüğü, davacı tarafın davalı şirketten olan ekonomik beklentilerinin karşılanmadığı; davacı tarafın bu sebeple davalı şirketin feshini istemekte haklı olduğu kabul edilmiştir. Diğer yandan davalı şirketin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait genel kurul toplantısı 27/01/2021 tarihinde toplu olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 617. maddesi gereğince genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır ve olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Her ne kadar ortağın şirket genel kurulunu toplantıya çağırması için TTK'ya göre yasal başvuru hakkı var ise de ve nitekim davacı tarafın çektiği ihtarnamaler üzerine toplantı gerçekleştirilmiş ise de; 4 yıl üst üste genel kurul toplantısı yapılmayarak davacı tarafı ihtarname gönderme veya dava açma külfeti ile karşı karşıya bırakılması da davacı taraf lehine haklı sebep olarak kabul edilmiştir. Bütün bunların yanı sıra; imited şirketin işletme amacının gerçekleştirilebilmesi ve devamı için ortaklar arasında güven ilişkisinin varlığı zorunludur. Asıl davada ve birleşen davada davacılar ile davalı şirketin diğer ortakları arasında uzun süreden beri anlaşmazlıkların yaşanmakta olup, bu anlaşmazlıklar yukarıda belirtilen çeşitli davaların konusu olmuştur. Öyleki... tarafından, davacılar aleyhinde alacak iddiası ile başlatılan icra takiplerine yönelik itirazlar üzerine itirazın iptali davaları açılmıştır. Derdest veya karara bağlanmış olan tüm bu davaların, icra dosyalarının varlığı karşısında ortaklar arasında husumetin olduğu ve davacılardan bu ortaklığı sürdürmelerinin beklenmesinin dürüstlük kuralı gereğince mümkün olmayacak şekilde güven ilişkisinin ortadan kalktığı kanaatine ulaşılmıştır. Şirket ortaklığını kanun yolu ile kazanan davacı taraftan bu duruma katlanmaları ve aynı şirket çatısı altında bir arada bulunmaları beklenemeyecektir. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca davacı yönünden davalı şirketin feshi için haklı sebep şartının bulunduğu kabul edilmiştir. Bununla birlikte; şirketlerin feshinin ağır sonuçları vardır. Bu nedenle ileri sürülen haklı sebeplerin şirketin feshini mi gerektirdiği yoksa davacı ortağın çıkması ile de taraf menfaatlerinin sağlanıp sağlanamayacağı hususunun değerlendirmesi önemlidir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca şirketin haklı sebebe dayalı olarak feshi istemli davalarda, hakime şirketin feshi yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesi suretiyle şirket ortaklığından çıkarılması hususunda bir takdir hakkı tanınmışsa da bu hakkın herhangi bir sınır ve gerekçe olmaksızın kullanılması mümkün değildir. Şirketin devamında fayda görüldüğü hallerde anılan takdir hakkı kullanılabilecektir. Somut olayda; davalı şirket 6102 sayılı TTK'nın 376. maddesine göre borca batık durumda olmayıp, faal bir şirkettir ve asıl davada ve birleşen davada davacılara paylarının gerçek değerini ödeyecek özkaynağa sahiptir. Nitekim; asıl davada ve birleşen davada davalı şirket vekili de aldırılan raporları kabul etmemekle birlikte rapor ve ek raporlarda belirtilen ayrılma paylarını davacılara ödemeye hazır olduklarını bildirmiştir. Bilirkişi raporuna göre şirket büyüme trendi içinde olup, kar elde etmektedir. "Şirketin devamlılığı ve feshin son çare olması" ilkeleri karşısında mahkememizce davalı şirketin feshi yerine 6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözümün asıl davada davacı ortağa çıkma hakkının kullandırılması olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Birleşen dava yönünden ise; 6102 sayılı TTK'nın TTK'nın 639/2 maddesi gereğince davacının çıkmaya katılmasına, bu isteğin kabul edilmemesi halinde incelemenin TTK'nın 638/2 maddesi gereğince haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi istenmiştir. İleri sürülen haklı sebepler asıl davada ileri sürülen sebepler ile aynıdır. TTK'nın 