İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/125 E. 2022/466 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/125
- Karar No
- 2022/466
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2020/125 Esas KARAR NO:2022/466 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/03/2020 KARAR TARİHi:07/07/2022 BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ :25/09/2020 BİRLEŞME KARAR TARİHİ:11/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Karaman ilinde tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile iştigal ettiğini, dönemsel olarak yurt dışından bir takım iş makineleri ve gereçler ithal ettiğini, Çin menşeli Goldsione firmasından 03.05.2019 tarihli faturada da görüleceği üzere toplam 7.224,00 USD bedelinde “...” satın aldığını, konişmentoda görüleceği üzere ... (...) Limanından yüklendiğini ve ... Limanı’na "..." şirketi ile taşındığını ve Türkiye’de yerleşik acente olarak da davalı firma, ifa yardımcısı olarak yer aldığını ve mallar 14.06.2019 tarihinde yüklendiğini, malların FREIGHT PREPAID yani navlun ücreti ödenmiş olarak ve CIF teslim şekli ile taşındığını, davalı firma tarafından ... numaralı taşıma için dökümantasyon ücreti ve terminal ücreti adları altında ücretler talep edilmiş ve bu ücretler ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceği bildirildiğini ve müvekkili tarafından bu bedeller muzayaka halinde, malı teslim almak zorunluluğundan dolayı ve ancak ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığını ve faturaya itiraz edilmiş olduğu, faturaya itiraz ederken haksız olarak alınan bedellerin iadesi de talep edilmiş olduğu halde herhangi bir iade olmadığından .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve karşı tarafça takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yükleme limanı ... olan, ... Konşimento numaralı ve ... numaralı Konteynerde bulunan, alıcı ...’e ait 60 kap 4.000 kgs lık eşya Türkiye'ye geldiğini, organizasyonun tamamı yurt dışında yapıldığını ve iş ve işlemleri yapan da davacının birlikte hareket ettiği dava dışı satıcı olduğunu, aynı zamanda yurtdisi satıcının tercihi ile yükleme one in ... acentesi ile organize edilmiş olup, yurttaşının da tarafımıza konu yükleme için faturası mevcut olduğunu, bu nedenle müvekkiline kesilen faturaya ve terminal bedellerine ait olan miktarın davacıdan alınması gerektiğini, davacıdan talep edilen miktarların tahsilinin zorunlu olduğunu, eşyaya ilişkin dokümantasyon ücreti ve terminal ücretleri müteaddit taleplere rağmen ... tarafından ödenmediğini, davacı ..., alıcısı olduğu taşıma muhteviyatı emtia ile ilgili dokümantasyon ücreti ve terminal ücretlerini ödemediğinden; kendisine T.C. .... Noterliğinden 25.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtar sonrasında fatura bedelini ödediğini, itiraza konu borç iddiası ile ilgili açıklamalar ihtarnamede ifade edildiğini, eşyaya ilişkin dokümantasyon ücreti ve terminal ücretlerine ait fatura ödenmiş olup fatura alacağı kalmadığını, alacaklının ödediği fatura itiraz etmiş olması, verilmiş olan hizmet ve ödenmiş bedellerin varlığını ortadan kaldırmayacağını ve iade borcu doğurmayacağını, davacı dokümantasyon ücreti ve terminal ücretlerini ödemeksizin malı çekmek istediğinden bu hali kendine uygun bulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının uluslararası taşımada taşıyan acentesi olduğunu, acentelik ilişkisi taşıyanla kendi arasında olduğunu, elde edeceği kazanç, gelir veya komisyon gibi unsurlar davacıyı taşıyan ile arasındaki anlaşmaya dayandığını, taşıyanın taşımak için teslim aldığı emtiayı varma yerinde alıcısına davacıya teslim edene kadarki sürecin tamamının taşıma süreci olduğunu, navlun karşılığı ifa edildiğini, taşıyanın acente kullanması, şube veya temsilcilerden yararlanması taşıyanın ticari kararı ve uygulaması olduğunu, davalı ile davacı arasında bir akdi ilişki olmadığını, davacının tek borcu olduğunu, navlunun ödenmesini temin olduğunu, bunun dışında ancak zorunlu gerekli masraflar ödeme yükümlülüğü olduğunu, masraf edilmeyen bir ödeme taşıyan veya acentesi tarafından istenilemeyeceğini, acente ve taşıyan navlun ücreti ile yüklemeden boşaltmaya ve teslim noktası taahhüdü varsa o noktaya kadar tüm işleri navlun karşılığı görmek durumunda olduğunu, dava konusu olayda davacının Çin menşeli ... firmasından 25.06.2019 tarihli fatura ile toplam 12.670,50 USD bedelli ... satın aldığını, ithalata konu emtiaların bir kısmı ... numaralı konşimento ile ... (Çin) limanından ve ... numaralı konşimento ile ... (Çin) limanından yüklendiğini, İstanbul limanına dava dışı fiili taşıyan ... Ltd. Nakliye şirkeltleri tarafından deniz yolu ile taşındığını, Türkiye'de yerleşik acente olarak da davalının ifa yardımcısı doğrudan temsilci olarak yer aldığını, konşimentolarda kayıt düşüldüğü üzere malların Ferıght Preaıd yani navlun ücreti ödenmiş olarak ve CFS teslim edilecek şeklinden taşıma taahhüt edilmiş ve gerçekleştiğini, taşıyanın yükü konteynerden boşaltıp geçici depolama yerinde bırakana kadar taşıma taahhüdünün devam ettiğini, ithalata konu emtiaların İstanbul Limanına vardığında davalı tarafından davacıya varış bildirimi yapıldığını, varış bildiriminde emtiaların tesliminin dava dışı ... Geçici Depolama'dan yapılacağını, davalıdan haksız şekilde faturalandırılan ücretin emtiaların tesliminden önce, peşin olarak ödenmesi gerektiğinin ifade edildiğini, dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlıkta konşimento üzerine düşülen...kaydı ile beraberinde teslim yeri CFS konteyner yük istasyonunda geçici depolama yerinde parsiyel yük boşaltılmış olarak teslim edileceği şeklinde malların teslim edileceğine ilişkin anlaşma yapıldığını, navlun bedeli ve sigortayı da içeren faturalar düzenlendiğini, navlun ücreti taşıyıcıya taşıma başlamadan ödendiğini, varma yerinde gönderilenden açıkça talep edilmeyeceğinin bildirildiğini, davalı tarafından fatura içeriği ücret ödenmediği müddetçe malın teslim edilmeyeceğini bildirdiğini, davacı tarafından bu bedellerin zilyetlik hak ve yetkisinin haksız ve kötüye kullanımı suretiyle daha yüksek maliyete katlanmak istemeyen ve malın beklemesi gecikmesinden zararı engellemek isteyen davacı tarafından teslim almak zorunluluğundan dolayı ihtirazı kayıtla ödenmek zorunda kalındığını, davalıya ödeme yapılmak durumunda kalınan faturaların 3 adet olduğunu, faturalara süresinde itiraz edildiğini, ihtirazı kayıtla 19.08.2019 ve 22.01.2020 tarihlerinde ödeme yapıldığını, faturaya itiraz edildiğini, davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafında takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalının kanuna karşı hile niteliğinde hapis hakkı kullanımına dayanarak düzenlediği fatura alacak kalemlerinin tamamını iade etmesi gerektiğini, haksız şekilde faturalandırılan terminal bedeli tartışılan bu kalemler şeffaflık hesap verilebilirlik ilkelerine sığmadığını belirterek, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibin devamını, borçlunun borca itirazının iptalini, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yükleme limanı ... olan ... e ... konşimento numaralı alıcı ...'e ait eşyalar Türkiye'ye geldiğini, organizasyonun tamamı yurt dışında yapıldığını, iş ve işlemleri yapan da davacının birlikte hareket ettiği dava dışı satıcı olduğunu, bu nedenle taraflarına hattın kesmiş olduğu faturaya ve terminal bedellerine ait olan miktarın davacıdan alınması gerektiğini, davacıdan talep edilen miktarların tahsilinin zorunlu olduğunu, eşyaya ilişkin dokümantasyon ücreti ve terminal ücretleri müteaddit taleplere rağmen davacı tarafından ödenmediğini, davacının alıcısı olduğu taşıma muhteviyatı emtia ile ilgili dokümantasyon ücreti ve terminal ücretlerini ödemediğinden kendisine T.C. .... Noterliğinin 25.07.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihbar sonrasında fatura bedelini ödediğini, alacaklının ödediği fatura itiraz etmiş olması verilmiş olan hizmet ve ödenmiş bedellerin varlığını ortadan kaldırmadığını, iade borcunu doğurmadığını, davacının dokümantasyon ücreti ve terminal ücretlerini ödemeksizin malı çekmek istediğinden bu hali kendine uygun bulduğunu, malın alıcısına teslim işlemi, taşıyan ile alıcı arasındaki özel hukuka tabi olduğunu, bu süreci doğru tamamlamak da taşıyan tarafından yükün geçici olarak emaneten teslim edileceği depolama yeri veya antrepo işletmelerinin sorumluluğunda olduğunu, bu işletmeler gümrük işlemlerinin sonlandırıldığını ve taşıyanla alıcı arasındaki özel hukuka tabi teslim işlemlerinin onaylandığını tespit ettikten sonra yükü taşıyanla alıcı arasındaki özel hukuka tabi teslim işlemlerinin onaylandığını tespit ettikten sonra yükü taşıyanın belirttiği doğru alıcıya teslim edebildiğini, aksi takdirde bu işlemler taşıyana karşı mal bedelinin karşılanmasına varacak şekilde sorumlu olduğunu, eşyanın ancak konşimento nüshasının eşyanın teslim alındığına ilişkin şerh düşülerek geri verilmesi karşılığında teslim edildiğini, alacak iddiası ile davalı aleyhine açılmış olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, iadesi gereken bir meblağ olmadığını, yurt dışı kaynaklı talimat yerine getirildiğini, şirket olarak inisiyatifleri ya da taraflarınca belirlenen bir talebin söz konusu olmadığını belirterek, hukuka, yasaya ve uygulamalara aykırı taleplerin reddi ile itirazın kaldırılması talebin ve davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyetli talebi nedeniyle tazminata hükmedilmesini, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. Asıl ve birleşen Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan ve ihtirazi kayıtla ödendiği beyan edilen bir kısım taşıma masraflarının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın konusunun; takibe ve davaya konu masraflardan kimin sorumlu olduğu, davacının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 11/01/2022 tarih, 2020/125 esas, 2022/466 karar sayılı kararı ile dosyaların birleştirilmesine karar verilmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 08/08/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 10/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 13/09/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 17/03/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yılık sürede açıldığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 04/03/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 18/03/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 25/09/2020 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yılık sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; İhtilaf konusu taşımanın organizasyonun dava dışı ... Ltd Şt. Tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, Davalı'nın ise Türkiye /... limanında malların teslim alınmasına ilişkin işlemler için taşıyanın acentesi olarak görevlendirildiği, malların alıcısına (Davacı'ya) teslim edildiği, faturanın düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığı, Davalı Şirketin, alacağın varlığını ortaya koyması, bu nedenle, fatura konusu alacağın detaylarını açıklaması ve bunu rücu hakkı ile ilişkilendirmesi gerektiği, dava dışı ...'ın, Davalı şirket adına 18.7.2019 tarihli fatura düzenlemiş olduğu ve bu faturanın içeriğinde dökümantasyon bedeli ve İthalat tahliye masraflarının da dahil edilerek 714 USD talep ettiği, Davalı Şirket'in, bu ödemeyi yapmış olması halinde Davacı'dan rücu etme hakkı olduğu, davalı'nın iddia ettiği rücu faturası asıl fatura ile bire bir aynı miktarda olmadığı, Davalının bu konuda bir açıklama da yapmadığı, bakiye kısmının ödenip ödenmediği konusunda ticari defter incelemesine ihtiyaç olmakla, Heyetimiz'de bu konuda uzman bilirkişi bulunmadığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden yeniden rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle; kök rapordaki tespitlerine ilişkin görüşlerini değişmediğini belirtmişlerdir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden yeniden rapor aldırılmış olup, alınan raporda özetle; sunulan faturadan ayrıntılı açıklama yapılmadığından bunu tespit etmek mümkün olmadığı belirtilmiştir. 2020/125 esas sayılı asıl dava dosyasında davacı vekilinin talebi, davaya konu edilen taşımaya ilişkin emtiaların navlun ücreti ödenmiş olarak CIF satım kaydı ile ... numaralı konşimento tahtında taşınmasından dolayı emtiaların teslimine kadar olan sürede taşıma taahhüdü devam etiğinden bahisle bu aşamaya kadar oluşan masrafların navlun ücreti içerisinde kalmakla müvekkilinden talep edilemeyeceğine ilişkindir. Bu kapsamda emtiaların teslimi için zorunlu tutulan bedellerin ihtirazi kayıtla ödendiğinden bahisle davalıdan tahsili için icra takibi yapılmıştır. Dosyaya sunulan ve davaya konu edilen 24/07/2019 tarihli ... numaralı faturanın Dökümantasyon Ücreti 50,00 USD ile Terminal Ücreti 330,00 USD olmak üzere düzenlendiği, ... Bankası'na ait 30/07/2019 tarihli ödeme belgesine göre de davacının bu bedelleri İhtirazı Kayıt açıklaması ile ödemiş olduğu anlaşılmıştır. Birleşen ... Esas sayılı dava dosyasında davacı vekilinin talebi, davaya konu edilen taşımaya ilişkin emtiaların navlun ücreti ödenmiş olarak ... numaralı konşimento tahtında taşınmasından dolayı konşimentoda bulunan CFS kaydı gereği emtiaların geçici depolama yerine bırakılmasına kadar olan sürede taşıma taahhüdü devam etiğinden bahisle bu aşamaya kadar oluşan masrafların navlun ücreti içerisinde kalmakla müvekkilinden talep edilemeyeceğine ilişkindir. Bu kapsamda emtiaların teslimi için zorunlu tutulan bedellerin ihtirazi kayıtla ödendiğinden bahisle davalıdan tahsili için icra takibi yapılmıştır. Dosyaya sunulan ve davaya konu edilen 09/08/2019 tarihli ... numaralı faturanın Terminal Bedeli 480,00 USD açıklaması ile, 22/01/2020 tarihli ... numaralı faturanın Terminal Bedeli 50,00 USD açıklaması ile düzenlendiği, ... Bankası'na ait 19/08/2019 tarihli ve 22/01/2020 tarihli ödeme belgelerine göre de davacının bu bedelleri İhtirazı Kayıt açıklaması ile ödemiş olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi adına tarafların taşımadaki rollerinin açıklanması gerekmektedir. Dosyaya sunulan konşimentoların kayıtlarına göre davacının emtiların alıcısı olduğu, davalının Türkiye de yerleşik acente olarak "teslim için başvurulacak" kaydı ile taşımada rol aldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda; davalının gemi acentesi olduğu ve Charterer (kiracı) acentesi olarak atandığı açıklanmıştır. Bu hususta dosya kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Bu halde davalının hem gemi hem de yük ile ilgili hizmetleri birlikte yerine getirmesi gerektiği buna göre davalı acentenin, - Bulundukları limanda veya bölgede ilgili geminin limana girişinden önce boğaz trafik kontrollerine, liman başkanlıklarına, sahil sağlık, emniyet teşkilatı, gümrük birimlerine geminin özellikleri, yükü, yanaşacağı timan hakkında bilgi verme, - Geminin limana gelmesinden sanra sağlık belgesinin temini, - Türk Limanlarına gelen her türlü gemi ve deniz araçlarının yolcu, yük, bakım/onarım, sörvey, ikmal, personel değişikliğinin sağlanması, - Yükleme ve boşaltma için liman başkanlığına başvuruları yaparak, gerekli ücretleri yatırmak, - Kılavuz, römorkör talebinde bulunmak, - Geminin ihtiyacı olan yakıt, kumanya ve yağ ikmalinin sağlanması , -Yük ilgililerine gerekli bildirimlerde bulunarak boşaltma, istif, sayım kontrol, hizmetlerinde görev alacak kişileri temin etme ve hazır bulunmasını sağlamak, - Özel yetki verilmesi halinde “olaylar çizelgesi -statement of facts”, “zaman Çizelgesi -time sheet”, “konşimento- bili of lading” gibi belgelerin tanzim edilmesi, - Yükleme ve boşaltma faaliyetlerinin bitiminden sonra geminin liman çıkışında gerekli iznin alınması - 6102 sayılı yasanın 112 maddesi uyarınca, Müvekkiline ait bir paranın gönderilmesi veya teslim edilmesinin zamanında sağlanması hizmetlerini vermesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır. TTK 1203 maddesine göre "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." Davacı vekilince bu maddeden ve gerekçesinden yola çıkarak taşıtan olmayan gönderilen müvekkilinin 3. Kişi yararına sözleşme vasfını haiz olan navlun sözleşmesi ile borç altına sokulamayacağını savunmakta ve TTK 1196 maddesi gereğince taşıyanın navlun dışında bir istemde bulunamayacağını savunmaktadır. Dosyaya sunulan konşimento kayıtları incelendiğinde eşyaların parsiyel yük olarak taşındığı ve konşimentoda CFS/CFS kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişiler tarafından yapılan açıklamalardan anlaşıldığı hali ile CFS bir teslim şekli olmayıp, Konteyner Yük İstasyonunun kısaltmasıdır. Buna göre konşimentoda bulunan CFS/CFS kaydından, taşıyanın taşımaya ilişkin sorumluluğunun konteyner sahasında başladığı ve varma limanında konteyner sahasında son bulduğu anlaşılmaktadır. Uygulamada ise gemilerin limanlarda çok hızlı bir şekilde tahliye ve yükleme operasyonların tamamlaması gerektiğinden bahisle ve gönderilenlerin kendi konteynerlerini kendi ayarlayacakları kreyn ve çalışanları ile gemiden fiilen tahliye ederek teslim alma imkanları da bulunmadığından, konşimento kayıtlarına bakılmaksızın bu hizmetin liman kreynleri tarafından verildiği ve bu hizmetlere ilişkin ücretlerin acentelerden tahsil edildiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bunun gerekçesinin ise liman terminallerinin tahliye sırasında konteyner içerisindeki yüklerin kimler tarafından alınacağının bilinmemesi ve takip edilecek kişilerin belirsiz olması şeklinde açıklanmıştır. Buna göre dosya kapsamında uyuşmazlığın esasen uygulama karşısında TTK hükümlerinin tüm deniz taşıma operasyonlarına ilişkin süreçlere dair ayıntılı düzenleme içermemesinden kaynaklandığı mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda acenteler tarafından verilen hizmetlerin tek tek değerlendirilerek , alıcılardan talep edilebilecek ve edilemeyecek masraf kalemlerinin açıklanması gerekmektedir. Terminal Ücreti (Terminal Handling Charges) bakımından yapılan değerlendirmede; bu masraf kaleminin 1990 yılında taşıyıcı konfederasyonları tarafından alınan bir karar ile navlun içerisinden çıkarılarak ayrı bir kalem olarak alıcılardan masraf olarak tahsil edilmeye başlandığı bilirkişiler tarafından açıklanmıştır. Terminal hizmeti, eşyanın geldiği limanda tahliye, iç boşaltma, giriş, çıkış işlemleri, bir yerden bir yere nakli, elleçleme gibi hizmet kalemi olarak tanımlanmakta olup, bu gibi hizmetler de eşyanın geldiği liman işletmesi tarafından verilmektedir. Liman işletmesinden bu hizmetin davalı yanca devralınıp alınmadığı belli olmamakla birlikte acente sıfatı ile terminal hizmetine yük ilgilisi adına refakat etmenin mümkün olduğu bilirkişiler tarafından açıklanmıştır. Yukarıda açıklandığı hali ile, ilgili faaliyetlerin, ilgili kişi, kuruluş ve birimler nezdinde acente tarafından takip edilmesi, yerine getirilmesi, işin hızlandırılması, en kısa süre içinde ve salimen eşyanın tahliyesi ve yüklemenin sağlanması, evrak işlemlerinin yapılması, yükün teslim alınması ve teslim edilmesi, eşyadaki eksiklik veya fazlalıkların takibinin acentelik hizmetlerindendir. Her ne kadar bilirkişiler tarafından, CFS/CFS teslim kaydı gereğince eşyanın teslim anına kadar oluşan masraflar nedeni ile davalının sorumluluğu bulunmadığı belirtilmişse de aynı raporda, davaya konu edilen hizmetlerin hangi aşamada verildiğinin tespitinin mümkün olmadığı belirtilerek, CFS sahasında teslimden sonraki aşamada hizmet ifasının acente olan davalının görevi olmadığı ücretlendirmenin liman hizmeti veren tarafından yapılacağı açıklanarak davacının davasının haklı olduğu görüşü sunulmuşsa da, bilirkişilence de belirtildiği hali ile verilen hizmetin CFS sahasında teslim öncesi yahut sonrası olduğu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bununla birlikte, davacının eşyalarını teslim aldığı sabit olmakla, davacı lehine bir hizmetin liman işletmesi ile davalı acente tarafından verildiği de sabittir. CFS sahasında teslim sonrası liman tarafından verilen hizmetlere ilişkin davacı adına düzenlenmiş bir fatura dosyaya sunulmadığı gibi bu hizmet bedellerinin davacı tarafça ödendiği hususu da dosya kapsamında davacı vekilince ileri sürülmemiştir. Davalıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı adına ... ve ... Liman İşletmeleri tarafından davayı konu taşımalar ilişkin olarak düzenlenen faturalar ile bu fatura bedellerinin davalı yanca ödenmiş olduğu tespit olunmakla, esasen bilirkişiler tarafından yapılan tespit doğrultusunda, bu bedellerin davacı yararına davalı yanca ödenmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmıştır. Bu kapsamda eşyaların teslimi için bu işlemlerin yapılmasının gerekliliği de bilirkişilerce ortaya konulmuş olup, bu işlemler için davacı tarafça Limana bir bedel ödendiği hususu dosya kapsamında, davacı yanca ortaya konulamamıştır. Eşyaların davacı tarafça teslim alındığı da sabit olduğundan, bu hizmetin davacı yanca alındığı kabulü karşısında ve davalı adına düzenlenen faturalar da dikkate alınarak ve davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Dokümantasyon ücreti bakımından yapılan değerlendirmede; konteyner taşımalarında gönderilenlerin taşıma tamamlanır tamamlanmaz, yani gemi rıhtıma yanaşır yanaşmaz yükü fiilen teslim almaları TTK 1176 maddesi gereğidir. Doğru konteynerin doğru şahsa teslim edilebilmesi için binlerce konteyner arasında duran gönderilene ait konteynerin ayrıştırılması ve gönderilen ile eşleştirilmesi gerektiği bilirkişilerce açıklanmıştır. Bu sebeple gönderilen, gümrük idaresinden alacağı izin dışında, liman işletmesine ibraz edilmek üzere bir teslim talimatı da elde etmek zorundadır. Böylece, sadece gümrük idaresinden sadır olmuş olan serbestlik belgesi ile yetinemeyecek olan liman işletmesinin, yükleri doğru şahsa teslim etmesi de sağlanmış olacak ve taşıyana karşı sorumluluğunun doğmasının engelleneceği de yine bilirkişilerce belirtilmiştir. Bu şekilde liman işletmesine hitaben hazırlanmış ve teslim edilecek yükün limanda bekleyen diğer yüklerden ayrıştırılmasını ve doğru gönderilene teslim edilmesini sağlayan talimatın hazırlanması işlemi, yukarıda da açıkladığımı üzere navlun kapsamı dışında yük ilgilisi adına davalı acente tarafından verilen bir ek hizmettir. Bu noktada, talep edilen dokümantasyonu ücretini içeriği dosya kapsamında açık ve net olmamakla birlikte, bu hizmet bedeli bilirkişilerce bir nevi kırtasiye gideri olarak tanımlanmıştır. Davaya konu taşıma gemi rıhtıma varıp konteynerlerin tahliyesi sonrası sona erdiğinden, bu aşamadan sonra yapıları tüm hizmetler ve masraflara emtiayı teslim aldığı dosya kapsamında sabit olan davacının katlanması gerektiği kabul olunmuştur. Zira verilen hizmet davacı gönderilen lehine bir hizmettir. Bu hizmet için, davalının personel, ofis, kağıt, elektrik, zaman ve ekipman (bilgisayar, internet vs) kullandığı düşünüldüğünde, davalının TTK 20. maddesi gereği bu iş ve işlem için de bir ücret istemesinin mümkün olduğu değerlendirilerek, davacının bu bedelin iadesini isteyemeyeceği mahkemece kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle ve dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da kısmen hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Esas ve birleşen dava bakımından davanın REDDİNE, ASIL DAVADA; 2-Karar harcı olan 80,70 TL'den peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 36,3 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı yargı gider toplamı olan 3.025,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekili için takdir edilen 2.141,05 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, BİRLEŞEN DAVADA; 2-Karar harcı olan 80,70 TL'den peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 26,3 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı yargı gider toplamı olan 1.250,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır