İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/54 E. 2024/699 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/54
Karar No
2024/699
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/54 Esas KARAR NO : 2024/699 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/01/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, "..." adresinde müvekkil şirket ile ... numaralı sayaç üzerinden ilgili kullanım yerinde yapılan kontrolde şebeke giriş harici hat çekmek suretiyle kaçak enerji kullanıldığı tespit edildiğini, müvekkil şirket yetkililerince ... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalı tarafından ödenmediğinden müvekkili şirket alacağının tahsili amacıyla ... 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı, borçlunun bulunduğu miktarı ödemediği gibi icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak, salt takibi durdurmak ve Müvekkili şirket'in alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla itiraz ederek takibin kötü niyetli olarak durmasına sebep olduğunu belirterek, müvekkil şirketin başlatmış olduğu icra takibine konu kaçak elektrik enerjisi bedelinin tespit edilerek, davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptaline karar verilmesi ve itirazında kötüniyetli olan davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan dava ve yapılan takibin haksız olduğunu, takip her ne kadar kaçak kullanım nedeni ile başlatılmış ise de kendisinin kullandığı süre boyunca elektrik bedelini her zaman ödediğini, kaçak kullanım olduğu iddia edilen yerde ise adına elektrik aboneliği bulunmakla birlikte, düzenli olarak elektrik faturalarının geldiğini ve elektrik bedelinin de tarafınca düzenli olarak ödendiğini, kullandığı süre boyunca da elektrik bedelini de her zaman ödediğini, sayaçtan geçen elektriğin kaçak olmasının da mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali ile İİK 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, esnaf tacir araştırmaları delil olarak değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde Asliye Ticaret Mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda; HMK 'nun 114. maddesinde düzenlenen dava şartları, 116. maddesinde düzenlenen ilk itirazlar ile 142. maddesinde düzenlenen zamanaşımı defi ve hak düşürücü sürelere yönelik yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine İİK nun 67. Maddesi gereğince açılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, ... Vergi Dairesinin cevabı yazısına göre davalı ... 'nın tacir olmadığı, 6102 Sayılı TTK'nun 5/1. maddesinde “aksine hüküm bulunmadıkça dava konusu şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevli” dir hükmünü havi olduğu, 6102. Sayılı TTK nun 4. Maddesinde ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlarda doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4.maddenin a,b,c,d, e,f bentlerinde sayılı davaların ticari dava olduğu belirtilmekle; davacı tacir olmadığından ve uyuşmazlık Türk Ticaret Kanununda düzenlenmediğinden uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemesinin görevli mahkeme olmadığı, HMK 2. Maddesinin (2). Bendine göre " Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." hükmü uyarınca huzurdaki dava dosyasında Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşıldığından iş bu dava dosyamız açısından HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen görev dava şartının sübut bulmadığı kanaatiyle davanın, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/54, K. 2024/699, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-54-e-2024-699-k-a12da46aa964