İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/940 E. 2026/789 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/940
Karar No
2026/789
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/940 Esas KARAR NO : 2026/789

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine Merkezi Takip Sistemi'nin 2025 / ... sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket ve şahısın hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiklerini, itirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmış ancak karşı taraf anlaşmaya yanaşmadığını, davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirketin elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahısın ise, davalı/borçlu şirkette münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca, davacı şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaletinin bulunduğunu, ancak ticari kefaleti bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflediğini, bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yaptığını, taahhütlerde bulunduğunu, alıcı'nın işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcı'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcı'ya, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." davalının davacı şirket nezdindeki birden fazla faturasını ödememesi hasebiyle (nitekim bu alacaklar muhtelif takiplere konu edilmiştir.) yukarıda yazılı açık sözleşme hükmüne istinaden müvekkil şirket tarafından sözleşme feshedilerek davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalı şirket tarafından 2 Haziran 2025 tarihli .... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ceza faturasına itiraz ettiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen ihtarnameye karşı cevabi tarafımızca, 16 Haziran 2025 tarihli ... 19. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile itirazlarının kabul görmediği, faturaya ilişkin ödeme yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, Tarafların tacir olduğunu, davacı şirketin mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkının bulunduğunu, bu kapsamda benzer dosyalardan alınan bilirkişi raporlarını ekte sunduklarını” beyan ederek davalı şirketin ve şahsın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, Borçluların, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 12/06/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı şirketin 2024 ve 2025 yılları ticari defter kayıtları,... 2025/... sayılı icra dosyası belgeleri ile elektrik piyasası mevzuatı ve elektrik mühendisliği disiplini yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davalı taraflar ticari defterlerini ibraz etmediği, dava konusu 26.05.2025 tarihli, ... numaralı ve 229.000,00 TL bedelli cezai şart faturasının davacı şirketin ticari defter kayıtlarında işli olduğu, takip konusu yapıldığı ve davalı tarafça ödenmediği; takip tarihi itibarıyla davacının bu fatura nedeniyle davalıdan 229.000,00 TL alacaklı göründüğü; takip öncesi talep edilen 6.023,01 TL faizin, sözleşmenin 7.1. maddesindeki aylık %5 (yıllık %60) oran üzerinden 16 günlük temerrüt süresi için aritmetik olarak doğru hesaplandığı, taraflar arasındaki 04.02.2022 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nin, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesi anlamında özel hukuk hükümlerine tabi bir ikili anlaşma olduğu; davacının görevli tedarik şirketi olmayan, tedarik lisansı sahibi bir tedarikçi, davalının ise yıllık tüketimi (yaklaşık 207-220 bin kWh) 100.000 kWh'lik yüksek tüketimli serbest tüketici olduğu; mevzuatın düşük tüketimli tüketicilere yönelik koruyucu hükümlerinin davalıya uygulanmayacağı, faturalandırma yönünden teknik bir aykırılık bulunmadığı, dayanak faturalardaki aktif enerji birim fiyatlarının, saatlik veri bulunmadığından ... ve ilgili ay ...bedeli üzerinden (dengesizlik maliyeti sıfır kabul edilerek) denetlendiği; sapmanın Temmuz 2024'te +%3,08, Ocak 2025'te −%1,49 ile ±%3 bandında kaldığı ve tüketim profiliyle açıklanabilir nitelikte olduğu; birim fiyatların sözleşmenin EK-1B'sinde kararlaştırılan Yöntem-2 [(PTF + Dengesizlik Maliyeti + YEKDEM) × (1 + %18)] ile uyumlu olduğu, davacının sözleşmeye veya mevzuata aykırı fiyat uyguladığına dair bir bulguya rastlanmadığı, Cezai şart tutarının (229.000,00 TL), sözleşmenin 9.2. maddesindeki "son bir yıl içindeki en yüksek bedelli iki aylık fatura bedelleri toplamı" yöntemiyle hesaplandığı; davacı defter kayıtlarıyla doğrulanan en yüksek iki faturanın 115.702,52 TL ve 113.373,83 TL olduğu, toplamlarının (229.076,35 TL) davalı lehine 229.000,00 TL'ye yuvarlandığı ve cezai şartın tutar yönünden sözleşmeyle uyumlu olduğu; asıl husus olan cezai şartın koşullarının oluşumu yönünden: davalının 03.01.2025, 04.02.2025 ve 01.03.2025 tarihli üç ardışık faturayı (toplam 242.997,82 TL) vadesinde veya vadeyi izleyen 15 takvim günü içinde ödemediği, sözleşmenin 9.2.2. maddesindeki fesih sebebinin bu üç fatura bakımından ayrı ayrı gerçekleştiği ve bu alacakların ancak MTS 2025/... sayılı icra takibi üzerinden, işlemiş faiz, harç, vekâlet ücreti ve giderleriyle birlikte 27.03.2025 tarihinde cebri tahsilatla ödenebildiğinin belgeli olduğu; bu ödemenin iradi ifa niteliğinde olmayıp daha önce gerçekleşen temerrüt ve ihlal olgusunu geriye dönük olarak ortadan kaldırmayacağı, sözleşmenin 11.4. maddesi uyarınca fesih hakkının derhâl kullanılmamış olmasının feragat sayılmayacağı; davacının, sözleşmenin ihbarsız fesih yetkisi veren 9.2. ve 7.1. maddelerine uygun olarak feshi, tedariki 01.04.2025 itibarıyla fiilen sonlandırmak suretiyle icra ettiği ve 26.05.2025 tarihli cezai şart faturasıyla feshin sözleşmedeki mali sonucunu tahakkuk ettirdiği; bu çerçevede cezai şartın sözleşmesel koşullarının maddi ve teknik yönden oluştuğu, cebri icra yoluyla tahsilatın fesih hakkına etkisi, ihbarsız fesih kaydının geçerliliği, cezai şartın fahiş olup olmadığı ve TBK m.182 çerçevesinde tenkisi, kefaletin geçerliliği, kapsamı ve şekil şartları (TBK m.583; kefaletnamedeki 400.000,00 TL üst sınırın dava konusu tutarın üzerinde olduğu, kefilin sözleşme tarihinde şirketi münferiden temsile yetkili olduğu ancak güncel sicil kayıtlarında bu sıfatının bulunmadığı maddi tespitleriyle birlikte), fatura iadesi/itirazının sonuçları ile icra inkâr tazminatı talebi hususlarının hukuki nitelikte olup takdirin mahkemede olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, abonelik sözleşmesi sonucu ödenmediği iddia edilen işyeri elektrik borcu faturası ve bu nedenle düzenlenen cezai şart faturalarına dayalı takibe vaki itirazın iptali talebidir. Dosya kapsamından; Davacı elektrik şirketi tarafından İstanbul Anadolu MTS müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı sayılı takip dosyası uyarınca 229.000,00 TL asıl alacak ve 6.023,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 235.023,01 TL alacak için ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin asıl borçlu ve diğer davalı ...'nın müteselsil kefil olduğu taraflar arasındaki 04.02.2022 tarihli abonelik sözleşmesinin 9.2.3 maddesi uyarınca davacı tarafından cezai şart faturası düzenlendiği, davalı tarafından faturaya itiraz edildiği, ... 19. Noterliği'nin 16/06/2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin ise davalıya 17.06.2025 günü tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu takibin dayanağını, 26.05.2025 tarihli 229.000,00 TL bedelli cezai şart faturası oluşturmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ve uyuşmazlık konusu hakkında değerlendirme yapılması için dosya mali müşavir bilirkişi ve elektrik mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve bilirkişi heyeti tarafından 11.06.2026 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2 maddesinde alıcının herhangi bir faturayı son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememesi satıcıya tek taraflı ve bildirime gerek olmayan fesih hakkı tanımaktadır. Davalı şirket sözleşmede alıcı, davacı şirket ise satıcıdır. Diğer davalı ... ise müteselsil kefildir. Davalı şirket tarafından 03.01.2025, 04.02.2025 ve 01.03.2025 tarihlerindeki üç ardışık fatura ödenmemiş, davacı tarafından MTS 2025/... esas sayılı dosyası ile davalılara icra takibi başlatılmış ve faturalar cebri icra yolu ile ödenmiştir. Davacının, cebri icra yoluna gidip alacağını tahsil etmesi, sözleşmenin tek taraflı feshinden ve cezai şart talebinden vazgeçtiği anlamını taşımayacaktır. Bu sebeple mahkememizce davacının, sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu ve cezai şart talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Yine taraflar arasındaki sözleşmede son bir yıl içerisindeki en yüksek bedelli iki aylık elektrik fatura bedellerinin toplamının cezai şart bedeli olarak belirlenmiştir. Son bir yıl içerisindeki en yüksek iki faturanın 115.702,52 TL ve 113.373,83 TL bedelli olduğu, davacının toplam 229.076,35 TL talep edebileceği, davacının ise davaya konu takip ile 229.000,00 TL talep ettiği, faturadaki vade tarihinin 05.06.2025 günü olduğu, takip tarihinin ise 21.06.2025 olduğu dikkate alındığında takip öncesi işlemiş faizin de doğru hesaplandığı anlaşılmıştır. Davalı şirket, asıl borçlu olarak yukarıda açıklandığı üzere davaya konu takipte belirtilen miktardan sorumludur. Ayrıca davalı ...'nın müteselsil kefillik dolayısı ile sorumlu olup olmadığını değerlendirmek gerekir. Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları ilgili kanunun 582 ila 584. maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu sözleşme ekindeki müteselsil kefile ilişkin belgenin TBK 582 maddesinde düzenlenmiş olan ; kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olmayı kabul ettiği takdirde bu yükümlülüğü üstlendiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şartına uyularak yapıldığı, bu sebeple geçerliği olduğu, 400.000,00 TL ile sınırlı olduğu ve davaya konu alacağı kapsadığı, sözleşme tarihi itibariyle davalı ...'nın asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğu dikkate alındığında eş rızasına da gerek olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'nın da müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının cezai şart talep etmekte haklı olduğu, talep ettiği miktarın da doğru olduğu, davalıların asıl borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu oldukları, takibe yapmış oldukları itirazların haksız olduğu, bu sebeple iptaline karar verilmesi gerektiği, alacağın likit olduğu ve bu sebeple asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile İstanbul Anadolu Merkezi Takip Sistemi'nin 2025/... esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalıların yaptıkları itirazların iptaline, takibin devamına, 2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında 45,800,00 TL icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 16.054,42-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.013,61-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.040,81-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 4.013,61-TL Peşin nisbi Harcı, 20.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 491,40-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 25.120,41-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde İstanbu... Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/940, K. 2026/789, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-940-e-2026-789-k-ca1121d0b73c