İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/248 E. 2025/671 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/248
- Karar No
- 2025/671
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/248 Esas KARAR NO: 2025/671 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19/03/2025 KARAR TARİHİ: 30/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı'ya 5 adet açılır kapanır parasol şemsiye teslimi ve montajı yapımından sonra davalıya fatura düzenlediğini, davalının fatura bedelinin bir kısmını ödemediğini, müvekkilinin alacağının tahsili için-----Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan icra takibinin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, takibe konu fatura alacağı talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını bu nedenle takip konusu alacağa faiz işletilemeyeceğini belirterek takibin bu nedenle dahi iptali gerektiğini, esasa ilişkin olarak da dava konusu şemsiyelerin teslim sonrasında yapılan incelemelerde iki adet şemsiyenin çalışmadığı, montajlarda ve elektronik aksanlarda sıkıntı olduğunun fark edilmesi üzerine davalı tarafla iletişime geçildiğini ve teknik destek sağlanacağı ifade edilmesine rağmen davacı tarafından hataların ve eksikliklerin giderilmediğini, malların teslim edilidiğini, sözleşme gereğince yükümlüklerin ifa edildiğini ispat yükünın davacıda olduğunu, sadece fatura kesilmiş olması maların eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini göstermeyeceğini, davacının edimini eksik yerine getirdiğinden ödemezlik defini ileri sürmekte olduklarını, davacı tarafından başlatılan icra takibi haksız olduğundan kötü niyet tazminatı ödemesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini, davacının %40 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava,hukuki niteliği itibariyle; eser sözleşmesinden doğan kısmi alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.İtirazın iptali istemine dayanak icra dosyası ve vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, taraflarca delil olarak dayanılan teklif formu ödeme belgeleri ve diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.İtirazın iptali istemine konu -----Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 110.000,00 TL asıl alacak ile 77.964,38 TL faiz olmak üzere toplam 187.964,38 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İİK m.67/1 hükmünce 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Her ne kadar taraflarca taraflar arasında TBK m.207 vd. Hükümleri kapsamında satış sözleşmesine ilişkin ticari ilişki kurulduğu belirtilmiş ise de HMK m.33 hükmü kapsamında hukuku uygulama görevi hakimin olması sebebiyle sözleşmenin niteliği sunulan deliller kapsamında mahkememizce değerlendirilmiş ve taraflar arasındaki sözleşmenin, kase ve imzalarını içeren teklif formunda yazılı malzeme, ölçü ve boyutlarda 5 adet açılır kapanır parasol şemsiye teslimi ve montajına ilişkin olduğu, bu kapsamda sözleşmenin işsahibinin talebi üzerine nitelik ve özellikleri ayrıca belirlenmiş bir eserin teslimini barındırdığı bu kapsamda taraflar arasında, TBK m.470 vd. hükümlerinde düzenlenen eser sözlesmesine iliskin ticari iliski kuruldugu anlasilmis ve uyusmazlik bu kapsamda ele alinmistir.Dava konusu uyuşmazlık, sözleşmeye konu eserin süresi içerisinde ve sözleşmeye uygun imal edilip edilmediği, süresi içerisinde teslim edilip edilmedigi, bedelin eksik ödenip ödenmediği, ayıplı eser imalatının söz konusu olup olmadığı, usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, ayıbın giderimine ilişkin yükleniciye uygun süre verilip verilmediği, bu kapsamda eser sözlesmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine iliskin olup, davalı, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz oldugunu belirterek HMK m.6 hükmü kapsaminda sirket merkezinin bulundugu--------Mahkemeleri'nin ve icra müdürlüklerinin yetkili oldugunu ileri sürmüştür.İİK m.67 hükmü uyarınca açılan itirazın iptali davalarında, icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmış olması bu davaya özgü bir dava şartı olup, öncelikle icra dairesine yapılan yetki itirazının yerinde olup olmadığının incelenmesi gerekir.İcra dairesinin yetkisine itirazın İİK m.50 yollamasıyla HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerince çözümlenmesi gerekir. HMK m.6 hükmü gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. TBK m.470 ve devamı hükümlerinde düzenlenen eser sözleşmeleri, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olup, karşılıklı edimleri içerir ve eser sözleşmelerinde ücretin eserin teslimi sonrasında ödeneceği esas olup, ifa yeri de eserin teslim edildiği yerdir. Davacı taraf her ne kadar somut uyuşmazlıkta TBK m.89 hükmü uyarınca kendi işyeri merkezinin bulunduğu yer icra dairelerinin ve mahkemeleri olan mahkememizin yetki olduğunu belirtmiş ise de bunun kabul edilmesi halinde bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde davaya konu olması sonucu doğar ki, bu da, Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 6098 Sayılı TBK'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Nitekim ------- --------Bu kapsamda, taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda da ifade edildiği üzere eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine usulüne uygun itiraz ettiği ve işyeri merkezinin bulunduğu ------ İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirttiği, somut uyuşmazlıkta HMK m.6 hükmü gereği davalının işyeri merkezinin yanında HMK m.10 hükmü gereği sözleşme konusu işin tesliminin yapıldığı Malatya icra daireleri yetkili olduğu, davacı alacaklının bu iki icra dairesinin bulunduğu yer icra müdürlüklerinde takip yapmaması ve davalı borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine usulüne uygun itiraz etmiş olması sebebiyle HMK m.114/II hükmü kapsamında geçerli bir takibin bulunmadığı, TBK m.470 ve devamı hükümlerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin, niteliği itibariyle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeler olduğu, karşılıklı edimleri içerdiğinden eser sözleşmelerinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde TBK m.89 hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılarak HMK m.115/II hükmü uyarınca davanın dava şartı noksanlığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK m.114/2 ve HMK m.115 hükümleri uyarınca geçerli bir takibin bulunmamasına dair dava şartı noksanlığına ilişkin olarak usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 2.270,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.654,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılmış, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının talep halinde yatırana iadesine, 6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/09/2025