İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/854 E. 2026/760 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/854
- Karar No
- 2026/760
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/854 Esas KARAR NO : 2026/760
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf hakkında cari hesap ekstresi ve cari hesap ekstresinde dökümü yapılı faturalara dayalı alacakları için .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu aleyhine ödenmemiş faturaların istemi ile açılan takipte Örnek no:7 ödeme emri 03.02.2025 tarihinde e-tebliğ olarak davalı/borçlu'ya tebliğ edildiğini, davalı tarafın takibe itirazı sonucu takibin durduğunu, davalı şirketin itirazında haksız olduğunu, her ne kadar işlemiş faize itirazı haksız ve yasal dayanaktan yoksun ise de icra dosyasındaki takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak talep edilen 1.928,56 TL'lık taleplerinden vazgeçtiklerini,” beyan ederek, davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı dosyasına yönelik itirazın 13.212,00 TL yönünden iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere, asıl alacak üzerinden hesaplanacak inkar tazminatın davalı-borçludan tahsili ile davacı alacaklıya ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı borçluya yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin havuzu için almış olduğu garanti kapsamında olan malzemenin tamiri için yetkili servis olan davacı ile iletişime geçtiğini ve garanti kapsamındaki ürünü kontrol etmesini talep ettiğini, tüm bu işlemlerin garanti kapsamında olduğundan davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı yanın dilekçe ekinde sunmuş olduğu whatsapp konuşmalarından da görüleceği üzere zaten üründe herhangi bir arıza olmadığından bahisle hiçbir işlem yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu whatsapp ekran görüntülerinde yer alan isim ...’ın davalı şirket yetkilisi olduğunu, kendisi ile yapılan görüşmelerde davacı ''... bey merhabalar, Bizim taktığımız bir ürün ve garanti süre ve şartında ise garantiye girer ....'' Yine akabinde davacı taraf mesaj içeriklerinden görüleceği üzere, ''... Bey merhabalar, bizim arkadaşlar geldiler. Konuyla alakalı arızalık bir durum söz konusu değil.'' şeklinde beyanda bulunduklarını, kaldı ki, üründe arıza olmuş olması halinde dahi ürün garanti kapsamında olduğundan davalı şirketin herhangi bir ödemesi yapmasının söz konusu olmayacağını, şayet davacının ilk mesajda dile getirdiği ama diğer türlü dediği durum ürünün garanti kapsamında olmama halidir ve ürünün garanti kapsamında olmadığına dair davacı tarafça herhangi bir delil sunulmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığına delil olamayacağını,” beyan ederek huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce alınan 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların 2024 ve 2025 yılları yılı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davalı şirket tarafından ibraz edilen 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 7.500,00-TL alacaklı olduğu, davacı şirketin davalı şirketten 5.712,00 TL tutarındaki vade farkı fatura bedelini talep edip edemeyeceği hususu hukuki nitelendirme kapsamında olup, takdirin mahkemede olduğunu, takip öncesi işlemiş faiz yönünden talepte bulunulmadığı, itirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Eldeki dava, açık hesaba dayalı olarak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazların iptaline ilişkindir. .... İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden 2025/... Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır. İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. " İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş ve 31.10.2024 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Somut olayda davacı, davalıya mal sattığını iddia ederek buna ilişkin olarak faturaları dosyaya sunmuştur. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belgedir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Somut olayda açık hesabı oluşturan faturalar, 04.06.2024 tarihli 7.500,00 TL bedelli ve 29.01.2025 tarihli 5.712,00 TL bedelli faturalardır. 7.500,00 TL bedelli faturanın konusunu servis bedeli, 5.712,00 TL bedelli faturanın konusunu ise vade farkı oluşturmaktadır. Somut olayda davacı tarafından davalıya servis hizmeti verildiği iddia edilmiş, davalı tarafından ise verilen servis hizmetinin garanti kapsamında olduğu, davacının para talep edemeyeceği, bir an için talep edebileceği kanaatine varılsa dahi davalı şirket yetkilisi tarafından bedelin ödendiği savunulmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ve 03.05.2026 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır. Mezkur rapora göre tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, her iki tarafın da 7.500,00 TL servis bedeline ilişkin faturanın ticari defterinde kayıtlı olduğu, 5.712,00 TL bedelli vade farkına ilişkin faturanın ise davacının ticari defterinde kayıtlı olmasına karşın, davalının ticari defterinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından, davacının servis hizmetinin verilmediği yahut ayıplı verildiğine ilişkin bir savunma bulunmamaktadır. Kaldı ki 7.500,00 TL bedelli fatura, davalının ticari defterinde kayıtlı olup davacı tarafından servis hizmetinin verildiği hususu ispatlanmıştır. Davalı, söz konusu hizmetin garanti kapsamında verildiğini savunmaktadır ve bu konuda ispat yükü davalı üzerindedir. Ancak dosya kapsamında servis hizmetinin garanti kapsamında olduğuna dair herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının, davalıdan 7.500,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafından şirket yetkilisi tarafından faturaya konu bedelin ödendiği savunulmuş ise de basiretli tacir olarak işbu hususu ticari defterine işlemiş olması gerekirken ticari defterlerinde bu yönde bir kayıt olmadığından işbu savunmaya itibar edilmemiştir. İşbu sebeple 7.500,00 TL bedelli fatura yönünden davanın kabulüne, alacağın faturaya dayalı olduğu dikkate alındığında alacak likit ve itiraz haksız olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Vade farkı bedeli olan 5.712,00 TL bedelli fatura yönünden ise vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekir. Vade farkı alacağını ihtiva eden bir fatura düzenlenip davalı tarafa tebliğ edilmesi ve süresinde bu faturaya itiraz edilmemiş olması yukarıda belirtilen şartların gerçekleştirilmemesi halinde tek başına vade farkı istenebileceği sonucunu doğurmaz.(Emsal Kapatılan Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2016/13496 E- 2017/7273 K.sayılı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2020/5167 E- 2021/4493 K.sayılı kararı) Dosya kapsamında taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi 03.05.2026 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere taraflar arasında vade farkına ilişkin teamül de bulunmadığından davacı vade farkı bedeli talep edemeyecektir. Bu sebeple 5.712,00 TL bedelli vade farkı faturası yönünden davacının alacağı bulunmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptaline, takibin 7.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 1.500,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin Harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 135,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.135,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.482,63-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 5.712,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde takdir olunan 4.600,00-TL ücretin kısmen kabul kısmen red oranı dikkate alınarak 2.611,26-TL'lik kısmının davalıdan, 1.988,74-TL lik kısmının da davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır