İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/555 E. 2025/747 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/555
- Karar No
- 2025/747
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/555 Esas KARAR NO : 2025/747 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilleri aleyhine, davalı tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe konu edilen, ... düzenleme tarihli, ... vadeli ve "... ... Türk Lirası" bedelli bononun sahte olduğunu, diğer taraftan müvekkillerinin ...-... yılları arasında iki kardeş ve babaları ile birlikte ... ili, ... ilçesinde ... ticareti yaptıklarını ve nitekim takip konusu senette borçlu adresi olarak "... ... " yazılı olduğunu,oysaki, senet tanzim tarihi itibariyle ... İlçesinde ... ... diye bir adres olmadığını, yine müvekkillerinin ... ticareti yaptıkları sırada, veresiye alış veriş yapmaları için lüzumu halinde kullanılmak üzere, dükkanlarının adresini yazarak o tarihte birlikte çalıştıkları babaları yedine birden çok boş senet bıraktıklarını ve söz konusu senedin de bu boş bir senetlerden biri olduğu kanaatinde olduklarını, ayrıca senet keşidecisi gözüken müvekkili ...'ın, ... yılından bu yana ... ilçesinde yaşadığını ve senet tanzim tarihi olan ... tarihinde ... ilinde bulunmadığını, müvekkil ve senet lehtarına böyle senet düzenleyerek teslim etmediğini, davacı müvekkilinin Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı icra dosyasındaki alacak sebebi ... düzenleme tarihli, ... vadeli ve " ... ... TL" bedelli bonoya ilişkin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin ve takip konusu senedin iptaline, haksız ve kötüniyetli icra takibi sebebi ile davalı aleyhine alacağın %20’si oranında tazminata hükmedilmesine, dava konusu senedin sahteliğinin ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının açık olmasına göre HMK. 209. Maddesine göre; haksız ve kötüniyetli icra takibinin dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasına, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde takibin devamı müvekkil yönünden telafisi güç veya imkansız zararlar doğuracağının açık olmasına göre, müvekkilin mağduriyetinin önlenmesi bakımından dava sonuna kadar icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi için İ.İ.K.m 72 gereğince ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ...'ın Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... E sayılı dosyasında borca ve imzaya itiraz ederek şikayet yoluna başvurduğunu, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih .../... E. - .../... K. Sayılı kararı ile borçlu ...'ın şikayetinin reddine karar verildiğini, yine ... 'ın Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... E. sayılı dosyasında şikayet talebinde bulunduğunu, yargılamasının devam ettiğini, davacıların borca itirazının haksız olduğunu, senette yazılı adresten kaynaklı geçersizlik iddiasının haksız olduğunu, davacılar müvekkiline borçlu olup borçlarına karşı iş bu senedi tanzim ederek müvekkine verdiklerini, davacıların açık bono düzenlendiği iddiasını yazılı delil ile ispat etmeleri gerektiğini, ihtiyati tedbir uygulamasına yer olmamakla birlikte talebin kabulünün mümkün olmadığını, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E sayılı takip dosyasının tetkikinden; alacaklı ... vekili aracılığı ile borçlular ... ve ... aleyhine ... tanzim, ... vade tarihli senet nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takip dayanağı senedin bono vasfını haiz olduğu belinlenmiştir. Antalya C.Başsavcılığının .../... soruşturma, .../... karar sayılı evrakının UYAP sistemi üzerinden temini ile yapılan incelemesinde; Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Bedelsiz Senedi Kullanma suçlarından davacılar tarafından şüpheliler ... ve ... ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, yapılan soruşturma neticesinde "...Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, her ne kadar müştekiler imzaları kendilerine ait olan senedin hırsızlanarak doldurulduğunu ve icraya koyularak dolandırıldıklarını iddia etmiş iseler de, müştekilerin beyanlarında geçen "senetleri alacaklı kısmı boş, kendi adları, adresleri ve imzaları yazılı aynı zamanda pulu yapıştırılmış" şeklindeki ifadelerin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, icra dairesi aracılığıyla takibe konulan senetlerdeki imzaların müştekilere ait olduğu, şüphelilerin müştekileri dolandırdıklarına ilişkin herhangi bir delilin olay kapsamında bulunmadığı, müştekilerin beyanlarından şüphelilerin eylemlerinin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturabileceği düşünülmüş ise de, söz konusu suçun ceza kanunumuzda ispatının özel bir usule dayandığı, bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için bedelsiz senedin kullanıldığını iddia eden kişinin bunun yazılı delille ispat etmesi gerektiği, olayımızda böyle bir yazılı delilin de bulunmadığı, yine bilgi sahibi ...'nın beyanlarında ... isimli kardeşinin ... isimli kardeşine borcuna karşılık senet verdiğini duyduğunu ifade ettiği, dolayısıyla müştekiler ve şüpheliler arasındaki ilişkinin hukuki bir ilişki olan alacak verecek meselesi olduğunun anlaşıldığı,.." gerekçesi ile KYOK kararı verildiği ve kararın itirazen kesinleştiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E sayılı takip dosyasına konu ... TL bedelli bononun sahte olarak oluşturulup oluşturulmadığı taraflar arasında ihtilaflı olup, dava İİK 72/3.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Davacı yan boş olarak yıllar önce imzalanan senedin davalı yanca ele geçirildiğini, daha sonra başka bir kalemle vade, tanzim tarihleri, bedel ve tanzim yerinin ve yine senet borçlularının T.C kimlik numaralarının doldurularak icra takibine konu edildiğini, nitekim bono üzerinde bulunan damga pulunun ve senet borçlularının T.C kimlik numaralarının sonradan yazılmasının senedin çok önce tanzim edildiğinin kanıtı niteliğinde olduğunu, zira senedin davacı kardeşler ile babalarının ...-... tarihleri arasında ... İli ... İlçesinde birlikte ... ... yaptıkları sırada veresiye yapılan alış verişlerde kullanılmak üzere birlikte çalıştıkları babalarının yedinde bulunurken davalı yanca ele geçirildiği, bonolara damga pulu yapıştırılmasına dair mevzuatın sonradan değiştiği, yine o tarihlerde T.C kimlik numarası uygulamasının bulunmadığını iddia etmişler ise de; Somut olayda senede karşı senetle ispat külfeti kuralı ( Senede karşı tanık dinleme yasağı HMK 201.maddesi) uyarınca davanın ispatı yükünün davacılar üzerinde olduğu, 4962 sayılı yasanın 12.md.si ile bonolara damga pulu yapıştırma zorunluluğunun 07.08.2003 tarihinde sona erdiği ve yine T.C kimlik numarası uygulamasının 28 Ekim 2000 tarihinden sonra başlayıp, 16 Kasım 2000 tarihinde hizmete açıldığı belirlenmiş ise de bu hususların ispat yükünü ve şeklini davacılar üzerinden almayacağı kabul edilmiştir. Davacıların bono nedeniyle borçlu olmadıklarına dair kesin delil sunamadıkları, yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmamasına göre davacı tanıklarının dinlenemeyeceği, davacının yemin deliline dayanmadığı, kaldı ki bedelsiz senedi işleme koymak TCK da düzenlenen suçlardan olup ceza kovuşturmasına sebebiyet verebileceğinden HMK 226/1.c maddesi uyarınca yemin hakkı hatırlatılmaksızın kesin delille ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir kararının HMK 209.maddesi hükmüne göre verilmiş olması nedeniyle İİK 72/4.maddesi uyarınca davalı lehine tazminata HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Mahkememizce tensip ara kararı ile kabul edilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 4-Alınması gerekli ... TL harçtan, peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacılara iadesine, 5-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacılara iadesine, 8-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.21/10/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır