İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/53 E. 2025/746 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/53
Karar No
2025/746
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/53 Esas KARAR NO : 2025/746 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 17/01/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yük taşımacılığı işinde anlaşılarak ticari anlaşma yapılmıştır. Bunun neticesinde taraflar edimlerini ve borçlarını üstlenmiş ve müvekkil şirketin yaptığı taşıma işlemlerinin bedeli için faturalandırma işlemi yapılmıştır. Söz konusu anlaşma sonrasında kesilen fatura bedellerinin cari hesapta 15.876,00 TL olduğu görülmektedir. Müvekkil şirketin mezkur alacağını borçludan istemesine rağmen borçlu taraf piyasa şartlarının kötü olmasını ve ödeme durumunun olmamasını ileri sürerek ödemeye yanaşmamıştır. Ödemenin yapılmaması müvekkil şirketi hak kaybına uğratmış, güncel enflasyonun da etkisiyle maddi zarara sebebiyet vermiştir. Bu sebeple söz konusu borca ilişkin ekte sunmuş olduğumuz fatura alacak bakiye alacak miktarı tahsil edilemeyince; müvekkil şirket adına Büyükçekmece İcra dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve bu kapsamda borçluya 15.876,00 TL tutarında ödeme emri gönderilmiştir. Davalı şirket vekili itiraz dilekçesinde, müvekkil alacaklı şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirtmiş ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz etmiştir. Ancak yapılan bu itiraz haksız ve kötü niyetlidir. Zira sunduğumuz belgelere istinaden müvekkilimizin 15.876,00 TL alacağı bulunduğu için icra takibi başlatılmış olduğu ve borçlu tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Müvekkil şirket, davalı şirket ile yaptığı ticari işlem sonunda borçlu şirkete fatura kesmiş ve bu faturaları borçlu şirketin muhasebesine göndermiştir. Borçlu tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen değişken tarihli 15.876,00 TL tutarındaki faturalar borçlu şirketin muhasebe defterinde kayıtlı bulunmaktadır. Bu nedenle davamızın kabulü ile borçlu şirketin icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep etmekteyiz. Müvekkil şirketin, alacak hakkı olan bedelin ödenmemesi sebebi ile mağduriyet yaşaması ve bu hak kaybının telafi edilmesi adına takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasını talep etmekteyiz. Takip konusu yapılan alacak, belgelere dayanmakta olup borçlu açısından likit ve muayyen bir borçtur. Davalı şirketin itirazı sadece müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini engellemeye yönelik olup, İİK m.67 uyarınca icra inkâr tazminatı şartları oluşmuştur. Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ..... E – ..... K sayılı ilamında özetle “Dava konusu alacak faturalara dayalı cari hesap alacağı olup likit ( muayyen, belirlenebilir ) nitelikte bulunduğundan iik'nin 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu yöndeki istemin reddi isabetsizdir... " şeklinde karar verilerek itirazı iptal edilen borçlunun %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edileceği yönünde karar verilmiştir. ''İtiraz üzerine dava şartı olması nedeniyle tarafımızca arabulucuya başvurulmuş ancak arabuluculuk görüşmeleri sonlandırılmış ve bir anlaşma sağlanamamıştır. (Ek 3 :Arabuluculuk son tutanağı ) Yukarıda saydığımız sebeplerle, piyasanın içinde bulunduğu sıkıntılı ekonomik durum ve davalının kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle; açtığımız davamızın sonuçsuz kalmaması, tahsil kabiliyetini yitirmemesi ve müvekkil şirketin daha fazla mağdur olmaması için davalının taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etme ve davalı tarafından icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali için dava açma zarureti hasıl olmuştur..... fazlaya dair talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davamızın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, Davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına Hükmedilmesine, Açmış olduğumuz davamızın sonuçsuz kalmaması için davalı- borçlunun taşınır, taşınmaz mallarıyla bankalardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız veya mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir Konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini" talep etmiştir. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen cari hesaba dayalı faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmece Arabuluculuk Dairesinin .... numaralı dosyasında; 19/07/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 15.876,00-TL bakiye fatura alacağı yönünden 27/06/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari hesap ektresi gösterildiği, davalı tarafından 08/07/2024 tarihinde borca, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının cari hesaba konu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı, fatura alacağa ilişkin alacağının olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 25/03/2025 tarihinde inceleme günü verildiği görülmüştür. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 01/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Dosya, icra dosyası, davacının ticari defter kayıtları, ambar tesellüm fişleri incelemeleri neticesinde ; - Davacının TTK hükümleri uyarınca usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtları uyarınca davacının davalıdan 15.876,00 TL alacaklı olduğu, - Davalı tarafından ticari defter kayıt ve belge sunulmadığı, - Davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği hususunda ambar tesellüm fişleri ile davalıya ait irsaliyenin dosyaya sunulduğu, davacı tarafından sunulan belgeler kapsamında faturaların tanzim edildiği, Takip tarih itibariyle davacının davalıdan 15.876,00 TL alacaklı kaldığı tespit edilenler kapsamında davalının sorumluluğunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Hususlarındaki iş bu incelemelerimi nihai takdiri hukuki tavsifi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunarım. " sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ..... Esas, ..... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 15.876,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği hususunda ambar tesellüm fişleri ile davalıya ait irsaliyenin dosyaya sunulduğu, davacı tarafından sunulan belgeler kapsamında faturaların tanzim edildiği anlaşılmıştır. Aynı zamanda her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır. Davacının alacağa dayanak faturanın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, taraflar tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilmiştir. (T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, 2017/3912 Esas, 2020/340 Karar.) Neticeten, davacının davasını HMK madde 220/3 ve teslim tutanağı ile ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Takip konusu alacak faturadan kaynaklı açık hesap alacağı olup, taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olup davacının ticari defterleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE, 1-Büyükçekmece İcra Dairesi Müdürlüğünün ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 15.876,00-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 3.175,20- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.084,48-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 469,08-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 6.307,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 15.876,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masraf var ise davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2025 Katip ....... ¸e-imzalı Hakim ........ ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/53, K. 2025/746, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-53-e-2025-746-k-060eb62e3b5c