İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/379 E. 2025/384 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/379
Karar No
2025/384
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/379 Esas KARAR NO : 2025/384 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/07/2023 KARAR TARİHİ : 30/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ..., 2018 yılında kurulmuş, kripto varlıkların alım satımı ve muhafaza edilmesi için Platform sağlayan, alanında saygın, ülkemizin en başarılı ve kurumsal kripto varlık hizmet sağlayıcılarından olduğunu, Platforma kaydolan müşterilerin kendisine ait banka hesabından müvekkili şirkete ait bir banka hesabına Türk Lirası gönderdikten sonra, istediği kripto varlıkları ... Platformu üzerinden alış emri vererek edinmesini sağladığını, itibari para birimi ile alış yapmak isteyen kullanıcı, kripto varlık birimini itibari para birimi ile takas etmek isteyen başka bir kullanıcıdan aldığını, platformda alım satım işlemleri alıcı satıcı eşleşmesine tabi olduğunu, satış emirlerinin talep edilen fiyattan gerçekleşebilmesi, satışa sunulan fiyattan alıcı olmasına bağlı olduğunu, merkeziyetsiz ...teknolojisinin kullanılması sebebiyle müvekkil şirket, kripto varlık fiyatlarını belirleyemediğini, zira marketteki fiyatlar, tamamen işlem gerçekleştiren kullanıcıların ilgili kripto varlığa yönelik arztalep ilişkisine göre oluştuğunu, davalının 5337 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 27.maddesinde "Şüpheli İşlem" tanımından yola çıkarak müvekkilin gerçekleştirdiği işlemin şüpheli işlem kapsamı altına girmediğini, müvekkil tarafından tesis edilen işlemin şüpheli işlem olarak değerlendirilebilmesi için işlemin, terörist eylemlere fayda sağlamasına ve bunlarla bağlantılı olmasını gerektirdiğini belirterek şüpheli işlem kavramını eksik bir şekilde aktardığını, davalının, aynı zamanda müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemin "şüpheli işlem" olduğu hususunda kesin bir değerlendirmede bulunamadığını, ...'a bildirim yapılmadığını, alınan bir kararın söz konusu olmadığını ifade ettiğini, müvekkili şirketin Bitci, 01 Mayıs 2021 tarihinden itibaren ... (...) yükümlüsü olup, 5337 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik "Yükümlü" başlıklı Madde 4/(ü) fıkrası "Kanunun uygulanmasında yükümlü, aşağıda sayılanlar ile bunların şube, acente, temsilci ve ticari vekilleri ile benzeri bağlı birimleridir: (ü) Kripto varlık hizmet sağlayıcılar" kapsamında da işbu Yönetmelikle bağlı olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin, kimlik tespiti, kimlik doğrulama, müşteri tanıması, şüpheli işlem bildirimi, tedbir, kara para aklama ve terörün önlenmesi çerçevelerinde çeşitli yükümlülüklerinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin şüpheli bir işlem tespit etmesi halinde hem diğer kullanıcı ve müşterilerine zarar gelmemesi, hem de en önemlisi olarak 5337 Sayılı Yönetmelik kapsamındaki yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirebilmesi adına şüpheli işlem gerçekleştiren hesapları inceleme altına alma, gerekli olduğu hallerde iş ilişkisini sonlandırma, talep edilen işlemleri gerçekleştirmeme ve şüpheli işlem bildirim yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Belirtmek gerekir ki; ... yükümlüsü müvekkilin gerçekleştirdiği şüpheli işlem bildirimleri gizli olup bu takdirde karşı tarafa herhangi bir şekilde bilgi verilmediğini, davalı ve içinde bulunduğu organizasyonun müvekkil tarafından gerçekleştirilen ... (...) stake arzında, haksız kazanç sağladığını, davalının müvekkili şirketin sisteminde yapmış olduğu müdahale veya henüz tespit edilmeyen yöntemlerle elde ettiği haksız kazancın tazmin edilmesi amacıyla işbu karşı davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalının yapmış olduğu işlemlerle müvekkilin henüz miktarı hesaplanamayan ölçüde, zarara uğramasına sebep olduğunu ve bu suretle sebepsiz zenginleştiğini, dolayısıyla; HMK Madde 107 uyarınca şimdilik 5.000,00- TL olmak suretiyle sebepsiz zenginleşmeye konu haksız kazanımın tazmin edilerek müvekkile ödenmesini karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıyı zarara uğratmış olduğu beyanının yerinde olmadığını, davacı yanın müvekkiline ait bütün işlemleri iptal etmiş olup müvekkilin herhangi bir menfaat elde etmesine engel olduğunu, ayrıca, ... arzı sınırsız ve önceden belirlenmiş bir fiyat ile piyasaya sunulmuş olup müvekkilin alımı sebebiyle diğer kullanıcıların alımlarında herhangi bir azalma da meydana gelmediğini, zaten sınırsız ve belirli bir fiyat üzerinden ön satışa çıkartılan ... ürünü sebebiyle müvekkilin diğer kullanıcılara veya davalıya zarar verebilmesi mümkün olamayacağından davalının iddiası yerinde olmadığını, dolayısıyla davalının veya diğer kullanıcıların herhangi bir zararının da meydana gelmediğini, müvekkilinin, sebepsiz zenginleştiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, davalı yanın haksız ve hukuka aykırı işlemleri sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, kripto para işlemlerinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinin (2). bendinde " Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık kripto para ile ilgili davalı tarafça yapıldığı iddia edilen şüpheli işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemelerin uyuşmazlık konusu hakkında görevli olup olmadıkları hususu dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir. Dava tarihinde uyuşmazlık hakkında görevli olan mahkeme, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal düzenlemeyi gerekçe göstererek görevsizlik kararı veremez. Zira tabi hakim ilkesi ile hukuki öngörülebilirlik ilkesinin doğal bir sonucu olarak mahkemelerin görevli olup olmadığı ve uyuşmazlığın hangi mahkemede çözümlenmesi gerektiği hususları dava tarihi itibariyle saptanır ve bu andan itibaren görev hususu gerek mahkemeyi gerekse tarafları bağlayıcı bir nitelik kesbeder. Somut uyuşmazlıkta ise; görevsizlik kararı veren ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın açılış tarihi 06/07/2023 olup, görevsizlik kararının gerekçesinde dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı "Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"a isnat edilmiştir. Oysa az yukarıda izah edildiği üzere uyuşmazlık konusu hakkında mahkemelerin görevli olup olmadığı hususu dava tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Huzurdaki dava dosyası açısından; dava tarihinde yürürlükte olan 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinin (2). Bendi ile kripto varlıkların yüksek kayıp riskini içeren işlemler olması gerekçeleriyle davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Yine dava tarihi itibariyle kripto varlıkların yüksek kayıp riskini içeren işlemlerden olduğu ve bu sebeple kripto varlıklara dair uyuşmazlıkların çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu hususları İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin merci tayinine ilişkin ilamlarında defaatle belirtilmiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 12/02/2024 tarih ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 06/10/2023 tarih ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 16/11/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 20/09/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 28/06/2022 tarih... Esas ve ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 17/03/2022 tarih ...Esas ve ... Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 12/11/2021 tarih ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı ) Hulasa; dava tarihi olan 06/07/2023 tarihi itibariyle dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, dava tarihi itibariyle kripto varlıkların henüz finansal varlık olarak tanımlanmadığı, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı "Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" gerekçe gösterilerek görevsizlik kararı verilemeyeceği, bu durumun tabi hakim ilkesi ile hukuki öngörülebilirlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, kanaatiyle davanın, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nun 21/1-(c). maddesi gereğince iş bu kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı olması nedeniyle merci tayini için HMK'nun 22/2. Maddesi uyarınca dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 3-HMK'nun 20/1.maddesi gereğince İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ilişkin merci tayini kararı verilmesi halinde, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istemesi halinde dosyanın görevli İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini istememesi durumunda HMK'nun 331/2.maddesi gereğince talep halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinin görevli mahkemede değerlendirilerek hüküm altına alınmasına, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 30/05/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/379, K. 2025/384, T. 30.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-379-e-2025-384-k-ed288f51d438