İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/743 E. 2026/681 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/743
- Karar No
- 2026/681
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/743 Esas KARAR NO : 2026/681
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2024 KARAR TARİHİ : 05/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın araç alım satım ticareti ile uğraşan bir galerici olduğunu, ticari amaçla davalıdan .... Noterliği’nce düzenlenen 28.08.2024 tarihli .. yevmiye numaralı satış sözleşmesiyle ... plakalı aracı 620.000,00 TL bedel ile satın aldığını, aracın ayıplı satıldığını, araçta plaka değişikliği yapıldığı için plaka gelene kadar bir otoparka çekildiğini, alınan plaka sonrası 12.09.2024 tarihinde yola çıkıldıktan kısa bir süre sonra seyir halindeyken motor arızasından dolayı aracı süren müvekkilinin babası ...'ın yol ortasında kaldığını ve aracı bir daha çalıştıramadığını, derhal davalının yetkili bayisi olan aracın satın alındığı ... ... Oto yetkililerinin müvekkilce telefon ile aranarak 12.09.2024 tarihinde bildirildiğini, dönüş yapacaklarını bildirmelerine rağmen dönüş yapılmadığını, aracı çekici marifetiyle götürdüğü tamirhanede motorun yatak sardığını, bitik olduğunu ve km bilgisinin noterde 163.000 olarak düşük beyan edildiğini fakat araç km bilgisinin 164.000 olduğunun sonradan tespit edildiğini, dolayısıyla araçtaki motor ayıbının olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek nitelikte olmadığının açık olduğunu, bunun üzerine ... 2. Noterliğinden 25.09.2024 tarihli ... Yevmiye numaralı ihtarname davalıya tebliğ edildiğini, ihtarnamede "... plakalı araçtaki ayıbı derhal ihbar eder; yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilimin satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkını kullandığını bildirerek, onarım bedeli ile zararların giderimi hakkını kullandığını bildirir, bu nedenle 300.000 TL bedelin ticari avans faizi ile birlikte aşağıda belirtilen hesabıma ahzu kabz yetkim gereğimce iş bu ihtarnamenin tebliğini izleyen en geç 3(üç) gün içinde ödenmesini, aksi halde ... Cumhuriyet Başsavcılığına da “nitelikli dolandırıcılık” suçundan şikayetçi olunacağını, menfi zararların tazmini ve tahsili için hukuki yollara başvuracağımızı, dava ve başvuru haklarımızı saklı tuttuğumuz" şeklinde bildirim yapıldığını, davalının ihtarnameye cevabında özetle; kendisinin de aracı başka bir şirketten satın aldığını, müvekkilin aracın durumunu bilerek satın aldığını, aracın ekspere götürülmediğini, makul sürede ayıbın bildirilmediğini, ayıbın satış öncesinde var olup olmadığının belirsiz olduğunu, müvekkil bünyesinde ayıbın oluşabileceğini ve muhatabın kendisinin satın aldığı şirket olduğunu bildirdiğini, davalının beyan ettiği şirket ile müvekkili arasında bağlantı olmadığını, yine kimin aracı ekspertize götürmediği hususunun 8 yaş ve 160.000 km üzerinde olması sebebiyle zorunlu olmadığını, ihtarlar öncesi yolda kalınlığında durumun hemen aynı gün 12/09/2024 tarihinde bildirildiğini, müvekkilin arıza onarım için 190.000,00 TL çekici güçleri için 15.000,00 TL aracın yolda kaldığında ödenen çekici için 2.000 TL aracın ...'da ustaya gönderilmesi için tekrar çekici tutulduğunu ve bu çekici ücretinin de 13.000,00 TL ödediğini, araçtaki ayıp ve ihbar bildirimi için notere 1.358,04 TL ödendiğini beyan ederek açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile davanın kabulü ile araç satış sözleşmesinden dönerek aracı teslime hazır olduklarını bildirir, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydışla şimdilik araca yapılan masraflar 1.000,00,00 TL'nin ödeme tarihi itibariyle, araç çekici gideri 1.000,00 TL çekilme tarihi itibariyle, araç ayıp ihbarname noter gideri 1.358,04 TL ihtar tarihi itibari ile ticari avans faizi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'den ... 1. Noterliği'nin 23.08.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı satış sözleşmesi ile satın aldığı ... Marka ... plakalı hususi aracı ....Noterliği'nin 28.08.2024 tarih ve ... yevmiye sayılı satış sözleşmesi ile davacıya sattığını, müvekkilin 2.el araç alım-satım aracılık hizmetleri vermekte olup satın aldığı araçta herhangi bir değişiklik yapmaksızın aldığı gibi davacıya sattığını, hal böyleyken dava konusu araçta şayet bir hasar veya ayıp var ise söz konusu hasar ve ayıpların sorumlusunun müvekkil olmadığını, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla TBK m. 219 ve devamı maddeleri gereği sorumluluk ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait olacağından davanın ... Mah. 40 Cad. ... Grup No:53 .../... adresinde mukim ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ihbarının gerektiğini, davacının dava konusu aracı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ettiğini, her ne kadar eksper zorunluluğu olmadığı iddia edilmişse de kimsenin davacıyı eksperler götürmeye zorlamadığı gibi aracı almaya da zorlamadığını, Türk Borçlar Kanunu 223. maddeye göre satılanı kabul etmiş sayılması gerektiğini, davacının aracı satın alırken basiretli ve özenli bir kişi olarak aracı incelediğini, baktığını, kullandığını, ayıplı bir mal olup olmadığını analiz ettiğini ve buna göre aracı satın aldığını, buna karşılık davacı yalnızca araca dışardan baktığını ve kullandığını, aracı ayrıca ekspere götürme ihtiyacı duymadığını, bu durumdan kaynaklanan her türlü ayıp veya kusurun da davacının kusur ve ihmali olduğunu, davacının 2.el araç satın aldığının farkında olarak araçta herhangi bir kusur ayıp olup olmadığını eksper vasıtasıyla tespit ettirebilecek iken bu yolu tercih etmeyerek oluşabilecek her türlü riski de kabul ettiğini, aracı alırken ... Noterliğinin 28.08.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı noter satış sözleşmesinde “Alıcı bu aracı hâlihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini nakden-tamamen ödeyerek teslim aldığını beyan ve kabul eder.” şeklinde beyanda ve taahhütte bulunduğunu, araçların 2. el olması sebebiyle oluşabilecek belli başlı arıza ve sorunlar yaşanabileceğini, müvekkilin de bu hususta alıcı ve satıcılarına gerekli bilgilendirmeleri de yapmakta olduğunu, fiyatlandırmaları da bu duruma göre tayin ettiğini, yukarıda da izah edildiği üzere müvekkilinin aracı satın aldığı ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin söz konusu araçta iddia edilen zararların ve hasarların mevcut olduğunu, müvekkiline bildirmediğini, herhangi bir bilgi vermediği gibi araçta geçmişte herhangi bir müdahalenin olup olmadığı sorulduğunda da tacir sıfatına aykırı davranarak herhangi bir müdahalenin olmadığını bildirdiğini, buna karşılık müvekkilinin basiretli tacir sıfatına uygun olarak kısıtlı zaman içinde aracı muayene ettirdiği ve gözle görülür bir şekilde mevcut bir hasara rastlamadığını, müvekkilinin araca herhangi bir müdahalesi olmadığı gibi kısıtlı süre içinde de üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, aracı satın alacak olan davacıya da bu hususta dilerse eksper marifetiyle inceleme yapılabileceğinin önerildiğini, davacının aracın 163.000 olarak beyan edildiğini ancak araç kilometresinin 164.000 olarak tespit edildiğini beyan etmiş olup arada büyük bir fark olmadığını, gizli ayıp halinde alıcının ayıbı derhal satıcıya bildirmesi gerekirken davacının yaklaşık bir ay sonra ayıbı bildirdiğini, davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinde hukuki yarar olmadığından ve davacı harcı eksik ödediğinden, davanın muhatabının müvekkili olmadığından ve taraf teşkili sağlanamadığından davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise de davanın, ... No:53 .../... adresinde mukim ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ihbarına, davacı aracı gözden geçirme bildirimde bulunma yükümlülüğüne aykırı davrandığından aracı ekspere götürmediğinden ve gerekli inceleme ve kontrolleri yapmadığından, ayıbı derhal bildirmediğinden davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. İhbar olunan vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; aracın müvekkil tarafından ayıplı satıldığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu aracın niteliği itibariyle somut olayda uygulanması gereken TBK'nun 227. maddesinde davacının ayıp nedeniyle seçimlik haklarına ilişkin sorumluluğunun sadece satıcıya yüklenilmiş olması karşısında müvekkilin kanunen herhangi bir sorumluluğu olmayacağını, müvekkilinin aracın maliki olduğu dönemde, aracın büyük bir kazaya uğramayarak titizlikle kullanıldığını, motorun zorlanmadan kullanıldığını, rutin bakımları dışında olağan dışı olarak başkaca bir şikayetle servise başvurulmadığını, bu nedenle aracın başına gelen kendisinden beklenen menfaatleri ortadan kaldıran ayıp söz konusu ise müvekkilinin herhangi bir dahli olmaksızın ortaya çıkmış olduğunu, her ne kadar davalı tarafça aracın müvekkili tarafından ayıplı olarak satıldığı öne sürülmüşse de davalı yan açıkça mahkemeyi yanıltma amacı güdüldüğünü, 23/08/2024 tarihli araç satış sözleşmesi'nden tespit edileceği üzere dava konusu aracın davalıya 190.000 km'de iken satıldığını ancak mahkeme dosyasının tarafları arasında düzenlenen 28/08/2024 tarihli araç satış sözleşmesi'nden aracın davacıya 164.000 km'de olduğu ifade edilerek satıldığı tespit edilebildiğini, bu hususun, davalı tarafın müvekkilden satın alınan aracı ''değişiklik olmaksızın'' sattığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu açıkça gözler önüne serdiğini, müvekkil tarafından dava konusu aracın davalılara teslim edildiğini, davalıların aracı kendi bünyelerinde çalışmakta olan motor ve kaporta ustalarının kontrolüne sunduğunu, akabinde ise hiçbir aksaklık tespit edilmediğinden dava konusu aracı satın aldıklarını, davalının somut durumda dürüst hareket etmediğinin açıkça ortadada olduğunu, taraflar arasındaki 23/08/2024 tarihli satım sözleşmesi incelendiğinde de tespit edileceği üzere, ''Alıcı, bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini nakten-tamamen ödeyerek teslim aldığını... Taraflar ekspertiz raporunun bulunmadığını... Beyan ve kabul ederler.'' şeklinde beyan ve taahhütte bulunarak dava konusu aracı satın aldığı, davalı tarafın, iddia edilen ayıba ilişkin olarak müvekkile süresinde herhangi bir bildirimde bulunmamış, herhangi bir ihtarname göndermediği beyanı ile davanın reddi arz ve talep edilmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe: Davacı vekili dava dilekçesinde araç satış sözleşmesi, fatura ve dekont, plaka alım için ödemeye dair dekont, müvekkilin davalı yetkili bayisi ile olan konuşmasına dair Whatsapp ekran görüntüsü, araç km bilgisine dair görüntü, ihtarname, ekleri ve tebliğ şerhi, arabuluculuk son tutanağı, davalı cevap ihtarı, satış öncesi araçtaki onarımlara dair faturalar, servis faturalar ve dekont ile değişenlere ait fotoğraf ve ustanın attığı liste, çekici ödemeye dair dekont, ihtarname noter makbuzu ve her türlü yasal delili dosyaya delil olarak sunmuştur. Dava, ayıplı araç satışından kaynaklanan onarım bedeli ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece ... Mal Müdürlüğüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğine, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış ve gelen yazı cevapları dosya arasına alınmıştır. Mahkemece davacı tarafından bildirilen tanıkların dinlenilmesine ilişkin mahal mahkemelere talimatlar yazılmış, ... (...) 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyanın 30/06/2025 tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ... alınan imzalı beyanında; "... İstanbul'da oturuyor. Kendisi benim yakın aile dostumdur. Bana ... ... ... Bayiinde ... ... bir araç bulduğunu, bu aracı gidip alıp alamayacağımı sordu. Ardından bana vekaletname verdi. Ben ...'dan ...'ye geçtim. Araca baktığımda aracın motor ikaz ışığının yandığını gördüm. Bayii yetkililerine sebebini sordum. Bana küçük bir sorun olduğunu, işin yoğunluğundan sebep yaptıramadıklarını söylediler. Karşı taraf büyük bir firma olduğu için biz söylediklerine itimat ettik. Ben aracı aldım. Yaklaşık 60 km kadar ...'ya getirdim otoparka bıraktım. İki gün sonra babası gelip aracı aldı. Yaklaşık 15 km yol gittikten sonra beni aramış. Aracın motorundan sesler geldiğini söyledi. Sanayiye çekici suretiyle götürdüm. Sanayideki usta motorun bitik olduğunu söyledi. Motorun bitik olduğunu öğrendikten sonra davalı taraf ile iletişime geçtiklerini biliyorum ancak sonrasında ne olduğu hakkında bilgim yoktur. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyanın 19/09/2025 tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ... alınan imzalı beyanında; "davacı benim yeğenim olur. Davcının babası olan kardeşim İstanbul'da oto galericilik yapmaktadır. Kendisi memleketimiz olan ... ...'da bulunduğumuz sırada dava konusu ...marka aracı satın almıştı. Bu araç alındığı tarihten itibaren yaklaşık 15 gün boyunca ... otogarında park halindeydi. Çay mevsiminde çay işçilerini taşımak için bu araca ihtiyacımız oldu. İşçileri ...'dan alıp ...'ya getirecektik. Hopa'dan döndüğümüzde ...'ya varmadan aracın çekiş gücünde birden azalma oldu. Ekranda herhangi bir uyarı ve ikaz yoktu. Aracı kardeşim kullanıyordu. Biz ne olduğunu anlayamadığımız için arabayı kenara çektik. Daha sonra usta çağırdık. Usta aracın çalışmayacağını ve motorunun yağ ve su sorunu olduğunu söyledi. çekici ile aracı sanayiye çektirdik. Daha sonra biz bu aracın kardeşime atılmadan önce sanayide onarım işlemi gördüğünü öğrendik. Hasarın meydana geldiği tarihte araçla gidip geldiğimiz yol toplam 40 Km civarıdır. Öncesinde kardeşim bu aracı hiç kullanmamıştı. Aracın satın alındığı kişi aracın satışını yapmak üzere ... Oto'ya aracı bırakmıştı. Yeğenim aracın hasarlı olduğunu bu şirkete bildirdi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde ve yine Kapatılan ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/10/2025 tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ... alınan imzalı beyanında; "taraflar ile aramda herhangi bir husumet yoktur, davacı oğlum benim de eski mesleğim olan galericilik yapmaktadır biz sözleşme konusu aracı ...'deki ... bayisinden aldık, kurumsal firma olduklarını ve daha önce eksper incelemesi yapıldığında tekrar inceleme yapılmasına gerek olmadığını düşünerek ...'daki akrabamızı ...'na yetki verdik ve aracın devrini aldı, yaklaşık 5 km kadar kullanıp ... Otogarına araç park edildi ben hava yolu ile ... ye gittim plaka işlemlerini tamamladıktan sonra sabah vakti arabayı çalıştırdım 35-40 km kadar sürdükten sonra aracın çekişinde sorun olduğunu anladım ancak ikaz ışığı yanmadı o sırada Arhavi de bulunan bir ustadan yardım aldım, kendisi bakınca aracın bu şekilde çalıştırılmaması gerektiğini söyledi daha sonra yaptığımız kontrolde aracın motorunda işlem yapıldığını tespit ettik, bunu üzerine alıcı firma ile görüştük bizi motorda işlem yapan ...'da ki bir firmaya yönlendirdiler, araç şaşmaza çekici ile gitti, bu yapmış olduğumuz maliyeti şaşmazdaki bu firma davacı oğluma kesti dolasıyla maliyetine biz katlandır araç bu şekilde yapıldı, bu işlemler faturada ayrıntısı ile mevcuttur, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkemece dosyanın otomotiv sektöründe uzman makine mühendisi bilirkişi ile nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile ayıplı olduğu iddia olunan ... plakalı, ... Marka, 2016 Model yılı ... marka aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olup olmadığı, her iki ihtimale göre ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği, ayıp nedeniyle davacı tarafça yapıldığı iddia olunan işlemlerin (tamirat vb) ayıp ile uyumlu olup olmadığı, bu masrafların onarımın gerçekleştiği tarihler itibariyle kadri maruf olup olmadıkları ve uyuşmazlık konularında rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında yer alan tüm belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, emsal fiyatlar ve döviz kurları beraberce değerlendirildiğinde son karar sayın mahkemeye ait olmak üzere; davaya konu aracın ayıplı olarak satıldığını, davaya konu araçta eşdeğer yan sanayi parçayla 124.180,00 TL onarım masrafı bulunduğu, bu kadar çabuk zamanda yatak döken ve krank mili değişen aracın ekspertize sokulması veya incelemesi halinde yatak seslerinin duyulma ihtimali bulunduğu, fakat alıcının kendine güvenerek bu masrafa girmek istemediğini, diğer taraftan davalının da yaklaşık bir hafta önce aldığı araca ekspertiz yaptırmamış olduğunun görüldüğünü, her iki tarafın da basiretli tüccar olarak gözden geçirme sorumluluklarını yerine getirdiklerinin tereddütlü olduğunu, Borçlar Mevzuatı yönünden; davacının ayıp ihbarının şekil şartına tabi olmayabileceği fakat TTK Md. 23/1-c uyarınca 8 gün içerisinde satın aldığı malı incelettirmediği, ayıbın olağan incelettirme ile ortaya çıkacağı bu nedenle gizli ayıp olmadığı, davalı şirketin TBK Md. 225 uyarınca ağır kusurlu olabileceğine yönelik değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varıldığı şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesinde özetle; bilirkişi tespiti doğrultusunda davalarını ıslah ettiklerini, rapor doğrultusunda tazminat miktarını asgari tutarlar üzerinden artırdıklarını, araç onarım bedelini 1.000,00 TL'den 124.180,00 TL'ye, çekici giderini 1.000,00 TL'den 15.000,00 TL olarak ıslah ederek HMK gereğince alacak taleplerini 137.180,00 TL artırdıklarını, artırılan bedelin harcını UYAP üzeriden yatırdıklarını, bu nedenle davanın ıslahı amacıyla ıslah dilekçesinin davalıya tebliğini talep ettiklerini, satılan aracın ayıplı olduğunu, motordaki arızanın müvekkilince bilinemediğini, gizli ayıp olduğunu beyan ederek araca yapılan 124.180,00 TL masrafın ödeme tarihi itibari ile, araç çekici gideri 15.000,00 TL'nin çekilme tarihi itibariyle ve ayıplı ihtarname noter gideri 1.358,04 TL ihtar tarihi itibari ile ticari avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan bedel artırım dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 23/1-c maddesine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanacağının, TBK'nın 223/2 maddesine göre Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağının hüküm altına alınmıştır. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 08/06/2017 Tarih, 2016/10734 Esas, 2017/4683 Karar sayılı ilamında; "Davacı ile davalı arasındaki resmi satış sözleşmesi 12.03.2013 tarihli olup sözleşmede “alıcının bu aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığı” şeklinde düzenleme mevcut olup davacı, aracı mevcut hali ile satın almıştır. Diğer yandan satış ikinci el araç satışı olup satıcı tarafından ayrıca bir garanti taahhüdü verildiğinin davacı alıcı tarafından kanıtlanması gerekir. Somut olayda sunulan deliller dikkate alındığında, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçelerine, Yine aynı dairenin 09/06/2015 Tarih, ... Karar sayılı ilamında da; "Kabule göre de, davacı, davalıdan satın aldığı ikinci el aracın ayıplı olduğunu iddia etmektedir. 03.09.2009 tarihli Düziçi Noterliğinde düzenlenen Araç Satış Sözleşmesi’nde alıcı olan davacı ...'ın dava konusu aracı “halihazır durumu ile görüp beğenerek” teslim aldığı kabul ve beyan edilmiştir. Davacının bu beyanı karşısında artık satışa konu ikinci el aracın mevcut hali ile benimsendiğinin kabulü gerekir. Somut olayda iğfal konusunda bir iddiaya da yer verilmediğine göre ayıp iddiası dinlenemez. Mahkemece bu yönler gözetilmeden somut olay bakımından delillerin değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. " gerekçelerine yer verilmiştir. (... Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesinin 2023/1748 Esas 2025/1719 Karar sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalı ile aralarında yapılan .... Noterliği’nce düzenlenen 28.08.2024 tarihli 3101 yevmiye numaralı satış sözleşmesiyle ... plakalı aracın satışı kapsamında araçta gizli ayıp bulunduğundan bahisle onarım bedeli ve çekici masrafına ilişkin iş bu davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce taraf iddia ve savunmaları kapsamında alınan bilirkişi raporunda davaya konu araçtaki olağan inceleme ortaya çıkabilecek ayıp olup gizli ayıp olmadığının, TTK 23/1-c maddesi uyarınca 8 gün içerisinde satın alınan malın incelettirilmediğinin bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu bu kapsamda yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından mahkememizce hükme esas alındığı, davacı tarafından davaya konu araç bakımından gizli olmayan ayıp bakımından ayıbı kabul etmiş sayılacağı, yine taraflar arasındaki sözleşmede de dava konusu aracın "halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini nakten-tamamen ödeyerek teslim aldığını" şeklinde ibare geçtiği, bu kapsamda satış ikinci el araç satışı olup satıcı tarafından ayrıca bir garanti taahhüdü verildiğinin davacı alıcı tarafından kanıtlanması gerektiği, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden bu hususa ilişkin bir delil de bulunmadığı gözetilerek davacının gizli ayıp iddiasının yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 2.342,69 TL ıslah harcı toplamı olan 2.770,29 TL harçtan mahsubu ile artan 2.038,29 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından işbu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa re'sen iadesine, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100. HMK'nın 345/1 maddesi gereğince 2 hafta zarfında mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2026
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı