İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/911 E. 2025/553 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/911
- Karar No
- 2025/553
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/911 KARAR NO : 2025/553 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ------elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyette bulunmakta olup, sorumluluk alanı genelinde ana hedefi olan sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlamak adına tüketicilere kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamaya ilişkin faaliyetleri tabi olduğu mevzuat hükümleri doğrultusunda yürüttüğünü, Elektrik Piyasası Kanunu’nun 3. maddesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 12.09.2012 tarih ve ---- sayılı Kararı uyarınca, Elektrik Piyasası’nda dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmiş ve anılan tarih itibariyle davacı şirket ----- ve dava dışı -------olarak hukuki ayrışma, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19. Ve 20. Maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 159 ve devamı maddelerinde yer alan kısmi bölünme yöntemi ile ve külli halefiyet ilkesi uyarınca sağlandığını, davalı, ------ numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullanmakta olup, Müvekkil Şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacının dava dışı ilgili elektrik perakende satış firması ile karşılıklı herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın enerji kullanımı yaptığı 11.07.2018 tarihinde tespit edildiği ve kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiğini, davacı şirketin ilgili ekipleri tarafından 11.07.2018 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak” kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ----- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiği icra takibine konu edildiği tespit edildiğini, ancak davalının kaçak/usulsüz elektrik kullanımları son bulmamış olduğundan 12.09.2018 tarihinde ----- seri numaralı kaçak tutanağı ve 16.11.2018 --- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiğini, işbu 15.396,43 -TL tutarındaki faturalarının tahsili maksadıyla davacı şirket, davalı aleyhine işbu huzurdaki davanın konusu ----. İcra Dairesi’nde ----- Esas sayısına kayden ilamsız icra takibi başlattığını, işbu icra takibine yönelik 15.04.2021 tarihinde itiraz edildiğini, davalı tarafça---- İcra Dairesi’nin ----- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP:6100 Sayılı HMK'nın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir.Davalı vekili 28/04/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle; görev konusundaki kararın resen değerlendirileceği dikkate alınmak suretiyle uygun görülmesi halinde dosya üzerinden görevsizlik kararının verilmesini beyan ve talep etmiştir. DELİLLER :-----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyası, ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası, UYAP Kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada Mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmış ve duruşmaya katılan taraf vekillerinin beyanları dinlenmiş ve görev dava şartına yönelik itiraz üzerine----- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----esas sayılı dosyası istenerek ön inceleme duruşması ertelenmiştir. Aynı celse ara karar gereğince 6100 sayılı HMK'nin 114, 115.137,138, 140 ve 320/1 maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddeleri gereğince çabukluk ve usul ekonomisi ilkeleri de gözetilerek dava şartlarına yönelik (görev dava şartı) dosya üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır.Anayasa'nın 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda dosyanın usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde öncelikle görev yönünden tensiben incelenmesi ve sonuçlandırılması gerekmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nin 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir. 507 sayılı Kanun, 21/06/2005 tarihinde ----- yayınlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 76'ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve maddenin ikinci cümlesi ile diğer yasaların 507 sayılı Yasaya yaptıkları atıfların 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılacağı açıklanmıştır. Bu durumda 4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinde 507 sayılı Yasaya yapılan atıf, 5362 sayılı Yasaya yapılmış sayılmalıdır. Bahsi geçen yeni yasal düzenlemede esnaf ve sanatkâr tanımı değiştirilmiştir. Yeni yasanın 3 üncü maddesine göre esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak belirtilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı şirketin TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tüzel kişi tacir olduğu, ancak davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu ve gelirinin esnaf sınırını aşmadığı, tacir ve esnaf kaydına rastlanmadığı anlaşıldığından esnaf kabul edilmesi gerektiği, kaçak elektrik tespit tutanağında ticarethane yazılmasının bu sonucu değiştirmeyeceği, nitekim -----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasından da gerekli araştırmalar yapılması sonucunda davalının tacir olmadığın kabulü ile görevsizlik kararı verildiği ve kararın 03/05/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla eldeki uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nin 4.maddesine göre mutlak ve nispi ticari davalar ile özel kanunlardaki ticaret mahkemelerinin bakacağı davalar kapsamında kalmadığı, işbu sözleşme bulunmadığından haksız fiil niteliğindeki kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı alacağa bağlı itirazın iptali davasında görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK’nin 1 ve 2. maddeleri gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Binaenaleyh, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-)6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 1, 2. maddeleri uyarınca görevli mahkemenin ----- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 3-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birininin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının GÖREVLİ ------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE 4-)Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nin 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmezse talep halinde mahkememizce bu durumun tespiti ile dosya üzerinden davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, 5-)6100 Sayılı HMK'nin 20/1 maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde mahkememiz tarafından resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nin 331/3 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine,Dair,dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin yokluğunda ;6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.