İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/587 E. 2024/619 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/587
- Karar No
- 2024/619
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/587 Esas KARAR NO : 2024/619 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2022 KARAR TARİHİ : 04/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 27/09/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, davalı şirketin ...i için 22.04.2013 tarihinde ... Programı Kullanım Taahhütnamesi, 17.04.2014, 17.01.2017 ve 23.02.2021 tarihlerinde, ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri yapıldığını ve sözleşmelere uygun olarak kurulumlar ve hizmetler davalı şirkete sunulduğunu, bu sözleşmelere göre müvekkili şirket "servis sağlayıcısı", karşı taraf ise "otel" ismi ile belirtildiğini, taraflar arasında yapılan ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi gereğince, davacı şirket, davalı şirkete ait otel için özel olarak dizayn edildiğini, otellere ve otel gruplarına çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, bu sistem üzerinden davalı otel işleteni, Otel'e ait bilgilerini sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip ettiğini, kendilerine ait bir kontrol paneline erişim sağladığını, müvekkili şirket sözleşmeye uygun yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, ... sistemleri kullanım sözleşmesi ile otelin internet sitesine ... sistemi kurmak ve otel bilgilerini girebilecekleri, rezervasyonları takip edebilecekleri kendilerine ait bir kontrol paneline erişim imkanı sağlamak olduğunu, bu şekilde davalıya ait otelin; hem kendi internet sitesi üzerinden, hem de davacının organizasyonunda bulunan diğer satış ve dağıtım kanalları aracılığıyla ... alması amaçlandığını, buna göre oluşturulan rezervasyonlar davalıya hem mail olarak gönderilecek hem de kontrol paneli üzerinden görülebileceğini, bu sistem üzerinden davalı otel işleteni, Otel'e ait bilgilerini sisteme yükleyerek rezervasyonlarını takip ettiğini, kendilerine ait bir kontrol paneline erişim sağladığını, taraflar arasında yapılan ... Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmeleri ile ... servisi ile internet acenteleri (kanal) listesi ile davalı şirketin hizmet verilen otellerinin bağlantıları sağlandığını, ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesinde ise ....net sistemi, web tabanlı çalışan gelişmiş bir yapı ile ,dünya üzerinde birçok turizm acente ve otelin bu sistem üzerinde rezervasyon yaparak nüfus ettikleri alanı genişletmek ve daha fazla müşteriye ulaşma imkanı sunulduğunu, taraflar arasında yapılan ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin "Taraflar aşağıdaki hüküm ve koşullarda anlaşmışlardır" başlığı altında Servis Sağlayıcısının Sunacağı Edim ve Hizmetler düzenlendiğini, Servis saylayıcısı olan davacı şirket, davalı otel için özel olarak dizayn edilmiş ... 'nu Otel'in kullanımına açacağı, tüm rezervasyonların kontrol edileceği bir kontrol paneli oluşturacağı ve dünya çapında seyahat acenteleri, dağıtım kanalları ve web sitelerinden rezervasyon gönderilmesinin sağlanacağı belirtildiğini, Rezervasyon sözleşmesi ile tüm rezervasyonlar tek panelde yönetilmekte, ...nde ise bu kez dünya genelinde tarafların kararlaştırdığı acentelerin otel ile bağlantıları sağlandığını, davacı tarafından, davalıya, söyleşmeye uygun hizmetler verilmekte iken davalı şirket tarafından hizmet bedelleri ödenmediğini, davalı şirket ile yapılan görüşmelerden sonuç alınmadığını, davalı şirket işbirliğini sağlamadığını, davalı şirketin fatura bedellerini ödememesi nedeni ile 11.02.2022 tarihinde ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshi ve sözleşmeler doğrultusunda ödenmesi gereken kalemler davalı şirkete bildirildiğini, sözleşmenin erken feshi nedeni ile ödenmesi gereken cezai şart bedelleri ile fatura bedellerinin sözleşmede belirtilen vadelere göre akdi faiz ile birlikte ödenmesi talep edildiğini, davalı şirket 18.02.2022 tarihli cevabında, özetle fatura bedeli olan 456,81 Euro'yu, şirket hesabına ödediklerini, sözleşmenin devam ettiğini, bir kısım sorunlar yaşandığını bildirdiklerini, davalı şirketin, sözleşmeye aykırı davranması, hizmet bedellerini ödememesi nedeni ile sözleşmelerin feshine sebebiyet verdikleri ve bu nedenle önceki sözleşmelerin davacı tarafça haklı fesih ile sonlandırıldığı davalı tarafa bildirildiğini, davalı şirket fatura bedelleri dışındaki kalemleri ise ödemediğini, davalı şirketin ihtarnameye cevapta savunduğu hususların yerinde olmadığını, tamamen edimini yerine getirmemek kastı taşıdığı açık olduğunu, davalı şirketin ihtarname sonrasında da ödeme yapmaması nedeni ile davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız itirazı ile icra takibi durduğunu, sözleşmeye uygun olarak önce proforma faturalar düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, itiraz edilmediği için de bir hafta sonra faturalara düzenlenerek muhasebe programı üzerinden davalı şirkete gönderildiğini, davalı şirketin yukarıda belirtilen otelleri yönünden, davacı şirket tarafından yapılması gereken işlemler yapıldığını, verilen hizmete uygun olarak önce proforma faturalar düzenlenerek, davalı şirkete gönderilmiş ve devamında da faturalar düzenlenerek davalı şirkete iletildiğini, ancak davalı şirket tarafından fatura bedelleri ödenmediğini, muhasebe programı üzerinden yapılan uyarılar ve şirket ile yapılan görüşmeler sonuç vermediği için fesih ihtarı gönderildiğini ve akabinde ödenmeyen kalemler yönünden icra takibine geçildiğini, taraflar arasında imzalanan ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin 10. Maddesinde, davalının, iş bu sözleşmedeki borçlarına aykırılık halinden dolayı davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesine sebep olması durumunda, davalının, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, davacıya senelik otel başı 1.000 ( Bin ) Euro reklam, sistem, bakım ve zarar bedeli ödemekle yükümlü olduğunu, bu durumda otelin , Servis Sağlayıcısının en az bu kadar zararı olduğunu kabul ettiği taraflarca kabul edildiğini, sözleşme süresi iki yıl olduğundan 2.000 Euro cezai şart bedellerini ödemesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan ... Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesinin 12. Maddesinde, sözleşmenin erken feshi durumunda, davalının, hizmetler karşılığı borçlarına ilave olarak, davacıya senelik otel başı 1.000 ( Bin)Euro cezai şart bedellerinin ödenmesi taraflarca kabul edildiğni, sözleşme süresi iki yıl olduğundan, davalının 2.000 Euro cezai şart bedelini ödemesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesinin 3/b .13 maddesinde, "Otel, Servis Sağlayıcısı'nın her yüz gece konaklama için bir gece ücretsiz konaklama verecektir.İlgili uygulama tüm satışlar için geçerlidir." düzenlemesine göre ücretsiz konaklama hizmeti verilmediğini ve bedeli de davacı şirkete ödenmediğini, davacı şirket tarafından verilen hizmetlerde, davalı şirketin, ... Hoteli için 2015 yılında 9 gece, 2017 yılında 36 gece,2018 yılında 296 gece, 2019 yılında 69 gece,2020 yılında 15 gece olmak üzere toplamda 425 gece, 24.050,35 Euro ciro ile konaklama aldığı görüldüğünü, 4 gece ücretsiz konaklama bedeli olan 4*56 Euro üzerinden 224,00 Euro ücretsiz konaklama bedelinin davacı şirkete ödenmesi gerektiğini, davalının itirazı yerinde olmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeler gereğince müvekkili şirket edimini yerine getirdiğini ve davalı taraf sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, .... İcra müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, Mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine Karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 14/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2013 yılından bu yana, davacı şirketten ... sistemleri için internet programı hizmeti alım, kullanım ve davalı şirketin websitesine dair teknik destek yönünde hizmet ilişkisi bulunduğunu, davacı tarafından, dava dilekçesinde beyan edilen hususlar daha önce 11.02.2022 tarihli ve 02.03.2022 tarihli ihtarları ile davalı şirkete; erken akdin feshi ihbarının nedenleri olarak fatura bedelli 456,81-Euro ödenmediğini, ücretsiz konaklama bedeli 224-Euro ödenmediğini, hizmet karşılığı borçlanma bedeli 1000-Euro reklam sistem bakım zarar bedeli 1000-Euro ve cezai şart olarak 2000-Euro olarak ödenmesi iadeli taahhütlü posta göndermek suretiyle ihtar ve tebliğ olduğunu, bu ihtar ve tebliğ karşısında fatura bedeli tutarı olan 245,81-Euro davacıya ödendiğini, davacı şirkete bu ihtarnamelerine karşın davalı şirket vekili olarak 18.02.2022 tarihli karşı cevapları ve ihtarları başlıklı tebligatta iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, bu ihtarnamede; sözleşmenin feshi için ileri sürülen haklı sebebin mevcut olmadığını, davacı şirketin kusurlu olduğunu ve davacı şirketin kusurları, tek tek maddeler halinde cevaplandığını ve açıklandığını, 2018 yılı içinde belirlenen gece konaklama kaybımızın bedeli yaklaşık 11.200-Euro zararları olduğu da davacı şirkete bildirildiğini, 2021 yılı ilk 6 ayında yapmış olduğu UPDT dolayı ile gelen rezervasyon hataları gibi olumsuz davranışlardan dolayı da 360-Euro gelir kayıplarının olduğunu, yine 3 adet agoda rezervasyon, 3 adet standart oda olması gerekirken 2 tanesinin deluxe oda bir tanesinin de süit oda da konaklatılmış olması nedeniyle 331-Euro kaybımızın 269-Euro zararlarının doğduğunu, yine rezervasyon hatalarından dolayı dışarıda konaklatılmış olan faaliyetlerden dolayı da 100-Euro zararlarının olduğunu, şirket yetkilisi ... 'a bir çok mail gönderilmek suretiyle sözleşme taraflar arasında geçerli olduğu tarihlerde de yazılı bildirimlerde bulunulduğunu, bu zararlarıda karşılanmadığını, bunun üzere davalı şirket bu cevap ve ihtara karşın 02.03.2022 tarihli cevap ihtarlarını gönderdiğini, bu yazılı beyanlarında inkar yoluna gittiklerini, taraflarından bu cevabı ihtara karşında 15.03.2022 tarihli ihtar ve cevap gönderildiğini, bu ihtar ve cevabında fatura bedellerinin ödendiğini, şirketimizin borcunun bulunmadığını, sözleşmenin feshine sebebiyet verilmediğini ve sözleşmelerin imzalı birer suretinin taraflarına gönderilmediğini, sözleşmelerin gönderilmesinin talep edildiğini ve sözleşmelerin halen ayakta olduğu da cevaben ihtar olunduğunu, bu karşılıklı ihtarnameler böylece sonlandığını, davacı şirket geçmişe dönük vade farkı faturalar tanzim etmek suretiyle davalı şirkete gönderdiğini, ... Noterliğinin 23.03.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarı ile davalı şirkete gönderilen ve iade olunan faturaların ödenmesi ihtar ve tebliğ olunduğunu, taraflarından da bu ihtarnameye karşın ... Noterliğinde 25.03.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile cevap verildiğini ve talepleri ret edildiğini, bu ihtarnameler dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, taraflarınca verilen cevabı ihtarnamelerde davaya konu talep haklarının dayandırıldığı sözleşme tarafımıza gönderilmediğini, sözleşmeye istinaden davacı tarafından kesilen faturalar ise davacıya iade olunduğunu, buna karşılık davacı tarafından, davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. sayılı icra takip dosyası üzerinden aynı alacak kalemlerini içeren icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine karşı taraflarınca gerekçeli olarak itiraz edildiğini, huzurdaki dava açılmadan önce taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, davacı tarafından dava konusu talepler yinelenmediğini, arabuluculuk görüşmesinde tekrar davacı şirkete; davacı tarafından alacak konusu yapılan sözleşmenin aslının davalı şirkette bulunmadığını, davacı tarafından her ne kadar kusurlu hizmetinin bulunmadığı iddia edilse de ve kusur davalı şirkette olduğunu, davacının sunmakta hizmetlerin uzun süredir davacı şirket tarafından kullanılamamakta olduğu buna dair bildirim yapıldığını ancak davacı tarafından sorunların çözülmediğini ve davacı tarafından yapılacak olan davalının sahibi bulunduğu otele ait websitesi de hazırlanmadığını, davacı şirkete, bu yönde bildirimler davacı şirketin resmi mail adresine e-posta yoluyla ve sözlü olarak defalarca da iletildiğini, davalı şirketin sorunların çözülmediği bildirdiği beyan edildiğini, davacı tarafından sorunların çözüme dair teknik destek sağlanmadığı gibi davalı şirket kusurlu olduğu iddia edilerek, taraflar arasındaki anlaşma tek taraflı olarak fesih edildiğini, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanmadığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında, davacı tarafından hazırlanan rezervasyon entegre sistemi kullanımı ve davalı şirkete ait websitesinin güncellenmesi konusunda anlaşma bulunduğunu, taraflar 2013 yılından beri çalıştıklarını, davacı şirket ile davalı şirket arasında, dava dilekçesinde de beyan edilen ... sistemleri alımı konusunda ve davalıya ait bulunan websitenin yenilenmesi konusunda anlaşma bulunduğunu, davacı şirket tarafından kullanılan sistemlerinde yapılan teknik güncelleme sonrasında, davalı şirkete ait bulunan ...inin sistemi entegrasyon sorunu yaşandığını, davalı şirket tarafından fiilen site kullanılamamaya başlandığını, bu durum davacı şirkete gerek sözlü gerekse yazılı olarak bildirilerek teknik destek talep edildiğini, ancak sorun giderilmediğini, bunun yanı sıra davacı tarafından yapılacağı beyan edilen web sitesi için de herhangi bir çalışma yapılmadığını, davalı şirket bu konuda da defalarca, davacı şirketten sözlü ve yazılı olarak talepte bulunduğunu, davalı tarafından daha önce yapılacağı beyan edilen websitesi için taslak dahi hazırlanmadığını, davalıya sunulmadığını, her iki hizmetin alımı konusunda davalı şirketin kusuru bulunmadığını, mevcut sorunların da giderilmesi hususunda devamlı olarak davacı şirketten talepte bulunduğunu, ancak müspet herhangi bir geri dönüş davalı şirkete yapılmadığını, bu nedenle davacı şirketin, sözleşme tarafı olarak kusursuz olarak sözleşmede yer alan hükümleri yerine getirdiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, bu yönde taraflar arasındaki yazılı taleplerin olduğu e-posta yazışmaları da dilekçenin ekinde sunulduğunu, davacı şirketin teknik sorunlarını düzeltmemesi ve davalı şirketin sistemi kullanamaması sebebiyle otel odalarının satış kanallarını yönetebilmek ve müşterilerine verilen hizmette aksama olmaması için davalı şirket 23.10.2021 tarihinden itibaren başka bir firma ile de çalışmaya başladığını, İşbu anlaşmada davalı şirketin, davacıdan hizmet alımı yapamadığının, zarara uğradığının ve bu nedenle başka bir şirketten hizmet alması gerekliği duyduğunun ispatı niteliğinde olduğunu, davacı şirket tarafından ihtarname ile iddia olunan, sözleşmede yer alan cezai şartlar ve zararlar gerçeği yansıtmadığını, davacı şirket tarafından talep olunan gecelik konaklama talebi öncelikle ücret olarak değil, oda konaklaması suretiyle temin edileceğini, davalı şirket, davacıya ait bulunan sistemi davacının teknik sorunların giderilmemesi sebebiyle kullanamamış, sistemin hatalı çalışması nedeniyle davalı şirketin zararı meydana geldiğini, davacı şirketin dilekçesinde beyan ettiği rezervasyon gün sayısı kadar, davalı şirketin zararı meydana geldiğini, bu nedenle talep edilen gün sayısına bedellerine de öncelikle itiraz ettiklerini, davalı şirket, davacı şirket tarafından sistemlerinin teknik olarak bozulmasını takiben ve davacı şirket tarafından yapılması gereken internet sitesi dolayısıyla yaklaşık 296 gece konaklama kaybı oluştuğunu, davacı şirketten defalarca talep etmiş olmasına rağmen teknik arızaların giderilmesi konusunda destek vermediğini, bu nedenle de davalı şirketin hatalı olarak kullandığı sistem nedeniyle zararlar meydana geldiğini, davacı şirket tarafından cezai şart iddialarının yer aldığı sözleşmenin davalı şirkette aslı bulunmadığını, defalarca sözlü, yazılı ve taraflar arasında bulunan ihtarname yoluyla davacı şirketten talep edildiğini, ancak arabuluculuk görüşmelerinde iddia edilen sözleşme tarafımıza gönderildiğini, taraflranıca sözleşme incelendiğini, davalı şirket yetkililerine iletildiğini, sözleşmede yer alan davalı şirkete ait imzaların davalı şirketin imza yetkilileri tarafından imza edilmediği anlaşıldığını, bu husus arabuluculuk görüşmesinde de davacı şirket vekiline iletildiğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında, cezai şart içeren ve davaya konu alacak talep haklarını içeren bir sözleşme bulunmadığını, bu konuda davalı şirketin imza sirküleri de cevap dilekçemizin ekinde sunulmadığını, tarafımıza iletilen sözleşmede de davalı şirketin imza yetkililerinin imzası bulunmadığını, sözleşme incelendiğinde durum tespit edileceğini, davacı tarafından talep ve dava olunan alacak kalemleri dayanaksız olduğunu, ayrıca sözleşmede belirtilen cezai şart talepleri de fahiş olduğunu, kabul edilemeyeceğini, davacının alacak taleplerinin ve icra inkar tazminat taleplerinin reddine ve nihayetinde davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu, ATK raporu, sözleşmeler, imza asılları, ihtarname, fatura, e-posta yazışmaları, BA/BS formları ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları, web kayıtları ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 4.224 EURO alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (30/03/2022) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 30/03/2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda; "İnceleme konusu sözleşmelerde ''... İth.ihr.san Ve Tic Ltd.şti'' ve ... adına atılı imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, Söz konusu imzalar atan şahsın tanı unsurlarını ... ve ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ... ve ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi ... , bilirkişi ... ile ... tarafından hazırlanan 03/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının davalı ile imzaladığı sözleşme kapsamında davalıya rezervasyon hizmeti verdiği görülmektedir. Davacı tarafça sunulan 123 rezervasyon kaydının 18.11.2019 ila 25.10.2021 tarihleri arasında kaydedilmiş olduğu, Davacı şirket vekilince, 29.03.2022 tarihinde, .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/ ... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine; ücretsiz konaklama bedeli 224,00 EUR, cezai şart 2.000,00 EUR, reklam, sistem bakım ve zarar bedeli 2.000,00 EUR alacak sebebiyle toplam 4.224,00 EUR ilamsız takip başlatıldığı, Usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; 29.03.2022 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 202,39 EUR karşılığı 3.269,53 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin vade farkına ilişkin olduğu, İlgili vade farkı faturasının taraflar arasında düzenlenen ihtarnamelere istinaden itiraz ve iadeye konu edildiği, Davacı şirket tarafından takip ve dava konusu edilen alacağın, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerden kaynaklanan cezai şart ve ücretsiz konaklama bedeline ilişkin olduğu, söz konusu alacak kalemlerine ilişkin davalı şirket adına düzenlenmiş herhangi bir faturaya rastlanmadı. Usulüne uygun tutulan davalı şirket defterlerine göre ise 29.03.2022 takip tarihi itibariyle davacı şirketin 98,56 TL borç bakiyesinin bulunduğu, Faturalara konu hizmetin verilmiş olduğu kanaati edinildiğinden, davalının bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği bu yönü ile sözleşme feshinin haklı sebebe dayandığı sonucuna ulaşılabileceği, Taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, davacının davalıya ait bir web sayfası yapmayı taahhüt ettiği, dosya kapsamından bu edimin yerine getirdiğinin anlaşıldığı; şayet Muhterem Mahkeme davacının bu edimini yerine getirmediği kanaatindeyse, sözleşme feshinin haklı sebebe dayanmadığı sonucuna ulaşılabileceği, Davacının sözleşmeyi haklı sebeple sona erdirdiğinin kabulü halinde, davalının sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunun düşünüldüğü; davacı tarafından uzayan her yıl için cezai şart talep edilmiş ise de, davalının her yıl için değil bir defaya mahsus olmak üzere 1.000,00-EURO cezai şarttan sorumlu tutulabileceği; Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, her yıl için 1.000-EURO olmak üzere toplam 2.000-EURO cezai şartın talep edilebileceği, Davacı sözleşmenin feshi gerekçesiyle cezai şart talep ettiğinden, aynı zamanda cayma bedeli talebinde bulunmasının mümkün olmadığı; Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, cezai şartın yanı sıra cayma bedelinin de talep edilebileceği, Davalının sözleşme ile konaklama bedelini ödeme değil, ücretsiz konaklama yükümlülüğü altına girdiği; aynen ifa talebinin davalıya karşı ileri sürüldüğü ve bu talebin geri çevrildiğine ilişkin bir belge dosyaya sunulu olmadığından, davalının konaklama bedelinin ödenmesi yönünden sorumlu tutulamayacağı; Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, hak kazanılan ücretsiz konaklama bedelinin de talep edilebileceği, sunulan rezervasyon kayıtlarına göre doğan alacağının, talebi gibi 224,00 Eur olarak, takip tarihi itibariyle MB döviz satış kurundan (14,8488) TL karşılığının ise 3.326,13 TL olarak hesaplandığı..." görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişi Burcu Üstünel tarafından hazırlanan 22/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...Davalı taraf her ne kadar kendi adreslerinde sistem incelemesi talep etmiş ise de, adrese gidildiğinde sunulacak veri olmadığı ifade edilmiştir, Davalı taraf inceleme sonrasında; sistemde yaşanan sorunların ifade edilmesi amacıyla 6 adet e-posta yazışması sunmuş ve bu e-postalar rapor ekinde sayın mahkemenize sunulmaktadır. Davaya konu http://p....com/ ve http://peninsula....com/ adresli internet sitelerinin geçmiş tarihlerdeki durumunu görüntüleyebilmek adına global ve bağımsız bir internet sitesi olan web.archive.org adresinde sorgulama yapılmıştır. https://web. . */http://p....com/ adresinde 31 mayıs 2018, 9 Ocak 2024 tarihleri arasında 122 kez arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Rezervasyon sistemine geçiş sağlayan “ ... ” butonunun aktif durumda olduğu görülmüştür. Davalının sunduğu e-postalar incelendiğinde, davalının rezervasyon sisteminde sorunlar yaşadığı ve teknik destek talep ederek davacı tarafla iletişim kurulduğu, Elde olan veriler ile kesin kanaat bildirmenin mümkün olmadığı, davacının sunduğu e- posta yazışmalarından rezervasyon sistemi kullanımı sırasında birtakım sorunlar yaşandığı kanaatinin oluştuğu ancak kök rapor düzenlenmesi sürecinde davacı tarafça sunulmuş olan rezervasyon kayıtlarının da mevcut olmasından dolayı, bu durumun rezervasyon sisteminin çalışmadığı şeklinde ifade edilemeyeceği, Sunulan e-postalarda internet sitesinin yapılmaması ile ilgili bir detaya rastlanmadığı..." görüş ve kanaatini bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı alacaklı taraflar arasındaki ... ve onlinr revervasyon sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi kurulup kurulmadığı, davacı tarafından davalıya bir hizmet verilip verilmediği, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı cezai şart ve konaklama bedelinden kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Taraflar arasında 23/02/2021 tarihinde ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi, ... Programı Kullanım Sözleşmelerinin imzalandığı görülmektedir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamın da hizmet bedeline ilişkin fatura alacağı olduğunu iddia etmekte, davalı ise 2013 yılından beri çalıştıklarını, cezai şart bulunan sözleşmenin yetkili temsilci tarafından imzalanmadığı savunmaktadır. Dolayısıyla davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkar edilmiştir. Davacı iş bu davada sözleşme kapsamında hizmet bedelinin ödenmemesi sebebi ile sözleşmenin haklı feshi ile cezai şart ve konaklama bedelini talep ettiğinden TMK 6. Maddesi, HMK 190.maddesi gereğince ispat yükü üzerindedir. Davacı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini ve bu sözleşmeden kaynaklı olarak alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu nedenle öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 40. maddesinin "Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Temsilci, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmezse, hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. Diğer durumlarda alacağın devri veya borcun üstlenilmesine ilişkin hükümler uygulanır. "; aynı kanunun yetkisiz temsil üst başlığı altında onama haline ilişkin 46. maddesinin "Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur." ve onamama haline ilişkin 47. maddesinin ise "Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez. Hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar saklıdır. " hükmünü ihtiva etmektedir. "...Borçlandırıcı işlemin temsilci aracılığı ile yapılabilmesi de mümkündür. Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar (6098 s. TBK m. 40/1). Bir kişi temsil yetkisi olmadığı halde başka bir kişi adına bir hukuki işlem veya sözleşme yaparsa yetkisiz temsil söz konusu olur. Böyle bir durumda yapılan işlemin hüküm ve sonuçları temsil olunanı bağlamaz. Bu işlemin temsil olunanı bağlaması için onun tarafından onanmış olması gerekir( TBK m.46/1). Onama temsilciye veya 3. kişiye varması gerekli tek taraflı bir irade beyanı ile yapılır. Asıl işlem bir şekle bağlı olsa dahi onama şekle bağlı değildir. Dürüstlük kuralları gerektirdiğinde hareketsizlik ve susma da onama olarak kabul edilmelidir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2015, s.456)..." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/5025 Esas 2021/2396 Karar sayılı ilamı). Yasal düzenleme dikkate alındığında, sözleşmeden doğan alacak ve borçlar, ancak yetkili temsilci tarafından yapılması halinde temsil olunana ait olacaktır. Eğer temsilci yetkili değil ise, kendisi sözleşmeden şahsen sorumlu olur. Ayrıca bu durumda temsil olunan, icazet vermedikçe alacaklı veya borçlu kabul edilemez. Ancak temsil olunan, sonradan icazet verir yahut kendi adına yapılan hukuki işlemi benimser ise baştan itibaren hukuki işlem geçerli ve temsil olunanı bağlar. Cezai şart 818 sayılı Borçlar Kanununda 158-161.maddelerinde düzenlenmiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 179-182.maddelerinde ise "ceza koşulu" ismini almıştır. Cezai şart borçlunun asıl borcunu ilerde, hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taahhüt ettiği, asıl borca bağlı olarak ve ancak bu borcun ihlali ile doğabilecek olan fer'i bir edimdir. Borçlu cezai şart ödemeyi taahhüt etmişse, artık alacaklı herhangi bir zarara uğradığını iddia etmek veya zararını ispat etmek zorunda kalmadan, tazminat elde etmek imkanını bulacaktır. Zira cezai şart borcun ihlali halinde verilmesi gereken, önceden kararlaştırılmış kesin miktarlı (maktu) bir tazminattır. Cezai şartın kararlaştırılabilmesi için asıl borcun mahiyeti önemli değildir; bir verme borcu kadar, yapma veya yapmama borçlarında da cezai şart kararlaştırılabilir (Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, 7. Bası, İstanbul 1993, s. 341-343). Asıl borcun fer'isi olan cezai şart, asıl borca bağlıdır, fakat ondan ayrı bir edim niteliğini taşır ve cezai şartın istenebilmesi için zararın gerçekleşmesi şart değildir. Cezai şartın esas itibariyle üç temel işlevi bulunmaktadır; ilki borçluyu ifaya zorlayarak borcun ifasını teminat altına almak, ikincisi borcun yerine getirilmemesi sebebiyle doğacak zararı önceden belirlemek, üçüncüsü ise borçlunun cezai şartı ödeyerek sözleşmeden kolayca dönmesini sağlamaktır. 6098 sayılı TBK'nın 179. maddesinde cezai şartın türleri seçimlik cezai şart (TBK 179/1), ifaya eklenen cezai şart (TBK 179/2) ve ifa yerine cezai şart yani dönme cezası (TBK 179/3) olarak düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 179/1 hükmüne göre; "Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir". Borçlu, borca uygun hareketle yükümlü olup, bu hükme göre taraflar, sözleşmede borçlunun ya borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa etmesini ya da ceza koşulunu ödenmesini kararlaştırmış olabilirler ancak bu durumda seçim hakkı alacaklıya tanınmıştır. Alacaklı borcun aynen ifasını talep edebileceği gibi bundan vazgeçerek ceza koşulunun ödenmesini de talep edebilir. 6098 sayılı TBK'nın 179/2 hükmüne göre; "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." Bu hükme göre, borçlunun borca aykırı davranışı halinde, alacaklı hem aynen ifayı, hem de kararlaştırılan cezanın ödenmesini talep edebilecektir. 6098 sayılı TBK'nın 179/3 hükmüne göre; "Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır." Burada borçlu, borcu ifa yerine bizzat ceza koşulu ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahiptir. Yani ceza koşulu ifanın yerini aldığı için borçlu borca aykırı davranmamakta, borcu ifa yerine ceza koşulunu ödeyerek sözleşmeden dönebilmektedir. Cezai şart ile borçlunun kusuru ve alacaklının zararı arasındaki ilişki ise TBK'nın 180.maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre cezai şartın ödenmesi alacaklının zarar görüp görmediğine ve zararının miktarına bağlı değildir. Ayrıca borçlunun kusurlu olduğunun alacaklı tarafından ispat edilmesine de gerek bulunmamaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesinde yer alan cezai şart, TBK 179/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şarttır. Davacı, davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını iddia ederek, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedelinin ödenmesini talep etmektedir. Somut olayda, davalı tarafından tarafların 2013 yılından beri çalıştıkları ancak cezai şarta konu 23/02/2021 tarihinde akdolunan ... Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve Hotel ... Programı ve Diğer Yazılım ve Sistemler Kullanım Sözleşmesi'nin davalı şirketin temsile yetkilileri tarafından imzalanmadığı ve cezai şart içeren sözleşmenin bulunmadığı savunulmuşsa da bu sözleşmeler incelendiğinde, alınan atk raporu ile imzanın aidiyeti saptanamamış ise de sözleşmenin şirket kaşesi vurularak imzalandığı görülmekle davalının da hizmetten faydalandığı dikkate alındığında her ne kadar sözleşme yetkisiz temsilci (şirket kaşesinin kullanma yetkisi olan)tarafından yapılmış ise de, taraflar arasında süregelen ticari ilişkinin bulunduğu dikkate alındığında davacı ile davalı arasında akdi ilişkinin kurulduğu kabul edilmiştir. Alınan teknik bilirkişi raporunda, davalının sisteme bağlandığı ve kullandığı, bu hali ile de sözleşmenin 6098 sayılı TBK'nın 46. maddesi uyarınca davalı şirketçe benimsendiği anlaşılmıştır. Teknik bilirkişi tarafından yapılan tespit uyarınca da davacının sözleşmeye göre yüklendiği edimini vermeye başladığı ve davalının da hizmetten faydalandığı tespit edilmiş, incelenen defter ve kayıtlara göre de davacının bakiye alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak taraflar arasında imzalanan "Hotel ... Programı Ve Diğer Yazılım Ve Sistemler Kullanım Sözleşmesi"nin "Hizmet Bedeli" başlıklı 2.md.sinin (d) bendinde; "Hizmetler aylık olarak hizmetin ait olduğu ayın son günü faturalandırılır. Otel, hizmetlerin ait olduğu ayı takip eden ayın 7. Günü ilgili faturayı ödemekle yükümlüdür. Bu fatura ödeme günü taraflar arasında kesin vade hükmünde olup, vade tarihinde ödenmeyen borçlar ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüş kabul edilir. "Zamanında ödenmeyen faturalar için aylık % 5 gecikme bedeli uygulanır" denilmektedir. Aynı Sözleşmede sözleşme süresinin 2 yıl olduğunun ve feshedilmesi halinde ise senelik otel başı 1.000 euro cezai şart kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalı tarafın iş bu sözleşme gereğince hizmet bedelini süresinde ödemediği, bu sebeple davacı tarafından gönderilen fesih ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği ve davalı aleyhine icra takibine girişildiği, davalının sözleşmedeki borçlarına aykırılık halleri nedeniyle sözleşmenin feshine sebep olduğu, davacının da sözleşmenin 10. maddesine göre sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği anlaşıldığından 2 yıllık sözleşme için 2.000 euro cezai şart talep edebileceği ancak asıl sözleşmenin eki sayılan ... Programı Kullanım Taahhütnamesi kapsamında talep edilen cezai şart yönünden ise ... Programı Kullanım Taahhütnamesinde sözleşmenin bedellerinin de sözleşme başlangıcında ödeneceği kararlaştırılmış olup davacı tarafından bahse konu sözleşme yönünden sözleşme bedellerinin ödenmediği ya da sözleşmeye aykırılık yönünden bir erken fesih söz konusu olmadığından, davacının ... Programı Kullanım Taahhütnamesi sözleşmesi nedeniyle cezai şart alacağı şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından bu talebi kabul edilmemiştir. Yine davacının konaklama bedeli için teknik bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere toplam 425 konaklama için 4 gece ücretsiz konaklamaya hak kazanıldığı ve 224,00euro olarak hesaplandığı, davalının ücretsiz konaklama sağlandığına dair ispata yarar bir delil sunmaması sebebi ile davacının 224,00euro ücretsiz konaklama alacağının bulunduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede, aylık %5 gecikme faizinin zamanında ödenmeyen faturalara uygulanacağı düzenlenmiş olup, cezai şart alacağı yönünden uygulanamayacağı 3095 sayılı “ Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun” un 4/a maddesinde, sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağı düzenlendiğinden, Euro cinsinden talep edilen cezai şart alacağına 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmüne göre devlet bankalarında Euro cinsinden açılmış vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı işletilmiş ve dava konusu alacak sözleşmeye dayalı, likit bir alacak olduğundan İİK 67/2 maddesi gereğince % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. (kabul oranı: %57,47) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- KISMEN KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.224,00-EURO cezai şart alacağının 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmüne göre devlet bankalarında Euro cinsinden açılmış vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faizi ile fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı ile davalıdan TAHSİLİNE, 2) İİK 67/2 maddesi gereğince hükmolunan 2.224,00 Euro alacağın takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesap edilecek Türk Lirası karşılığının % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3)Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.708,86-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 832,75-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.876,11-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 832,75-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan toplam 5.100,95-TL yargılama giderinin kabul oranına göre 2.931,51 TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, 11-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin 896,53TL sinin davalıdan, 663,47TL sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/10/2024 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.