İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/146 E. 2025/416 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/146
Karar No
2025/416
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/146 Esas KARAR NO:2025/416 DAVA:Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ:28/02/2025 KARAR TARİHİ:29/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde: Müvekkilleri toplam 263.653,15 TL'ye karşılık gelen sermaye payıyla davalı şirketin %48,2 oranında pay sahibi olduklarını, davalı şirketin paylarının %51,2'si İse ... ... Anonim Şirketi'ne ait olduğunu, ... A.Ş., başka şirketlerde, özellikle de aynı pay sahipliği yapısına sahip dava dışı ... Şirketinde' de çoğunluk pay sahibi olup Türk Ticaret Kanunu ('TTK') m, 195 anlamında hâkim şirket olduğunu, ... ... Anonim Şirketi hâkim şirket iken müvekkilleri azınlık pay sahibi konumunda olduklarını, davalı şirketin yönetimi ve faaliyeti mersis kayıtlarına göre, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ...-0 sayılı ticaret sicili numarası ile tescilli olan Davalı Şirketin yönetim kurulu üyeleri ... (Yönetim Kurulu Başkanı); ...l (Yönetim Kurulu Başkan Vekiii) ve ... ... olduğunu, davalı şirket herhangi bir ticari faaliyetle iştigal etmediğini, herhangi bir geliri de olmadığını, bu durum genel kurulda bizzat yönetim kurulu başkanı tarafından beyan ve kabul edildiğini, davalı şirketin tek varlık sebebi Kıbrıs merkezli ... Ltd. unvanlı şirkete iştirak ettiğini, davalı şirketin tek varlığı ... ... Ltd. Hisseleri olduğunu, davalı şirketle benzer durumdaki diğer bir şirket ise dava dışı... olduğunu, Özdeş pay sahipliği yapısını haiz bu şirket...Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdınde ...-0 sayılı ticaret sicili numarası ile tescilli olduğunu, toplam sermayesi 1.416.720,00 TL olduğunu, ... ... Anonim Şirketi yine hâkim şirket konumunda olduğunu, yönetim kurulu da davalı şirket ile aynı olduğunu, ... ... Anonim Şirketi ise yine ..Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdınde ...sayılı ticaret sicili numarası ile tescilli olduğunu, 15.500.000 Türk Lirası sermayeli şirketin tek yönetim kurulu üyesi ... olduğunu, TTK madde 195/5 uyarınca, şirketler topluluğunun hâkiminin, merkezi veya yerleşim yeri yurt içinde veya dışında bulunan, bir teşebbüs olması hâlinde de, 195 ilâ 209 uncu maddeler ile bu Kanundaki şirketler topluluğuna ilişkin hükümler uygulandığını, hâkim teşebbüs tacir sayıldığını, konsolide tablolar hakkındaki hükümler saklı olduğunu, Kıbrıs'ta bulunan ... ... Ltd., davalı şirkete davalı şirket ise ... ... Anonim Şirketi'ne bağlı olan tekbir şirketler topluluğu yapısı olduğunu, bu topluluğun tepesinde ise TTK m. 195/5 uyarınca bizzat tacir kabul edilen ... olduğunu, davacı pay sahipleri ise ara hâkim şirket konumundaki davalı şirketin azınlık pay sahipleri olduklarını, 02.12.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısı davalı şirketin 2021-2022-2023 yıllarına dair olağan genel kurul toplantısı 02.12.2024 tarihinde şirket merkezinde toplanıldığını, genel kurul da davalı şirket yönetim kurulunun faaliyet raporuna pay sahipleri ..., ..., ..., ... ve ... tarafından itiraz edildiğini, bilanço ve kâr-zarar hesaplarının onaylanmasına dair gündem maddesinde ise davacı pay sahipleri tarafından bilgi alma hakkı kullanıldığını, sorular yönetim kuruluna yöneltildiğini, davalı şirket yönetim kurulunun hiçbir açıklık içermeyen genelgeçer cevaplarından sonra hâkim şirketin oylarıyla 2021-2022-2023 yılı bilanço ve kar-zarar hesaplan kabul edildiğini, davacı pay sahiplerini muhalefetlerini tutanağa geçirdiğini, davacı pay sahipleri özel denetim talebinde bulunduklarını, özel denetim talebine ..., ..., ..., ... ve ... tarafından olumlu oy verildiğini, buna rağmen hâkim şirket ... ... A.Ş., şirket yetkilisi ... ve ... oylarıyla özel denetim talebi reddedildiğini, uyuşmazlığa konu fatura hakkında bilgi talep edilen, fakat temin edici bilgilerin sağlanmadığını, bu nedenle özel denetim istemine konu edilme zarureti hâsıl olan faturaları sunduklarını, 25.12.2023 tarihli, ... sayılı faturanın alıcısı davalı şirket, keşidecisi ise davalı şirketin hâkim şirketi olan ... ... Anonim Şirketi olduğunu, faturada şirket unvanı ... A.Ş. olarak gösterilmişse de mersis numarası vergi kimlik numarası ve ticaret sicil numarası hâkim şirketinki ile aynı olduğunu, malzeme hizmet açıklaması olarak ... ... A.Ş. -Adat Bedeli yazılmış olan faturada tutar 4.631.157,99 TL, KDV tutarı 926.231.60 TL, ödenecek tutar 5.557.389,59 TL olarak belirtildiğini, davalı şirketin bu fatura kanalıyla borçlandırdığının açık olduğunu, bu borçlanmanın gerekçesi genel kurulda yönetim kuruluna sorulduğunu, cevap alınamadığını, genel kurulun reddetmesi hâlinde şirkete mahkeme yolu ile özel denetçi atanması TTK madde 439'da düzenlendiğini, TTK madde 439'un ilk fıkrasında ÖzeJ denetim davasının usuli şartları düzenlenmiş olduğunu, ikinci fıkrada ise esasa ilişkin şartlar düzenlendiğini, TTK madde 439 (1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebildiğini, tutanağın 4.sayfasında özel denetim istemine dair oylama ve ret karan açıkça görüldüğünü, mahkeme yolu ile özel denetçi atanması ancak sermayenin en az onda birini oluşturan pay sahiplerinden talep edebildiklerini, somut olayda davacı pay sahiplerinin % 48,2 oranında pay sahibi oldukları, mahkeme yolu ile özel denetçi atanması davasının genel kurul tarihinden itibaren en geç üç (3) ay içerisinde açılması gerektiğini, genel kurul toplantısı 02.12.2024 tarihinde gerçekleştiğinden bu şartın da sağlandığında kuşku olmadığını, davacı pay sahipleri genel kurulda sordukları sorulara açık ve dürüst cevaplar alamadıklarını, oy haklarının kullanılması ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına ilişkin dava açma hakkı da dahil olmak üzere, davacı pay sahiplerinin pay sahipliğinden kaynaklanan tüm haklarını doğru ve etkin kullanabilmeleri için bu soruların yanıtlanması ve bu sorularda tecessum ettiğini, konuların aydınlatılması zaruri olduğunu, bu hususta TTK m. 438/1 ve 439/2 hükümleri: 1. Genel kurulun kabulü madde 438- (1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir." "2, Genel kurulun reddi madde 439-(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır," anılan maddelerde özel denetçi isteminin kabulü şartları düzenlendiğini, tüm bu şartlar huzurdaki davada gerçekleştiğini, somut olayda özel denetim, pay sahipliği haklarının kullanımı için gerekli olduğunu, bilgi alma ve inceleme hakkı kullanıldığını, açıklığa kavuşturulması gereken olaylar açık olduğunu, şirket organları kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ettiğini, şirket ve pay sahipleri zarara uğratıldığını, özel denetim, pay sahiptiği haklarının kullanımı için gerekli olduğunu, özel denetim ile belirli olaylar açıklığa kavuşturulduğunu, Yönetim Kurulu'nun davalı şirkete vermiş olduğu zararın kapsamı ve boyutu ani Aş ilam sayılacağını, oy hakkı ve sorumluluk davası açma hakkı gibi pay sahipliği hakları kullanılamayacağını, nitekim, bu husus öğretide de açıkça ifade edildiğini, gereklilik kriterinin belirlenmesi, pay sahibinin güncel/korunmaya değer bir menfaatinin olup olmaması açısından incelenebilir, özel denetim sonucunda pay sahibinin korunmaya değer bir menfaatinin olması halinde özel denetim isteminin gereklilik şartının gerçekleştiği kabul edilebileceğini, öğretide pay sahipliği haklarının kullanılması ile kastedilen yönetim kurulu veya denetçilerin seçimi ve azledilmesi, kuruluş ve sermaye artırımında kurucuların ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına engel olma, şirketin yılsonu finansal tablolarının onaylanmasına engel olma, sorumluluk davası, yıllık raporun reddedilmesi vd, şeklinde olan davalar olduğunu, pay sahibinin özel denetim talebinde bulunduğu konular hakkında güncel bir menfaati söz konusuysa, gereklilik kriterinin de yerine geldiği kabul edilmesinin gerektiğini, gereklilik kriteri, tıpkı belirlilik kriterinde değinildiği gibi, şirketin bütün alanlarıyla ilgili olabildiğini, şirketin ekonomik ve finansal yapısını etkileyen olaylar, sermayenin artırılması kararları ve uygulamaları bu kapsamda değerlendirildiğini, kanuna göre istenilen bilgiler tıpkı CO Art. 697 de olduğu gibi pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmasının gerektiğini, doktrin burada istenilen bilgi ile ulaşılmak istenen hak arasında fonksiyonel bir bağlantı aramakta olduğunu, pay sahibi tarafından istenilen bilgiler elde edildikten sonra yönetime karşı gerekli bazı önlemler almak gerekiyorsa örneğin bir sorumluluk davası açmak gerekiyorsa fonksiyonel bağlantının varlığı veriler bilgilerden sonra net bir şekilde anlaşıldığını, bu bağlantı uyarınca verilen bilgiler pay sahiplerinin oy kullanma haklarını doğru bir şekilde kullanmalarını sağlamaya veya genel kurul sırasında yapılan tartışmalara biliçli olarak katılmalarını sağlamaya izin vermesi gerektiğini, davalı şirketi fatura keşide etmek yoluyla borçlandıran kişi hâkim şirket olduğunu, azınlık pay sahiplerinin hâkim şirkete yöneltebileceği birçok talep olduğunu, şirketin hukuka aykırı şekilde borçlandırılmasının sermayenin korunması ilkesini ihlal ettiği ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilmesini gerektireceğinin açık olduğunu, pay sahiplerinin ibra ve yönetim kuruluna seçme başta olmak üzere genel kurulda kullandığı diğer birçok hakkını da yakından ilgilendirdiğini, somut olayda özel denetim, pay sahipliği haklarının kullanımı için zorunlu bir mekanizma olduğunu, bilgi alma ve inceleme hakkı kullanıldığını, TTK madde 438/1 uyarınca bir diğer şart bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması gerektiğini, ilgili soruların genel kurul toplantı tutanağında yer alması bilgi alma hakkının kullanıldığını tek başına ispatladığını, Genel kurul tutanaklarının düzenlenmesinin toplantı başkanlığı tarafından gerçekleştirildiği, genel olarak toplantı başkanlığının yönetim kurulunu da seçen çoğunluk pay sahipleri tarafından seçildiği göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, bu itibarla pay sahibi, bilgi alma hakkını kullanmasına rağmen, bu hakkı kullandığının dahi tutanağa geçirilmesine muktedir olamayabildiğini, pay sahibi, özel denetimin ön koşulu olan bilgi alma hakkını kullandığını, tanıkla ispat edebilmesi gerektiğini, bazı durumlarda ise bilgi alma hakkının tutanağa geçirildiği fakat tutanakta bu hakkın ne kapsamda kullanıldığının ve karşılandığının belirtilmediği kaydedilmesinin gerektiğini, pay sahibinin sırf bilgi alma hakkını kullandığını kanıtlaması, önkoşulun yerine getirilmesi yönünden yeterli görülmesinin gerektiğini, genel kurul tutanaklarının düzenlenmesi şirketin kontrolünde olduğunu, şirket, pay sahiplerinin bilgi alma hakkına konu etmedikleri bir hususu özel denetim yoluyla ileri sürmelerini önlemek istiyorsa, genel kurul tutanağını eksiksiz bir biçimde düzenlemeli ve bilgi alma hakkının ne kapsamda ve hangi hususlara yönelik olarak kullanıldığını açıkça tutanağa geçirmesinin gerektiğini, genel kurul tutanağının bu kısmının ticaret siciline tescile ve ilana tabi olmadığını vurgulamak gerektiğini, bilgi alma ve inceleme hakkını kullanan pay sahibinin tatmin edilip edilmediğinin dahi hakkı kullanma şartı bakımından bir önemi olmadığını, bilgi alma veya inceleme talebinin gereklerinin ne derece yerine getirildiği TTK madde 438 açısından incelenmeyeceğini, bilgi alma ve inceleme hakkını yalnızca kullanılmış olması sonucundan bağımsız olarak özel denetim talebi bakımından yeterli olduğunu, TTK madde 438 de açıkça ve sadece özel denetim talebinde bulunacak pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması arandığını, hükümde bu talebin bilgi verme yükümlülerince ne derecede karşılandığı veya yerine getirilip getirilmediği olgularından söz edilemeyeceğini, dolayısıyla pay sahibi, yalnızca genel kurulda daha önceden bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığını ispat etmeli bunun dışında pay sahibinin verilen bilgilerin yeterli olup olmadığı noktasında bir ispat görevine girişmesi gerekmediğini, normalde kendisine verilen bilgilerden yahut yaptığı incelemelerden istifade edemediğini düşünen pay sahibi, özel denetim talep etme yoluna gideceğini, kendisine yeterli açıklıkta, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun bilgi verilmemesi yahut hiç bilgi verilmemesi şeklindeki şartlar, TK m. 438 bakımından aranmayacağını, zire madde metninde sadece bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa şeklinde bir şarttan bahsedilmekte olduğunu, hükümde, bu talebin bilgi verme yükümlülerince ne derece karşılandığı veya yerine getirilip getirilmediği olgularından söz edilmediğini, pay sahibi, yalnızca genel kurulda daha önceden bilgi alma veya inceleme hakkının kullanıldığını ispat edecek, bunun haricinde verilen bilgilerin yeterli olup olmadığı noktasında bir ispat vazifesine girişmesi gerekmeyeceğini, bilgi alma hakkının yalnızca kullanılmış olması özel denetim talebi için yeterli olmadığını, davacı pay sahiplerinin yönetim kuruluna yönelttikleri sorulara zaten tatminkar cevaplar da verilemediğini, genel kurul tutanağı incelendiğinde 4. gündem maddesi altında soruların yöneltildiği, fakat sorulara birer cümlelik genelgeçer cevaplar verilmesiyle yetinildiği kolaylıkla görüleceğini, davalı şirkete neden 5.557.389,59 TL'lik bir fatura keşide ettiğini, hiçbir ticari faaliyeti olmadığını, bir şirketin hâkim şirketine nasıl bu kadar büyük bir miktar borçlandığını açılamadığını, uyuşmazlığa konu fatura ile davalı şirket, hâkim şirkete 5,557.389,59 TL tutarında borçlandırıldığını, bu borcun nedeni faturada adat faizi olarak belirtildiğini, genel kuruldaki kısa cevaplarda yine adat faizi olduğunu, minvalinde tatmin edicilikten uzak açıklamalar yapılmışsa da davacı pay sahiplerinin bu hususun doğruluğunu öğrenmelerini sağlayacak yegâne imkân özel denetimde olduğunu, özel denetim hakkının varlık sebebini oluşturacak kadar net bir örnek olduğunu, davalı şirkete bir fatura kestiğini, davalı şirket aleyhine bir borç yarattığını, pay sahiplerinin bu borcun arkasındaki nedenleri, keza bu nedenlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını bilebilmesi imkânsız olduğunu, bu hususta yönetim kuruluna sorular sorulmuş ise de aynı zamanda hâkim teşebbüs tacir olan yönetim kurulu başkanı bu sorulan geçiştirildiğini, başka bir çaresi olmayan azınlık pay sahipleri, şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığım anlamak için mahkemenin ve neticesinde özel denetçinin yardımını talep ettiğini, şirket organları kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ettiğini, somut uyuşmazlıkta, yönetim kurulu davalı şirketi yönettiği dönem süresince anonim şirketler hukukunun temel yapı taşları olan hesap verilebilirlik, dürüst resim ilkesi gibi ilkeleri açıkça ihlal ettiğini, etmeye devam ettiğini, yönetim kurulu üyelerinin kanunu açıkça ihlal ettikleri, TTK madde 369 tahtında özen ve sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri, şirket varlıkları üzerinde hukuka aykırı tasarruflar gerçekleştirerek malvarlığının korunması ilkesine aykırı davrandıkları tereddütsüz biçimde anlaşıldığını, şirketin hâkim pay sahibi lehine borçlandırılması yoluyla malvarlığının azaltılmasından daha açık bir ihlal olamayacağını, şirket ve pay sahipleri zarara uğratıldığını, davalı şirketin 5.557.389,59 TL tutarında borçlandırılması davalı şirketin doğrudan, pay sahiplerinin ise bu zarar nedeniyle dolaylı zarara uğratılması sonucunu doğurduğunu, bu nedenle, özel denetim isteminin diğer şartları gibi bu şartı da yerine getirildiğini, müvekkilleri şirketlerde adat faizi adı altında bir uygulama olduğunu pek tabii bildiklerini, özel denetçiden talep edilen adat faizinin ne olduğunu taraflarına açıklaması olmadığını, özel denetçiden talep edilen: Adat faizinin ne olduğunu tarafımıza açıklaması olmadığını, hakim pay sahibinin adat faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirketi tamamen tek taraflı olarak borçlandırılmasını, adat faizi uygulanmasını gerektiren somut şartlar var mıdır? Gerçek midir? Yoksa fiktif hareketlerle bir borç mu yaratılmıştır? Eğer adat faizi işletilmesi gerekiyorsa düzgün işletilmiş midir? Muhasebe ilkelerine uygun mudur? Kaldı ki adat faizi işletilmesini gerektirecek bir alacağın bizzat kendisini gerektiren şartlar var mıdır? Azınlık pay sahiplerinin tüm bu soruların cevaplarını bilmeye hakkı vardır fakat ne yazık ki yönetim kurulu bu soruları cevapsız bıraktığını, özel denetçi tarafından incelenmesi talep edilen hususlar "... şirket ortağı ... (... ... Şirketi) 2021-2022-2023 yıllarında alınan borçların tutarlarının makul olmadığı, bunlara işletilen faizlerin rayiçler üzerinde fahiş olduğuna dair şüphelerimiz bilhassa 2023 döneminde borç kaleminde gözlenen olağan dışı artış oranı karşısında kuvvetlenmiştir. Şirketin zarara uğratıldığı düşüncemiz mevcut..." olduğunu, ... .... Şirketi'nin keşideci, davalı ...'nin ise alıcısı olduğu 25.12,2023 tarihli, ... sayılı faturaya konu borçlandıncı işlemin hukuka, muhasebe ilkelerine ve gerçeğe uygun olup olmadığının özel denetçi tarafından araştırılmasını, davanın kabulü ile ... ... Şirketi'nin keşideci, davalı ... nin ise alıcısı olduğu 25.12.2023 tarihli, ... sayılı faturaya konu borçlandırıcı işlemin hukuka, muhasebe ilkelerine ve gerçeğe uygun olup olmadığı hususunda inceleme yapmak üzere, davalı ...ne TTK madde 440 uyarınca özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Dava dilekçesinde dava konusu olay hakkında ileri sürülen maddi vakıalar gerçeği yansıtmadığını, davacının talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacıların iddialarını kabul etmediklerini, davanın yasanın ön gördüğü hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın süre yönünden reddini talep ettiklerini, TTK'nun 438 ve 439. maddelerinde yazılı dava şartları oluşmadığını, TTK'nın 438/1. Maddesine göre genel kurulda özel denetçi atanmasının istenebilmesi için daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanmış olmasının gerektiğini, belirli olayların açıklığa kavuşması amaç edinilmiş olmalı, özel denetim talebinin pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmasının gerektiğini, TTK'nun 439. maddesi uyarınca özel denetçi tayinine karar verilebilmesi için TTK'nun 438. Maddesinde yazılı önşartların yanında, TTK'nun 439/1. Maddesinde yazılı hisse oranı ve 3 aylık hak düşürücü süreye ilişkin şekli şartların ve TTK'nun 439/2. Maddesinde dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları denilmek suretiyle öngörülen maddi şartı yerine getirmiş olması gerektiğini, TTK'nun 438. ve 439. Maddelerinde yazılı şartların gerçekleştiğinin söz edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket yönetim kurulu tarafından 2021-2022-2023 yılları olağan genel kurul toplantısının 14 Eylül 2024 tarihinde yapılması için alınan karar tüm ortaklara tebliğ edildiğini, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ilanda şirketin 2021-2022-2023 yılına ait bilanço, kar-zarar tablosu ve yönetim faaliyet raporu dahil tüm evrakların şirket merkezinde incelemeye hazır olacağının belirtildiğini, 14 Eylül 2024 tarihli toplantı yeterli çoğunluk sağlanamadığından 31.10.2024 tarihine ertelendiğini, 31.10.2024 tarihinde tüm ortakların katılımı ile gerçekleşen toplantıda davacılar, TTK'nun 420. Maddesi uyarınca finansal tablolar ile buna bağlı konular hakkındaki müzakerelerin ertelenmesine dair talepte bulunduklarını, toplantı 02.12.2024 tarihine ertelendiğini, 02.12.2024 tarihli genel kurulun 4. gündem maddesi görüşülürken davacıların şirketin mali tabloları hakkında sorular sorulduğunu, ilgililer tarafından şüpheye mahal vermeyecek şekilde tüm detayları ile net ve eksiksiz surette cevaplandırıldığını, şirketin finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları tüm detayları ile her üç genel kuruldan önce şirket merkezinde inceleme yapılabilmesi için hazır bulundurulduğunu, davacılar tarafından talep edilen tüm bu evraklar hem çağrı mektupları ile birlikte tebliğ edildiğini, hem de mail yoluyla kendilerine iletildiğini, davacılar özel denetim isteğinde bulundukları hususlar bakımından bilgi alma ve inceleme hakkı talep etmeksizin, doğrudan özel denetçi atanması talebinde bulunduklarını, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 438/1 uyarınca Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceğini, genel kuruldan özel denetçi atanmasını talep etmek şekli ve maddi şartlara bağlı olduğunu, öncelikle bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılması gerektiğini, talebin, pay sahibinin pay sahipliğinden doğan haklarını kullanması için gerekli olması aranan diğer bir şart olduğunu, özel denetçi atanması ancak belirli olayların açıklığa kavuşturulması için genel kuruldan talep edilebileceğini, TTK m. 438’in gerekçesinde yapılan açıklamalar, bu şartlar bakımından başka izahata gerek bırakmayacak derecede tafsilatlı olduğunu, talebin kötüye kullanılması ve şirkete zarar vermesi tehlikesinin azaltılması amacıyla, paysahibinin bu öneriyi yapabilmesi bir önşarta ve bazı maddî şartların varlığına bağlandığını, maddî şartlar bir anlamda gereklilik şartları olduğunu, önşart, özel denetim istenen konuda, bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılmış olmasının gerektiğini, birinci maddî şart, özel denetimin paysahipliği haklarının, özellikle oy hakkının kullanımı yönünden gerekli olmasının gerektiğini, pay sahibinin bu öneriyi yapabilmesi için, oyunu kullanabilmesi yönünden bilgi alması gerekli olmasının gerektiğini, bu bağlantı ile şirket dışı menfaat sağlamak, bir kararı önlemek veya taktik bir üstünlük elde etmek amacıyla talepte bulunarak özel denetim kurumun kötüye kullanılmasının önlenmesi amaçlandığını, ikinci şart, özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturmasının gerektiğini, Belirli ile, belli türde, nitelikte ve önemde olay kastedilmediğini, belirli, olay bağlamında tanımlanabilen, içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına geldiğini, belirli konu şirketin herhangi bir işi, işlemi, kararı, finansal durumu, finansman ihtiyacı, hakim şirketin (işletmenin) kararları veya şirkete verdiği kayıplar olabileceğini, bağlı şirket veya şirketler hakkında özel denetim talebinde bulunmak ise, bağlılık unsuruna rağmen, bağlı şirketin ayrı tüzel kişiliği sebebiyle sınırlara tabi olduğunu, özel denetimin ilgili şirkette, yani yerinde yapılamaması, bağlı şirketten kanunî şartlara bağlı kalınarak bilgi alınabilmesi şirketteki sınırların bazılarını oluşturduklarını, genel kurulda bu konuda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşama olduğunu, özel denetçi talebinin kabul edilebilmesi için aranan maddi şart TTK'nun 439/2. fıkrasında kaleme alındığını, kanunkoyucu özel denetçi atanmasına ilişkin taleplerin genel kurul tarafından reddedilmesini yeterli görmediğini, dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymalarını şart koştuğunu, TTK'nun 439. madde gerekçesinde maddi şart bakımından aşağıdaki açıklamalarda bulunulduğunu, mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438 inci maddedeki şartların somut olayda varolup olmadıklarını incelemesi yanında, ikinci fıkrada yer alan şartı da araması gerektiğini, söz konusu ek şart, kanunun veya esas sözleşmenin ihlâl edilmesi suretiyle şirketin veya paysahiplerinin zarara uğratılmış olduğunu, ihlâl anonim şirketler hukukunun yazısız kurallarına aykırılığını da kapsadığını, bu ek şartın usul hukuku anlamında muteber delillerle ispatı şart koşulmadığını, ikna edici olgularla veya inandırıcı bir şekilde ortaya konulması yeterli görüldüğünü, zarar ile borçlar hukuku anlamında malvarlığı eksilmesi kastedildiğini, madde gerekçesindeki bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, özel denetçi atanması davası pay sahibinin genel kurulda sorduğu sorulara hiç veya gereği gibi cevap verilmemesi halinde, bilgi almak amacıyla açılamayacağını, bu durumda TTK m. 437/5’de özel olarak düzenlenen ve şartları farklı olan bilgi alma davasının, 10 günlük hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, mahkemenin özel denetçi atanmasına karar verebilmesi için şirket organlarının, özellikle de yönetim kurulunun kanun veya esas sözleşmeyi ihlal etmek suretiyle şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattığının, ikna edici olgularla inandırıcı şekilde davacı azlık tarafından ortaya konulmuş olmasının gerektiğini, söz konusu maddi koşul özel denetim isteme hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla getirildiğini, mahkeme, sadece iddiadan ibaret olan ve herhangi bir inandırıcı dayanağı bulunmayan bir olguyu dikkate alamamalı; buna karşılık inandırıcı dayanakları bulunan bir olgunun kesin delillerle ispatını aramamalı yaklaşık ispatı yeterli görmesinin gerektiğini, açıkça görüldüğü üzere, özel denetçi tayini için mutlak ispat aranmamakla birlikte varsayıma dayalı şüphelerin ileri sürülmesi, TTK'nun 439/2. maddesinde yazılı ikna edici delillerle ortaya konulma şartının gerçekleşmesi için yeterli olmadığını, dava dilekçesinde özel denetçi tayinine dair taleplerin dayanağı olarak ileri sürülen vakıa ve gerekçelerin, yukarıda arzolunan hukuksal yapı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği şüphesiz olduğunu, şirket ortağı Mermerişten 2021-2022-2023 yıllarında alınan borçların tutarlarının makul olmadığı, bunlara işletilen faizlerin rayiçler üzerinde fahiş olduğuna dair şüpheleri 2023 yılında borç kaleminde gözlenen olağandışı artış oranı karşısında kuvvetlendiğini, şirketin zarara uğratıldığı konusunda düşüncesi mevcut olduğunu, TTK'nın 438 md-1. fıkrasına istinaden bu konuların özel bir denetimle açığa kavuşturulmasını, TTK 438 md'ne istinaden bu husus genel kurulun onayına sunulmasını, hakkında bilgi talep edilen, fakat temin edici bilgilerin sağlanmadığı, davacı pay sahipleri genel kurulda sordukları sorulara açık ve dürüst cevaplar alamadığını, oy haklarının kullanılması ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarına ilişkin dava açma hakkı da dahil olmak üzere, davacı pay sahiplerinin pay sahipliğinden kaynaklanan tüm haklarını doğru ve etkin kullanabilmeleri için bu soruların yanıtlanması ve bu sorularda tecessüm etmiş konuların aydınlatılması zaruri olduğunu, davalı şirketin 5.557.389,59 TL tutarında borçlandırılması davalı şirketin doğrudan, pay sahiplerinin ise bu zarar nedeniyle dolaylı zarara uğratılması sonucu doğurduğunu, bu nedenle özel denetim isteminin diğer şartları gibi bu şartı da da yerine getirildiğini, müvekkilleri şirketlerde adat faizi adı altında bir uygulama olduğunu, hakim pay sahibinin adat faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı şirketi tamamen tek taraflı borçlandırması gerektiğini, "şirket ortağı Mermerişten 2021-2022-2023 yıllarında alınan borçların tutarlarının makul olmadığı, bunlara işletilen faizlerin rayiçler üzerinde fahiş olduğuna dair şüphelerimiz bilhassa 2023 yılında borç kaleminde gözlenen olağandışı artış oranı karşısında kuvvetlenmiştir. Şirketin zarara uğratıldığı konusunda düşüncemiz mevcut.." olduğunu, ... Türk Anonim Şirketini'nin keşideci, davalı ... Gayrımenkul Turizm Yatırım Ticaret A.Ş.'nin ise alıcısı olduğu 25.12.2023 tarihli, ... sayılı faturaya konu borçlandırıcı işlemin hukuka, muhasebe ilkelerine ve gerçeğe uygun olup olmadığının özel denetçi tarafından araştırılmasını, davacılar bir taraftan bilgi edinme hakkının kullanılmış olduğunu iddia ederken, öte yandan ancak ve ancak bilgi edinme davasının konusunu oluşturabilecek soruların cevaplarını özel denetçi denetçi tayini davasında arandığını, dava dilekçesinin 5. sayfasında 5. şirket ve pay sahipleri zarara uğratılmıştır başlıklı paragrafta cevabı aranan sorular, genel kurulda sorulan sorular arasında yer almadığını, davanın dayanağı olarak gösterilen bu sorular bakımından mahiyetleri itibarı ile TTK'nun 437/5 madde kapsamında değerlendirilmesi gereğinin ötesinde, bilgi edinme hakkının kullanıldığından söz edilmesi mümkün olmadığını, genel kurul toplantısında sorulan bütün soruların eksiksiz surette cevaplandırıldığı görüldüğünü, özel denetçi atanması davasının amacı pay sahibinin genel kurulda sorduğu sorulara hiç veya gereği gibi cevap verilmemesi halinde bilgi almasını sağlamak olmadığını, TTK m. 437/5’de düzenlenen bilgi alma davasının açılmasının gerektiğini, davada bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması şartı yerine getirilmediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, şirketin zarara uğratılması yada esas sözleşmenin ihlali söz konusu olmadığını, özel denetçi atanabilmesi için TTK madde 439/1’deki şekli şartın yanısıra aynı maddenin ikinci fıkrasında dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır hükmüyle mahkemenin özel denetçi atayabilmesinin maddi şartı da düzenlendiğini, talep sahiplerinin özel denetçi atanmasına ilişkin taleplerinin genel kurulda reddedilmesi yeterli olmadığını, şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeye aykırı davranarak şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici şekilde ortaya konulması gerektiğini, somut ve ikna edici olgularla ortaya konmayan, sadece şüpheye dayanan soyut iddiaların dermeyanı, TTK'nun 439.maddesinde öngörülen maddi koşulu yerine getirildiği anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin özen ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine, yapılan işlemle pay sahiplerinin zarara uğratıldığına dair iddiaları TTK madde 439/2’de belirtildiği gibi ikna edici şekilde ortaya koyan, yaklaşık ispatı sağlayacak nitelikte hiçbir delil bulunmadığını, şirketin mutad giderlerinin karşılanabilmesini teminen kaynak aktarımından kaynaklanan bu işlemin faturalandırılmaması ve faiz tahakkuk ettirilmemesi halinde maruz kalınacak vergi cezaları ve sair yükümlülükler şirketin zarara uğramasına neden olduğunu, esas sözleşmenin ihlali ya da şirket pay sahiplerinin zarara uğratılması gibi bir durum olmadığını, davacıların bu hususta dosyaya sunduğu herhangi bir delil de bulunmadığını, davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, denetçi atanmasının talep edilebilmesi için gerekli olan ön şart usulüne uygun hareket edilmediğini, dava açma şartları oluşmadığını, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, davacılar yalnızca ... ... Türk A.Ş.'nin keşideci olduğu müvekkili şirket adına düzenlenen 25.12.2023 tarihli ... sayılı faturaya dayalı borçlandırıcı işlemin hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle denetçi tayini gerektiğini iddia ettiklerini, müvekkili şirket, dava dilekçesinde belirtildiği üzere aktif ticaret yapmadığını, gelirinin olmadığını, davacıların da kabulünde olduğu üzere uzun yıllardır bir takım giderlerini karşılamak adına, dava dışı pay sahibi ... ... A.Ş.'den borç aldığını, gerek 02.12.2024 tarihli genel kurul ve gerekse bu tarihten önce yapılmış tüm genel kurullarda davacılara bu hususlarda gerekli bilgiler verildiğini, tüm bilançolarda bu husus yer aldığını, bugüne kadar da davacılar, müvekkili şirketin giderlerinin karşılanabilmesi için dava dışı hissedar ... ... A.Ş.'den borç alınmasına herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, gerek ticari şirketlerin birbirleri arasında, gerekse ortaklar ile şirket arasında gerçekleşen borçlandırıcı işlemlerde Kurumlar Vergisi Kanunu'nun amir hükümleri gereği adat faizi uygulamasını bilmekte oldukları davacılar tarafından dilekçelerinde davacılar tarafından beyan edildiğini, alınan borcun ödenmemesi ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu gereğince dava dışı şirketin söz konusu faturayı düzenlemesi zaruri olduğunu, bu fatura taraflarından da kabul edildiğini, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı" başlıklı 13. Maddesi; ilişkili kişi kapsamında olan kişi ve kurumlara temin edilen finansmanlarda, para ve borç verme işlemlerinde emsallerine uygun olarak faiz alınması ve adat hesabına göre tahakkuk ettirilen faize KDV eklenerek faiz faturası kesilmesini vergilendirme açısından zorunlu kılmıştır. Faizin belirlenmesinde en alt sınır ise TCMB reeskont faiz oranı olup, emsallere uygun olarak bankaların ticari kredi uyguladıkları faiz de uygulanabildiğini, dava dışı ortak tarafından 25.12.2023 tarihli ... sayılı fatura düzenlenmiş ve şirketin zarar görmemesi için piyasanın oldukça altında belirlendiğini, kanun gereği, adat faizinin uygulanmaması mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı, müvekkili şirketi zarara sokmaktan ziyade, bir bakıma finansal açıdan başka külfetlerden kurtaran bu işlemin pay sahiplerini zarara uğratmış olduğu iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirket dava dışı ortak yerine bir banka ya da finans kuruluşundan bu tutarlarda borç aldığını, çok daha yüksek borç külfetiyle karşılaşacağı dikkate alındığında, davacıların iddialarının gerçeğe aykırı olduğu açıkça görüldüğünü, söz konusu faturayı düzenleyen, müvekkili şirketin %51,2 hissesine sahip olan ortağı olduğunu, davacıların iddia ettiği gibi ortakların zarara uğratılması söz konusu olsaydı bundan en büyük zararı faturayı kesen dava dışı pay sahibi şirket göreceğini, basiretli bir tacir olan müvekkili şirket ortağının kendini zarara sokacak bir işlem yapmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu düşünüldüğünde davacıların bu iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin finansman ihtiyacı, dava açan ortaklar tarafından karşılanmış olsa idi aynı uygulamanın yapılmak zorunda kalacağı bir başka hukuksal vakıa olduğunu, 02.12.2024 tarihli genel kurulda gerekli açıklamalar, davacılara eksiksiz olarak yapıldığını, genel kurul tutanağının 4. maddesinde yönetim kurulu başkanı tarafından davacıların sorularına cevaplar verildiğini, hukuka aykırı herhangi bir işlemden söz etmenin mümkün olmadığını, cevapların yetersiz görülmesi halinde başvurulması gereken hukuki yol, TTK'nun 437/5. Maddesinde öngörülen bilgi edinme davası olduğunu, davacıların bu davada denetçi tayini neticesinde elde etmeye çalıştıkları tüm bilgileri edindiklerini gösterdiğini, davacıların huzurdaki davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı her türlü izahtan vareste olduğunu, iş bu dava hakkın korunmasına değil, şirket yönetimini taciz etme amacına matuf, haksız, mesnetsiz bir dava olduğunu, reddinin gerektiğini, davacıların haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, şirkete özel denetçi atanması talepli davadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirket kayıtlarının incelenmesi için özel denetçi tayini koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı. 6102 sayılı TTK 438.maddesinde "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.", TTK 439.maddesinde "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." 440.maadesinde "(1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Davalı şirketin 02/12/2024 tarihli genel kurul toplantısında davacı tarafça TTK madde 437’de düzenlenen bilgi alma hakkı kapsamında çeşitli hususlarda bilgi talep edildiği, ancak gerekli açıklayıcı bilgiler sunulmamış olduğu, bunun üzerine davacı tarafından sorulara konu olayların TTK madde 438 uyarınca özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması ve bu hususun genel kurulun oyuna sunulması talep edildiği, genel kurul toplantısında yapılan oylamalar neticesinde bu talebin reddedildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyasındaki bilgi ve belgeler, genel kurul toplantı tutanaklarına yansıyan beyanlar dikkate alındığında, genel kurul toplantılarında davacıya taleplerine rağmen yeterli bilgilerin verilmediği, davacı vekilinin özel denetim talebinin de reddedildiği görülmekle sunulan kayıtların TTK 439/2 maddesi uyarınca ikna edici mahiyette olduğu, davacı tarafından ileri sürülen hususların özel denetim yolu ile açığa kavuşmasının gerektiği kanaati ile, davanın kabulüne ve davalı şirkete özel denetçi atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın kabulü ile, ... ... Şirketi'nin keşideci, davalı ...'nin alıcısı olduğu 25.12.2023 tarihli, ... sayılı faturaya konu borçlandırıcı işlemin mevzuata, muhasebe ilkelerine ve gerçeğe uygun olup olmadığı hususunda TTK 439 ve 440 maddeleri uyarınca ÖZEL DENETÇİ ATANMASINA, 2-Özel denetçi olarak bilirkişi listesinde bulunan SMMM Bağımsız Denetçi...'nin tayinine, 3-Özel denetçi için 7.500,00 TL ücret takdirine, 4-TTK 441.maddesi uyarınca incelemenin yapılması konusunda özel denetçiye tebliğden itibaren 45 gün süre ile yetki ve izin verilmesine, 5-TTK 442. MADDESİ UYARINCA ÖZEL DENETÇİNİN RAPORUNU DOĞRUDAN (FİZİKİ OLARAK) -TARATMADAN- ÖNCELİKLE MAHKEMEMİZE SUNMASININ İSTENİLMESİNE, mahkememize sunulduktan sonra ilk olarak raporun davalı tarafa tebliği ile varsa ticari sır niteliğindeki hususların bildirilmesinin istenilmesine, ileri sürülen hususlar mahkememizce ticari sır olarak kabul edilir ise özel denetçiden bu hususlar çıkarılarak yeniden rapor sunmasının istenilmesine, rapor sunulduğu takdirde taraflara tebliğine, 6-Özel denetçiye çalışmaları sırasında edindiği bilgilerin ticari sır kapsamında olduğu ihtarı ile 3.kişilere kapalı olduğunun ve açıklanmaması gerektiğinin İHTAR EDİLMESİNE, 7-Özel denetçiye hafta içi mesai saatleri içerisinde şirket işleyişini aksatmayacak şekilde gerekli denetimi yapması gerektiğinin İHTAR EDİLMESİNE, 8-TTK 444.maddesi uyarınca (özel denetçi ücreti vs) giderlerin ileride davalıya rücu edilmek üzere şimdilik davacıdan alınmasına, 9-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 10-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.318,30 TL harç ve yargılama aşamasında yapılan 497,50 TL masraf olmak üzere toplam 1.815,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00 TL ücret takdirine, bunun davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Talep halinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı TTK 440/2 maddesi uyarınca kesin olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/05/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/146, K. 2025/416, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-146-e-2025-416-k-beb95a245124