İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/436 E. 2025/86 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/436
- Karar No
- 2025/86
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/436 Esas KARAR NO : 2025/86 DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 07/04/2023 KARAR TARİHİ : 06/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açmış oldukları zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali davasının 14/06/2023 tarihli duruşma tutanağının 1 numaralı ara kararı uyarınca taraflarına dava konusu edilen ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi ... Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli 1 adet çek ile ilgili olarak çeki elinde bulunduran kişilere karşı çek istirdatı davası açılması için 6100 sayılı HMK m.94/2 hükmü uyarınca kesin süre verildiğini, verilen kesin süre içerisinde ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin talep ettiği işbu davayı açtıklarını, öncelikle müvekkili şirketin alacağına binaen müşterisi tarafından verilmiş olan ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi ...Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli çek ve dava dışı diğer 3 çek kaybolduğundan ötürü zayi olduğunu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığını, bu sebeple ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesin'in ... Esas sayılı dosyası üzerinden tarafımızca açılan kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali davasında iş bu davaya konu çek ve dava dışı diğer 3 çekin kötüniyetli firmaların ve şahısların eline geçmiş olma ihtimali öngörülerek talep etmiş olduğumuz ihtiyati tedbir kabul edilmiş ve söz konusu çekler üzerine ihtiyati tedbir konularak ödeme yasağı kararı verildiğini, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptali davasının yargılaması devam ederken davaya konu muhatap bankası ... Bank olan ... seri numaralı çekin ibraz edilip edilmediği hakkında bilgi verilmesi talep edildiğini, ilgili müzekkere cevabında davaya konu ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi ...Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli çekin 01/12/2022 tarihinde ...Şirketi adına vekaleten ...tarafından ibraz edildiği bilgisinin verildiğini, bu nedenlerle de taraflarınca 14/06/2023 tarihli duruşma tutanağı ile iş bu istirdat davasının açılması üzerine süre verildiğini, çekin kötüniyetli 3. şahısların ve firmalarına eline geçmiş ve çeki çalan şahıslar sahte kaşe ve imza atmak suretiyle çeki tahsil yoluna gidildiğini, bu sebeple davalının söz konusu çekin yetkili meşru hamili olmadığını belirterek, ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi ...Ltd. Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalıya usulüne uygun olarak TK 35.maddesi uyarınca dava dilekçesi ve duruşma günleri tebliğ olunmuş, yazılı bildirimde bulunmadıklarından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi...Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli çekin istirdadı talebine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesin'in ...Esas sayılı dosyası, imza asıllarına ilişkin belgeler, ticaret sicil kayıtları, çek sureti, vergi kayıtları, ticaret sicil kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir. 10/10/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı uyarınca davalıya dava konusu ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi ...Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli çek aslını dosyaya ibraz etmek için kesin süre verildiği, duruşma zaptının davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak çek aslının dosya kapsamına sunulmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfî (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukuku, C.1, Ankara 2016, s. 844-845). TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve ... E., ...K. sayılı ilamı). Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçesi, yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 10/10/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile "davalı vekiline dava konusu ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait 0933954 seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi ...Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli çek aslını dosyaya sunması için mahkememize sunması için HMK'nun 220/1. Maddesi uyarınca 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı taktirde bu çek aslını sunmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve HMK'nun 220/3. Maddesi uyarınca belgenin içeriği konusunda davacı tarafın beyanının kabul edileceğinin ihtarına" karar verildiği, davalıya verilen kesin süreye dair ihtaratın duruşma zaptının tebliği suretiyle usulüne uygun olarak yapıldığı ancak davalı tarafça kendisine tanınan kesin süre içerisinde dava konusu çek aslının sunulmadığı, kesin süre verilmesi halinde HMK'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkacağından kesin süre ara kararından sarfı nazar edilemeyeceği ve ihtaratın infazının gerektiği anlaşılmakla davalının dava konusu çek aslını sunmaktan vazgeçmiş sayılmasına ve HMK'nun 220/3. Maddesi uyarınca belgenin içeriği konusunda davacı tarafın beyanlarını kabul etmiş sayılmasına, karar verilmiş olup, huzurdaki davada yukarıda etraflıca izah edildiği üzere alacağın varlığını ispat yükü davalı tarafta olup davalı tarafça dava konusu çek aslı süresi içerisinde ibraz edilmediğinden çek aslı üzerinde imza inkarı vakıasına ilişkin bilirkişi raporu tanzim edilememiş olup, mevcut delil durumuna göre davalı tarafın alacak iddiasını ispat edemediği sonuç ve kanaatine ulaşılmış ve bu sebeplerle, davanın kabulü ile, ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi...Ltd. Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 30/11/2022 keşide tarihli, keşidecisi ...Şti. Olan 10.944,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 747,58-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 186,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 560,68-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 186,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı, 1.593,00-TL posta giderleri olmak üzere toplam 1.959,80-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 10.994,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle(40.000,00 TL'yi aşmadığından) KESİN olmak üzere karar verildi.06/02/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*