İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/17 E. 2025/864 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/17
Karar No
2025/864
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/17 Esas KARAR NO : 2025/864 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/05/2022 KARAR TARİHİ: 14/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil şirket tarafından davalıya, davalı tarafından satışının yapılması amacıyla dilekçemiz ekinde sunulan faturaların ekinde motor/şasi numarası belirtilen motosikletler davalıya teslim edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin müvekkil şirket edimini ifa ettiği halde davalı tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bunun üzerine alacağımızın tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 1. İcra Dairesi... E. sayılı icra takibi başlatılmıştır. Davalı ise aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle itiraz etmiştir. Davalının itirazı üzerine tarafımızca arabulucuya başvurulmuş, 05.04.2022 tarihinde arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Bu nedenle işbu itirazın iptali davasını ikame etmekteyiz. Dilekçemiz ekinde arabuluculuk tutanağının aslını mahkemenize sunmaktayız. davalıya satılarak teslimi yapılan malların bedeli davalı tarafından müvekkile ödenmemiştir. Müvekkilin 30.09.2021 tarihinde davalıya satmış olduğu şasi/motor numaraları mahkemenize sunulan fatura ekinde yer alan motosikletlere karşılık, davalı müvekkile ödeme yapmamıştır. Bunun üzerine müvekkil tarafından 26.11.2021 tarihinde davalıya ... 6. Noterliği ... tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarname gönderilmiştir (ihtarnamenin aslının celbini talep ederiz.). Davalıya motosikletlerin iadesi, iadesi mümkün değilse motosikletlerin satış bedelinin müvekkile ödenmesi hususu ihtar edilmiştir. Davalı tarafından, keşide edilerek gönderilen ihtarnameye cevap verilmemiş, iadesi istenen motosikletlerin müvekkile iadesi de gerçekleşmemiştir. Ayrıca motosikletlerin satış bedeli de müvekkile ödenmemiştir. Davalı taraf motosikletler için müvekkile ödeme yapmamış olup motosikletleri usulsüz şekilde 3. Kişilere satmıştır. müvekkilin alacağı davalı tarafından itiraz edilmeyen irsaliyeli faturalar ve satış konusu motosikletlerin tesliminde düzenlenen sevk irsaliyesi ile sabittir. Müvekkil tarafından davalıya 30.09.2021 tarihinde satış ve teslimi gerçekleştirilen motosikletler için; 30.09.2021 tarihli 47.500,07 TL tutarlı ... numaralı irsaliyeli fatura, 30.09.2021 tarihli 47.500,07 TL tutarlı ... numaralı fatura, 30.09.2021 tarihli 47.500,07 TL tutarlı ... numaralı irsaliyeli fatura ve son olarak 30.09.2021 tarihli 47.500,07 tutarlı ... numaralı irsaliyeli fatura düzenlenmiştir. İrsaliyeli faturalar ile birlikte satış konusu motosikletlerin tesliminde sevk irsaliyesi de düzenlenerek motosikletlerin davalı tarafa teslimi gerçekleşmiştir. Davalı tarafından ilgili faturalara itiraz edilmemiştir. Müvekkil tarafından davalıya düzenlenen faturalar ve sevk irsaliyeleri ektedir. Mahkemenize sunulan irsaliyeli faturalar ve sevk irsaliyeleri dikkate alındığı takdirde, müvekkil tarafından davalıya motosikletlerin satış ve tesliminin gerçekleştiği açıktır. Ayrıca davalı tarafından faturalara herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. İşbu dava konusu satış ve teslimlerde müvekkil tarafından mal davalı adına hareket eden ... isimli ... T.C. Kimlik numaralı şahsa teslim edilmiş olup bu durum ekte sunulan sevk irsaliyeleri ile sabittir. Bilindiği üzere faturaya alıcı tarafından süresi içinde itiraz edilmemesi üzerine, malın teslim edildiğine ilişkin karine oluşmaktadır. Zira sözleşmeyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ile alıcı, borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür (TBK m. 207/f.2). Ekte sunulan irsaliyeli faturalara davalı tarafından itiraz edilmediği ve sevk irsaliyeleri dikkate alındığında müvekkil, işbu dava konusu motosikletlerin satışı ile birlikte teslimini gerçekleştirmiştir. Bu bakımdan işbu dava konusu alacak ispatlanmıştır. İlgili icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı taraf, bu iddiasını kesin delillerle ispatla yükümlüdür. İşbu dava konusu alacak, cari hesap esas alınarak borçluya kesilen faturalar, motosikletlerin motor/şasi numaraları ve sevk irsaliyelerine dayanmakta olup ilgili faturalar müvekkil şirket ticari defter ve kayıtlarına da işlenmiştir. Söz konusu satış ilişkisine ilişkin davalı tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılmasını talep etmekteyiz. Müvekkilin ve davalının ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davamızın haklılığı ortaya çıkacaktır. İşbu dava sonucunda davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak ilgili icra takibini durdurmak için yapmış olduğu itiraz nedeniyle davalı aleyhine İİK m.67 uyarınca asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz ..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Açılan davada talep edilen alacak gerçek değildir. Davacının teslim edildiğini iddia edilen motorların çoğu teslim edilmemiştir. Bu sebeple teslim edilmeyen motorlar için müvekkilin borcu yoktur. Davacının öncelikle fatura konusu motorları müvekkile teslim edildiğini ispatlaması gerekmektedir. Müvekkil teslim aldığı motorlara ilişkin ekte sunulan banka dekontları ile ödemeler yapmıştır. Davacının bu ödemeleri hiç nazara almaması hatalıdır. Varsa bir alacak bu ödemeler düşüldüğünde bir borç kalmadığı görülecektir. Bu ödemeler müvekkilin ...Bankası hesabından, davacı şirket sahibinin eşi olan... hesabına 01.10.2021 tarihinde 3 ayrı işlem olarak 25.000TL.+25.000 TL.+60.000 TL. Olmak üzere toplam 110.000 TL. Dir. Bu ödemeler düşüldükten sonra müvekkilin bir borcu kalmamıştır. davanın zamanaşımı nedeni ile usulden reddine, Diğer arz ettiğimiz sebeplerle de esastan reddine, Masraf ve vekalet ücretinin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini..."talep etmiştir. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; Mahkememizin 2022/375 Esas sayılı dosyasında toplanan deliller: ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyasının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi isminin mahkemece resen belirlenmesine, bilirkişiye HMK.m.218 hükmü gereği yerinde inceleme yetkisi verildiğinin bildirilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 14/02/2023 tarihli raporunda özetle; "Davacı tarafça yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle davalı tarafın yasal defterleri üzerinde dava konusu olaylar yönünden inceleme yapılamadığı, davalı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2021 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalının ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 289.000,28 TL borçlu göründüğü , davacının kestiği dava konusu 4 adet faturanın da davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve dosyada bu faturalara itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, davacı taraf 4.370,01 TL İşlemiş faiz talep etmiş olsa da, davacı tarafın davalı taraftan 890,12 TL faiz talep edebileceği, davalının yasal defterlerinde davacıya 289.000,28 TL'sı borçlu olarak göründüğü, ancak davacının takip talebinde taleple bağlılık ilkesi gereği 190.000,28 TL Asıl , 890,12 TL İşlemiş Faiz olmak üzere 190.890,40 TL talep edebileceği..." rapor edilmiştir. Tarafların itirazları dilekçeleri ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir. Mahkememizin 20/02/2024 tarihli celsesinde duruşma saati geçmesine rağmen tarafların gelmediği, mazeret dahi bildirilmediği anlaşılmakla, taraflarca takip edilmeyen davanın yasal süre içinde yenileninceye kadar HMK.m.150 hükmü gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 2022/375 Esas, 2024/412 Karar sayılı, 22/05/2024 tarihli kararı ile davanın HMK.m.150/5 hükmü gereğince açılmamış sayılmasına, esas kaydının bu nedenle kapatılmasına karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 12/12/2024 tarihli ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile; HMK'nın 353/1.a.5. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın, yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine karar verilerek; kaldırma kararı verilmiş; dosya mahkememizin 2025/17 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 2025/17 Esas sayılı dosyasında toplanan deliller: Davacı vekiline talebi gereği toplanmadığını iddia ettiği delilleri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde bu yönde dilekçe sunamayacağının ihtarına karar verilmiştir. Davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defterler hakkında yerinde inceleme yetkisi verilmesine dair talebinin dosyada mübrez 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından incelemek için ticari defterlerin sunulmadığına dair tespit yapıldığı, davacı vekili tarafından işbu bilirkişi raporuna yalnızca hesaplanan faiz yönünden itiraz dilekçesi sunulduğu, bu aşamadan sonra davacı tarafın ticari defterlerine dayanmasının mümkün olmaması sebebiyle talebin reddine karar verilmiştir. Davanın niteliği ve dava değeri gözetilerek tanık dinletilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı ...-... (VKN: ...) için ticaret sicil kayıtlarının araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Türkiye Noterler Birliği'ne ve Nüfus ve Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılması talebine dair; davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulmamış olması ile 14/03/2023 tarihli celsede davalı vekili tarafından yalnızca davalı tarafça sunulan dekontlara ilişkin raporda tespit yapılmadığına dair itiraz belirtilmesi sebebiyle müzekkere yazılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı vekili her ne kadar 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna dair 14/03/2023 tarihli celsede davalı tarafça sunulan dekontlara ilişkin raporda tespit yapılmadığına dair itirazda bulunmuş ise de, raporda dekontlara dair tespit yapılması sebebiyle işbu itirazın reddine karar verilmiştir. Dosyanın kaldırma ilamı öncesi 14/02/2023 tarihli raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde belirilen faize dair itiraz doğrultusunda ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 01/04/2025 tarihli ek raporunda özetle; "Davacı taraf 4.370,01 TL İşlemiş faiz talep etmiş olsa da, davacı tarafın davalı taraftan 1.656,64 TL faiz talep edebileceği, davalının yasal defterlerinde davacıya 289.000,28 TL'sı borçlu olarak göründüğü, ancak davacının takip talebinde taleple bağlılık ilkesi gereği 190.000,28 TL Asıl , 1.656,64 TL İşlemiş Faiz olmak üzere 191.656,92 TL talep edebileceği..." rapor edilmiştir. Mahkememizin 29/04/2025 tarihli verilen ara karar ile Dosyanın ek raporunu sunan bilirkişiye tevdii ile, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde belirtilen TTK m. 1530 uyarınca faiz hesaplaması yapılmasına dair ek rapor tanziminin istenilmesine, bilirkişiye ek ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 27/05/2025 tarihli 2.ek raporunda özetle; "Davacı taraf 4.370,01 TL İşlemiş faiz talep etmiş olsa da, davacı tarafın davalı taraftan 1.830,08 TL faiz talep edebileceği, davalının yasal defterlerinde davacıya 289.000,28 TL'sı borçlu olarak göründüğü, ancak davacının takip talebinde taleple bağlılık ilkesi gereği 190.000,28 TL Asıl , 1.830,08 TL İşlemiş Faiz olmak üzere 191.830,36 TL talep edebileceği..." rapor edilmiştir. Davacı vekiline ... 6. Noterliğinin... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya ulaştığını gösterir tebliğ mazbatasının bir örneğini mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. Davacı vekilinin davaya konu icra dosyasında talep ettiği 4.370,01 TL işlemiş ticari temerrüt faizinin başlangıç ve bitiş tarihlerine dair açıklama yapmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, satım konusu motosikletlerin bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ...1. İcra Dairesinin ... E. sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 190.000,28‬ TL asıl alacak ile 4.370,01 TL işlemiş faiz toplamı 194.370,29 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). 6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Bursa BAM 7. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesap ekstrelerine göre 31/12/2016 tarihinde bakiye alacak miktarında mutabık kaldıkları, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından itiraz edilmeyerek ticari defterlerine işlendiği, kesin kabulün yapılıp işin teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça işin yapılmadığına ilişkin bir iddiada bulunulmamış, hak edişlerin usulüne uygun düzenlenmediği, fazla düzenlendiğine ilişkin davacı tarafa ihtarda bulunup işin yapımı ile ilgisi bulunmayan bağımsız denetçi firmadan alınan rapor gönderilmiş olup, denetçi firmadan alınan raporun davacı tarafı bağlayıcılığı bulunmamamaktadır. Davalının ticari defterlerindeki aleyhine olan kayıtlar kendisini bağlayacağından icra takibinden sonra düzenlenen ve yargılama sırasında 25/11/2018 tarihinde ticari defterlerine kaydedilen iade faturasına dayalı olarak usulüne uygun hak ediş düzenlenmediği yönünde davalı tarafın iddiası yerinde görülmemiştir.". İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ...Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 1. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 14/02/2023 tarihli raporunda davalının ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 289.000,28 TL borçlu göründüğü , davacının kestiği dava konusu 4 adet faturanın da davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve dosyada bu faturalara itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı tespit edilmiştir. Dosya incelendiğinde; alınan bilirkişi raporu ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, dava dosyasına konu olan icra takibine dayanak olan 30.09.2021 tarihli 47.500,07 TL tutarlı ... numaralı, 30.09.2021 tarihli 47.500,07 TL tutarlı ... numaralı, 30.09.2021 tarihli 47.500,07 tutarlı numaralı, ... numaralı, 30.09.2021 tarihli 47.500,07 TL tutarlı ... numaralı faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davalının davacıya 289.000,28 TL borçlu göründüğü, davalı ticari defterlerinde dava konusu faturalara karşılık ödeme kaydı olmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı, defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kabulü için kanuna uygun olarak tutulmalarına gerek olmadığı; yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince usulüne uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil oluşturduğu (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve... Karar sayılı, ... Esas ve...Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı,...Esas ve ... sayılı emsal ilamları); davalı tarafça iade faturası düzenlenmediği, faturalara itiraz bulunmadığı; davalı tarafça cevap dilekçesinde davalı şirketin banka hesabından davacı şirket sahibinin eşi olan ... hesabına 01.10.2021 tarihinde 3 ayrı işlem olarak 25.000TL + 25.000 TL + 60.000 TL olmak üzere 110.000 TL toplam ödeme yapıldığının savunulduğu, ancak bu ödemelere ait kayıtların ticari defterlerde olmadığı tespit edilmekle, işbu ödemelerin hükme esas alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmış; taleple bağlı kalınarak 190.000,28‬ TL asıl alacak yönünden davacının davasının ispatlandığı kanaatine varılarak; davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İşlemiş faiz talebi yönünden İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği ispat edilmediği gibi icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı; somut olayda da davacı tarafından her ne kadar ... 6. Noterliğinin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi delil olarak sunulmuş ise de; mahkememizce davacı vekiline ... 6. Noterliğinin ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya ulaştığını gösterir tebliğ mazbatasının bir örneğini mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, davacı vekili tarafından 14/10/2025 tarihli celsede ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediğini, çıkan tebligatın iade olduğunu ifade ettiği gözetilerek, davalının temerrüde düşürüldüğüne dair evrak bulunmadığından takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça icra takibi ile TTK 1530. Madde uyarınca temerrüt faizi isteminde bulunulduğu, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere taraflar arasında bir tedarik sözleşmesi bulunduğu ve davacının da tedarikçi olduğu iddia ve ispat edilmemiş olup, TTK'nın 1530. Maddesinin eldeki davada uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmış; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle takibin asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle devamına karar verilmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 1. İcra Dairesinin ...E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 190.000,28‬ TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 190.000,28‬ TL asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin 4.370,01‬ TL yönünden istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.978,90TL harçtan peşin alınan 2.347,51TL'nin mahsup edilerek bakiye 10.631,39TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 35,07TL'sinin davacıdan alınarak, 1.524,93TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70TL başvuru harcı, 2.347,51TL peşin harç, 2.885,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.313,21TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 5.193,75TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 119,46TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 190.000,28‬‬TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 30.400,04TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 4.370,01‬TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 4.370,01‬TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davalı tarafından yapılan 38,50TL Tebligat, Posta ve diğer yargılama giderinden kabul / ret oranına göre hesaplanan 0,87TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye 37,63TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 14/10/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/17, K. 2025/864, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-17-e-2025-864-k-3e4644e356b2