İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/610 E. 2026/640 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/610
Karar No
2026/640
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/610 Esas KARAR NO : 2026/640

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2021 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı ...'in müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bononun borçlusunun müvekkili, lehtarının ise diğer davalı ... olduğunu, adı geçen davalının müvekkilinin itiraz haklarını bertaraf etmek amacıyla bonoyu muavazaalı olarak davalı ...'e ciroladığını, müvekkilinin emekli olup ...'da yaşadığını, kendisine ait tekneyi satmaya karar verdiğini, davalı ...'ın ise müvekkili ile iletişime geçtiğini, kendisine polis olduğunu söylediğini, teknenin bedeli olan 25.000 TL'yi müvekkiline peşin ödeyerek satın aldığını, bu arada müvekkilinin taşınmazını da satacağını öğrenen davalının taşınmazı satın almak istediğini söylediğini, tarafların 310.000 TL bedel karşılığında anlaştıklarını, taşınmaz satışı için tapuya gidildiğini, taşınmazın 2.159,28 TL'lik emlak borcu çıktığını, davalının bu borcu ödediğini, ayrıca ... için 126,16 TL ödeme yaptığını, ancak davalının görevi çıktığını söyleyerek 10/10/2017'de satışın gerçekleşmediğini, davalının daha sonra 23/10/2017'de müvekkilinin yanına geldiğini, ancak müvekkilinin satıştan vazgeçtiğini, bunun üzerine davalının parasını istediğini, müvekkilinin de 2-3 gün içinde ödeyebileceğini ifade ettiğini, davalının ise cebinden boş bir senet çıkartarak borç miktarının rakamla yazılan kısmını kendi eliyle doldurarak diğer kısımları doldurmadan müvekkiline imzalattığını, davalının senedi müvekkiline inceleme fırsatı vermeden olay mahallinden uzaklaştığını, müvekkilinin o sırada hiçbir şey yapamadığını, ertesi gün parayı ödeyeceğini, senedi getirmesini telefonda istediğini, davalının da senedi akşama getireceğini ifade ettiğini, ancak bu aşamadan sonra müvekkilinin davalıya ulaşamadığını, davalıların müvekkilinin imzasını kopyalayarak başka bir senet düzenlediklerini ve bu senedin ... tarafından takibe konulduğunu, bu senedin 215.920 TL bedelli olduğunu, bu senedin müvekkili tarafından imzalanan ve adresini kendi eliyle yazdığı senet olmadığını, müvekkilinin davalı ...'a verdiği senedin 2.285,44 TL bedelli olması gerektiğini, müvekkilinin daha sonra ... C.Başsavcılığı'na davalı hakkında şikayette bulunduğunu, ancak takipsizlik kararı verildiğini, takip başlatılmasından sonra ise her iki davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, senedin dolandırıcılık amaçlı düzenlendiğini, yaptıkları araştırma sonucunda davalılar hakkında ... 9. ve 16. Ağır Ceza Mahkemeleri'nde dolandırıcılık suçundan davalar bulunduğunu öğrendiklerini belirterek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, ayrıca takibin teminatsız olarak durdurulması yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, taşınmaz satışı için düzenlenen senedin tahrif edilmediğini, davacının bilgisi dahilinde düzenlendiğini bildirerek davanın reddini, davacının dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, ... İcra Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında yapılan imza incelemesinde imzanın borçluya ait olduğunun tespit edilmesine rağmen davacının kötü niyetli olarak imzaya itiraz ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi konumunda olduğunu bildirerek davanın reddini, davacının dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı tarafın iddiasının icra takibine konu 215.920 TL bedelli, 24.10.2017 ödeme tarihli bonoda davalılar arasında muvazzalı ciro işleminin olduğu, bonodaki borç miktarının gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği, davalı ...'un kendisini komiser olarak tanıttığı, davalıya 25.000TL'ye tekne sattığı, davalı tarafın, davacının satışa çıkardığı taşınmazı satın almak istediği, 310.000TL üzerinden anlaşmaya varıldığı, taşınmazı satın almak isteyen davalı ...'un 2.158,28 TL emlak borcunu ödediği, deprem sigortası olarak 126,16 TL ödediği, taşınmazın satışının gerçekleşmediği, davalının ödediği tutarın iadesini talep ettiği, davacı tarafın bedeli 2-3 gün içerisinde ödeyeceğini belirttiği, davalının cebinden boş senet çıkardığı, davalının borç miktarının rakamla yazılması gereken kısmını yazdığı yazı ile doldurulması gereken kısmı doldurmadan davacının adresi yazıp imzalaması için davacıya verdiği, davacının imza atarak adresini yazdığı, davalı tarafın senedi elinden alarak daha sonra dolduracağını söyleyerek ayrıldığı, imzasının kopyalanarak başka senet düzenlendiği, düzenlenen bu senedinde diğer davalı ...'e ciro edildiğini, bononun icra takibine konu olduğu, bonodaki imzanın sahte olduğu, davalılara borcu meydana getirecek ticari ilişkiye girişmediği, davalının ödediği miktarında 25.3.2021 tarihinde posta aracılığa ile gönderildiği belirtilerek gerçeğe aykırı düzenlendiği belirtilen bonodan dolayı menfi tespit talebi olduğu, Davalı tarafların cevap dilekçelerinde davanın reddini talep ettikleri, Bono içeriğine yönelik itiraz olduğundan Mahkememizin görevli olduğu, iş bu davanın açıldığı tarih itibariyle menfi tespit davasının arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, davalıların arabuluculuk dava şartına yönelik itirazlarının yerinde olmadığı, Davacı tarafın 26.10.2017 tarihinde davalı ...'a mesaj çektiği, 27.10.2017 tarihinde de ... CBS'de şikayette bulunduğu, soruşturma dosyasında ...'ın rakam kısmını 2 Milyon şeklinde düzenlediği ve dikkat etmeyip imzalandığı iddiasına yönelik ihtilafın hukuki ihtilaf olması sebebiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara itirazın ... Sulh Ceza Hakimliğince reddedildiği, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında imza incelemesi yapıldığı, bilirkişi raporunda 215.920 TL bedelli bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Davacı tarafın davalılar hakkında bu defa 2021 tarihinde ... CBS'ye suç duyurusunda bulunduğu, savcılık dosyasında imza incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi raporunda, 24.10.2017 düzenleme tarihli 30.10.2017 ödeme tarihli 215,920 TL bedelli bonodaki imzanın davacı eli ürünü olduğu belirtildiği, Bekletici mesele yapılan ... 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasınında " Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları, taşınmazın alım satımı için ne kadar bedel üzerinde anlaşıldığı ve emanette bulunup duruşmada incelemesi yapılan senedin katılanın bilgi ve iradesi kapsamında düzenlenip düzenlenmediği konularıdır. Söz konusu senedin borçlusu olan katılana atfen atılan imzalar bilirkişi incelemesi sonucunda katılana ait çıkmıştır. Senedin ön yüz yazı ve rakamları ise sanığın eli ürünü olduğu saptanmıştır. Bu husus sanığın kabulündedir. Sonuca ulaşmayan taşınmaz alım satımına ilişkin olarak tarafların aralarında düzenlenmiş adi yazılı bir belge dosyada bulunmamakta olup, böyle bir belgenin bulunduğuna dair iddia da bulunmamaktadır. Tarafların taşınmaz alım satımı konusunda hangi bedelde anlaştıkları konusundaki ihtilafın çözümlenmesi somut dosyadaki bilgi ve belgelere göre mümkün değildir. Katılanın konuya ilişkin şikayeti, ... CBS'nin ...sayılı dosyasında işlem gören ve senedin düzenlenmesinden 3 gün sonrasına tekabül etmektedir. İncelemesi yapılan dosyalardan anlaşılacağı üzere katılanın başlangıçta imza inkarına ilişkin yaptığı müracaat da imzanın kendisine ait olduğu gerekçesiyle davanın reddi ile sonuçlanmıştır. Somut dosyamızdaki şikayet tarihi ise senedin düzenlenmesinden yaklaşık 4 yıl sonrasına ilişkindir. Katılanın vekil marifetiyle açmış olduğu kıymet takdirine itiraz davasında da kendisine atfen atılı bulunan imzanın, eli ürünü olmadığına dair anlatımlar bulunmaktadır(halbuki katılan talimat ile alınan beyanlarında imzayı inkar etmemiştir). Senet üzerinde sanığa aidiyeti saptanan yazı ve rakamların belgeye derç edilme zaman dilimi ile ilgili olarak (katılanın senede dikkat etmeden imzaladığına dair beyanına karşılık, imzadan sonra doldurulan bir kısım olup olmadığına dair şüphenin bertarafı için) ATK dan rapor istenilmiş ve ATK Fizik İhtisas Dairesi Belge İnceleme Şubesi'nin 21.09.2022 tarihli raporunda "... İnceleme konusu belgede/belgelerde kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu belgede yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği.." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kambiyo senetleri; taraflar arasındaki temel ilişkiden bağımsız, senedin üzerine bağımsız ve hukuki ilişki oluşturan, alacak hakkı senede mündemiç olan kıymetli evraklardandır. Dosyaya konu belge bu mahiyettedir, kurucu unsurları havidir. Senedin üzerindeki yazı ve rakamlar sanık ...'a ait olmakla birlikte borçlu imzası katılanın eli ürünüdür. Katılanın senedin tanzimi konusunda, zor kullanma ve tehdit kullanıldığına dair somut bir iddiası bulunmamaktadır. Kambiyo senetlerinin illeten mücerret olan özellikleri, borçlu katılan atfen atılı bulunan imzanın katılana ait çıkması, sanık ...'un cirosu ile diğer sanığın insiyatifi ile takibe konulan icra takip sürecinde, takip alacaklısının seçimlik talep yetkilerinin bulunması, sanıklar Uğur ve Hakan'ın aralarında senet nedeniyle oluşan bağımsız alacak verecek irtibatına dayanak olarak dosyaya mübrez belgelerin aksini düşünmeyi gerekli kılan bir belge ya da sanık ikrarının bulunmaması, sanık ... ve katılanın imzasını taşıyan ve aralarındaki taşınmaz alım satım hukuki ilişkisini aydınlatacak yazılı belge bulunmayışı ve tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, sanıkların atılı suçlamaları her türlü şüpheden uzak bir şekilde işlediklerine yönelik kesin delil bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sanık ...'un 213000 TL parayı nakit verdiğine ve karşılık belge almadığına dair savunmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunsa da; sanık ile katılan arasında her iki tarafın kabulünde bulunan önceye dayalı satış, taşınmaz harç ve masraflarının sanık tarafından ödenmesi, yukarıda izah edilen gerekçelerin bütünü, imzası borçluya ait olduğu tespit edilen ve tahrifat unsuru da barındırmayan kambiyo senedinin varlığı karşısında, bu husus ve katılan ve vekilinin beyan ve dilekçelerinde belirttikleri hususların sonuca etkili olmadığı Mahkememizce değerlendirilerek yazılı hükümlerin tesis edilmeleri gerekmiştir." şeklinde karar verildiği, Verilen bu kararın İstanbul BAM 21 Ceza Dairesi'nin Esas No : ... , Karar no :... ilamıyla "Bu hukuksal bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde; sanığın, elinde hukuka uygun olarak bulunan imzalı ve boş olan senedi, tevdi ve teslim nedeninden farklı bir şekilde doldurarak hukuki sonuç doğuracak bir belge hâline getirmesi nedeniyle eylemin TCK'nın 209/1. maddesi kapsamında açığa imzanın kötüye kullanılması kapsamında kaldığı gözetilmeden nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de, TCK'nın 209/1. maddesi kapsamında açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun şikayete tabi olduğu dikkate alınarak, ödeme emrinin tebliğinden itibaren altı aylık süre içinde şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, şikayetin süresinde olduğunun tespiti halinde, uzlaştırmaya tabi olan TCK'nın 209/1 maddesi gereğince uzlaştırma usulünün uygulanması, uzlaştırmanın olumlu sonuçlanması halinde sanık hakkında şikayet süresi de gözetilerek, değişen suç vasfına göre TCK'nın 209/1 madesi gereğince düşme kararı verilmesi , aksi halde yargılamaya devam edilerek esasla ilgili bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması" gerektiği belirtilerek kararın kaldırıldığı, ... 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında; " Bu itibarla her ne kadar sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları talep edilmiş ise de; sanık ...'un hukuka uygun olarak elinde bulundurduğu senedi katılan ile aralarındaki ilişkiye aykırı olarak doldurduğu, daha sonra sanık ...'a ciro yoluyla teslim ettiği, bu çerçevede sanığın elinde hukuka uygun olarak bulunan imzalı ve boş olan senedi, tevdi ve teslim nedeninden farklı bir şekilde doldurarak hukuki sonuç doğuracak bir belge hâline getirmesi nedeniyle eylemin TCK'nın 209/1. maddesi kapsamında açığa imzanın kötüye kullanılması kapsamında kaldığı, atılı suçun şikayete tabi olduğu, suç tarihinin ihtiyati haciz tarihi olan 06/11/2017 tarihi olduğu, ödeme emrinin ise 15/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ancak şikayetin 02/01/2021 tarihinde yapıldığı, 6 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra şikayetin yapıldığı anlaşıldığından sanıklar hakkında açılan kamu davasının kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle TCK 73/1, CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca ayrı ayrı düşmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" iş bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi kararıyla istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesinde;" Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." denildiği, Ceza Mahkemesinde tespit edilen maddi vakıaların Hukuk Hakimini bağlayacağı, ceza dosyasında "eylemin sanık ...'un hukuka uygun olarak elinde bulundurduğu senedi katılan ile aralarındaki ilişkiye aykırı olarak doldurduğu, daha sonra sanık ...'a ciro yoluyla teslim ettiği, bu çerçevede sanığın elinde hukuka uygun olarak bulunan imzalı ve boş olan senedi, tevdi ve teslim nedeninden farklı bir şekilde doldurarak hukuki sonuç doğuracak bir belge hâline getirmesi nedeniyle eylemin TCK'nın 209/1. maddesi kapsamında açığa imzanın kötüye kullanılması kapsamında kaldığı, " tespitinin Mahkememizi bağlayacağı, Kıymetli evrakın kural olarak kendisini meydana getiren ilişkiden ayrı bir varlığı olduğu, bu nedenle illetten mücerret olarak değerlendirildiği bununla birlikte sözleşme tarafları ile kambiyo taraflarının aynı olması halinde sözleşmeden kaynaklı defilerin birbirlerine karşı ileri sürülebileceğinden illetten mücerretlik yada soyutluk ilkesinin bu kişiler yönünden uygulanmayacağı, sözleşmenin tarafı olmayıp kambiyo ilişkisinde taraf olan 3. Kişiler yönünden soyutluk ilkesinin uygulanabileceği, bunun istisnasını ise 3. Kişinin, taraflar arasındaki ilişkiyi bilmesi durumu olduğu, yani 3. Kişinin, tarafların birbirlerine karşı ileri süreceği defileri karşılıksız bırakmak için senedi ciro ile devralması durumunda defilerin 3. Kişiye karşıda ileri sürülmesinin mümkün olduğu, Menfi tespit davasında kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafın ispat yükü altında bulunduğu, temel ilişkinin kambiyo senedinden kaynaklanması halinde ise eğer imza itiraz var ise imzanın davacı tarafın eli ürünü olduğunu, alacaklı olduğunu belirten davalı tarafın ispat etmesi gerektiği, eğer imzaya itiraz yoksa yada imza borçlunun eli ürünü ise bu defa borçlu tarafın, senedin sözleşmeye aykırı olarak doldurulduğu iddiası varsa bunu ispat etmesinin gerektiği, Somut olayın incelenmesinde; Davacının dava dilekçesindeki iddialarının bonodaki imzaya itiraz ile davalı ...'a bonoda belirtilen miktar borcu olmadığı, davalıların birlikte hareket ettiği, muvvazalı ciro bulunduğuna yönelik olduğu, Gerek ceza dosyasında alınan rapor gerek ise icra dosyasında alınan rapor, ceza dosyasındaki tespitler birlikte dikkate alınarak bonodaki imzanın davacıya ait olduğu, bononun ön ve arka yüzünde herhangi bir şekilde paraflama ve tahrifatın olmadığı, bu nedenle davacı tarafın imzaya itirazlarının yerinde olmadığı, Bununla birlikte bono ön yüzündeki yazı ve rakamların tümünün tek bir kişinin eli ürünü olduğu, bu kişinin de ... olduğu, Davacının ikinci iddiasının taşınmaz satışının gerçekleşmemesi sebebiyle davalı tarafın yaptığı masrafların istenildiği, buna ilişkin peşin ödeme yapılamadığı için bono düzenlendiği, bonodaki miktarın daha fazla düzenlendiği, tapu masraflarının daha sonra posta yoluyla da ödenmesi sebebiyle senetten kaynaklı olarak borcunun bulunmadığına yönelik olduğu, Bu definin (bedelsizlik defi) şahsi defi olduğu, davalı ...'a karşı ileri sürülmesinde engel olmadığı bununla birlikte kural olarak diğer davalıya karşı ileri sürebilmesinin mümkün olmadığı, ancak diğer davalının , davacı tarafın Uğur'a karşı defilerini bertaraf etmek için bu durumu bilerek senedi iktisap etmesi halinde davacının bu defisini diğer davalı ...'a karşı da ileri sürebileceği, Davalı ...'un savunmasında, taşınmaz satış bedelinin davacı tarafa ödendiği, davacının ödemeleri iade etmediği, alım satım ilişkisine karşılık güvence olarak senedin imzalandığı, davalınında borçlarını ödeyemediği için senedi ...'e olan borcuna karşılık verdiğini savunduğu, ...'in de savunmasında iyi niyetli 3. Kişi konumunda olup diğer davalının kendisine olan borçları için senedin teslim alındığına yönelik olduğu, Ceza yargılaması aşamasında da tespit edildiği üzere tarafların taşınmaz alım satımı konusunda hangi bedelde anlaştıkları konusundaki ihtilafın çözümlenmesinin somut dosyadaki bilgi ve belgelere göre mümkün olmadığı, ... 'ın ... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki ifadesinde; diğer davalıyı 8-9 yıllık komşusu olması sebebiyle tanıması, 2017 yılında makine alım satım ilişkisi sebebiyle davalı ...'dan peyder pey borç paralar alması, o dönem birlikte olduğu kız arkadaşından da borç alması, 2017 yılında ilanda gördüğü tekne konusunda davacı ile anlaşması, taşınmaza yönelik tapuda işlem yapılmadan önce 213.000TL'yi davacıya elden vermesi, hem makine ihtiyacı için davalı ...'dan ve dava dışı kız arkadaşından borç alıp hem tekne ve taşınmaz satın almak istediği yılın 2017 yılı olması, ... CBS'nin... soruşturma sayılı iddianamesinde belirtilen " Şüpheli ...'un 2017 yılında hem diğer şüpheli Hakan'dan borç para alıp hemde tekne ve taşınmaz alışverişini yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı ... için ise birbirlerini uzun süredir tanımakta oldukları, aralarında karşılıksız çek alışverişine dair farklı olaylarında cereayan etmiş olması sebebiyle iştirak iradesiyle hareket ettiği" tespiti, ... 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ilk kararında "sanık ...'un 213000 TL parayı nakit verdiğine ve karşılık belge almadığına dair savunmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu" tespiti, kaldırma kararı sonrasında aynı Mahkemenin ... sayılı yeni esasında yapılan ikinci yargılamada "eylemin TCK 209 kapsamında kaldığı belirtilerek süresinde şikayet olmaması sebebiyle düşme kararı verilmesi" tespitinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının senedin bedelsizliğine yönelik iddialarını ispat eder nitelikte olduğu, davalı ...'un davacıdan sadece ödediği tapu masraflarını talep edebileceği, bu masraflarında davacı tarafından dava açılmadan önce davalıya posta yoluyla ödendiği, dolayısı ile bonodan kaynaklı davacının davalı ...'a borcu olmadığı, diğer davalı ... ile ...'un komşu olup birbirlerini uzun süredir tanıdıkları, davalı ...'un geçim ve ekonomik durumunu davalı ...'ın bilebileceği, davalı ...'ın bu durumda iyiniyetli 3. Kişi konumunda olamayacağı, davalıların birlikte hareket ettikleri, davacının bu nedenle defilerini davalı ...'a karşıda ileri sürebileceğinden davacının davasını her iki davalı yönünden ispat ettiği, bu dosya yönünden ceza yargılamasına yansıyan süreçte gözetilerek davacı tarafın davalı taraflardan kötüniyet tazminatı talep edebileceği, davalılar yönünden ise bu tazminatın koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek açılan davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın kabulüne, davacının davalılara ... 3. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespitine, 2-davalının kötüniyet tazminat talebinin kabulü ile dava değeri olan 215.920 TL üzerinden hesaplanacak %20 kötüniyet tazminatının davalılardan tahsilde tekerrür oluşturmadan alınarak davacıya ödenmesine, 3-davalıların %20 kötüniyet tazminat talebinin reddine 4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 14.749,50-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 3.687,38 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.062,12- TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından mahkememiz dosyasına yatırılan 3.687,38 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.746,68-TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.414,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı ... tarafından yapılan 201,00-TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, davlı ... vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. .16/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/610, K. 2026/640, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-610-e-2026-640-k-de82f407d1aa