639 maddesindeki çıkmaya katılmanın ortaklardan birinin haklı sebeple çıkma davası açması halinde mümkün olacak olması, asıl dava kapsamında ileri sürülen isteğin ise şirketin feshi yönünde olması karşısında birleşen dava yönünden TTK'nın 639. maddesinin uygulanma koşulu bulunmadığından, istek aynı kanunun 638/2 maddesi kapsamında değerlendirilmiştir. Asıl davada ve birleşen davada davacıların ayrılma payı alacaklarının miktarı 24/06/2025 tarihli ek raporda şirket mal varlığı üzerinden karar tarihine en yakın tarih itibariyle hesaplanmış olup, en güncel tarihli veriler kullanılarak hesaplama yapılması sebebiyle bu ek rapor mahkememizce hükme esas alınmış ve anılan sebepler çerçevesinde asıl davada davacı ..., davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin fesih ve tasfiyesine yönelik isteği yönünden; 6102 sayılı TTK’nın 636/3 maddesi gereğince davalı şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davacının davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortaklığından çıkartılmasına, 6102 sayılı TTK’nın 636/3 ve 641/1 maddeleri gereğince hesaplanan davacı ortağın payının gerçek değeri olan 73.263,00 TL ayrılma payı alacağının ödenmesine; birleşen davada davacı ..., davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki davasının kabulü ile; davacının 6102 sayılı TTK’nın 638/2 maddesi gereğince davalı şirketin ortaklığından çıkmasına izin verilmesine; 6102 sayılı TTK’nın 641/1 maddesi gereğince hesaplanan davacı ortağın payının gerçek değeri olan 203.508,00 TL ayrılma payı alacağının ödenmesine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 642. maddesi uyarınca ayrılma payı ayrılma ile muaccel hale geleceğinden asıl dava da ve birleşen davada davacıların ayrılma paylarına kararın kesinleşme tarihinden başlamak üzere avans faizi yürütülmüştür. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; I-ASIL DAVADA; 1-Davacı... davalı... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin fesih ve tasfiyesine yönelik isteği yönünden; 6102 sayılı TTK’nın 636/3 maddesi gereğince davalı şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davacının davalı ...Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ORTAKLIĞINDAN ÇIKARTILMASINA, 2-6102 sayılı TTK’nın 636/3 ve 641/1 maddeleri gereğince hesaplanan; davacı ortağın payının gerçek değeri olan 73.263,00 TL ayrılma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak, davacıya ÖDENMESİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 5.004,60 TL nispi ilam harcından, 80,70 TL peşin harcın ve 1.170,45 TL tamamlama harcının düşülmesi ile kalan 3.753,45 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 1.170,45 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.331,85 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu 327,75 TL'si tebligat-posta gideri ve 24.000,00 TL'si bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 24.327,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, II-BİRLEŞEN DAVADA; 1-Davacı Zeynep Şerbetçi’nin, davalı... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki davasının KABULÜ ile; Davacının 6102 sayılı TTK’nın 638/2 maddesi gereğince davalı şirketin ORTAKLIĞINDAN ÇIKMASINA İZİN VERİLMESİNE, 2-6102 sayılı TTK’nın 641/1 maddesi gereğince hesaplanan; davacı ortağın payının gerçek değeri olan 203.508,00 TL ayrılma payı alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak, davacıya ÖDENMESİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 13.901,63 TL nispi ilam harcından, 80,70 TL peşin harcın ve 3.394,71 TL tamamlama harcının düşülmesi ile kalan 10.426,22 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 3.394,71 TL tamamlama harcı toplamı olan 3.556,11 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 32.561,28 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2025 Başkan ... ¸E-imza Üye ... ¸E-imza Üye... ¸E-imza Katip... ¸E-imza