İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/523 E. 2024/241 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/523
Karar No
2024/241
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/523 Esas KARAR NO 2024/241 DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/08/2021 KARAR TARİHİ:04/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin, ... markası ve kurumsal kimliği altında ülke genelinde faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasındaki ilk bayilik sözleşmesinin 2008 yılında imzalandığını, bayilik ilişkisinin 2008 yılından itibaren sözleşme ve protokoller yenilenerek sürdürüldüğünü, taraflar arasındaki en son sözleşme ve protokolün 24.06.2018 tarihinde 5 yıl süreli imzalandığını, imzalanan sözleşmeler ile davalı şirketin 5 yıl süre ile müvekkilinin 24/06/2023 tarihine kadar bayisi olmasının sağlandığını ve davalıya bayilik hakkının tanındığını, ilerleyen süreçte ise davalı sözleşmeyi 24/06/2023 tarihinde sonlanması gerekirken olağan bitiş süresinden çok daha önce ... 6.Noterliğinin 05/02/2021 tarihinde ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın feshettiğini, davalı şirketin tanzim ettiği ihtarnamede; fesih sebebi olarak birtakım subjektif nedenlerin gösterildiğini ancak davalı şirketin feshinin hiçbir şekilde sözleşmede belirtilen fesih nedenleri ile bağdaşmadığını, davalı şirketçe haklı bir fesih sebebinin ortaya konulmadığını, kaldı ki, Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 41.maddesi ve Bayilik Protokolünün 4.maddesinin müvekkiline piyasa şartlarına uygun olduğu müddetçe ticari şartları tek taraflı belirleme hakkını verdiğini, bu değişiklikler sonucu mal almaya devam eden davalının bu değişiklikleri de zımnen benimsediğini, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 4.maddesinde; sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde 50.000,00-USD ceza-i şartın belirlendiğini, 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı nedeni ile bu rakamın USD kuru 3,7776-TL olmakla 188.880,00-TL yaptığını, davalının 24/06/2023 tarihinde sona ermesi gereken sözleşmeyi erken fesih ettiği için bu ceza-i şarttan sorumlu olduğunu, davalının sözleşmeden kaynaklı satış taahhütlerini de yerine getirmediğini, davalının her bir sözleşme yılı 2.500 m3 ürün satması gerekmekteyken hiçbir zaman bu kadar ürün satışı yapmadığını, bayilik protokolü ve ticari defterlerden de açıkça görüleceği üzere; davalı bayinin sözleşme ve protokoller uyarınca satış taahhütlerini yerine getirmediğini, dolayısı ile davalının satış taahhüdünü ihlali nedeni ile hesap edilen cezai şarttan sorumluluğunun bulunduğunu, yukarıda belirtilen sözleşme ve protokollere ek olarak davalı ile 24.06.2013 tarihinde dilekçe ekinde ibraz ettikleri üzere sulh anlaşmasının imzalandığını, ilgili sulh anlaşması ile tarafların 24.06.2013 tarihli protokol şartları gereği çalışmayı karşılıklı olarak kabul ve taahhüt ettiklerini, işbu sözleşmenin 24.06.2023 tarihinde sona ereceğini, işbu son 5. Yıllık dönemin bayinin kusurundan kaynaklı olarak tamamlanmaması halinde davalı ...'un davacı ... PETROL'e 100.000,00-USD ödemeyi taahhüt ettiği konusunda açık bir şekilde anlaşıldığını, protokolde belirtilen ceza-i şartın yanında, ayrı bir sulh anlaşması ile belirlenen söz konusu bu ceza-i şartın da davalı bayi tarafından davacı müvekkile ödenmesi gerektiğini, zira sözleşmenin davalı bayinin kusuru neticesinde olağan bitiş süresinden çok önce sonlandığını ve fesih gerekçesinde hiçbir haklı nedene dayanmadığını, bunlarla birlikte ticari defterler ve cari hesap ekstresi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere davalı şirketin müvekkili şirkete 1.792,68-TL tutarında cari hesap borcunun da bulunduğunu, davalı yanın bu borcu da ödemesi gerektiğini, yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri ifa etmesi karşısında imzalanan sözleşmelere aykırı davranan davalılardan ceza-i şart, sulh anlaşmasından kaynaklı ceza-i şart, eksik satıştan kaynaklı ceza-i şart ve cari hesap alacağının tahsilini talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu, bütün bu hususlar hakkında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak karşı tarafla herhangi bir anlaşmanın sağlanamadığını beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; a)Sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirilmiş olması nedeni ile taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 4.Maddesinde öngörülen ceza-i şart alacağının şimdilik 37.776,00-TL tutarındaki kısmının, b)Davalı şirketin sözleşmenin erken feshi nedeni ile eksik sattığı yakıt bedeline konu alacağın şimdilik 10.000,00-TL tutarındaki kısmının, c)Sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirilmiş olması nedeni ile Sulh Anlaşmasında öngörülen ceza-i şart alacağının şimdilik 37.776,00-TL tutarındaki kısmının, d)1.792,68-TL cari hesap alacağının, davalılardan tahsiline, tüm alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi m.42) uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilmesine, bu talepleri kabul edilmez ise dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi oranında faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 23/08/2021 tarihli dilekçesi ile; davayı şubeye değil, ... Turizm Nakliyat Petrol ve Dinlenme Tesisleri Limited Şirketi'ne açıldığını beyan etmiştir. SAVUNMA / Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve özetle; 4054/4 ila 2002/2/5 Emrine ve Danıştay'ın talimatına ve de Rekabet Kurulu'nun tavsiyesine açıkça aykırı olarak 2008'de alınan intifa hakkının 2021 yılına kadar devam ettirildiğini, davacının 2013 yılından bu yana şifai başvurulara rağmen kaldırmadığı bu kelepçeyi Rekabet Kurulu'nun soruşturma açmasından duyduğu endişe nedeniyle kaldırdığını, davacı tarafından Rekabet Kurulu soruşturması zoruyla, 11.2020 tarihinde verilen vekaletnameyle davalı bayinin 2008 yılından 2020 yılına kadar devam eden köleliğinin sona erdiğini, bayilik sözleşmesi ile protokollerin 4054/4 ila 56 ve 6098/27 ve etik yönden toplumu rahatsız eden/angaryayı meşru sayan sözleşmelerin imzalatıldığını, davacının 21/06/2019 ve 05/07/2019 tarihli ihtarlar ile davalı/bayiden ceza talep ettiğini ve bayisini sürekli olarak ceza tehdidi altında tutmuş ise de davalı/bayinin uyarısı üzerine ceza talebinin hatalı olduğunu 17/07/2019 tarihli ihtarnameyle kabul ettiğini, davacının metnini bizzat düzenlediği ticari şartları davalı/bayiye vermediğini, sürekli ve bayinin aleyhine olarak ticari şartları, ihlal etmesi üzerine önce şifaen ve davacının bu nezaket kurallarına uygun uyarısını nazara almaması üzerine 04.12.2019 ila 18.08.2020 tarihinde ise yazılı olarak uyardığını ve geçmiş sürede, hileli uygulamayla verdiği 154.177,00-TL'sini iade etmesini rica ettiğini, davacının bu uyarıyı nazara almaması üzerine mecburen ve zaten 4054/4 ila 56 gereği, kendiliğinden hükümsüz sayılması gerektiği kanaatinde olduklarını, sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, dava dayanağı yapılan sözleşmelerin 4054/4 ila 56 ve 6098/27 gereği hükümsüz olduğunun tespit edilmesini, hükümsüzlüğün tespiti için ayrı bir dava açmanın gerekli olmadığı kanaatinde olduklarını, intifa hakkı ile bayilik ve bunlara bağlı olarak imzalanmış sözleşmelerin tamamının tek bir sözleşme = aynı dikey ilişkiyi oluşturan sözleşmeler olduğunu, Rekabet Kurulu ile Danıştay ve Yargıtay'ın talimatı olduğunu, dikey ilişkinin, bayilik sözleşmesi imzalandığında başlayıp 5 yıl sonra sona ermemişse 4054/4 ila 56 gereği kendiliğinden hükümsüz sayıldığını, hükümsüz sözlemeler dayanak yapılarak talep edilen ceza/kar tazminatlarının da batıl sayılmasına karar verilmesini, yine yatırım bedeli ödendiğine dair ticari kayıtların dayanak belgelerle tevsik edilmesini gerektiğini, davacının iadesine karar verilmesini arz ettiği yatırımı yaptığını ticari kayıtlar haricinde kayıt dayanağı belgelerle, montaj tutanakları irsaliye vs. Deliller ile doğrulanması talimatının verilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli zilyet olduğunu, elinde kalan varsa onunla sorumlu olduğunu, taraflar arasında yaşanan olaylar ile davalının davacıyı sözleşme ile taahhüt ettiği edimleri ifa etmesi için yazılı olarak uyarmasına rağmen, davacının bu haklı talepleri “...sözleşme imzaladığın, sözleşme şartları dışında talepte bulunma...” cevabıyla ret etmiş olduğu değerlendirilerek, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi tavsiyesine uygun olarak ceza isteğinin ret edilmesine, mahkeme kanaati aksine olur ise davalının, davacı ile yaptığı ticari faaliyetten 12 yılda elde ettiği net kazanç nazara alınarak davalının toplam ceza talebinin davalıyı ekonomik olarak mahvedeceği, mahvetmese dahi davacının sözleşmeyi devam ettirmesi halinde elde edebileceği kazancın çok üzerinde bir miktarı ceza adıyla tahsil etmenin ahlaka/adaba aykırı ve angarya sayılacağı değerlendirilerek Ceza talebinin ret edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR / Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, davacı şirketin İTO kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına alınmış, davalı şirketin ticaret sicil kaydı celbedilmiş, davalı Barbaros Karakuş'un nüfus kayıt örneği UYAP sisteminden çıkartılarak dosyamız içerisine alınmış, davalı ...hakkında SED araştırması yapılmış, davalı şirketin vergi beyannamesi ve bilanço örnekleri ilgili vergi dairesinden celbedilmiş ve tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizin 02/06/2022 tarihli duruşmasının (4) numaralı ara kararı ile; ''... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; -Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA TESPİT EDİLEN UYUŞMAZLIKLARIN HALLİ İLE Taraflar arasındaki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Akaryakıt Bayilik Protokolü kapsamında hangi yıllara ait ceza-i şart alacağının talep edilebilir olduğu hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere; Taraflar arasındaki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Akaryakıt Bayilik Protokolü kapsamında; -Sözleşmenin başladığı tarihten itibaren davalı tarafından öngörülen satış taahhütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin YIL BAZINDA değerlendirilmesi, -Sözleşme ve taahhüt kapsamında HER YIL İÇİN NE KADAR EKSİK SATIŞ YAPILDIĞININ tespit edilmesi, -Sözleşme ve taahhüt kapsamında YIL BAZINDA TESPİT EDİLEN EKSİK SATIŞ MİKTARLARINA GÖRE, her bir yıllık dönem için ceza-i şart alacağının ayrı ayrı hesaplanması, daha sonra toplam tutarın tespit edilmesi ve ceza-i şart alacağının tespit edilmesi durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının tespiti için davalının 2018-2021 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bir akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisi ve bir SMMM'den oluşan bilirkişi heyeti vasıtasıyla inceleme yapılmasının istenilmesine" dair karar verilmiş ve işbu doğrultuda ... Nöb. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, işbu talimatın ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesine tevdii edildiği ve işbu mahkemenin ... talimat sayılı dosyasında Kimya Mühendisi bilirkişisi ... ve SMMM bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 15/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; -Ayrıntılı açıklamaları raporun 2.Bölümünde tabloda çıkartılan davalı firma ... Turzim Nakl. Petr. Ltd. Şti, davacı ... Firmasından; a) 24.06.2018 tarihinden 24.05.2019 tarihine kadar toplamda 1.159,16 m.3lük akaryakıt aldığı, b) 24.06.2019 tarihinden 24.05.2020 tarihine kadar toplamda 331,529 m3. lük akaryakıt aldığı, c) 24.06.2020 tarihinden 05.02.2021 tarihine kadar toplamda 152,86 m3 lük akaryakıt aldığı, d) Toplamda 1.643,54 m3'lük akaryakıt aldığı, eksik alınan akaryakıt m3 ise 856,46 m3'lük akaryakıtı eksik alarak taahhüdünü yerine getirmediğinin görüldüğü, -Mahkeme tarafından istenilen hesaplamaların tedritli olarak yapıldığı, yine hesaplamaların dava tarihindeki TCMB Döviz satış kuru üzerinden yapıldığı, 10.08.2021 tarihinde 1 USD = 8.6361 TL 1)Eğer mahkeme tarafından sözleşme gereği şart olan 2.500 m3/5 yıl = 500 m3'ün her bir yıl için 500 m3'lük akaryakıt alımı şartının kabulü halinde ; a) 24.06.2018 - 24.05.2019 tarihleri arasında cezai şart alacağının olmadığı, b)24.06.2019 tarihinden 24.05.2020 tarihine kadar cezai şart alacağının 168,47 m3 birim üzerinden hesaplamanın yapılacağı, 168,47 x 60 USD = 8.423,55 USD 8,6361 TL x 8.423,55 USD = 72.746,62 TL c)24.06.2020 tarihinden 05.02.2021 tarihine kadar cezai şart alacağının 347,14 m3 birim üzerinden hesaplamanın yapılacağı, 347,14 x 60 USD= 17.357,00 USD 8,6361 TL x 17.357 USD = 149.896,79 TL 2)Eğer mahkeme tarafından sözleşme gereği şart olan(24.06.2018 ile 24.06.2023) tarihleri arasında toplam 2.500 m3/5 yıl üzerinden akaryakıt alımı şartının kabulü halinde; a) 24.06.2018 ile 05.02.2021 arasında toplamda 1.643,54 m3 lük akaryakıt alımın gerçekleştiği, eksik alımın 856,46 m3 olduğu, buna göre; 856,46 m3 x 60 USD = 51.387,36 USD 8,6361 TL x 51.387,36 USD =443.786,38 TL -Şayet mahkeme tarafından bayilik protokolü madde 4'te geçen cezai şart alacağının da hükmedilmesi durumunda; Bayilik Protokolü Madde - 4 “Gerek iş bu protokol ün gerekse taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi gereği bayi ye yüklenen yükümlülüklerinden herhangi birinin kısmen dahi olsa ihlali halinde ...'e 50.000,00-USD ödemekle yükümlü olduğu'' Buna göre cezai şartın; 8,6361 TL x 50.000 USD = 431.805,00 TL cezai şart alacağının doğduğu, -Şayet mahkeme tarafından sulh anlaşması gereği cezai şart alacağı ödenmesi hükmedilmesi halinde; Sulh anlaşmasında geçen “Üçüncü beş yıllık dönem dolmadan sona eren bayilik sözleşmesi gereği 100.000 USD cezai şartın doğduğu, buna göre cezai şartın; 8,6361 TL x 100.000 USD = 863.610,00 TL cezai şart alacağının doğduğu, -Davalı firma olan ... Turz. Nakl. Petr. Ltd. Şti. nin 2018-2021 yıllarına ait ticari defter incelemesi neticesinde; e-defter mükellefi olduğu, yevmiye ve büyük defterlerinin beratlarının yasal süresi içerisinde verildiği, yine envanter defterinin yasal süresi içerisinde notere tasdik ettirildiğinin görüldüğü, davalının ticari defter kayıtlarının lehine delil olabileceği, -Davacının, davalıdan Cari hesap alacağı olarak ise 1.792.68-TL'nin davalı ticari defter kayıtlarına göre 04/06/2021 tarihinde davacının banka hesabına 1,792,00 TL olarak ödeme yaptığı, -Davalı ... Turz. Nakl. Petr. Ltd. Şti. nin 2018-2021 yılları arasındaki ekonomik durumu; 2018 yılında 2.004.529,61 TL zarar ettiği, 2019 yılında 861.066,36 TL kar ettiği, 2020 yılında 4.170.000,64 TL zarar ettiği, 2021 yılında ise 3.526.539,43 TL zarar ettiğinin görüldüğü, -Davalı firma ... Turz. Nakl. Petr. Ltd. Şti 2018-2021 yıllarında sadece 2019 yılında 861.066,36 TL kar elde ettiği, diğer yıllarda zarar ettiğinin görüldüğü, bu durumda hesaplamaları çıkartılan ceza tutarları davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceği görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. Mahkememizin 23/03/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Davacının iddiası, davalının savunması, tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve itirazlarını da karşılayacak mahiyette ve tüm dosya kapsamına göre, ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA TESPİT EDİLEN UYUŞMAZLIKLARIN HALLİ İLE Taraflar arasındaki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Akaryakıt Bayilik Protokolü kapsamında hangi yıllara ait ceza-i şart alacağının talep edilebilir olduğu hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere; Taraflar arasındaki Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Akaryakıt Bayilik Protokolü kapsamında; -Sözleşmenin başladığı tarihten itibaren davalı tarafından öngörülen alım taahhütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin YIL BAZINDA değerlendirilmesi, - Sözleşme ve taahhüt kapsamında HER YIL İÇİN NE KADAR EKSİK ALIM YAPILDIĞININ tespit edilmesi, -Sözleşme ve taahhüt kapsamında YIL BAZINDA TESPİT EDİLEN EKSİK ALIM MİKTARLARINA GÖRE, her bir yıllık dönem için ceza-i şart alacağının ayrı ayrı hesaplanması, daha sonra toplam tutarın tespit edilmesi ve ceza-i şart alacağının tespit edilmesi durumunda bunun davalının ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının tespiti için davacının 2018,2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde ... bilirkişi incelemesi yaptırılmasına" karar verilmiş ve işbu doğrultuda Kimya Yüksek Mühendisi ..., SMMM bilirkişisi ... ve nitelikli hesaplama uzmanı Prof.Dr. ... tarafından tanzim edilen 23/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; -İncelenen davacı yana ait ticari defterlerin, açılış ve kapanış tasdik/beratlarının yasalsüresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, -Davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran 10.08.2021 dava tarihi itibarıyla davalı yandan herhangi bir cari hesap alacağının bulunmadığı, -Davacı yanın davalı yandan, sözleşmenin 2 yıllık kalan süresi için eksik ürün alımına dayalı olarak 54.960,00-USD cezai şart talep edebileceği, hesaplanan cezai şart tutarının 10.08.2021 dava tarihi itibarıyla TL karşılığının 474.640,05 TL olduğu, -Bununla birlikte heyetlerinin sektör uzmanı üyesinin, dava dosyasına göre ilk iki yıl eksik alım nedeniyle ihtarname çekilmemiş yani ihtirazı kayıt konulmamış olduğu, bu durumda ancak fesih tarihi yani son yılın cezai şartının talep edilebileceği yönündeki değerlendirmeleri dikkate alındığında ise, davacı yanın son yıla ilişkin alım taahhüdü miktarına göre 30.000,00-USD talep edebileceği olup, hesaplanan cezai şart tutarının 10.08.2021 dava tarihi itibarıyla TL karşılığının 259.083,00-TL olduğu, terditli hesaplamanın takdirinin mahkemeye ait olduğu, Hukuki açıdan ise, cezai şart koşulunun geçerli olabilmesi için en önemli kriterin, cezai şartın karşılıklı olarak kaleme alınması ve miktarının birbiriyle orantılı olması gerektiği, somut sözleşmede hiçbir karşılıklılık olmadığı, bu durumun bir haksız şart olduğu (TBK m. 29-25), hiç yazılmamış sayılması gerektiği (TBK m.21), yukarıda tek satıcılık sözleşmesi (Bayilik sözleşmesi) hakkında, bayilik sözleşmesinin hukuki değerlendirilmesi ve uygulanacak hukuki kuralların, sözleşmenin feshi konusu, feshin sonuçları konusu, cezai şart konusu, ihtarnamenin, bayi hakkında sübjektif unsurlardan ibaret olup olmadığı hususunun irdelenmesi, sözleşmenin sona ermesi hakkında görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. Mahkememizin 28/09/2023 tarihli duruşmasının (1) numaralı ara kararı ile; "Taraf vekillerinin bilirkişi heyet raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve beyan ve itirazlarını karşılayacak mahiyette ek rapor tanzimi için dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdiine" dair karar verilmiş ve işbu ara karar doğrultusunda Kimya Yüksek Mühendisi ..., SMMM bilirkişisi ... ve nitelikli hesaplama uzmanı Prof.Dr. ... tarafından tanzim edilen 10/09/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; -Hukuki değerlendirme açısından, kök raporlarını tekrarlamak suretiyle, TTK m.22 hükmü uyarınca, tacir sıfatını haiz borçlunun hakimden aşırı ceza koşulu indirmesini isteyemeyeceği, ancak tacir sıfatına haiz borçlunun, sözleşmenin içerdiği ceza koşulu miktarının, ekonomik mahvına neden olacak derecede yüksek olduğu, bu nedenle ticari kişilik hakkına, adalet ve hakkaniyete aykırı bulunduğu gerekçesiyle tamamen kaldırılmasını veya makul düzeye indirilmesini isteyebileceği, Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu, borçlu talep etmese de kendiliğinden indirebileceği (YHGK., 24/1/1968 T., 1966/4, 365/45), Bu karar yenilik doğuran bir karar olduğundan, geçmişe etkili hüküm ve sonuç doğuracağı, sözleşmenin tarafların sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde sözleşmenin konusunu ve cezai şartın tutarını belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğunun söylenemeyeceği, TBK m.26-27 hükümleri, bu özgürlüğün sınırlarını çizdiği, kök raporda da bu hususu belirttiklerini, sözleşme özgürlüğünün sınırsız olmadığını, TTK m.18/2 hükmünün gereğine tek başına bağlanmayıp, sözleşme özgürlüğünün sınırlarını aşmamak gereğine işaret edildiği, TTK m. 22 hükmünün uygulanması için, tacirin sözleşmede düzenlenmiş bulunan hüküm gereği sorumlu tutulması gerektiği, ancak düzenlenen ceza koşulu ve miktarı kanuna, ahlaka, adaba ve kanunun amir hükümlerine bir aykırılık taşıyorsa, tacirin TTK m.18/2 hükmünde yer alan basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne dayanarak müdahale edilmemesi ve sözleşmeyi tek tarafın iktisadi gücüne, egemenliğine bırakmak ve basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçesiyle müdahale etmemek, hakkaniyete aykırı olacağı, Kök raporlarında da adi işlerde kullanılan cezai şart uygulamasında “karşılıklılık” yönündeki imkanı, ticari işlerde dengeleyen de söz konusu ettikleri sözleşme özgürlüğünün sınırlarını tebarüz ettirerek, ticari işlerde de dengenin sözleşme özgürlüğünün sınırlandırılması ile mümkün olacağını ifade etmekten ibaret olacağı, her işlemde, ticari işlem veya adi işlem, kanaatlerince makulü bulmak, dengeyi kurmakla mümkün olduğu, sözleşme serbestisinin sınırlandırılması bu dengeyi getireceği görüş ve kanaatleri bildirilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporları dosya kapsamına uygun, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı vekili 07/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; -Dava dilekçelerinde belirttikleri "Bayilik Protokolünün 4. Maddesinde öngörülen ceza-i şart bedelinin şimdilik 37.776,00-TL (10.000 USD*3,7776-TL= 37.776 -TL) kısmının" davalılardan tahsiline yönelik taleplerini 188.880,00-TL'ye (50.000 * 3,7776), -Dava dilekçelerinde belirttikleri; "Sulh protokolünden kaynaklı ceza-i şart alacağının şimdilik 37.776,00-TL (10.000 USD * 3,7776 -TL= 37.776-TL) kısmının" davalılardan tahsiline yönelik taleplerini 377.760- TL'ye (100.000 * 3,7776), -Dava dilekçelerinde belirttikleri "Eksik satıştan kaynaklı ceza-i şart alacağının şimdilik 10.000-TL kısmının" davalılardan tahsiline yönelik taleplerini 443.786-TL 'ye ıslah etmiş bulunduklarını beyanla; davaya esas değerlerini 87.344,68-TL'den 1.010.426,00-TL'ye ıslah etmiş bulunduğunu, dava esas değerinin 1.010.426,00-TL tutarındaki kısmının, dava dilekçelerinde belirttikleri üzere; Tüm alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşme şartları (Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi m. 42) uyarınca hesap edilen avans faizine 20 puan eklenmek sureti ile tespit edilecek faiz oranında faiz işletilmesine, bu talepleri kabul edilmez ise dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi oranında faiz işletilerek davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ıslah edilen tutar üzerinden karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE / Dava, sözleşmeye dayalı alacak davasıdır. HMK'nun 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen protokolün davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığı, fesih haksız ise taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen protokolün erken feshinden kaynaklı protokolün 4.maddesinde öngörülen cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı, yine sulh anlaşmasından kaynaklı cezai şart alacağının oluşup oluşmadığı, bu cezai şartların istem koşullarının oluşması durumunda ne kadar olduğu, yine taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol kapsamında eksik satış yapıldığı iddiasıyla davacının alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise varlığı ve miktarı ile bunun davalılardan talep edilip edilemeyeceği ile davalının davaya konu sözleşmelerin ... gereği hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi isteminin yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Medeni Yasa'nın 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Medeni Yasa'nın bu hükmü 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası'nın 190. maddesi 1. fıkrasında bir başka biçimde yinelenmiş olup; " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" denilmiştir. Bu bağlamda kural olarak davanın taraflarından her biri iddiasını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İddia, savunma, dosya içeriği deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; eldeki davada davacı taraf, ... markası ve kurumsal kimliği altında ülke genelinde faaliyet gösteren akaryakıt dağıtım şirketi olduğunu, davalı şirket ile aralarındaki ilk bayilik sözleşmesinin 2008 yılında imzalandığını, bayilik ilişkisinin 2008 yılından itibaren sözleşme ve protokoller yenilenerek sürdürüldüğünü, taraflar arasındaki en son sözleşme ve protokolün 24.06.2018 tarihinde 5 yıl süreli imzalandığını, imzalanan sözleşmeler ile davalı şirketin 5 yıl süre ile kendilerinin 24/06/2023 tarihine kadar bayisi olmasının sağlandığını ve davalıya bayilik hakkının tanındığını, ilerleyen süreçte ise davalının sözleşmeyi 24/06/2023 tarihinde sonlanması gerekirken olağan bitiş süresinden çok daha önce ... 6.Noterliğinin 05/02/2021 tarihinde ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın feshettiğini, davalı şirketin tanzim ettiği ihtarnamede; fesih sebebi olarak birtakım subjektif nedenlerin gösterildiğini ancak davalı şirketin feshinin hiçbir şekilde sözleşmede belirtilen fesih nedenleri ile bağdaşmadığını, davalı şirketçe haklı bir fesih sebebinin ortaya konulmadığını, bu nedenle taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 4.maddesinde; sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde 50.000,00-USD ceza-i şartın belirlendiğini, davalının 24/06/2023 tarihinde sona ermesi gereken sözleşmeyi erken fesih ettiği için bu ceza-i şarttan sorumlu olduğunu, davalının sözleşmeden kaynaklı satış taahhütlerini de yerine getirmediğini, dolayısı ile davalının satış taahhüdünü ihlali nedeni ile hesap edilen cezai şarttan sorumluluğunun bulunduğunu, yukarıda belirtilen sözleşme ve protokollere ek olarak davalı ile 24.06.2013 tarihinde dilekçe ekinde ibraz ettikleri üzere sulh anlaşmasının imzalandığını, işbu sözleşmenin 24.06.2023 tarihinde sona ereceğini, işbu son 5. Yıllık dönemin bayinin kusurundan kaynaklı olarak tamamlanmaması halinde davalı ...'un davacı ... PETROL'e 100.000,00-USD ödemeyi taahhüt ettiği konusunda açık bir şekilde anlaşıldığını, protokolde belirtilen ceza-i şartın yanında, ayrı bir sulh anlaşması ile belirlenen söz konusu bu ceza-i şartın da davalı bayi tarafından davacı müvekkile ödenmesi gerektiğini, bunlarla birlikte davalı şirketin kendilerine 1.792,68-TL tutarında cari hesap borcunun da bulunduğunu, davalı yanın bu borcu da ödemesi gerektiğini iddia etmiş, davalı taraf ise, 4054/4 ila 2002/2/5 Emrine ve Danıştay'ın talimatına ve de Rekabet Kurulu'nun tavsiyesine açıkça aykırı olarak 2008'de alınan intifa hakkının 2021 yılına kadar devam ettirildiğini, davacının 2013 yılından bu yana şifai başvurulara rağmen kaldırmadığı bu kelepçeyi Rekabet Kurulu'nun soruşturma açmasından duyduğu endişe nedeniyle kaldırdığını, davacı tarafından Rekabet Kurulu soruşturması zoruyla, 11.2020 tarihinde verilen vekaletnameyle davalı bayinin 2008 yılından 2020 yılına kadar devam eden köleliğinin sona erdiğini, bayilik sözleşmesi ile protokollerin 4054/4 ila 56 ve 6098/27 ve etik yönden toplumu rahatsız eden/angaryayı meşru sayan sözleşmelerin imzalatıldığını, dava dayanağı yapılan sözleşmelerin 4054/4 ila 56 ve 6098/27 gereği hükümsüz olduğunun tespit edilmesini, intifa hakkı ile bayilik ve bunlara bağlı olarak imzalanmış sözleşmelerin tamamının tek bir sözleşme = aynı dikey ilişkiyi oluşturan sözleşmeler olduğunu, hükümsüz sözlemeler dayanak yapılarak talep edilen ceza/kar tazminatlarının da batıl sayılmasına karar verilmesini, taraflar arasında yaşanan olaylar ile davalının davacıyı sözleşme ile taahhüt ettiği edimleri ifa etmesi için yazılı olarak uyarmasına rağmen, davacının bu haklı talepleri “...sözleşme imzaladığın, sözleşme şartları dışında talepte bulunma...” cevabıyla ret etmiş olduğu değerlendirilerek, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi tavsiyesine uygun olarak ceza isteğinin ret edilmesine, mahkeme kanaati aksine olur ise davalının, davacı ile yaptığı ticari faaliyetten 12 yılda elde ettiği net kazanç nazara alınarak davalının toplam ceza talebinin davalıyı ekonomik olarak mahvedeceği, mahvetmese dahi davacının sözleşmeyi devam ettirmesi halinde elde edebileceği kazancın çok üzerinde bir miktarı ceza adıyla tahsil etmenin ahlaka/adaba aykırı ve angarya sayılacağı değerlendirilerek Ceza talebinin ret edilmesine karar verilmesini gerektiğini savunmuştur. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; öncelikle taraflar arasında ilk bayilik sözleşmesinin 2008 yılında imzalandığı, bayilik ilişkisinin 2008 yılından itibaren sözleşme ve protokoller yenilenerek sürdürüldüğü, taraflar arasındaki en son sözleşme ve protokolün 24.06.2018 tarihinde 5 yıl süreli imzalandığı, imzalanan sözleşmeler ile davalı şirketin 5 yıl süre ile davacının 24/06/2023 tarihine kadar bayisi olmasının sağlandığı ve davalıya bayilik hakkının tanındığı, ilerleyen süreçte ise davalı ile yapılan sözleşmenin 24/06/2023 tarihinde sonlanması gerekirken olağan bitiş süresinden çok daha önce ... 6.Noterliğinin 05/02/2021 tarihinde ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ise, yukarıda detaylı olarak belirtilmiştir. Burada çözümlenmesi gereken ilk husus, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen protokolün davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığı ile davalının davaya konu sözleşmelerin ... gereği hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi isteminin yerinde olup olmadığı hususudur. Taraflar arasında son akdedilen Bayilik Sözleşmesi ve buna ilişkin imzalanan tüm sözleşmeler ile protokol davalı tarafından keşide edilen ... 6.Noterliğinin 05/02/2021 tarihinde ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedilmiştir. Öncelikle davalının, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokollerin ... gereği hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi istemi yönünden; taraflar arasında akdedilen ve davaya da konu edilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 24.06.2018 tarihinde 5 yıl süreli akdedildiği, işbu sözleşmenin ve işbu sözleşmeye ek akdedilen protokolün kanunlara ve Yargıtay kararlarına uygun olduğu başka bir deyişle ... gereği hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesi isteminin yerinde olmadığı kanaatine Mahkememizce varılmıştır. Zira akdedilen sözleşme 5 yıl süre ile sınırlandırılmıştır. Bununla birlikte, davalının fesih ihtarının içeriğinde yer alan işbu akaryakıt sözleşmesinin akdedildiği tarihten önceki dönemlere ilişkin yer alan iddialar Mahkememizce inceleme konusu edilmemiştir. Çünkü işbu davaya konu edilen 24.06.2018 tarihinde akdedilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi dahi davalı tarafından 05/02/2021 tarihine kadar feshedilmemiş başka bir deyişle taraflar arasındaki ticari ilişki 2008 yılından 2018 yılına kadar devam etmiş taraflar 2018 yılında tekrar bir araya gelerek işbu davaya konu edilen Akaryakıt Bayilik Sözleşmesini ve Protokolünü imzalayarak ticari ilişkilerini 2021 yılına kadar devam ettirmişlerdir. Davalı taraf, fesih ihtarının içeriğinde yer alan işbu akaryakıt sözleşmesinin akdedildiği tarihten sonraki döneme ilişkin iddialarını ise ispatla mükellef olup bu iddialarını ispatlayacak bir delil/belgeyi dosyaya sunmadığından Mahkememizce davalı tarafından yapılan feshin haklı olmadığı kanaatine varılmıştır. Zira sadece az satış yapılması davalı tarafından yapılan feshe haklılık kazandırmayacaktır. Burada çözümlenmesi gereken ikinci husus, davacının cari hesap alacağı talebinin yerinde olup olmadığı hususudur. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalının, 04/06/2021 tarihinde davacının banka hesabına 1,792,00 TL olarak ödeme yaptığı tespit edildiğinden davacının davalılardan cari hesap alacağının kalmadığı anlaşılmakla bu talebi yerinde görülmeyerek Mahkememizce davacının cari hesap alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.Burada çözümlenmesi gereken üçüncü husus ise, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve protokol kapsamında eksik satış yapıldığı iddiasıyla davacının alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise varlığı ve miktarı ile bunun davalılardan talep edilip edilemeyeceği hususudur. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacı tarafından, ilk iki yıl eksik alım nedeniyle ihtarname çekilmemiş yani ihtirazı kayıt konulmamış olduğu, bu durumda ancak fesih tarihi yani son yılın cezai şartının talep edilebileceği kanaatinde olunduğundan, davacının son yıla ilişkin alım taahhüdü miktarına göre 30.000,00-USD(259.083,00-TL) davalılardan alacaklı olduğu ve davalıların imzaladıkları sözleşme ve protokol ile tüm dosya kapsamından bundan sorumlu oldukları anlaşılmakla; davacının eksik satıştan kaynaklı cezai şart alacağı talebinin kısmen kabulü ile, 259.083,00-TL'nin 10.000,00-TL'sine dava tarihi olan 10/08/2021, 249.083,00-TL'sine ise ıslah tarihi olan 08/02/2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.Burada çözümlenmesi gereken dördüncü husus ise, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve bu sözleşmeye istinaden düzenlenen protokolün erken feshinden kaynaklı protokolün 4.maddesinde öngörülen cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı, yine sulh anlaşmasından kaynaklı cezai şart alacağının oluşup oluşmadığı, bu cezai şartların istem koşullarının oluşması durumunda ne kadar olduğu hususudur. Mahkememizce davalı tarafından yapılan feshin haksız olduğu kanaatine varıldığından davaya konu Akaryakıt Bayilik Sözleşmesine istinaden düzenlenen protokolün 4.maddesinde öngörülen ve sulh anlaşmasından kaynaklı cezai şart alacaklarının davacı tarafından istem koşulları oluşmuştur. Mahkememizce teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporlarında işbu cezai şartların davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceği belirtildiğinden Mahkememizce takdiren indirimler yapılarak davacının, her iki cezai şarttan da davalılardan ayrı ayrı 75.552,00-TL alacaklı olduğuna karar verilmiştir. İşbu alacak kalemleri yönünden Mahkememizce takdiren indirim yapıldığından davalılar lehine bu iki alacak kalemi yönünden vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemiştir. Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davacının cari hesap alacağı talebinin reddine, 2-Davacının eksik satıştan kaynaklı cezai şart alacağı talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 259.083,00-TL'nin 10.000,00-TL'sine dava tarihi olan 10/08/2021, 249.083,00-TL'sine ise ıslah tarihi olan 08/02/2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine, 3-Davacının Bayilik Protokolünün 4.maddesinde öngörülen cezai şart alacağı talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 75.552,00-TL'nin 37.776,00-TL'sine dava tarihi olan 10/08/2021, 37.776,00-TL'sine ise ıslah tarihi olan 08/02/2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin ise reddine, 4-Davacının Sulh Protokolünden kaynaklı cezai şart alacağı talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 75.552,00-TL'nin 37.776,00-TL'sine dava tarihi olan 10/08/2021, 37.776,00-TL'sine ise ıslah tarihi olan 08/02/2024 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin ise reddine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 28.019,87-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan tahsiline, peşin alınan 1.491,63-TL peşin harç ve 15.763,93-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 17.255,56-TL harcın mahsubuna, eksik kalan 10.764,31-TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 63.426,18-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 29.839,31-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 1.491,63-TL peşin harç, 15.763,93-TL tamamlama harcı, 59,30-TL başvuru harcı, 11.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 320,00-TL posta masrafları olmak üzere toplam 28.884,86-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (%82) 23.685,58-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ... ,...Tarafından yapılan 49,05-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (%18) 8,83-TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Tur... verilmesine, 10-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul ve red oranına 1.082,40-TL'sinin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, 11-İstanbul Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin kabul ve red oranına 237,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 12-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avanslarından geriye kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/04/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/523, K. 2024/241, T. 04.04.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-523-e-2024-241-k-500a1e7ae98b