İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/945 E. 2026/737 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/945
- Karar No
- 2026/737
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/945 Esas KARAR NO : 2026/737
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/09/2026 KARAR TARİHİ : 02/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Nitelikteki Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekilinin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalıların yönetim ve sorumluluğunda bulunan ... fonundan ... adet fon katılma payını, ortağı ve yetkilisi olduğu ... ... hesabı üzerinden satın aldığını, fonun elinde bulunan ... paylarının önemli ölçüde kullanılarak fonun yükümlülüklerinin karşılanmaya çalışıldığını, buna bağlı olarak fon portföyünün olağan dışı biçimde riskli bir yapıya sürüklendiğini ve fon değerinde çok ciddi kayıplar meydana geldiğini, ... tarihindeki yatırım işleminden sonra fon değerinde meydana gelen olağanüstü düşüş nedeniyle ciddi miktarda zarara uğradığını, mevcut zararının ... TL seviyesinde olduğunu, bununla birlikte zararın kesin miktarının bilirkişi incelemesi sonucunda netleşeceğini, TBK 49.maddesi uyarınca meydana gelen zararından davalıların sorumlu olduğunu beyanla davalıların hukuka aykırı işlem ve/veya ihmalleri nedeniyle uğramış olduğu ... TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas - .../... Karar sayılı gönderme kararı sonrası dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. TTK'nın 5/a-1 maddesi:" Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiş 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi: "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca;" Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,"Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." Somut olayda dava dilekçesi ve ekli evrakların incelenmesinde; bankacılık işleminden kaynaklandığından ticari dava niteliğindedir. Dolayısıyla 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi uyarınca söz konusu talebe ilişkin davanın dava şartı olarak arabuluculuğa tabi işlerden olduğu ve dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulmasının somut olay bakımından zorunlu olduğu ve bunun aynı zamanda 6100 sayılı HMK gereği dava şartları arasında sayıldığı kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; iş bu davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde davalılara karşı bir arabuluculuk başvurusunun ve arabuluculuk son tutanağına ilişkin bilgi ve belge olmadığı, mahkememize karşı verilen gönderme kararı sonrası, mahkememiz esasına kaydedilmeden önce davalılara karşı arabuluculuk yoluna başvurulmadığı ve buna dair belgelerin de sunulmadığı anlaşılmakla, TTK 5/A-1 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği sonucuna ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harç tam ve peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, 5-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine ödenmesine, Dair verilen karar, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede Antalya Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/10/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza