İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/798 E. 2026/693 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/798
- Karar No
- 2026/693
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/798 KARAR NO : 2026/693
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 13/03/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ile davalı ... Hizmetleri ve Hırdavat Ticaret Limited Şirketi ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil ... arasında ...********... numaralı ticari kredi kartı ve 403- ... numaralı tek hesap ürünlerine ilişkin sözleşmelerin akdedildiğini, davalıların söz konusu bankacılık ürünlerinden kaynaklanan borçlarını ödemeyerek sözleşmeleri ihlal ettiğini, müvekkil banka tarafından davalılara ihbarname ve ihtarnameler keşide edilerek hesaplarının Kat edildiğini, alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı icra dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emirlerinin tebliği üzerine davalıların borca, asıl alacağa, işlemiş faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, uyuşmazlığın çözümü için İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu nezdinde 2024/... numaralı başvuru ile arabuluculuk sürecinin işletildiğini, 06/01/2025 tarihinde düzenlenen 2024/... sayılı tutanak ile tarafların anlaşamadığını, davalıların itirazlarının alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığını, banka kayıtlarının sözleşmeler gereği kesin delil niteliğinde olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca muaccel olan alacağa yönelik itirazların iptali gerektiğini, davalıların haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalılar aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili tarafından sunulan 24.03.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerin adresinin Kağıthane olması sebebiyle yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, davacı vekilinin iddialarının gerçek dışı olduğunu ifade ettiğini, kefilin hiçbir karşılık almadan borç altına giren kişi olması nedeniyle kanun koyucunun kefili korumaya yönelik özel düzenlemeler getirdiğini, kefalet sözleşmesinin yazılı olması ve kefalet miktarının belirli olması şartlarının kefili korumaya yönelik olduğunu, TBK 583. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, müteselsil kefalet durumunda bu sıfatın kefil tarafından kendi el yazısıyla belirtilmesinin şart olduğunu, TBK 584. maddesi gereğince eşin yazılı rızasının alınmasının mecburi olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/2405 E, 2016/10936 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere TTK 7. maddesinin TBK 583/1 maddesindeki şekil şartlarını ortadan kaldırmadığını, bu nedenle müvekkillerin müteselsil kefalet iradesinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla borç miktarının, faiz miktarının ve oranının fahiş olması nedeniyle borç miktarını kabul etmediklerini, asıl borçluya karşı işlem yapılmadan kefile işlem yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kredi borcuna işletilen faiz ve masrafların fahiş olduğunu, yapılan takibin usulüne uygun olmadığını, bilirkişi incelemesiyle bu durumun ortaya çıkacağını, mezkur alacak için çekilen ihtarnamenin süresinde olmadığını ve yasal unsurları taşımadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının kötü niyetli olarak takip başlattığını, bu nedenle davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, haksız davanın reddini, yetki itirazı nedeniyle dosyanın İstanbul Adliyesine gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. .... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2024/... esas sayılı takip dosyasının UYAP'tan celp olunarak yapılan incelemesinde; davacının davalı aleyhine kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak 51.437,36TL asıl alacak, 61.017,01TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 112.454,37TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalıların yasal süresi içerisinde borca itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür. Tarafların arasındaki uyuşmazlık konularının; Davanın, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davacı bankanın davalı şirkete genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullandırdığı, diğer davalının kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı, davacı bankanın şirkete ve kefile karşı icra takibinde bulunduğu, takibin süresi içinde yapılan itiraz ile durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi yönünden bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, takip konusu alacağın doğup doğmadığı, takibe konu faizin sözleşmeye uygun olup olmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olup olmadığı ve kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilirse o takdirde de davacı bankanın takip anında alacağın miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle dosyada mübrez 22/01/2026 havale tarihli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; ... A.Ş. vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, davalı ... Hiz. Ve Hir. Tic. Ltd. Şti. ile imzalanan genel kredi sözleşmesi ve şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilerin ödenmediğinin belirtildiği, davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunun ifade edildiği, hesap Kat ihtarnamesinin keşide edilmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığının açıklandığı, davalı tarafın ise kefalet akdinin geçersizliği, faiz oranlarının fahişliği ve asıl borçlu hakkında takip yapılmadan kefile gidilemeyeceği yönünde savunma sunduğu, yapılan incelemede davacı banka ile davalı şirket arasında kredi sözleşmelerinin akdedildiği ve davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, sözleşmelerin yasal değişiklik sonrası imzalanması nedeniyle eş rızasının aranmadığı, hesap Kat ihtarnamesinin tebliğine ilişkin somut bir belge bulunmaması nedeniyle davalıların takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüş sayıldıkları, davacı bankanın ticari defterlerinin delil sözleşmesi uyarınca kesin delil niteliğinde olduğu, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı borçlarının muaccel hale geldiği, takip tarihi itibariyle toplam alacağın 113.144,74 TL olarak hesaplandığı, davalı kefilin kefalet limiti dahilinde sorumlu olduğu, davacı bankanın talep ettiği 112.454,37 TL tutarındaki alacağın hesaplanan tutardan düşük olması nedeniyle talep edilen miktarın yerinde olduğu ve takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizleri ile birlikte tahsilinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Alacaklı banka alacağının ... Varlık yönetimine temlik etmiştir. Kredi sözleşmesi hükümleri gereğince taksit süresinde ödenmeyince sözleşme gereği kalan taksitlerinin tamamının muaccel hale geleceği, muaccel hale gelen bu taksitler toplamına kat ihtarının tebliği ile oluşacak temerrüt tarihine kadar o bankanın bu tür kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden akdi faiz hesaplanıp temerrüt tarihi itibariyle her iki miktarın toplanması ile asıl alacağın bulunacağı, bu asıl alacağa takip tarihine kadar akdi faiz oranının yüzde ellisini geçmeyecek şekilde temerrüt faizi uygulanarak takip tarihindeki alacağın belirlenebileceği, Bankaların bu tür takiplerde yukarıdaki hesaplama şekline göre talepte bulunabileceği, bunu aşan taleplerin reddi gerektiği, bunun altında kalan talepler yönünden ise talep ile bağlılık ilkesi gereğince değerlendirilmesi yapılması gerektiği; Bu husus nazara alınarak mahkememizce inceleme yapılmış olup; Kredi sözleşmesinde, bu sözleşmeden kaynaklı ihtilaflarda banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme delil sözleşmesi niteliğindedir, tarafları bağlar. Elbette, davalının bu kredi gereğince yaptığı ancak takibe konu edilen ödemeler varsa, belgelerini ibraz etmek suretiyle bu hususu ispatlayabilir, bu ödemelerin banka kayıtlarında yer almaması, banka lehine değerlendirilemez, borçtan mahsubu gerekir. Ancak dosyamızda herhangi bir ödeme iddia edilmiş ya da ispatlanmış değildir. Bu nedenle mahkememizce banka kayıtları üzerinden uzman banka bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişi raporu gerekçeleriyle ve hesaplama şekliyle mahkememizce denetlenmiş olup; kabule şayan bilirkişi raporunda; davalı şirketin kredi kullanan, diğer davalının müşterek müteselsil kefil olarak sorumlu olacağı kredi borcunun ödenmediği, bu sebeple banka tarafından hesabın kat edildiği, kat ihtarının davalılara tebliğ edildiği; sonuç alınamayınca icra takibi başlatıldığı belirlenmiş; hesabın kat edildiği tarihteki asıl alacağın davalıların temerrüte düştüğü kat ihtarının tebliğ tarihine kadar akdi faiz uygulanıp temerrüt tarihiyle ödenmeyen ve muaccel hale gelen alacağa eklenmek suretiyle asıl alacağın bulunduğu; asıl alacağa takip tarihine kadar da sözleşmesel temerrüt faizinin ve BSMV'sinin uygulandığı; bu şekilde asıl alacağın 51.437,36TL, işlemiş faizin 61.017,01TL olduğu belirlenip 112.454,37TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce kabule şayan bulunan bilirkişi raporundaki bu tespitler çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmiş, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talep ettiği, banka kredilerinden doğan alacağın likit olduğu, mahkememizce hüküm altına alınan asıl alacağa yönelik itirazında haksız olduğu nazara alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜNE, Davalıların ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 112.454,37-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 7.681,75TL ilam harcından peşin alınan 1.358,17TL harcın mahsubu ile bakiye 6323,58TL'nin davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.700,00TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 2.630,00TL posta masrafı, 615,4 TL başvuru harcı, 1358,17TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 12.603,57TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda açıkça okunup anlatıldı. 23/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır