İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/988 E. 2026/805 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/988
- Karar No
- 2026/805
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/988 Esas KARAR NO:2026/805
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ :16/09/2025 KARAR TARİHİ:14/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; ... ve Ticaret Limited Şirketi'nin ekonomik ve finansal sıkıntılar nedeniyle faaliyetlerinin sekteye uğradığını, Covid-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna savaşı, ekonomik kriz, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve 06 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş depremi gibi mücbir sebeplerin şirketin nakit akışını bozduğunu, yüksek faiz oranları ve kredi kısıtlamaları nedeniyle işletme sermayesinin tükendiğini, 2024 yılı içerisinde toplam 130 milyon TL, 2025 yılı içerisinde ise yaklaşık 50 milyon TL tutarında karşılıksız çekle karşılaşıldığını, şirketin borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, cebri icra yolları ile varlıkların parça parça satılmasının hem şirket hem de alacaklılar için büyük zararlar doğuracağını, oysa konkordato projesi kapsamında faaliyetlerin sürdürülmesi halinde alacaklıların alacaklarına %125 oranında kavuşmasının ve %25 ilave vade farkı ödenmesinin hedeflendiğini, şirketin 31.07.2025 tarihi itibarıyla borca batık olmadığını, 70 kişilik istihdam sağladığını ve tam kapasiteye geçildiğinde bu sayının 150 kişiye ulaşabileceğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 286. maddesinde öngörülen tüm belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunu, şirketin ticari itibarının korunması ve işletme bütünlüğünün muhafazası amacıyla İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi uyarınca 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesini, bu süreçte şirket aleyhine başlatılan veya başlatılacak olan tüm icra takiplerinin, haciz, ihtiyati haciz, satış ve muhafaza işlemlerinin durdurulmasını, banka hesaplarındaki blokajların kaldırılmasını, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesini, konkordato komiseri atanmasını ve nihayetinde konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir. Bir kısım müdahiller dilekçe sunarak davanın reddini talep etmiş ve davaya müdahil olmuştur.
Mahkemece konkordato başvuru belgelerinin eksiksiz olduğu tespit edildikten sonra 18/09/2025 tarihinde üç aylık geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordato komiseri atanmıştır. Komiser raporları üzerine 18/12/2025 tarihinde duruşma açılarak geçici mühlet 2 ay uzatılmıştır. Mahkemece 17/02/2026 tarihinde yapılan duruşmada 6 aylık kesin mühlet 17/02/2026 tarihinden itibaren verilmiş, akabinde mahkememiz devir edilen dosyada mahkememizce18/08/2026 tarihinde iki ay uzatılmıştır. Alınan komiser raporları, konkordato projeleri ve süreçte devam eden durumlar nedeniyle şirketin borca batık olduğu değerlendirilmiş ve komiserden rapor alınmış. Davacı duruşmaya çağrılmıştır. Duruşma öncesi davacı yetkilisinin piyasadan aldığı alacaklardan feragat ettiğini bildirmiş ve kayden iflastan çıkmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordatonun tasdikine karar verilmesi isteğine ilişkindir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin kapanması ve bir kısım dosyalarının mahkememize devri yapılmış olup, huzurdaki 2025/... Esas sayılı dosya mahkememizin 2026/988 Esasına kaydı yapılmakla yargılamaya devam edilmiştir. Mahkememizin 2025/... esas sayılı dava dosyasında davacı 18.09.2025 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, 18.12.2025 tarihli duruşmada 3 aylık geçici mühletin 18.12.2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına, 17.02.2026 tarihli duruşmada 18.02.2026 tarihinden itibaren 6 aylık kesin mühlet verilmiş, mahkememizin 13.08.2026 tarihli ara kararı ile, 18.02.2026 tarihinden itibaren verilen 6 aylık kesin sürenin 18.08.2026 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına, 09.09.2026 tarihli duruşmada kesin mühletin ilave 18.09.2026 tarihinden itibaren 1 ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir. Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. ( Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/1481 esas 2022/2121 sayılı kararı ) Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK.nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK.nun 376 maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. ( Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1521 esas 2024/1969 sayılı kararı ) Borçlu gerçek kişinin konkordato teklifi, ortağı olduğu şirketin banka ve finans kurumlarına olan kredi borçlarına kefil olmasından kaynaklanmaktadır. Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerinin aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için aranan şartların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir. Kefil mahkemeye sunacağı ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vade de ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. ( Yeni konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek 2 Baskı SH. 148 ) 2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir. İİK m.305 hükmüne göre konkordatonun tasdiki için aşağıda sıralanan şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: a) Teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması. b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması. c) Konkordato projesinin 302. maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olması. d) 206. maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması. e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın tasdik kararından önce borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekmektedir. Mahkememizce atanan komiserler tarafından davacı hakkında sunulmuş bulunan son raporlarında; Davacı ... Ve Ticaret Limited Şirketi için müdahillerce bildirilen toplam 36.700.000,00 TL tutarındaki çek alacaklarının 34.050.000,00 TL’lık kısmının ... lehine keşide edildiği, borçlu şirket kayıtlarında bu lehtarlara dair satıcı kaydına rastlanmadığı, ... bakımından borçlu şirketin 48.275.000,00 TL avans alacaklısı konumunda bulunduğu, bu durumun çekler karşılığında mal veya hizmet alınmadığı yönündeki borçlu beyanıyla örtüştüğü, ...’nın doğrudan lehtar olduğu ve 2.650.000,00 TL tutarındaki çekler için hatır çeki beyanının mutabakatla açıklanması gerektiği, borçlu şirketin 28.09.2026 tarihli beyanıyla çek alacaklarını reddedip arabuluculuğa başvurduğu, bu alacakların çekişmeli nitelikte olduğu, hatır çeki savunmasının hamillere karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğinin maddi hukuk uyuşmazlığı teşkil ettiği ve görevli mahkemece çözülmesi gerektiği, heyetin görevinin ise konkordato süreciyle sınırlı olduğu, banka şerhlerine göre ...’in çeklerinin 18.09.2025 tarihli geçici mühletten önce ibraz edildiği ve bu alacakların İİK m. 308/c uyarınca konkordatoya tabi olduğu, ... Turistik Tesisleri’nin 171.555,19 TL tutarındaki alacağının çekişmesiz olduğu ve mühlet içinde doğduğu, çeklerin 103 numaralı hesaptan 421 numaralı hesaba aktarılmasının muhasebe ilkelerine uygun olduğu, çekişmeli alacakların revize projede ayrı bir tabloda gösterilmesinin uygun bulunduğu, 13.09.2026 ve 13.09.2025 vadeli çeklerin seri numarası ve tutar bakımından örtüştüğü, vade farkının yazım hatası olduğu ve 2.900.000,00 TL tutarındaki çekin borca batıklık sonucunu değiştirmediği, tüm çek alacakları ilave borç kabul edilse dahi şirketin kaydi öz varlığının 29.866.083,88TL ve rayiç öz varlığının 18.041.772,45 TL olduğu, şirketin borca batık durumda bulunmadığı, müdahillerin mühletten önce başlattığı icra takiplerinin İİK m. 294/1 uyarınca durduğu, ... Turistik Tesisleri’nin takibinin ise ilgili icra dairesince değerlendirilmesi gerektiği, Ica ...’nın 93.372,50 TL tutarındaki alacağının borca batıklık üzerinde belirleyici etkisinin bulunmadığı ve önceki görüşün muhafaza edildiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan incelemede, davacının konkordato projesindeki borçları ile elinde senet bulunduranların alacaklarının dahi örtüşmediği, hatır çeki düzenleyerek sonradan bunları geri almanın dürüstlük kuralına aykırı olduğu, gerçek bir borç var ise bunların ortaklarca ödenmesinin alacaklılar arasında eşit işlem ilkesine aykırı olduğu, sunulan projeler ve şirketin geçen dönemdeki satışları ve net karı arasında açık uyumsuzluk olduğu, şirketin hiç bir ilerleme kaydetmediği, aksine borca batık duruma düştükten sonra bir kısım çekleri geri alarak feragat ettiği, bu durumun projenin tutarsız ve sürdürülemez olduğuna kanıt olduğu, böyle bir durumda tasdik kararı verilmeyeceği ve davanın reddi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılmasına, tedbirlerin tamamının kaldırılmasına, 3-Kararın ilanına, 4-Komiserlerin görevlerine bu gün itibari ile son verilmesine, 5-Alınması gerekli karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; Hazır bulunan vekillerin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır