İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/21 E. 2022/484 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/21
- Karar No
- 2022/484
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/21 Esas KARAR NO:2022/484 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:15/11/2019 KARAR TARİHİ:19/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile deniz yolu uluslararası taşımacılık sektöründe iş yaptığını, sektörün işleyişi gereği e-posta üzerinden teklifler ile anlaşmalar sağlandığını, davalı şirketin müvekkili şirket ile arasındaki ticari ilişkilerden kaynaklanan bir kısım borçlarını ödemediğini, bunun neticesinde davalı şirketin müvekkili şirkete cari hesap ekstresinde ve cari hesap ekstresinde yer alan davaya konu bedele ilişkin alacakların detaylarını gösterir faturalar toplam 46.833,02 USD borcu kaldığını, davalı şirketin bu borca ilişkin müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturaların içeriğinin davalı şirketçe kabul edildiği sayılmakla kesinleştiğini, müvekkili şirketin davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden doğan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, davalı şirketin edimlerini ifa etmekten kaçındığını, bu sebeple müvekkili şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından itirazda bulunulduğunu, takibin durdurulduğunu, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, dava dilekçesinde genelleme yapılarak deniz yolu taşımacılık bedellerinden kaynaklı bir alacak söz konusu olduğu iddia edildiğini, bu bedellerin hangi hizmete karşılık geldiğinden, bu bedellerin nasıl belirlendiğinden bahsedilmediğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu faturalar incelendiğinde iddia edilen alacağın kısmının "demurage" olarak isimlendirildiği görüldüğünü, demuraj bedeli olarak yansıtılan bu meblanın fahiş olduğunu, takibe konu faturalarda navlun bedeli 6.176,60 USD iken, demuraj bedelinin bu meblağın yaklaşık olarak 6 katı olduğunu, demuraj bedelinin nasıl hesaplandığının araştırılması gerektiğini, davacının vermiş olduğu hizmeti ispatlamasının şart olduğunu, faturalara itiraz edilmemesinin bu faturaların kesin delil teşkil ettiği anlamına gelmediğini, faturalara müvekkili şirket tarafından bir itirazda bulunulmadığını, faturaların ticari defterlere işlense de ticari ilişkilerde yapılan görüşmeler neticesinde faturalardan farklı bedellerde mutabık kalınabildiğini, bu bedellere göre gerekli düzenlemeler yapılabildiğini, davacı tarafın fatura içeriklerinin kabul edildiği iddiasının yersiz olduğunu, icra takibinin iptali ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/10/2020 tarih, 2019/... Esas, 2020/... Karar sayılı gönderme kararı ile dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıda belirtilen esas numarasına kaydın yapıldığı anlaşılmıştır. Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın davacı tarafça alacağa konu hizmetlerin ifa edilip edilmediği, davacının demuraj bedelini talep edip edemeyeceği ve buna göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 03/07/2019 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 11/07/2019 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 15/11/2019 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 01/09/2021 havale tarihli kök raporda özetle; davacı tarafça alacağa konu hizmetlerin ifa edilip edilmediği, taraflar arasında dava konusu taşımalar öncesinde de taşıma işlerinin olduğu, dosyaya sunulu e-posta yazışmaları ve konşimentolar ile tarafların beyanları göz önünde bulundurularak konu hizmetlerin ifa edildiğine kanaat getirildiği, davacının demuraj bedelini talep edip edemeyeceği, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin e-posta ve konşimento yoluyla kurulduğu, taraflar arasındaki tüm yazışmalar ve konşimentolar incelendiğinde davalı şirketin taşıtan ve konşimentolara göre gönderilen sıfatında olduğu, konşimentodaki “freight collect” ibarelerine göre de navlun ücretinin gönderilen davalı şirket tarafından ödenmesi gerektiği, ayrıca gönderilen sıfatıyla konteynerleri teslim aldığı, buna göre davalı ... şirketinin hem navlun hem de konteyner demurajı borçlusu olduğu, davacı ... şirketinin taşıma işlerini organize ettiği ve akdi taşıyan sıfatına sahip olduğu, bu yüzden navlun ve demuraj ücretinin alacaklısı olduğu, ancak demuraj ücretinin asıl alacaklısının fiili taşıyan şirketler olduğu, takip konusu alacağın iki ayrı başlıkta toplandığı, navlun bedelinin icra takibi faturalarına göre 7.969,28 USD olduğu, bu tutarların alacaklısının davacı taraf ve borçlusunun davalı taraf olduğu, konteyner demuraj bedeli bakiyesinin sunulu konşimento kapsamında taşınan konteynerler için takibe konu edilen akdi taşıyan davalı ... tarafından toplam 38.950,00 USD demuraj faturası tanzim edildiği, ancak bu taşımalar için fiili taşıyan dava dışı şirketler tarafından toplam 33.547,00 USD fatura tanzim edildiği, ancak demuraj bedelinin taraflarınca akdi ve fiili taşıyan tarifesi ve konteynerlerin hareket çizelgelerinin yokluğunda hesaplanamadığı, sonuç olarak navlun faturalarının toplamının 7.969,28 USD olduğu, demuraj alacağı konusunda gerekli bilgiler geldiğinde hesap yapılabileceği, ancak mahkemenin aksi yönde karar vermesi durumunda dava dışı fiili taşıyan demuraj faturalarının toplamının 33.547,00 USD olduğu, ancak akdi taşıyan davacı ... demuraj faturalarının toplamının 38.950,00 USD olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Serbest Mali Müşavir ... ve Uzakyol Kaptanı ... tarafından tanzim edilen 06/06/2022 havale tarihli ek raporda özetle; yapılan mali ek incelemeler neticesinde, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen tüm faturaların, davalı yasal defter kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından çek ve banka yoluyla yapılan ödemelerin de davacının yasal defter kayıtlarında davalı hesabına alacak kaydedildiği, taraflar arasında fatura ve ödemeler konusunda herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, taraflar arasındaki cari hesap farkının ise 2.708,57 USD olduğu, bu farkın davacı defter kayıtlarında 06.02.2019 tarihinde davalıdan tevdi alınan 31.07.2019 vadeli çekin 65.159,60 USD olarak alacak kaydedilmesine karşın, davalının bu çek bedelini (41.889,01 USD + 25.979,15 USD)= 67.868,16 USD davacı hesabına borç kaydetmesinden yani, tarafların kur farkını farklı alınmasından kaynaklandığı, taraflar arasındaki söz konusu cari hesap farkını oluşturan davalı tarafından borçlarına karşılık davacıya Türk Lirası cinsinden tevdi edilen 375.000 TL toplam tutarındaki çeklerin, davacı kayıtlarında; 375.000 TL toplam tutarında davalıdan 06.02.2019 tarihinde tevdi alındığının, “31.07.2109 vadeli çek” açıklamasının davalının hesabına alacak olarak kayıtlara yansıtıldığı, davalı kayıtlarında ise; “karşılıksız çek” açıklamasıyla vadesinden sonra olduğu anlaşılan 16.08.2019 tarihinde 145.000 TL ve 15.08.2019 tarihinde 230.000 TL borç kaydı yapıldığı, taraflar arasındaki cari hesap farkına konu olan iş bu çeklerin tevdi ve tahsiline ilişkin belgelerin dosyaya ve bilirkişi heyetine sunulmamış olması sebebiyle herhangi bir değerlendirme yapılamadığı mahkemenin takdirinde olduğu, navlun bedelinin icra takibi faturalarına göre 7.969,28 USD olduğu, bu tutarların alacaklısının davacı taraf ve borçlusunun davalı taraf olduğu, bu konuda taraflar arasında bir itiraz ya da uyuşmazlık bulunmadığı, konteyner demuraj bedeli bakiyesinin sunulu konşimentolar kapsamında taşınan konteynerler için akdi taşıyan davacı ... tarafından takibe konu edilen demuraj faturalarının toplamı 38.950,00 USD, bu taşımalar için fiili taşıyan dava dışı şirketler tarafından davacı şirkete tanzim edilen faturaların toplamı 33.547,00 USD olduğu belirtilmiştir. Dosyada davalı adına tebliğe gönderilen dava dilekçesi ile tensip zaptının davalıya e tebliğ yolu ile 27/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ancak davalı yanca dosyaya cevap dilekçesi adı altında dilekçenin ise 14/01/2020 tarihinde sunulduğu görülmüştür. Her ne kadar davalı vekilince icra dosyasına vekil marifeti ile itiraz dilekçesi sunulduğundan bahisle dava dilekçesinin vekile tebliği zorunlu olduğu savunularak tebligatın usulsüzlüğü ileri sürülmüşse de, davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile icra takip dosyasına itiraz dilekçesi sunan vekile dava dosyasında dava dilekçesinin tebliğ edilmesi hukuken mümkün bulunmadığından. Davalı yanca süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesinin sunulmamış olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya davacı vekilince ibraz edilen e posta yazışmaları incelendiğinde, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin davaya konu edilen taşımalardan öncesinde de bulunduğu anlaşılmakla davaya konu taşımaların ifa edilmesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davaya konu uyuşmazlık; -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento, -... numaralı ana konşimento ile ... numaralı ara konşimento tahtında gerçekleşen taşımalardan kaynaklanan navlun ve demuraj faturalarına ilişkindir. Dosyada bulunan ara konşimentoların tamamında bildirim adresi olarak davalının yükün teslimi için irtibat adresi olarak ise davacının adresinin kayıtlı olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde davacı ... şirketinin taşıma işlerini organize ettiği ve akdi taşıyan sıfatında olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davacı tarafından takibe konu olan 7.969,28 USD tutarın taşımalar sonucunda tanzim edilen navlun faturaları olduğu, davalı tarafından navlun faturalarına yönelik bir itirazın sunulmadığı ve davalıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde takibe ve davaya konu edilen tüm faturaların davalı tarafça ticari defterlerine kayıt edildiği de sabit olmakla, konşimentolara göre ayrıca davalı ... şirketinin gönderilen/alıcı sıfatında olduğu, konşimentolarda bulunan ...ibaresine göre taşıma gerçekleştiğinde konteynerler boşaltma limanında gönderilene teslim edilirken gönderilen davalı şirket tarafından navlun ödemesi yapılması gerektiği anlaşıldığından, davacının takibe ve davaya konu 7.969,28 USD navlun ücretinin alacaklısı ve davalı ... şirketinin taşıtan sıfatıyla navlun ücretinin borçlusu olduğu kabul edilmiştir. Konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyneri başka taşımalarda kullanacaktır. Bu sebeple konteynerin gönderilen tarafından iadesi için genellikle belli süreler kararlaştırılmakta, bu süreler için, arlan oranlara göre ödemelerin yapılması istenmektedir Söz konusu ücret, dolu olarak gelen konteynerlerin gemiden tahliye edildiği gün ile içerisindeki eşyanın konteynerden boşaltıldığı güne kadar geçen süre, belli bir gün adedinden fazla ise taşıyana ödenen bir ücrettir Bu ödemelere de, gemilerin gecikmesi hâlinde ödenen "demoraj" teriminden türetilmiş olarak "konteyner demorajı" denilmektedir Bu istem, konteyner gecikme ücrcti yahut konteyner işgaliye ücreti olarak ifade edilebilir. Konteynerlerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişi navlun sözleşmesine göre "taşıyan"dır. Söz konusu taşıyan taşıma işini fiilen yerine getirmiş olan kişidir. Navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK 1203 maddesi koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelir. Gönderilenin TTK 1203 maddesi kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi, iki koşulun bir arada gerçekleşmesine bağlı kılınmıştır. Buna göre, gönderilenin sorumlu olabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından tesliminin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur. Davalı tarafın esas itirazlarının takibe konu demuraj ücretlerine yönelik olduğu, davacı tarafın akdi taşıyan olması ve davalı tarafın taşıtan ve konşimentoya göre de gönderilen olması sebebiyle, gönderilen davalı tarafın konteynerleri teslim alması ve dosyada bulunan varış ihbarnameleri de göz önüne alındığında, davacı tarafın demuraj bedelinin alacaklısı ve davalı tarafın demuraj bedelinin borçlusu olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Kaldı ki davalıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına tanzim edilen tüm faturaların davalı yanca ticari defterlerine kayıt edildiği dosya kapsamında sabittir. Ancak yukarıda da açıklandığı hali ile, konteyner üzerinde tasarruf hakkı bulunan kişi, gönderilenin belli bir süre içinde konteyneri iade etmesini ister, çünkü konteyneri başka taşımalarda kullanacaktır. Buna göre demuraj faturasının asıl alacaklısı fiili taşıyan yahut konteynerin sahibi olmakla, dosya kapsamında akdi taşıyan olduğu anlaşılan davacının ancak yapmış olduğu demuraj ödemesi tutarında davalıdan talepte bulunabileceği mahkemece kabul olunmuştur. Bu doğrultuda dosya kapsamında celp edilen fiili taşıyan demuraj tarifelere, davacı adına fiili taşıyanlar tarafından tanzim olunan demuraj faturaları ile davacıya ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde, bilirkişilerce de tespit olunduğu hali ile davacının talep edebileceği demuraj faturaları toplamının 33.547,00 USD olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 7.969,28 USD navlun faturalarından kaynaklanan alacak ile 33.547,00 USD demuraj faturalarından kaynaklanan alacak olmak üzere toplam 41.516,28 USD bakımından davacının alacak hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Ancak her ne kadar icra takip dosyası ile davacı tarafça icra takip tarihi öncesi döneme ilişkin olarak işlemiş faiz talep edilmişse de, dosya kapsamında bulunan ihtarnamenin hangi faturalara ilişkin olduğunun belirtilmemiş olması ve ihtarnamenin davalıya tebliğ olup olmadığı hususunda tebligat parçası bulunmadığından ve buna göre davalının takip tarihi öncesinde temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyada usule uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılan bir ihtarname bulunmadığından bu işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Davacı vekilince 30/06/2022 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, alacak miktarı oranında davalı şirketin menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki alacaklarının ihtiyaten haczi talep edilmiş olmakla, davaya konu edilen alacakların davalıya ait ticari defterlerde de kayıtlı bulunduğu gözetilerek ve yapılan yargılama neticesinde davacının 41.516,28 USD bakımından alacağı bulunduğuna mahkemece kanaat getirildiğinden, İİK 257 maddesi gereğince yasal şartların sağlandığı anlaşıldığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile İİK 257 Maddesi gereğince kabul edilen 41.516,28 USD'nin dava açılış tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının %10'una isabet eden TL teminatı mukabilinde kabulü ile 41.516,28 USD alacak üzerinden davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. 'nin 3. Kişiler nezdinde doğan hak ve alacakları ile menkul ve gayrimenkullerinin ihtiyaten haczine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 41.516,28 USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 46.895,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Davacı vekiline ihtiyati haciz talebinin İİK 257. Maddesi gereğince kabul edilen 41.516,28 USD'nin dava açılış tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının %10'una isabet eden TL teminatı mukabilinde kabulü ile 41.516,28 USD alacak üzerinden davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. 'nin 3. Kişiler nezdinde doğan hak ve alacakları ile menkul ve gayrimenkullerinin ihtiyaten haczine, İhtiyati hacze dair karar itirazı kabil olmak üzere, 3-Karar harcı olan 16.108,34 TL'den peşin alınan 4.542,82 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.565,52 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacının peşin olarak yatırdığı 11.565,52 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı yargı gider toplamı olan 4.656,40 TL'nin (44,40 TL başvurma harcı, 212,00 TL posta gideri ve 4.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 4.127,43 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı için takdir edilen 24.956,87 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.170,04-TL sinin davalıdan, 149,96-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır