İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/163 E. 2025/867 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/163
Karar No
2025/867
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/163 Esas KARAR NO : 2025/867 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 10/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Takibe konu çek ekte sunulan bankaya ibraz edilmiş hali ile anlaşılacağı üzere ... T.C. Kimlik numaralı ... tarafından keşide edilerek lehtar ... Vergi Nolu ... Şirketi'ne teslim edilmiştir. Lehtar tarafından çek cirolanıp müvekkilin yetkilisi olduğu ... Vergi Nolu... Şirketi'ne teslim edilmiştir. Müvekkilin yetkilisi olduğu şirket tarafından da çek cirolanıp davalının babası...'a teslim edilmiştir. Müvekkil çeki ...'a teslim ettiği için hamilin ... olduğunu bilmektedir. ...'ın oğlu davalı ... tarafların tanıdığı, ticari ilişkilerinde babasının işlerini yürüten biridir. Davalı çekin bedelinin kendisine gönderilmesi halinde çeki davacı müvekkile teslim edeceğini belirtmiştir. Müvekkil de çek bedelini ve gecikme faizi ile birlikte 1.074.000,00 (birmilyonyetmişdörtbin) TL havale etmiştir. Müvekkil çekin bedelini fazlasıyla ödedikten sonra çekin kendisine teslim edilmesini istemişse de davalı tarafından müvekkile herhangi bir dönüş sağlanmamıştır. Gelinen aşamada ise çek 3. Bir kişi tarafından bankaya ibraz edilmiş olup müvekkilin yetkilisi olduğu şirket ile diğer borçlular adına ... İcra Dairesi'nin ....Esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. Müvekkil davalının kendisinden haksız bir şekilde bu parayı aldığını anlamıştır. Bu nedenle müvekkil, davalıya çek bedeline istinaden ödediği 1.074.000,00 TL Türk Lirasını faizi ile birlikte tahsilini talep etmektedir. İkame edilen iş bu davanın bir para alacağı olması, bu alacağın bir rehin ile teminat altına alınmamış olması ve muaccel hale gelmiş olduğu hususları göz önünde bulundurularak; davalının kötü niyetli davranışlarının dosya kapsamında sabit olduğu görüldüğünden mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunmaktadır. Sayın Mahkemenizce teminatsız olarak; mahkemeniz aksi kanaatte olursa uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zarureti hâsıl olmuştur. Öncelikle borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için İhtiyati Haciz talebinin kabulünü..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Alıcı ...- ... Şirketi Noterde yapılan sözleşme gereği bakiye satış bedellerini 12 eşit taksitte ödemesi gerektiği halde taksitleri ödememiştir. Satış sözleşmesi tarihinden 14 ay sonra ödeme güçlüğü çekmesi sebebiyle ..., ..., ..., ..., ... plaka sayılı araçları 18/11/2024 tarihinde ... 7.Noterliğinin Güvenli Ödeme Yöntemi ile müvekkile iade etmiştir. Satın aldıkları araçlardan... ile ... plaka sayılı araçları kendi mülkiyetlerinde tutmuşlardır. Davacı tarafın iddiasının aksine davacının iade ettiği 5 adet araç için davalı müvekkil tarafından güvenli ödeme yöntemi kullanılarak zaten kendisine ait olan parayı noter işlemi için davacı tarafa, kendisine iade edilmesi şartıyla göndermek zorunda kalmıştır. Müvekkil ... A.Ş. 15/11/2024 tarihli 15:53 saatli 486.000,00 TL... Plaka sayılı araç bedelini ... güvenli ödeme yöntemi ile ... 7.Noterliğine...'ye verilmek üzere göndermiştir. Davacı ...'nin 15/11/2024 tarihli ve 16:30:12 saatli 486.000,00 TL ... ödemesi müvekkilin 15/11/2024 tarihli 15:53 saatli 486.000,00 TL... Plaka sayılı araç bedelinin iadesidir. Müvekkil ... A.Ş. 15/11/2024 tarihli 14:36 saatli 588.000,00 TL ... Plaka sayılı araç bedelini bedelini ...bank güvenli ödeme yöntemi ile ... 7.Noterliğine ...'ye verilmek üzere göndermiştir. Davacı ...'nin 15/11/2024 tarihli ve 15:09:54 saatli 588.000,00 TL ... ödemesi ise yine müvekkilin yapmış olduğu 15/11/2024 tarihli 14:36 saatli 588.000,00 TL... Plaka sayılı araç bedelinin güvenli ödeme iadesidir. Hal böyle iken yukarıdaki ödemeler aslında müvekkile ait olan paranın iadesi olduğu halde davacı ... kötü niyetli olarak işlem açıklamasına "... NOLU 31.10 VD ÇEKE İSTİNADEN ÖDEME" yazmıştır. Bahse konu ...'a ait ... tarihli ... seri numaralı çek; 3.şahıs tarafından 01/11/2024 tarihinde bankaya ibraz edilmiş ise de ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava ile 30/10/2024 tarihinde çekte ödeme yasağı tedbiri alındığından, 3.şahıs çekin bedelini bankadan tahsil edememiştir. -Kaldı ki davacı ... ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 30/10/2024 tarihinde çekte ödeme yasağı alındığını bildiği halde müvekkil davalı ...'a 15/11/2024 tarihinde çekin bedelini ödediğini iddia ediyor. Bu tacir olan birisinin sehven yapacağı bir iş değildir. Burada bile davacı ..'nin kötü niyetli olduğu barizdir. Çek bedeli 1.000.000,00 TL'dir. Fakat 1.074.000,00 TL faiziyle ödediğini iddia ediyor. 74.000,00 TL faiz oranını neye göre hesapladığı bile belli değildir. Çünkü gerçekte ödediğini iddia ettiği 588.000,00 TL ile 486.000,00 TL bedeller müvekkile ait iadesi etmesi gereken bedellerdir. Asıl borçlu olan taraf davacı taraftır. Bu hususta her türlü dava, talep, şikayet ve tazminat hakkımız sakldır. Bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddini..." talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 8.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır. ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/12/2024 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine, HMK'nun 114/1,c maddesi uyarınca görevli Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan, HMK nun 115/2. maddesi gereği davanın usulden reddine, dosyanın süresinde talep halinde görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek işbu dosya ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasına tevzi olmuştur. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller; ... İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Taraflar için tacir/esnaf araştırması yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 03/03/2025 tarihli verilen ara kararı ile; İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak...ŞİRKETİ'nin kuruluşundan itibaren temsile yetkili kişilerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. ... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ...E.sayılı dosyalarında alacaklılara yapılan ödeme bulunup bulunmadığına dair mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları, dava dışı ... limited şirketi ile dava dışı ...a.ş.'nin ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi ile 12/06/2025 tarihinde saat 14:15'de Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu çekten kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri, ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak... Esas sayılı dosyanın UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Bilirkişiden alınan 05/09/2025 tarihli raporunda özetle; " Dava dışı ...Şti.'ne ait Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, ticari defter kayıtlarında, dava konusu çek ... 29.05.2024 tarihinde alındığı, aynı tarihte dava dışı ... şirketine verildiği, ...şirketi tarafından 588.000,00 TL ve 486.000,0 TL olmak üzere toplam 1.074.000,00 TL tutarında araç satış faturası düzenlediği, dava dışı .... A.Ş.'ne ait Ticari Defterlerinin yasal süresinde TTK maddelerine göre usulüne uygun tutulduğu, dolayısı ile sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, ticari defter kayıtlarında, Dava dışı ... şirketine 588.000,00 TL ve 486.000,0 TL olmak üzere toplam 1.074.000,00 TL tutarında araç satış faturası düzenlediği, ayrıntılı yapılan tespitlere göre; dava dışı şirketler arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının dava konusu çekten kaynaklı olarak alacağının bulunmadığı..." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... Bankası'na ait ... vade tarihli ... seri numaralı çek nedeniyle davalıya 1.074.000,00 TL ödenmesine rağmen davalının çeki davacıya iade etmemesi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahisle bu bedelin davalıdan faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Eldeki davada öncelikli olarak belirlenmesi gereken husus görevli mahkemenin tespitine ilişkindir. Mahkemece bir davada, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, 6100 sayılı HMK. 114/1 maddesinde gösterilen sıralamaya göre değerlendirilmelidir. Görevli olmayan bir mahkemede açılan davada, öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir... Somut olayımızda; dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmakta olup 19.02.2015 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.". İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 15/10/2024 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda,davacılar davalı ile aralarındaki eser sözleşmesi kapsamında kendilerine ait iş yerlerindeki tesisat işlerinin davalı tarafından yapılamaması sebebiyle avans olarak verilen çek bedellerinin, davalı tarafından tahsil edilmesine rağmen bedelinin ödenmemesi sebebiyle yapmış oldukları takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup, taraflar arasında kambiyo senedinden kaynaklı uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacılar taraflar arasındaki temel ilişki çerçevesinde tesisat işinin davalı tarafından yapılmaması sebebiyle ödemiş oldukları bedelin istirdadını talep etmektedirler. Yapılan araştırmaya göre de davacıların tacir olmadığı, davaya konu yerin iş yeri olduğu davacıların tüketici sıfatı da bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...". İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar sayılı, 28/02/2024 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda davacı eser sözleşmesi gereği hizmet bedeli olarak verilen çekin karşılıksız olması nedeniyle alacağın tahsilini talep ettiği, eser sözleşmesinin ticari nitelikte olmadığı, davacının tacir sıfatını haiz olmadığı, uyuşmazlığın temel ilişkiye bağlı olarak bu senedin karşılıksız olup olmadığı noktasında toplandığı ve borçlar kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği nazara alındığında davanın HMK 2/2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...". İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin...Esas, ...Karar sayılı, 23/01/2025 tarihli ilamında vurgulandığı üzere “... Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda; davacı davalı ile aralarındaki araç satışı nedeniyle ödenmeye çek bedelinin davalıdan tahsili talebiyle başlatmış olduğu takibe itirazın iptali talebinde bulunmuş olup taraflar arasında kambiyo senedinden kaynaklı uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraflar arasındaki araç satışı nedeniyle ödenmeyen çek bedelinin tahsilini talep etmektedir. Her ne kadar davalı tacir ise de davacının tacir olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, uyuşmazlığın ticari olması her iki tarafın tacir olması gerektiği anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir...”. Tüm dosya kapsamından; davacı İhsan İşçi'nin dava dışı "... ŞİRKETİ"nin 26/11/2024 tarihine kadar tek ortağı ve şirket yetkilisi olduğu, anılan tarihte davacının şirketteki payını dava dışı ...'e devrettiği; dava dışı ...Ltd. Şti.'nin dava konusu ...bank'a ait, ...tarihli, ... seri numaralı, 1.000.000,00 TL bedelli çekte ciranta borçlusu olarak yer aldığı, dava dışı şirketin çeki cirolayıp dava dışı ...'a teslim ettiği, davacı tarafından çek bedeline istinaden dava dışı ...'ın oğlu davalı ...'a banka havalesi yoluyla 1.074.000,00 TL gönderildiği, davalı tarafından çekin davacıya iade edilmediği iddiası ile işbu sebepsiz zenginleşmeye dayalı davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davanın ilk açıldığı ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 11/12/2024 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile işbu dosyada, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak isteminin dayanağının kambiyo vasfına sahip olan çek olduğu gerekçesiyle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu belirtilmiş ise de; dosya incelendiğinde, davacı ...'nin davaya konu çekte cirosunun bulunmadığı, çekte cirantanın davacının yetkilisi olduğu dava dışı ...Ltd. Şti. olduğu, bununla birlikte sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı iddia edilen 1.074.000,00 TL'nin ise davacının şahsi banka hesabından gönderildiği, bu hususun davacı tarafından ikrar edildiği, çekin keşide tarihinin 30/10/2024 olduğu, davacının ise iadesini istediği bedeli 15/11/2024 tarihinde gönderdiği, çek hakkında 30/10/2024 tarihinde ödeme yasağı kararı verildiği, çek nedeniyle yapıldığı iddia edilen ödeme tarihinde çek hakkında geçerli ödeme yasağı kararı bulunduğu; davalının da dava konusu çekte cirosunun bulunmadığı; taraflar arasında bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, nitekim davacının çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteminde değil, kendi hesabından yapılan ödeme nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla alacak isteminde bulunduğu, göreve ilişkin değerlendirme yapılırken taraflar arasındaki temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına bakılması gerektiği; görev konusunun davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar ve talep sonucuna göre belirlenmesi gerektiği, uyuşmazlık konusunun esasen tacir olmayan davacının cirantası olmadığı çek nedeniyle, ciranta ve tacir olmayan davalıya yapılan ödemenin iadesine ilişkin olduğu, 07/03/2025 ve 13/10/2025 tarihli müzekkere cevapları uyarınca davacı ve davalının tacir olmadığı, 10/06/2025 tarihli beyan dilekçesinde davacı vekilinin davacının şahıs olarak mükellef olmadığı için ticari defterleri bulunmadığını belirttiği; bu suretle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, işbu davanın TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3- HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere ... Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Yargılama gideri ve harçların görevli mahkeme tarafından nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere; mahkememizce verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2025 Katip E-imzalıdır Hakim E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/163, K. 2025/867, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-163-e-2025-867-k-61948fb5ce41